
🎵 Ezhel – Küvet Sözleri
Bu nasıl bi' güzellik? (güzellik güzellik)
Her baktığında yeniden çarpar kalbim
Yapar odama servis (servis servis)
Sokakta hanımefendi, mutfakta aşçı, yatakta ise of gelir elinden her iş
Kolyene zincir olsam, ayrılmasam yanından yapamaz oldum sensiz
Seviştiğimiz her dak'ka çıkmaz aklımdan
Bana ne yaptın?
Deli gibi bi' şey oldum aşkından, isterdim ince belini saran o kemer olsam, ben
Hatta aşkından o kadar deli oldum ki çok isterdim
Seviştiğimizde kasıklarından akan o terler olsam, ben
Aklımdan çıkmaz ilk temas
Dudağını öptüm ilk defa
Dedim ki kendime git yavaş!
Çünkü basmaya başladı birden aşk
Varlığın bile Tanrıya iltifat, ederim itiraf
Seni tanımlayamaz hiç bi' laf
Edelim izdivaç, çekilip inzivaya, gizli saklı
Çırılçıplak bedenine giysen bol gelen gömleğimi ve bana dans et
Kıvırarak güzel bedenini beni deli et Mecnun et ve beni mahvet
O nası' bi' kalça?
Sanki var kendi yörüngesi
Kucağıma alsam, ıslatsam oranı öpüp seni
Bacaklarına aksa, sel gibi aşk, sel gibi aşk
Sevişmemiz için basar tatlı telaş, tatlı telaş
Bütün komşular bizi duydu, uyutmadık onlara uyku
Yaşadığım en harika duygu, tattığım en büyük zevk buymuş
Çektiğin cigara olsam, göğsünden içeri dolsam
Olsam, iç çamaşırın olsam
Olsam, tangandaki ip olsam
Dudağındaki ruj, içkindeki buz
Senin gibi olabilen az
Sensin gördüğüm en iyi kız, ah
Deli gibi bi' şey oldum aşkından, isterdim boynunu okşayan o tatlı parfüm olsam, ben
Hatta aşkından o kadar deli oldum ki çok isterdim
Duş aldığında kalçalarından akan köpükler olsam, ben
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuEzhel’in “Küvet” Şarkısında Tutkunun Sınır Tanımayan İfadesi
Ezhel’in müzik dünyasına sunduğu her eser, dinleyicide farklı bir etki bırakır. Ancak “Küvet” şarkısı, aşkın ve tutkunun en çiğ, en samimi ve en derin hallerinden birini kelimelere dökerek dinleyicisini adeta bir girdabın içine çekiyor. Bu şarkı, bir aşığın gözünden sevdiği kadına duyduğu hayranlığı, arzuyu ve hatta saplantılı diyebileceğimiz bir bağlılığı çarpıcı imgelerle anlatıyor. Sanatçının kendine özgü üslubuyla, dinleyenleri bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor.
Bir Güzelliğin Karşısında Kalbin Yeniden Çarpması: “Küvet”in İlk Temasları
Şarkı, adeta bir büyülenmeyle başlıyor. Ezhel, sevdiği kadının güzelliği karşısında yaşadığı şaşkınlığı ve her bakışta tazelenen ilk günkü heyecanı dile getiriyor:
Bu cümleler, aşkın zamansızlığını ve ilk görüşteki etkinin her an yeniden yaşandığını vurguluyor. Ardından gelen dizeler, sevilen kadının çok yönlü mükemmelliğini ve erkeğin hayatındaki her role ne denli kusursuz adapte olduğunu gözler önüne seriyor:
Bu tasvir, kadının sadece fiziksel güzelliğiyle değil, aynı zamanda yetenekleri ve hayatın farklı alanlarındaki becerisiyle de erkeği büyülediğini gösteriyor. Onun her alanda ne kadar “iş bitirici” ve çekici olduğunu ifade eden bu sözler, Ezhel’in “Küvet” şarkısında hissettiği hayranlığın boyutunu ortaya koyuyor. Öyle ki bu bağlılık, bir nesneye dönüşme arzusuna evriliyor:
Bu dilek, ayrılmaz bir bütün olma arzusunun, hatta sevdiği kadının bir parçası olma isteğinin güçlü bir ifadesidir. “Bana ne yaptın?” sorusu ise, duyulan bu yoğun hislerin, bilincin kontrolünden çıkmış, neredeyse büyülü bir etkiyle ortaya çıktığını imliyor.
Aşkın Deli Hali ve Benlikten Geçiş: “Küvet”teki Obsesif Arzular
Ezhel’in “Küvet” şarkısı, aşkın getirdiği “delilik” halini ve bu deliliğin nasıl bir benlikten geçiş arzusuna dönüştüğünü çarpıcı imgelerle anlatıyor:
Burada “kemer olsam” ifadesi, sevilenin bedenine sarılma, onu kuşatma ve her an yakınında olma isteğini sembolize ederken, “kasıklarından akan o terler olsam” dizesi, bu arzuyu en mahrem, en çiğ ve en saf haline taşıyor. Bu, sadece fiziki bir birleşme değil, aynı zamanda sevilenin varlığının bir parçası olma, onunla tamamen özdeşleşme arzusunun uç noktasıdır. Kişinin kendi benliğini feda ederek sevdiğinin en özel anlarına, hatta bedeninin salgılarına karışma isteği, Ezhel’in “Küvet”te işlediği aşkın ne denli tutkulu ve sınır tanımaz olduğunu gösteriyor.
“Küvet”te Aşkın Başlangıcı ve Kutsal Boyutu
Şarkı, bu yoğun duyguların kökenine inerek, ilk temasın ve aşkın nasıl filizlendiğini anlatıyor:
İlk öpücüğün hafızalara kazınması ve aşkın aniden, kontrol edilemez bir şekilde başlaması, bu ilişkinin ne denli kaderci ve güçlü olduğunu vurguluyor. Sevilenin varlığı, adeta kutsal bir boyuta taşınıyor:
Bu dizeler, sevilen kadının varlığını Tanrı’ya sunulmuş bir iltifat olarak görmeyi, onun güzelliğinin ve varlığının kelimelerle ifade edilemez olduğunu dile getirmeyi içeriyor. Ezhel’in “Küvet” şarkısında bu denli yüce bir konuma yerleştirdiği kadın, tüm tanımlamaların ötesinde bir varlık olarak sunuluyor.
İnzivaya Çekilme ve Dans Eden Bedenin Cazibesi
Bu aşkın tek arzusu, herkesten uzak, gizli saklı bir dünyada yaşanmaktır:
Bu kısım, bir yandan mahremiyet arayışını, diğer yandan da tutkunun sınırsızlığını yansıtıyor. Kadının erkeğin gömleğiyle dans etmesi, bir sahiplenme ve iki bedenin iç içe geçme arzusunu simgelerken, “beni deli et Mecnun et ve beni mahvet” dileği, aşkın yıkıcı gücüne teslim olma isteğini, adeta bir çığlık gibi ortaya koyuyor. Fiziksel çekim, Ezhel’in “Küvet” şarkısında oldukça açık ve cesur bir dille ele alınıyor:
Bu dizeler, fiziksel arzunun yoğunluğunu, kontrol edilemezliğini ve aşkın coşkusunu vurguluyor. Komşuların duyduğu sesler, bu tutkunun dışavurumunun ne denli güçlü ve sınırsız olduğunu gösterirken, yaşanan anın “en harika duygu” ve “en büyük zevk” olarak tanımlanması, bu ilişkinin aşık için ne kadar zirve bir deneyim olduğunu özetliyor.
Aşkın Nesnesi Olma Arzusu: Ezhel’in “Küvet”indeki Son Nokta
Şarkının son bölümü, sevilenin hayatındaki her detaya dahil olma, onunla tamamen bütünleşme arzusunu bir kez daha yineliyor:
Sigara, iç çamaşırı, ruj veya içkideki buz olmak, sevilenin bedenine en yakın, onunla en iç içe olan, hatta onun tarafından tüketilen bir nesne olma arzusunu ifade eder. Bu, Ezhel’in “Küvet” şarkısında resmettiği aşkın, sadece duygusal veya fiziksel değil, aynı zamanda varoluşsal bir birleşme arayışı olduğunu gösterir. Şarkı, sevilenin eşsizliğini ve biricikliğini “Senin gibi olabilen az / Sensin gördüğüm en iyi kız” dizeleriyle taçlandırarak, bu yoğun tutkunun sadece bir heves değil, derin bir hayranlık ve adanmışlık olduğunu kanıtlıyor.
Ve bu deli aşkın tekrarı, şarkıyı başladığı yere, yani tamamen teslim olmuş bir aşığın zihnine geri getiriyor:
Parfüm ve duş köpükleri olmak, sevilenin kişisel alanına, en özel anlarına sızma, onunla her an var olma arzusunun farklı tezahürleridir. Ezhel’in “Küvet” şarkısı, bu son imgelerle, aşkın sadece yüceltici değil, aynı zamanda insanı dönüştüren, benliğini unutturan ve sevilenin her parçasına karışma isteği uyandıran bir güç olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bu, dinleyeni hem şaşırtan hem de derinden etkileyen, unutulmaz bir aşk mektubu.