SanatçıGökhan Namlı
ŞarkıBir Nefes Sigara
Yıl2026

🎵 Gökhan Namlı – bir Nefes Sigara Sözleri
Ne bu içimdeki?
Senden önceki gibi değil
Ne varsa elimdeki
Artık eski gibi değil
Bir yanı hasret, bir yanı nefret bak kalanın
Sen de helal et kırdığım olduysa hakkını
Kendimi sevmediğim bi' günde rastladım sana
Gözlerindi gördüğüm en güzel gün ve manzara
Bir nefes sigara, biraz kokun bir de Ankara
Anlatır seni bana
Platformlarda Dinle
🎵 Gökhan Namlı Diğer Şarkı Sözleri
▶Gökhan Namlı – İmtihan▶Gökhan Namlı – Kardeş Kıyameti▶Gökhan Namlı – Matem▶Gökhan Namlı – Kim Sanmıştın▶Gökhan Namlı – Yar Gözlerin Ağlar Gibi▶Gökhan Namlı – Duruyor Mu Yerinde▶Gökhan Namlı – Saracak Yar Mı Kalmış▶Gökhan Namlı – Çağırıyom Kız Duysana▶Gökhan Namlı – Bitmedi İnadın▶Gökhan Namlı – Kader Torbası
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör Yorumuİçsel Bir Sorgulama ve Değişim Rüzgarları
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir iç hesaplaşmanın ortasına bırakıyor. Gökhan Namlı, ilk dizelerde bize şu soruları yöneltiyor: Bu dizeler, derin bir dönüşümün, kabullenişin ve hatta belki de bir kafa karışıklığının habercisi. Anlatıcı, hayatına giren bu kişiyle birlikte kendi benliğinde, hatta tüm dünyasında köklü bir değişimin farkında. "Senden önceki gibi değil" ifadesi, ilişkinin dönüştürücü gücünü vurgularken, "Ne varsa elimdeki / Artık eski gibi değil" sözleri, somut değerlerin bile bu yeni duygu karşısında anlamını yitirdiğini, eski rutinlerin ve alışkanlıkların artık geçerli olmadığını fısıldıyor. Gökhan Namlı'nın "Bir Nefes Sigara" şarkısı, bu içsel depremi ustaca tasvir ediyor.Hasret, Nefret ve Affedişin İnce Çizgisi
Şarkının ikinci bölümü, ilişkinin karmaşık yapısını ve anlatıcının duygu durumunun çok yönlülüğünü gözler önüne seriyor: "Bir yanı hasret, bir yanı nefret" ifadesi, aşkın en çetrefilli hallerinden birini, yani sevgi ve öfkenin iç içe geçtiği durumu anlatıyor. Bu, belki de ayrılığın getirdiği bir çelişki, belki de ilişkinin kendi dinamiklerinden kaynaklanan bir gerilim. Kalanın, yani ilişkinin veya vedanın bıraktığı izlerin, hem özlem hem de kırgınlık barındırdığını görüyoruz. Anlatıcının "Sen de helal et kırdığım olduysa hakkını" demesi, bu karmaşık duygusal denklemin içinde bir helalleşme, bir af dileme ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu, ilişkinin tek taraflı olmadığını, anlatıcının da kendi payına düşen sorumluluğu hissettiğini ve belki de bu karmaşada karşı tarafa da zarar vermiş olabileceğini gösteriyor. Gökhan Namlı'nın "Bir Nefes Sigara" sözleri, bu duygusal gelgitleri çarpıcı bir şekilde ifade ediyor.Kendini Sevmediğin Bir Günde Gelen Aşk ve Hatıraların Sığınağı
Şarkının en can alıcı ve romantik kısmı ise son dizelerde saklı. Gökhan Namlı, aşkın beklenmedik anlarda nasıl ortaya çıktığını ve nasıl derin izler bıraktığını anlatıyor: "Kendimi sevmediğim bi' günde rastladım sana" dizesi, aşkın en savunmasız, en kırılgan anlarımızda bizi bulabileceğini ve bir kurtarıcı gibi gelebileceğini anlatıyor. Bu, umutsuzluğun ortasında parlayan bir ışık gibi. Ardından gelen "Gözlerindi gördüğüm en güzel gün ve manzara" sözleri, sevilen kişinin bakışlarının, anlatıcının hayatına kattığı estetik ve duygusal değeri vurguluyor. O gözler, tüm dünyayı değiştiren, en güzel anıyı yaratan bir pencere olmuş. Gökhan Namlı'nın "Bir Nefes Sigara" şarkısının son bölümü, hafızanın gücünü ve aşkın somut anılarla nasıl beslendiğini gösteriyor. "Bir nefes sigara, biraz kokun bir de Ankara / Anlatır seni bana" dizeleri, duyusal ve mekânsal çağrışımlarla doludur. "Bir nefes sigara", belki de anlık bir rahatlama, bir melankoli anı, belki de bu ilişkiyle özdeşleşen bir alışkanlık. "Biraz kokun", en mahrem ve kişisel anıları tetikleyen, zamana meydan okuyan bir detay. Ve "Ankara", bu aşkın coğrafi koordinatı, yaşandığı şehir. Bu üç unsur, bir araya geldiğinde, sevilen kişinin anısını anlatıcıya tekrar tekrar yaşatıyor, onu adeta yeniden canlandırıyor. Gökhan Namlı'nın "Bir Nefes Sigara" şarkı sözleri, aşkın sadece büyük olaylarda değil, en küçük detaylarda, bir koku zerresinde, bir şehir siluetinde nasıl yaşadığını gösteriyor. Bu şarkı, dinleyicisini derin bir iç yolculuğa çıkarırken, aşkın karmaşık, dönüştürücü ve kalıcı etkilerini zarif bir dille anlatıyor. Gökhan Namlı'nın bu eseri, hafızanın ve duyguların ne denli güçlü bağlar kurabildiğinin de bir kanıtı.