SanatçıGrup Abdal

🎵 Grup Abdal – Yağmur Yağar Taş Üstüne Sözleri
Yağmur yağar taş üstüne
İnce kalem kaş üstüne
Selam gelir baş üstüne
Vay dili dili, kuş dili dili
Mevla kulu, sevdim seni
Vay dili dili, kurban dili, vay
Vay dili dili, kuş dili dili
Mevla kulu, sevdim seni
Vay dili dili, kurban dili, vay
Yağmur yağar or'dan bur'dan
Üstümüze ipek yorgan
Öpeceksen işte bur'dan
Vay dili dili, kuş dili dili
Mevla kulu, sevdim seni
Vay dili dili, kurban dili, vay
Vay dili dili, kuş dili dili
Mevla kulu, sevdim seni
Vay dili dili, kurban dili, vay
Yağmur yağar, çamur olur
Baklavalar hamur olur
Güzel kızlar gelin olur
Vay dili dili, kuş dili dili
Mevla kulu, sevdim seni
Vay dili dili, kurban dili, vay
🎵 Grup Abdal Diğer Şarkı Sözleri
▶Grup Abdal – Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden▶Grup Abdal - Bebeğin Beşiği Çamdan▶Grup Abdal – Gafil Gezme Şaşkın▶Grup Abdal – Kirpiğin Kaşına Değdiği Zaman▶Grup Abdal – Bu Tepe Pullu Tepe▶Grup Abdal – Altın Yüzüğüm Kırıldı▶Grup Abdal – Şifa İstemem Balından▶Grup Abdal – Ervahı Ezelden▶Grup Abdal – Arıx▶Grup Abdal – Pınar Başından Bulanır
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuGrup Abdal’ın “Yağmur Yağar Taş Üstüne” Şarkı Sözlerinin Derinlikli Yorumu
Grup Abdal, Anadolu’nun köklü müzik geleneğini modern bir dokunuşla harmanlayarak dinleyicisine sunan özel gruplardan biri. Onların sesinden dinlediğimiz “Yağmur Yağar Taş Üstüne” şarkısı da bu geleneğin samimi ve içten bir yansıması. Şarkının sözleri, sade gibi görünse de içinde derin duygular, aşkın farklı halleri ve hayatın doğal akışına dair incelikli gözlemler barındırıyor. Gelin, bu şarkının dizelerinde gizli anlamları birlikte keşfedelim.Doğanın İçinden Doğan Aşk: İlk Dörtlük ve Anlamı
Şarkı, dinleyiciyi hemen tanıdık bir tabloyla karşılıyor: “Yağmur yağar taş üstüne” dizesi, doğanın kaçınılmaz bir döngüsünü, bir gerçekliği ifade eder. Taşın üzerine yağan yağmur, sert ve değişmez gibi görünen bir gerçekliğin üzerine düşen bir etkiyi simgeler. Ardından gelen “İnce kalem kaş üstüne” ifadesi, Anadolu şiirinin vazgeçilmez motiflerinden biridir. Sevgilinin güzelliğine, özellikle de ince işlenmiş, kalemle çizilmiş gibi duran kaşlarına yapılan bu gönderme, aşkın estetik bir hayranlıkla başladığını gösterir. Bu, sadece fiziksel bir güzellik değil, aynı zamanda o kişinin zarafetini ve çekiciliğini de vurgular. “Selam gelir baş üstüne” dizesi ise bu güzelliğe duyulan saygıyı ve o kişiden gelecek her türlü iletişimi, nazik bir kabullenişi ifade eder. Aşkın başlangıcında hissedilen o çekim, saygı ve kabullenme hali, bu dizelerde açıkça hissedilir. Grup Abdal’ın bu dizelerle çizdiği tablo, aşkın doğal bir olay gibi hayatımıza girişini ve karşılığında uyandırdığı derin hisleri anlatır.Aşkın Kutsal Dili: Nakaratın Çözümlenmesi
“Yağmur Yağar Taş Üstüne” şarkısının nakaratı, adeta bir büyü, bir yakarış gibidir: “Vay dili dili, kuş dili dili” ifadesi, şarkıya mistik ve gizemli bir hava katar. “Kuş dili”, genellikle sadece anlayanların bildiği, sır dolu veya ilahi bir dili çağrıştırır. Bu, aşıkların kendi aralarındaki özel iletişimi, dışarıdan anlaşılamayan derin bağı sembolize edebilir. Aşkın, kendine özgü bir dili olduğunu ve bu dilin sıradan kelimelerle açıklanamayacak kadar özel olduğunu anlatır. Hemen ardından gelen “Mevla kulu, sevdim seni” dizesi, aşkı ilahi bir boyuta taşır. Sevilenin bir “Mevla kulu” olması, onu kutsal bir varlık olarak görme ve ona duyulan aşkın da ilahi bir lütuf olduğuna inanma halidir. Bu, sadece beşeri bir aşk değil, aynı zamanda ruhani bir bağlılığı da ifade eder. “Kurban dili” ise aşk uğruna her türlü fedakarlığa hazır olma, kendini adama ve teslimiyetin bir ifadesidir. Grup Abdal, bu nakaratla aşkın sadece duygusal değil, aynı zamanda ruhsal ve adanmışlık dolu boyutunu da gözler önüne serer.Yakınlaşma ve Davet: İkinci Dörtlükteki Samimiyet
Şarkı, ilk dörtlüğün ardından daha samimi ve davetkar bir atmosfere bürünür: “Yağmur yağar or’dan bur’dan” dizesi, yağmurun daha yaygın, her yeri saran etkisini anlatır. Bu durum, sevgililerin etrafında oluşan samimi, dış dünyadan izole bir ortamın hazırlayıcısıdır. “Üstümüze ipek yorgan” ifadesi, bu ortamı sıcak, konforlu ve lüks bir hale getirir. İpek yorgan, sadece fiziksel bir örtü değil, aynı zamanda aşkın getirdiği huzuru, güveni ve şefkati de simgeler. Bu, sevgililerin kendilerini güvende ve özel hissettikleri bir anı betimler. Ve bu samimi ortamın doğal bir sonucu olarak “Öpeceksen işte bur’dan” daveti gelir. Bu dize, doğrudan, içten ve çekingenlikten uzak bir aşk itirafı ve davetidir. Sevgilinin varlığından duyulan mutluluğun, fiziksel bir arzuyla harmanlandığı bu an, Grup Abdal’ın yorumunda hem naif hem de cesur bir ifade bulur.Hayatın Döngüsü ve Aşkın Sonu: Son Dörtlük
“Yağmur Yağar Taş Üstüne” şarkısının son dörtlüğü, aşkın ve hayatın doğal döngüsüne dair bir gözlem sunar: “Yağmur yağar, çamur olur” dizesi, yağmurun sadece güzellik değil, aynı zamanda gerçekçi ve bazen de zorlayıcı etkilerini gösterir. Doğanın bu döngüsü, hayatın iniş ve çıkışlarını, her şeyin mükemmel olmayabileceğini de ima eder. “Baklavalar hamur olur” ifadesi, biraz daha yoruma açık bir dizedir. Belki de hayatın akışı içinde bazı şeylerin şeklinin değiştiğini, bazen olgunlaşmadan ya da tamamlanmadan farklı bir hale büründüğünü anlatır. Ya da sadece yöresel bir benzetme ile hayatın beklenmedik dönüşümlerine gönderme yapar. Ancak en çarpıcı dize, “Güzel kızlar gelin olur” cümlesidir. Bu, aşkın ve gençliğin doğal bir sonucu olarak evliliğe, yani birliğe ve yuva kurmaya ulaşma arzusunu yansıtır. Şarkı, aşkın başlangıcından (taş üstüne yağan yağmur), yoğunlaşmasına (ipek yorgan) ve nihayetinde toplumsal bir kabule (gelin olma) uzanan bir yolculuğu anlatır. Grup Abdal’ın bu eserinde, aşkın tüm halleri, doğanın döngüleriyle iç içe, samimi ve derin bir dille işlenmiştir. Bu sözler, dinleyicide hem hüzünlü bir tat hem de umutlu bir bekleyiş bırakır.Bu yorum, Grup Abdal’ın “Yağmur Yağar Taş Üstüne” şarkısının sözlerinde yatan zenginliği ve derinliği bir nebze olsun aydınlatmayı amaçlamaktadır.