
🎵 Edis – Yoksun Yanımda Sözleri
Saymadım kaç kez öldüm ben yollarında
Doldu kaç sayfa, yazdım göz yaşlarımla
Koymadım nokta, kayboldum her satırda
Her yanım bomboş çünkü yoksun yanımda
Zor, zor alışmak, hasretin yaşatmıyor
Yok teninden bir parça, hiçbir yol
Böyle kalpten vurmamıştı hiçbir son
Vazgeçmiyor
Bak tükendim ellerinde, bitmiyor yangınlar
Geçmiyor sarhoşluğum, düştüm dibe ardından
Aldanıp eskitmişim onca yalan onca aşk
Sevmedim yalnızlığı sen olmayınca
Saymadım kaç kez öldüm ben yollarında
Doldu kaç sayfa yazdım göz yaşlarımla
Koymadım nokta, kayboldum her satırda
Her yanım bomboş çünkü yoksun yanımda
Sönmüş bak tüm yıldızlar
Bıktım, yokluğun berbat
Gel kurtar, ruhum enkaz
Her gün işkence her saat
Ne desen de hislerim aldırmaz
En güzel hâlinle kal, çıkma aklımdan
Unuttur yine derdimi gözlerinle, gözlerinle, gözlerinle
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuEdis – Yoksun Yanımda: Kayboluşun ve Hasretin Derin Yankısı
Edis’in “Yoksun Yanımda” şarkısı, dinleyiciyi derin bir melankoliye ve kayboluş hissine sürükleyen, yoğun duygularla örülü bir anlatı sunuyor. Şarkı sözleri, aşkın ardından gelen boşluğu, çaresizliği ve vazgeçemeyişi, adeta bir günlük gibi satır satır işliyor. Bu şarkı, sadece bir ayrılık hikayesi değil, aynı zamanda o ayrılığın yarattığı içsel enkazın ve zamanla derinleşen bir hasretin edebi bir yansıması.
Kayboluşun ve Yokluğun Satırları: “Saymadım Kaç Kez Öldüm Ben Yollarında”
Şarkının açılış dizeleri, kaybedilen bir ilişkinin ardından yaşanan içsel yıkımı çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Edis, “Yoksun Yanımda” şarkısının ilk anlarından itibaren, dinleyicisine bu acının boyutlarını hissettiriyor:
“Saymadım kaç kez öldüm ben yollarında” ifadesi, sadece fiziksel bir ölümden değil, ruhsal bir tükenişten, her an yaşanan bir bitişten bahsediyor. Aşkın yollarında defalarca kez hayata gözlerini yummak, o ilişkinin kişiyi ne denli yıprattığını gösteriyor. “Doldu kaç sayfa, yazdım göz yaşlarımla” derken, yaşanan acının somut bir birikimi, yazılan bir mektup veya anı defteri gibi, gözyaşlarıyla kaleme alınmış bir tarihçesi vurgulanıyor. “Koymadım nokta, kayboldum her satırda” cümlesi ise, bu acının bitmek bilmediğini, bir döngüye girdiğini ve kişinin kendi benliğini bu kayboluşun içinde yitirdiğini anlatıyor. Her satır, her an, varoluşsal bir boşlukla dolu. Ve tüm bu yıkımın tek nedeni, “her yanım bomboş çünkü yoksun yanımda” dizesiyle netleşiyor: Sevilenin yokluğu, her şeyi anlamsız kılıyor.
Aşkın Bıraktığı Enkaz: Vazgeçilemeyen Yangınlar ve Sarhoşluk
Edis’in “Yoksun Yanımda” şarkısındaki bu dizeler, ayrılığın yarattığı alışma sürecinin zorluğunu ve aşkın bıraktığı izlerin derinliğini işliyor:
“Zor, zor alışmak, hasretin yaşatmıyor” sözleri, yokluğun sadece bir duygu değil, aynı zamanda hayat enerjisini tüketen bir yük olduğunu anlatıyor. Hasret, yaşayan bir organizmayı beslemek yerine onu kurutan bir çöl gibi. “Yok teninden bir parça, hiçbir yol” ifadesi, fiziksel bir yokluğun yanı sıra, o kişiden geriye kalan hiçbir somut iz veya kurtuluş yolu olmadığını vurguluyor. Geçmişteki hiçbir ayrılığın bu denli yıpratıcı olmadığını belirten “Böyle kalpten vurmamıştı hiçbir son” dizesi, bu aşkın özel ve yıkıcı bir niteliğe sahip olduğunu gösteriyor. “Vazgeçmiyor” tek kelimesi, hem kişinin kendisinin bu aşktan vazgeçemediğini hem de aşkın etkisinin onu bırakmadığını anlatıyor. “Bak tükendim ellerinde, bitmiyor yangınlar” ifadesi, bu ilişkinin kişiyi tamamen bitirdiğini, ancak acının ve özlemin hiç dinmediğini, içsel bir yangın gibi sürekli devam ettiğini ortaya koyuyor. “Geçmiyor sarhoşluğum, düştüm dibe ardından” sözleri, aşkın bir tür bağımlılık gibi olduğunu, ondan kurtulamadığını ve bu bağımlılığın onu dibe çektiğini ima ediyor. “Aldanıp eskitmişim onca yalan onca aşk” dizesi, geçmişteki ilişkilerdeki yanılsamaların ve hayal kırıklıklarının birikimini, şimdi yaşanan bu derin acıyla karşılaştırıyor. Ve en acısı, “Sevmedim yalnızlığı sen olmayınca” cümlesiyle yalnızlığın gerçek anlamda bir boşluğa dönüştüğünü, sevilen olmadan yalnızlığın dayanılmaz olduğunu ifade ediyor. Edis’in “Yoksun Yanımda” şarkısı, bu dizelerle bir ruhun çığlığını dinleyiciye ulaştırıyor.
Karanlığın İçindeki Umutsuz Çığlık ve Gözlerdeki Son Sığınak
Şarkının ilerleyen kısımları, bu derin hasretin ve yokluğun yarattığı acıyı daha da pekiştiriyor:
“Sönmüş bak tüm yıldızlar”, umutsuzluğun, karanlığın ve çaresizliğin metaforudur. Gökyüzündeki ışık kaynaklarının bile kaybolması, iç dünyadaki karamsarlığı sembolize eder. “Bıktım, yokluğun berbat” ifadesi, tükenmişliği ve bu duruma duyulan isyanı dile getirir. Yokluk, sadece bir eksiklik değil, aynı zamanda yaşam kalitesini düşüren, berbat eden bir durumdur. “Gel kurtar, ruhum enkaz” sözleri, kişinin kendini tamamen yıkılmış, dağılmış hissettiğini ve tek kurtuluş yolunun sevilenin geri dönüşü olduğunu haykırır. Ruh, adeta bir felaketin ardından geriye kalan bir enkazdır. “Her gün işkence her saat” ise, zamanın nasıl yavaşladığını, her anın acıyla geçtiğini ve bu durumun bir işkenceye dönüştüğünü anlatır. Edis’in “Yoksun Yanımda” şarkısı, bu dizelerle acının zamansızlığını ve yoğunluğunu vurguluyor.
Şarkının kapanış bölümü ise, tüm bu karanlığa rağmen, sevilenin gözlerinde bir parça teselli bulma arayışını ortaya koyuyor:
“Ne desen de hislerim aldırmaz” cümlesi, mantığın ve dışarıdan gelen tavsiyelerin bu derin duygusal bağı değiştiremediğini, kalbin kendi yolunu izlediğini gösterir. Kişi, tüm acısına rağmen, sevdiği kişinin “en güzel hâliyle” aklında kalmasını ister, belki de bu, anıların güzelliğiyle acıyı biraz olsun hafifletme çabasıdır. Ve son dize, “Unuttur yine derdimi gözlerinle, gözlerinle, gözlerinle”, şarkının en çarpıcı ve umutsuz dileğidir. Tüm çaresizliğe rağmen, o gözlerde bir anlık bile olsa huzur bulma, acıyı unutma isteği, bu derin aşkın vazgeçilemezliğini ve bağımlılığını gözler önüne serer. Gözlerin tekrarı, bu isteğin ne denli güçlü ve çaresiz olduğunu vurgular. Edis’in “Yoksun Yanımda” şarkısı, bu son sözlerle, acı ve hasretin ortasında bile kaybolmayan bir umut kırıntısını ve aşkın sonsuz etkisini dinleyicisine fısıldıyor.