
🎵 Barış Manço – Benden Öte Benden Ziyade Sözleri
Bu akşam yine garip bir hüzün çöktü üstüme
Hücrem soğuk, bir tek sen varsın düşlerimde
Demir kapı yine kapandı ağır ağır üzerime
Kelepçeler yine vuruldu kilit kilit yüreğime
Derin derin soluyorum seni gecelerce
Duvarlara kazıdım ismini her köşeye
Dudakların şeker gibiydi baldan öte, baldan ziyade
Pembe pembe yanakların gülden öte, gülden ziyade
Sabret, gönül, sabret sakın isyan etme
Bir gün elbet bitecek bu çile, isyan etme
Dört kitaptan başlayalım istersen, gel, söze
Or'da öyle bir isim var ki kuldan öte, kuldan ziyade
Onu düşün, ona sığın o senden öte, benden ziyade
Bir sabah elbet güneş de doğacak penceremde
Ama bil ki ateşin hâlâ yanacak yüreğimde
Gözyaşlarım akıp gidecek selden öte, selden ziyade
Bir canım var vereceğim maldan öte, maldan ziyade
Sabret, gönül, sabret sakın isyan etme
Bir gün elbet bitecek bu çile, isyan etme
Dört kitaptan başlayalım istersen, gel, söze
Or'da öyle bir isim var ki kuldan öte, kuldan ziyade
Onu düşün, ona sığın o senden öte, benden ziyade
Bir ben var ki benim içimde benden öte, benden ziyade
Bir sen var ki senin içinde senden öte, senden ziyade
Bir ben var ki benim içimde benden öte, benden ziyade
Bir sen var ki senin içinde senden öte, senden ziyade
Bir ben var ki benim içimde benden öte, benden ziyade
Bir sen var ki senin içinde
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuHücrelerin Soğukluğunda Yükselen Bir Hasret Çığlığı
Şarkı, karanlık ve hüzünlü bir tabloyla açılıyor: "Bu akşam yine garip bir hüzün çöktü üstüme" dizesi, anlatıcının içinde bulunduğu ruh halinin sürekliliğini ve alışkanlığını işaret ediyor. Ancak bu hüzün, sıradan değil, "garip" bir hüzün. Bu durum, sanki bir hapishanede tutuluyormuşçasına bir yalnızlık ve çaresizlik hissini beraberinde getiriyor. "Hücrem soğuk, bir tek sen varsın düşlerimde" ve "Demir kapı yine kapandı ağır ağır üzerime" ifadeleri, fiziksel bir tutsaklığın ötesinde, ruhsal bir sıkışmışlığı ve içsel bir çemberi betimliyor. Bu çaresizliğin ortasında ise tek teselli, sevgiliye duyulan özlemle şekillenen düşlerdir. "Kelepçeler yine vuruldu kilit kilit yüreğime" dizesi, sadece bedensel değil, aynı zamanda duygusal bir tutsaklığı, kalbin zincirlenmişliğini ve bu durumdan kurtulmanın imkansızlığını dile getiriyor. Barış Manço'nun bu dizeleri, dinleyiciyi hemen bir melankoli atmosferine çekiyor.Dudakların Şeker Gibi, Yanakların Gülden Öte...
Ardından, bu karanlık tablo, sevgiliye duyulan özlemin ve onun güzelliğinin tasviriyle aydınlanmaya başlıyor: "Derin derin soluyorum seni gecelerce" dizesi, sevgiliye duyulan hasretin nefes alıp vermek kadar yaşamsal bir ihtiyaç haline geldiğini gösteriyor. Onun varlığı, adeta oksijen gibi, yaşam kaynağı gibi. "Duvarlara kazıdım ismini her köşeye" ifadesi, bu özlemin somut bir dışavurumu, unutulmaya karşı bir direniş ve sevginin kalıcılığına olan inancın sembolü. Şarkının en can alıcı noktalarından biri olan "Dudakların şeker gibiydi baldan öte, baldan ziyade" ve "Pembe pembe yanakların gülden öte, gülden ziyade" dizeleri, sevgilinin güzelliğini sıradan benzetmelerin ötesine taşıyor. "Öte" ve "ziyade" kelimeleri, sevgilinin yalnızca güzel değil, aynı zamanda eşsiz, benzersiz ve tarifsiz bir güzelliğe sahip olduğunu vurguluyor.Sabır, Teslimiyet ve Aşkın Daha Yüksek Bir Boyutu
Şarkı, bir dönüm noktasına ulaşıyor ve dinleyiciyi daha derin bir sorgulamaya yönlendiriyor: "Sabret, gönül, sabret sakın isyan etme" çağrısı, anlatıcının kendi iç sesiyle bir konuşması, bir teselli arayışı. Bu çilenin geçici olduğuna dair bir inanç ve sabrın erdemine vurgu var. "Dört kitaptan başlayalım istersen, gel, söze" dizesi, burada bir ilahi, manevi rehberliğe gönderme yapıyor. Dört kutsal kitap, insanlığa yol gösteren evrensel değerleri ve hakikatleri temsil ediyor. Ve bu kutsal metinlerde bahsedilen "öyle bir isim var ki kuldan öte, kuldan ziyade" ifadesi, aşkın ve varoluşun çok daha yüce bir boyutuna işaret ediyor. Bu, ilahi bir güç, her şeyi kapsayan bir sevgi veya evrensel bir hakikat olabilir. "Onu düşün, ona sığın o senden öte, benden ziyade" dizesi, kişisel sıkıntıların ve dünyevi aşkın ötesinde, daha büyük bir güce sığınma ve teslimiyet çağrısıdır. Bu, Barış Manço'nun "Benden Öte Benden Ziyade" şarkısının en felsefi katmanlarından birini oluşturur.Yüreğimdeki Ateş ve Sonsuz Fedakarlık
Umut ve aşkın kalıcılığı temasıyla devam ediyoruz: Geleceğe dair bir umut ışığı var: "Bir sabah elbet güneş de doğacak penceremde." Ancak bu umut, geçmişteki aşkın unutulacağı anlamına gelmiyor. "Ama bil ki ateşin hâlâ yanacak yüreğimde" dizesi, sevgilinin yerinin daima özel kalacağını, aşkın küllenmeyeceğini vurguluyor. "Gözyaşlarım akıp gidecek selden öte, selden ziyade" ifadesi, duyulan acının ve dökülen gözyaşının ölçülemezliğini, nehirleri aşan bir yoğunluğunu anlatıyor. Ve en büyük fedakarlık: "Bir canım var vereceğim maldan öte, maldan ziyade." Bu, sevgi uğruna her şeyden, hatta hayattan bile vazgeçilebileceğinin en güçlü ifadesi.İçimizdeki "Öte" ve "Ziyade" Olan
Şarkının finali, adeta bir mantra gibi tekrarlanan dizelerle, eserin ana fikrini özetliyor: Bu tekrarlanan dizeler, Barış Manço'nun "Benden Öte Benden Ziyade" şarkısının özünü oluşturuyor. Her birimizin içinde, kendi benliğimizin sınırlarını aşan, "bizden öte, bizden ziyade" bir varlık bulunduğunu anlatıyor. Bu, ruhsal bir derinlik, bir potansiyel, bir ilahi kıvılcım olabilir. Aynı şekilde, sevdiğimiz kişinin içinde de onun kendisinden, bildiğimiz halinden daha yüce, daha derin bir "sen" vardır. Bu dizeler, aslında insan ruhunun sonsuzluğunu, aşkın iki bireyi de kendi sınırlarının ötesine taşıma gücünü ve evrensel bir bağlantıyı fısıldıyor. Bu, sadece bir aşık ile sevgilisi arasındaki bağ değil, aynı zamanda insanın kendi özüyle ve tüm varoluşla olan ilişkisinin de bir ifadesidir. Barış Manço, bu sözlerle dinleyicisine, aşkın ve varoluşun gizemli derinliklerini keşfetme çağrısı yapıyor.