SanatçıAynur Doğan
ŞarkıBir Gönüle Aşk Girince
AlbümGül Türküleri - Lütfü Gültekin
Yıl2003

🎵 Aynur Doğan – Bir Gönüle Aşk Girince Sözleri
Bir gönüle aşk girince, hey can, hey can
Ateşte yanmışa benzer, hey can, hey can
Bir de hasretlik olunca
Yanmış tutuşmuşa benzer
Hey can, hey can, hey
Bir de hasretlik olunca
Yanmış tutuşmuşa benzer
Hey can, hey can, hey
Yağmura karışır yaşın, hey can, hey can
Dünyaya sığmaz ki başın, hey can, hey can
Sevdalıdır hayal düşün
İçmeden sarhoşa benzer
Hey can, hey can, hey
Sevdalıdır hayal düşün
İçmeden sarhoşa benzer
Hey can, hey can, hey
Bedenimin canı canan, hey can, hey can
Damarımın kanı iman, hey can, hey can
Fedai'm dört yanımınan
Kışa tutulmuşa benzer
Hey can, hey can, hey
Fedai'm dört yanımınan
Kışa tutulmuşa benzer
Hey can, hey can, hey
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuKimi zaman bir şarkı sadece melodisiyle değil, sözlerindeki derinlikle de ruhumuza işler. Aynur Doğan'ın eşsiz yorumuyla hayat bulan "Bir Gönüle Aşk Girince" de işte tam böyle bir eser. Bu şarkı, aşkın bir insan üzerindeki dönüştürücü ve çoğu zaman yakıcı etkisini öyle samimi, öyle içten anlatıyor ki, her dinleyişimizde kendi içimizde yanan o ateşi yeniden hissederiz. Bugün bu kadim duygunun Aynur Doğan'ın dilinden dökülen sözlerine yakından bakacağız.
Aşkın İlk Kıvılcımı ve Yanıp Tutuşan Gönül
Şarkı, aşkın gönüle düşüşünü, adeta bir yangın benzetmesiyle anlatarak başlıyor:
Bu dizeler, aşkın insanı nasıl derinden etkilediğini, tüm varlığını sarıp sarmaladığını gözler önüne seriyor. "Ateşte yanmışa benzer" ifadesi, aşkın sadece hoş bir duygu olmadığını, aynı zamanda bir tür sınanma, bir acı, bir dönüşüm süreci olduğunu vurgular. "Hey can, hey can" nidaları ise bu durum karşısındaki şaşkınlığı, teslimiyeti ve belki de çaresizliği ifade eden, içten bir çağrı gibi yankılanır. Aynur Doğan, bu tekrarlarla şarkıya mistik bir hava katarken, dinleyiciyi de bu içsel yangının içine çekiyor.
Ardından gelen dizeler, bu yangının şiddetini daha da artırıyor:
Aşkın kendisi zaten bir ateşken, üzerine bir de hasretlik eklenince, bu ateşin "yanmış tutuşmuş" bir hale gelmesi kaçınılmaz oluyor. Hasret, aşkın en acımasız yüzlerinden biri; kavuşma arzusunun yarattığı dayanılmaz bir özlem. Bu durum, sadece yanmakla kalmayıp, adeta alev alev tutuşmakla eşdeğer tutuluyor. "Bir Gönüle Aşk Girince" şarkısı, bu yönüyle aşkın ve hasretin ayrılmaz bir bütün olduğunu, birinin diğerini nasıl beslediğini ve acıyı nasıl katladığını derinden hissettiriyor.
Aşkın Sarhoşluğu ve Dünyaya Sığmayan Baş
Şarkının ikinci bölümü, aşkın insan üzerindeki zihinsel ve duygusal etkilerini çarpıcı imgelerle betimliyor:
Aşık olanın gözyaşları, sanki gökyüzünden boşalan yağmurlarla bir oluyor; bu, içsel hüznün dış dünyaya yansıyan, evrensel bir acıya dönüşen halini anlatır. "Dünyaya sığmaz ki başın" ifadesi ise aşkın getirdiği düşünsel yoğunluğu, hayallerin ve duyguların o denli büyük ve kapsayıcı olduğunu gösterir ki, insanın zihni ve ruhu, içinde bulunduğu dünyadan daha geniş bir alana ihtiyaç duyar hale gelir. Aynur Doğan'ın sesindeki o hüzünlü tını, bu dizelerin ağırlığını daha da artırıyor.
Ve işte aşkın en güçlü metaforlarından biri:
Aşk, insanın hayal ve düşünce dünyasını tamamen ele geçirir; her şey "sevdalı" bir renge bürünür. Bu durum, adeta bir sarhoşluk hali gibidir; ancak bu sarhoşluk, hiçbir dış etken olmadan, sadece aşkın kendisiyle yaşanır. Aşık, gerçeklikle bağını yitirmiş, kendi iç dünyasının derinliklerinde kaybolmuş, tatlı bir sersemlik içindedir. "Aynur Doğan - Bir Gönüle Aşk Girince" sözleri, bu hali o kadar doğal ve içsel bir dille anlatıyor ki, dinleyen herkes bu sarhoşluğu kendi içinde bir anlığına da olsa deneyimleyebiliyor.
Aşkın Fedakarlığı ve Kışa Tutulmuş Gönül
Şarkının son bölümü, aşkın getirdiği fedakarlığı ve zorlukları, daha derin, daha manevi bir boyutta ele alıyor:
Bu dizeler, aşık olunan kişinin ("canan") sadece bir sevgili değil, aynı zamanda varoluşun, yaşamın ta kendisi olduğunu ifade eder. Sevgili, bedenin canı, yani yaşam enerjisinin kaynağı haline gelmiştir. "Damarımın kanı iman" benzetmesi ise aşkın sadece duygusal bir bağ olmaktan çıkıp, adeta bir inanç, bir iman meselesi haline geldiğini gösterir. Bu, aşkın ne denli köklü, ne denli vazgeçilmez bir duygu olduğunu, adeta bir yaşam felsefesi haline geldiğini vurgular. Aynur Doğan, bu sözleri söylerken adeta bir ağıt yakar gibi, bu derin bağlılığı hissettiriyor.
Ve son dizeler, aşkın zorlu ve çetin yüzünü ortaya koyuyor:
"Fedai", uğruna her şeyi göze alan, kendini adayan kişidir. Aşık, bu aşk uğruna bir fedai olmuş, dört bir yandan kuşatılmış, zorlu bir mücadele içindedir. "Kışa tutulmuşa benzer" ifadesi ise aşkın getirdiği zorlukları, çaresizlikleri, soğuk ve çetin koşulları sembolize eder. Aşkın ateşiyle yanıp tutuşan bir gönül, aynı zamanda kışın dondurucu soğuklarına maruz kalmış gibidir. Bu, aşkın hem yakıcı hem de dondurucu, hem coşkulu hem de acı dolu ikili doğasını mükemmel bir şekilde özetler. "Bir Gönüle Aşk Girince" şarkısı, bu zıtlıklarla aşkın tüm katmanlarını gözler önüne seriyor. Bu şarkı, Aynur Doğan'ın yorumuyla sadece bir dinleme deneyimi değil, aynı zamanda aşkın ve hasretin derinliklerine yapılan bir yolculuktur.