SanatçıGökhan Namlı

🎵 Gökhan Namlı – Matem Sözleri
Yoksun yanımda madem
Tutar her gece matem
Yıkılır gönül sarayım
Aşk anlamaz ki halden
Gitmeye meyilli
Bitmeye yeminli
Yar diye ben şimdi kimi sarayım?
Çiğne gel gururunu
Kesmeden umudumu
Bende bulayım yeniden
Kaybolan huzurumu
Aldı gitti neşemi
Kaybettim güneşimi
Ah bu deli yangınlar
Bırakmıyor peşimi
Rastlasam izlerine
Son versem özlemine
Nasıl ihtiyacım var
O gülen gözlerine
Gökhan Namlı – Matem Şarkı Sözleri
🎵 Gökhan Namlı Diğer Şarkı Sözleri
▶Gökhan Namlı – İmtihan▶Gökhan Namlı – Kardeş Kıyameti▶Gökhan Namlı – Kim Sanmıştın▶Gökhan Namlı – Yar Gözlerin Ağlar Gibi▶Gökhan Namlı – Duruyor Mu Yerinde▶Gökhan Namlı – Saracak Yar Mı Kalmış▶Gökhan Namlı – Çağırıyom Kız Duysana▶Gökhan Namlı – Bitmedi İnadın▶Gökhan Namlı – Kader Torbası▶Gökhan Namlı – Meçhul
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuGökhan Namlı’nın “Matem”i: Yokluğun Derin Yankısı ve Bitmeyen Özlem
Bir şarkı sözü yorumcusu olarak, bazen öyle eserlerle karşılaşırsınız ki, her dizesi ruhunuzun en derin köşelerine işler. Gökhan Namlı’nın “Matem” adlı eseri de tam olarak böyle bir çalışma. Şarkının adından da anlaşıldığı gibi, bu parça yokluğun getirdiği derin bir yas halini, bitmek bilmeyen bir özlemi ve çaresizliği sade ama bir o kadar da etkileyici bir dille anlatıyor. Dinlerken, adeta bir keder fırtınasının ortasına sürükleniyorsunuz.Gönül Sarayının Yıkılışı ve Aşkın Acımasız Yüzü
Gökhan Namlı, “Matem” şarkısının daha ilk dizelerinde bizi bu duygusal girdabın içine çekiyor: Burada, sevilen kişinin fiziki yokluğu, anlatıcının her gecesini bir yasa, bir mateme dönüştürüyor. Bu sadece yüzeysel bir üzüntü değil; “yıkılır gönül sarayım” ifadesi, iç dünyanın, benliğin tamamen çöktüğünü, bir zamanlar aşkla inşa edilen tüm yapıların yerle bir olduğunu gösteriyor. Anlatıcı, aşkın bu yıkıcı gücü karşısında duyarsızlığını ve acımasızlığını da net bir şekilde belirtiyor: “Aşk anlamaz ki halden.” Bu, yaşanan tüm bu acıların, mantıkla, duygusal bir anlayışla açıklanamayacağını, aşkın kendi kuralsız ve yıkıcı bir doğası olduğunu vurguluyor. Gökhan Namlı, bu dizelerle dinleyenin içindeki boşluğu ve çaresizliği ustaca tetikliyor.Bitmeye Yeminli Bir Sevdanın Ardından Gelen Boşluk
Şarkının ilerleyen kısımlarında, ilişkinin doğasına dair çarpıcı tespitlerle karşılaşıyoruz: Bu sözler, yaşanan ayrılığın aslında kaçınılmaz olduğunu, belki de ilişkinin en başından beri “gitmeye meyilli” ve “bitmeye yeminli” olduğunu dile getiriyor. Bu, sadece bir ayrılık değil, aynı zamanda kaderine terk edilmiş bir sevdanın hikayesi. Anlatıcının “Yar diye ben şimdi kimi sarayım?” sorusu ise, derin bir yalnızlık ve boşluk hissinin dışavurumu. Sevilen kişinin yerinin doldurulamaz olduğunu, onsuz kalan kolların kime uzanacağını bilmemenin verdiği çaresizliği ve kimsesizliği Gökhan Namlı, “Matem”de bu kadar yalın bir dille ifade edebiliyor.Gururu Çiğneyen Bir Umut Kırıntısı
Ancak Gökhan Namlı’nın “Matem”i, tamamen teslim olmuş bir ruh halinin şarkısı değil. Acının ve çaresizliğin ortasında bile bir umut kırıntısı var: Bu dizeler, anlatıcının gururunu bile bir kenara bırakmaya hazır olduğunu gösteriyor. Sevilen kişiden, tüm benliğini hiçe sayarak bir dönüş bekliyor. “Kesmeden umudumu” ifadesi, hâlâ bir ihtimalin varlığına tutunma çabasını gözler önüne seriyor. Kaybolan huzurun, ancak sevilen kişinin geri dönüşüyle bulunabileceğine dair inanç, bu derin özlemin ve beklentinin en güçlü kanıtı. “Matem” şarkısında bu umut, karanlığın içindeki küçük bir ışık gibi parlıyor.Kaybolan Neşe, Sönmüş Güneş ve Peşi Bırakmayan Yangınlar
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, ayrılığın yarattığı tahribatın boyutları daha da belirginleşiyor: Neşenin gitmesi, güneşin kaybolması, anlatıcının hayatındaki tüm aydınlığın, mutluluğun ve enerjinin çekip alındığını gösteriyor. İçsel bir karanlığa gömülmüş durumda. “Ah bu deli yangınlar bırakmıyor peşimi” dizesi ise, bu acının sadece bir anlık olmadığını, sürekli yanan, dinmek bilmeyen bir içsel işkenceye dönüştüğünü anlatıyor. Gökhan Namlı, bu “deli yangınlar” ile bitmeyen özlemin, pişmanlığın ve belki de öfkenin yarattığı içsel çatışmayı resmediyor.O Gülen Gözlere Duyulan Sonsuz İhtiyaç
Şarkının son bölümü, özlemin en saf ve en yoğun halini sunuyor: Burada, anlatıcının beklentisi artık büyük mucizeler değil; sadece “izlerine rastlamak” bile yeterli olacak. Bu, özlemin ne kadar derinlere işlediğini ve acının ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. En çok özlenen şey ise, sevgiliye ait somut bir detay: “o gülen gözlerine.” Bu, sadece fiziksel bir özellik değil, aynı zamanda mutluluğun, huzurun ve aşkın bir sembolü. Gökhan Namlı’nın “Matem”i, bu son dizelerle, aşkın ardından kalan hüznü, umudu ve bitmeyen beklentiyi iç içe sunarak dinleyicisini derinden etkileyen bir kapanış yapıyor. Bu şarkı, yokluğun ve özlemin evrensel dilini konuşan, dinleyenin kendi acılarına ayna tutan güçlü bir eser.