SanatçıEmre Fel

🎵 Emre Fel – Vur Gitsin Sözleri
Sabahın kör seherinde
Bir türkü tuttu dilimden
Bu ne gafil yakalanmak
Bu baharın tanyelinde
Gün olur canım sağ olur
Bir gün bulursan yerimde
Seni canım' yere koymam
Sararıp solsan nafile
Yarın olsun hayra dönsün
Yedi kat derine gömülsün
Ölüyorum ah bilinsin
Vur hadi vur beni vur gitsin
Aman arkadaş sende yanarsın
Bu zehirden içme sürünürsün
Ölüyorum ah bilinsin
Vur hadi vur beni vur gitsin
Mağrurlanma, dilin kambur
Vuramaz gönül istesen de
Benim masum bi' yanım var
Bi' yanım mahsur kafeste
Yarın olsun hayra dönsün
Yedi kat derine gömülsün
Ölüyorum ah bilinsin
Vur hadi vur beni vur gitsin
Aman arkadaş sende yanarsın
Bu zehirden içme sürünürsün
Ölüyorum ah bilinsin
Vur hadi vur beni vur gitsin
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuEmre Fel – Vur Gitsin: Teslimiyetin ve Çelişkilerin Şarkısı
Müzik dünyasında kendine özgü bir yer edinen Emre Fel’in “Vur Gitsin” şarkısı, dinleyicinin ruhunda derin izler bırakan, çelişkilerle dolu bir teslimiyetin öyküsünü fısıldıyor. Bu şarkı sözleri, aşkın, hayal kırıklığının ve belki de yaşamın ağırlığı altında ezilen bir ruhun çığlığını, aynı zamanda bir tür kaçış arayışını dile getiriyor. Emre Fel, “Vur Gitsin” ile dinleyicisine sadece bir melodi değil, aynı zamanda yoğun bir duygusal deneyim sunuyor.
Sabahın Kör Seherinde Gafil Yakalanmak
Şarkının açılış dizeleri, beklenmedik bir duygusal uyanışı ve savunmasızlığı resmediyor:
“Sabahın kör seheri” ve “baharın tanyeli” gibi ifadeler, yeni başlangıçların, umudun ve tazeliğin sembolleridir. Ancak bu umut verici zaman diliminde, kahramanın diline “bir türkü”nün takılması, beklenmedik bir hüzün ya da yoğun bir duygunun aniden belirmesi anlamına geliyor. “Bu ne gafil yakalanmak” dizesi, bu duygunun tamamen hazırlıksız yakaladığını, belki de bastırılmış bir acının yüzeye çıktığını anlatıyor. Emre Fel, “Vur Gitsin” şarkısının bu ilk bölümüyle, dinleyiciyi aniden beliren bir melankolinin içine çekiyor.
Yerine Konulamayacak Bir Değer ve Nafile Çabalar
Şarkının ilerleyen kısımlarında, öznenin karşı tarafa yönelik karmaşık hisleri belirginleşiyor:
Burada hem bir tehditvari koruma hem de bir kadercilik seziliyor. “Seni canım’ yere koymam” ifadesi, karşıdaki kişiye duyulan derin bağlılığı ve onu koruma arzusunu gösterirken, “Sararıp solsan nafile” dizesi, karşıdaki kişinin kendi çabalarının veya acılarının boşuna olduğunu, belki de kaçınılmaz bir sona doğru ilerlendiğini ima ediyor. Bu, Emre Fel’in “Vur Gitsin” şarkı sözlerinde yarattığı çelişkili duygusal derinliğin bir başka örneği.
Ölüm İsteği ve Teslimiyetin Doruk Noktası
Şarkının nakaratı, en çarpıcı ve en acı verici teslimiyet anını barındırıyor:
“Yarın olsun hayra dönsün” bir umut dileği gibi başlasa da, hemen ardından gelen “Yedi kat derine gömülsün” ifadesi, bu umudun aslında derin bir çaresizliğe dönüştüğünü gösteriyor. Kahraman, tüm kötülüklerin, acıların yedi kat derine gömülmesini, yani tamamen yok olmasını arzuluyor. “Ölüyorum ah bilinsin” çığlığı, içsel bir tükenişin, varoluşsal bir yorgunluğun ilanıdır. Ve nihayet, şarkının ismine de adını veren o keskin ifade: “Vur hadi vur beni vur gitsin.” Bu, sadece fiziksel bir ölüm isteği değil, aynı zamanda tüm yüklerden, acılardan ve belki de varoluşun kendisinden kurtulma arzusunun, son bir çaresizlik anının dışavurumudur. Emre Fel, “Vur Gitsin” ile bu teslimiyeti adeta haykırıyor.
Arkadaşa Uyarı ve Zehrin Bulaşıcılığı
Şarkının ikinci kısmında, öznenin acısı, çevresindekilere de bir uyarı niteliği taşıyor:
Burada, kahramanın yaşadığı acının o kadar yoğun ve yıkıcı olduğu anlatılıyor ki, bu durum bir “zehir” olarak tanımlanıyor. Bu zehrin başkalarına da bulaşabileceği, onları da “süründürebileceği” uyarısı yapılıyor. Bu, kahramanın kendi acısı içinde bile, sevdiklerini koruma içgüdüsünü gösteriyor. Kendi ölüm isteğiyle birlikte, başkalarının bu acıya ortak olmaması için bir çağrı yükseliyor. Emre Fel, “Vur Gitsin” şarkı sözleriyle, kendi iç dünyasındaki fırtınanın dışa vurumunu ve bunun etrafındaki insanlara potansiyel etkisini incelikle işliyor.
Gönlün Vuramadığı Kafesteki Masumiyet
Şarkının sonlarına doğru, kahramanın iç dünyasındaki çelişkiler daha da derinleşiyor:
“Mağrurlanma, dilin kambur” ifadesi, karşıdaki kişiye yönelik bir eleştiri veya uyarıdır; belki de gururun ve keskin sözlerin faydasızlığını vurgular. En can alıcı nokta ise “Vuramaz gönül istesen de” dizesidir. Bu, fiziksel bir darbe vurma arzusunun bile, kalbin derinliklerinde bir yerlerde imkansız olduğunu anlatır. Gönül, ne kadar isterse istesin, bu yıkıcı eylemi gerçekleştiremez. Çünkü kahramanın “masum bi’ yanım var” ve bu masumiyet, “mahsur kafeste” tutulmaktadır. Bu kafes, belki de toplumun dayattığı sınırlar, kişisel korkular ya da geçmişin izleridir. İçindeki o saf ve dokunulmamış kısım, acının pençesinde olsa da, hala varlığını sürdürmekte, ancak özgürlüğünü yitirmiş durumdadır. Emre Fel’in “Vur Gitsin” şarkısı, bu içsel hapsi ve masumiyetin çaresizliğini ustaca dile getiriyor.
Emre Fel’in “Vur Gitsin” şarkı sözleri, bir yandan tükenmişliğin ve teslimiyetin derinliğini işlerken, diğer yandan içsel bir masumiyetin ve başkalarını koruma arzusunun varlığını da gözler önüne seriyor. Bu, sadece bir acı şarkısı değil, aynı zamanda insan ruhunun katmanlı yapısını ve çelişkilerle dolu varoluşunu anlatan şiirsel bir ağıt.