SanatçıEmre Fel

🎵 Emre Fel – Ya Ölür Ya Kalırsın Sözleri
Kara gözler kör bakışlar
Beni masumca bağışla
Ne belasız çırpınışlar
Yanıyor gönlüm yanar
Ağlıyordum
Bak sesi duyulur bu ürkek yasın
Küle sürgün o serkeşin
Gücü var mı düşün taşın
Dağılır kör olursun
Gün ışır hayır olsun
Ya ölür ya kalırsın
Civanım, daha n'olsun
Başıma dert saldın
Bu deliyi hor gördün
Kederi ev saydım
Giderim gözün aydın yar
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuEmre Fel’in “Ya Ölür Ya Kalırsın” Şarkısının Derinliklerine Bir Yolculuk
Müzik, bazen en karmaşık duyguları birkaç kelimeyle özetlerken, dinleyiciyi de o karmaşanın içine çeker. Emre Fel’in “Ya Ölür Ya Kalırsın” adlı eseri de tam olarak böyle bir etki yaratıyor. Sözlerin her bir dizesi, adeta acının, pişmanlığın ve kabullenişin ince bir iplikle örüldüğü bir ağı andırıyor. Bu şarkı, dinleyenin ruhunda derin izler bırakan, samimi ve sarsıcı bir iç döküş. Emre Fel, bu şarkısıyla sadece bir hikaye anlatmıyor, aynı zamanda evrensel bir insanlık durumunu, varoluşsal bir çıkmazı dile getiriyor.
Kör Bakışlar ve Bağışlanma İsteği
Şarkının açılışında, bir kabullenişin ve aynı zamanda bir yakarışın izlerini görüyoruz:
“Kara gözler kör bakışlar” ifadesi, hem bir yargılayıcının acımasız ve anlayışsız bakışlarını hem de belki de kendi içsel karanlığını, geçmişteki hatalarını yansıtıyor olabilir. “Kör bakışlar”, gerçeği göremeyen, önyargılı veya kapanmış bir zihnin yansımasıdır. Ancak bu sertliğin karşısında, “Beni masumca bağışla” dileğiyle, bir saflık, bir çaresizlik ve günahsızlık arayışı belirir. Bu, yapılan hatalara rağmen içten bir affedilme isteği, belki de kendini affettirme çabasıdır.
Gönlün Yanışı ve Ürkek Yas
Sözler ilerledikçe, içsel acının boyutu daha da netleşir:
“Ne belasız çırpınışlar” dizesi, paradoksal bir ifadeyle, dışarıdan bakıldığında belki de önemsiz görünen ancak içeride büyük fırtınalar koparan mücadeleleri anlatır. Bu çırpınışlar, görünürde “belasız” olsa da, kalpte tarifsiz bir yangına yol açmıştır: “Yanıyor gönlüm yanar.” Bu, sadece bir acı değil, aynı zamanda belki de bitmek bilmeyen bir özlem, bir pişmanlık veya çaresizlik ateşidir. “Ağlıyordum / Bak sesi duyulur bu ürkek yasın” dizeleri ise, gizlice yaşanan, belki de kimseye gösterilmeyen bir yası, utangaç bir kederi ifşa eder. Bu yas, o kadar içselleşmiştir ki, artık dışarıya sızan, duyulur bir hale gelmiştir.
Serkeşin Akıbeti ve Varoluşsal Seçim
Şarkının orta kısmı, bir uyarı ve kaçınılmaz bir kaderi ele alır:
“Küle sürgün o serkeşin” ifadesi, savruk, vurdumduymaz veya başına buyruk bir karakterin, artık her şeyini kaybetmiş, küller içinde kalmış bir halini tasvir eder. Bu durum, Emre Fel’in “Ya Ölür Ya Kalırsın” şarkısında derin bir pişmanlık ve tükenmişlik hissini vurgular. “Gücü var mı düşün taşın” sorusu, bu serkeş ruhun artık düşünme, muhakeme etme veya kendini toplama gücünün kalıp kalmadığını sorgular. Eğer bu güç yoksa, sonuç bellidir: “Dağılır kör olursun.” Bu, sadece fiziksel bir körlük değil, aynı zamanda hayatın anlamını, yönünü kaybetme ve içsel bir çöküşün metaforudur. Ardından gelen “Gün ışır hayır olsun” dileği, umutla karışık bir kaderciliği ifade ederken, asıl vurucu nokta “Ya ölür ya kalırsın” dizesidir. Bu, hayatın ve mücadelenin nihai sonucunu, kaçınılmaz bir seçimi veya kaderi ortaya koyar. Ya her şeye rağmen devam edilecek ya da yenilgiye boyun eğilecektir.
Veda ve Kederin Ev Hali
Şarkının son bölümü, bir kabulleniş ve ayrılıkla son bulur:
“Civanım, daha n’olsun” ifadesi, hem bir yorgunluğu hem de bir kabullenişi dile getirir; yaşanabilecek her şeyin yaşandığını ima eder. Ardından gelen “Başıma dert saldın / Bu deliyi hor gördün” dizeleri, bir başka kişiye yöneltilmiş sitem ve kırgınlık içerir. Bu kişi, şarkının öznesine acı çektirmiş, onun “deliliğini” –belki de tutkusunu, farklılığını ya da içsel karmaşasını– hor görmüştür. Bu durum, Emre Fel’in “Ya Ölür Ya Kalırsın” şarkısında yaşanan derin bir hayal kırıklığını ve dışlanmışlık hissini vurgular. Ancak tüm bu acının sonunda, özne çarpıcı bir kabullenişe ulaşır: “Kederi ev saydım.” Bu, acının artık bir misafir değil, yaşamın ayrılmaz bir parçası, hatta sığınılacak bir yuva haline geldiğini ifade eder. Bu derin kabullenişle birlikte, bir ayrılık kararı verilir: “Giderim gözün aydın yar.” Bu veda, sadece fiziksel bir ayrılık değil, aynı zamanda geçmişteki bağlardan, acılardan ve belki de o hor gören bakışlardan kurtulma arzusudur. “Gözün aydın” dileği, hem bir veda nezaketi hem de belki de ironik bir şekilde, ayrılığın diğer tarafa huzur getireceğine dair acı bir göndermedir.
Emre Fel’in “Ya Ölür Ya Kalırsın” şarkısı, dinleyenin ruhuna işleyen, melankolik ve gerçekçi bir yaşam muhasebesidir. Her dizesiyle, insan ruhunun derinliklerindeki çatışmaları, kabullenişleri ve vedaları anlatır.