Elif Buse Doğan – Suya Gider Allı Gelin Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Elif Buse Doğan 🕒 19 Kas 2025
Elif Buse Doğan – Suya Gider Allı Gelin video

🎵 Elif Buse Doğan – Suya Gider Allı Gelin Sözleri

Suya gider allı gelin
Has gelin, has gelin
Suya gider allı gelin
Has gelin, has gelin

Topukların' nokta nokta bas, gelin
Bas, gelin, bas, gelin, amman
Topukların' nokta nokta bas, gelin
Bas, gelin, bas, gelin, amman

Bu güzellik sade' sana
Has, gelin, has, gelin
Bu güzellik sade' sana
Has, gelin, has, gelin

Bilmiyo'n mu benim sana yandığım'?
Yandığım', yandığım', amman
Ellerin köyünde garip kaldığım'
Kaldığım', kaldığım', amman

Suya gider, su testisin'
Doldurur, doldurur
Suya gider, su testisin'
Doldurur, doldurur

Eve gelir, gül benzini soldurur
Soldurur, soldurur, amman
Eve gelir, gül benzini soldurur
Soldurur, soldurur, amman

İflah etmez, bu dert beni
Öldürür, öldürür
İflah etmez, bu dert beni
Öldürür, öldürür

Bilmiyo'n mu benim sana yandığım'?
Yandığım', yandığım', amman
Ellerin köyünde garip kaldığım'
Kaldığım', kaldığım', amman

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Elif Buse Doğan’ın “Suya Gider Allı Gelin” Şarkı Sözleri: Bir Aşkın Zamansız Fısıltısı

Türküler, bazen en sade anlatımla en derin duyguları aktarmanın büyülü bir yoludur. Elif Buse Doğan’ın yorumladığı “Suya Gider Allı Gelin” de bu tür eserlerden biri. Bu şarkı, bir yanık aşkın, bir hasretin ve bir hayranlığın, geleneksel motiflerle dokunmuş incelikli bir anlatımı. Her dizesi, dinleyenin zihninde canlı bir tablo çizerken, kalbinde de tanıdık bir sızı bırakıyor.

Gelin Suretinin Çizimi ve Gönüldeki Yeri

Şarkının açılış dizeleri, hemen bir görsel şölen sunar. “Elif Buse Doğan – Suya Gider Allı Gelin” şarkısında karşımıza çıkan bu ilk cümleler, adeta bir ressamın fırçasından çıkmış gibi:

Suya gider allı gelin
Has gelin, has gelin
Suya gider allı gelin
Has gelin, has gelin

Burada “allı gelin” ifadesi, sadece fiziksel bir güzelliği değil, aynı zamanda gençliği, tazeliği ve belki de evlilik çağına gelmiş bir kadının masumiyetini çağrıştırır. “Has gelin” tekrarı ise, bu güzelliğin sıradan olmadığını, özel, seçkin bir güzellik olduğunu vurgular. Gelin, sadece suya giden bir figür değil, aynı zamanda bir öznenin tüm dikkatini üzerine çeken, hayranlık uyandıran bir varlıktır. Bu tekrar, âşığın gözündeki takıntılı hayranlığı ve gelinin zihindeki yerini pekiştirir.

İnce Bir Rica ve Derin Bir Gözlem

Aşkın naif ve çekingen halini yansıtan sonraki dizeler, âşığın gelini ne denli dikkatle izlediğini gösterir. “Elif Buse Doğan – Suya Gider Allı Gelin”in bu bölümü, ince bir uyarıdan öte, bir yakarış gibidir:

Topukların’ nokta nokta bas, gelin
Bas, gelin, bas, gelin, amman
Topukların’ nokta nokta bas, gelin
Bas, gelin, bas, gelin, amman

“Topukların’ nokta nokta bas” ifadesi, gelinin yürüyüşündeki zarafete duyulan hayranlığın bir yansımasıdır. Belki de âşık, bu zarif yürüyüşün her anını sindirmek, zamanı yavaşlatmak istemektedir. Bu, aynı zamanda gelinin dikkatini çekme, ona varlığını hissettirme çabası da olabilir. “Amman” nidası ise, bu isteğin arkasındaki derin duygusal yoğunluğu, bir tür çaresizliği ve yakarışı güçlendirir.

Güzelliğin Tek Sahibi ve Yanan Yürek

Şarkının ilerleyen kısımlarında, gelinin güzelliğine duyulan hayranlık, daha kişisel bir boyuta taşınır. Elif Buse Doğan’ın sesinden dökülen “Suya Gider Allı Gelin” sözleri, bu güzelliğin eşsizliğini vurgular:

Bu güzellik sade’ sana
Has, gelin, has, gelin
Bu güzellik sade’ sana
Has, gelin, has, gelin

Buradaki “sade’ sana” ifadesi, bu güzelliğin sadece geline ait olduğunu, başkasında emsalinin bulunmadığını anlatır. Bu, aynı zamanda âşığın gelini ne kadar özel gördüğünün, onun güzelliğini kişiselleştirdiğinin bir göstergesidir. Ardından gelen dizeler ise, bu hayranlığın altında yatan derin acıyı ve karşılıksızlığı gözler önüne serer:

Bilmiyo’n mu benim sana yandığım’?
Yandığım’, yandığım’, amman
Ellerin köyünde garip kaldığım’
Kaldığım’, kaldığım’, amman

Bu dizeler, şarkının duygusal zirvesidir. Âşık, gelinin güzelliğine vurgu yaparken, aynı zamanda kendi çektiği acıyı, “yandığını” dile getirir. Bu “yanmak”, sadece aşk ateşiyle kavrulmak değil, aynı zamanda bir tür tükenmişlik ve umutsuzluk halidir. “Ellerin köyünde garip kaldığım'” ifadesi ise, âşığın gurbette olmasının getirdiği yalnızlığı, çaresizliği ve belki de bu aşkın gerçekleşmesinin imkansızlığını vurgular. Gelinin yaşadığı yerden uzakta, yabancı bir diyarda, bir yabancı olarak bu aşkı yaşamak zorunda kalmanın verdiği hüzün, tüm şarkıya yayılır.

Gündelik Yaşamın Acı Veren Ritüeli

Şarkı, gelinin günlük rutinini anlatarak âşığın çektiği derdi daha da derinleştirir. “Elif Buse Doğan – Suya Gider Allı Gelin”de bu döngü, hüzünlü bir gerçekliği gözler önüne serer:

Suya gider, su testisin’
Doldurur, doldurur
Suya gider, su testisin’
Doldurur, doldurur

Gelinin suya gidip testisini doldurması, köy yaşamının sıradan bir ritüelidir. Ancak bu sıradan eylem, âşık için bir gözlem ve içsel acının tetikleyicisidir. Gelinin her hareketini takip eden âşık, onun dönüşünü de aynı hüzünle karşılar:

Eve gelir, gül benzini soldurur
Soldurur, soldurur, amman
Eve gelir, gül benzini soldurur
Soldurur, soldurur, amman

“Gül benzini soldurur” ifadesi, gelinin eve döndüğünde yorgunluktan ya da hayatın getirdiği yüklerden dolayı güzelliğinin bir nebze solduğunu anlatır. Ancak bu ifade, aynı zamanda âşığın içindeki umutsuzluğun, gelinin güzelliğiyle birlikte kendi yüreğindeki neşenin de solduğunu simgeler. Onun solan güzelliği, âşığın ruhunda da bir solgunluğa yol açar.

Derdin Ölümcül Pençesi

Şarkının sonlarına doğru, âşığın çektiği acı artık dayanılmaz bir hal alır. “Elif Buse Doğan – Suya Gider Allı Gelin”in bu dizeleri, aşkın ve hasretin yıkıcı gücünü dile getirir:

İflah etmez, bu dert beni
Öldürür, öldürür
İflah etmez, bu dert beni
Öldürür, öldürür

“İflah etmez” sözcüğü, bu derdin çaresizliğini, iyileşme imkânının olmadığını vurgular. Âşık, bu aşkın kendisini fiziksel ve ruhsal olarak tükettiğini, adeta öldürdüğünü ifade eder. Bu, abartılı bir ifade değil, içten gelen, samimi bir çaresizlik haykırışıdır. Şarkı, ilk bölümlerdeki o “Bilmiyo’n mu benim sana yandığım’?” ve “Ellerin köyünde garip kaldığım'” dizeleriyle sona erer. Bu tekrar, aşkın ve hasretin döngüsel doğasını, âşığın bu duygulardan kurtulamadığını, adeta aynı sarmalın içinde hapsolduğunu gösterir. Elif Buse Doğan’ın yorumladığı “Suya Gider Allı Gelin”, bir gelinin güzelliği üzerinden anlatılan, zamansız ve evrensel bir aşk acısının, hasretin ve çaresizliğin türküsüdür.

🎵 Elif Buse Doğan Diğer Şarkı Sözleri