Ahmet Telli Şiirleri: Belleklerde İz Bırakan En Güzel Dizeler

📁 Şiir Alıntıları 🕒 07 Kas 2026

Türk şiirinin en lirik, en dirençli ve vicdanı en diri seslerinden biri olan Ahmet Telli; 1970’li yıllardan bu yana sözcükleri birer sığınak, birer umut meşalesi gibi işleyen usta bir şairdir. Onun mısralarında sevda hiçbir zaman toplumsal kavgadan, sokakların rüzgârından veya hüznün ağır yükünden soyutlanmaz. Aksine, bireyin en mahrem kırılganlıkları ile çağın çalkantılı tanıklığı aynı imbikten süzülür. Şiir severlerin hafızasında derin izler bırakan Ahmet Telli dizeleri; ayrılıkların ortasında onurlu bir duruş, yenilgilerin eşiğinde sönmeyen bir umut ve kentin yabancılaştırıcı kalabalığında sahici bir sığınak arayan herkese seslenir.

Edebiyat dünyamızda “hüznün isyancısı” olarak anılan şairin külliyatı; yalnızca estetik bir dize şöleni değil, aynı zamanda yakın tarihin duygusal belleğidir. Tıpkı klasikleşmiş edebiyat alıntıları veya derinlikli aşk alıntıları gibi, Telli’nin şiirleri de ilk okunduğu andan itibaren zihne kazınan ve dilden dile dolaşan bir ritme sahiptir. Bu kapsamlı rehberimizde, usta şairin en çok aranan başyapıtlarını, dizelerin ardındaki felsefi ve toplumsal derinliği tahlil ederek kolayca kopyalayıp paylaşabileceğiniz biçimde bir araya getirdik.

Usta şair Ahmet Telli odasında otururken görseli
Görsel: Usta şair Ahmet Telli odasında otururken / Wikimedia Commons
Şiir / Dize OdağıŞiir KitabıAna TemaDuygu Dünyası
1. Belki Yine GelirimBelki Yine GelirimBelki Yine GelirimAyrılık, Umut, Şehir Hüznü
2. Dövüşen AnlatsınDövüşen AnlatsınDövüşen AnlatsınDireniş, Onur, Mücadele
3. Soluk SoluğaSoluk SoluğaDövüşen AnlatsınAşk, Zaman, Tutku
4. Kalbim Unut Bu ŞiiriKalbim Unut Bu ŞiiriKalbim Unut Bu ŞiiriKırgınlık, İçe Kapanış, Sessizlik
5. Su ÇürüdüSu ÇürüdüSu ÇürüdüToplumsal Tıkanma, Yabancılaşma
6. Hüznün İsyancısıHüznün İsyancısıHüznün İsyancısıDönüştürücü Hüzün, Başkaldırı
7. Bir Aşktan Bir BaşkasınaBir Aşktan Bir BaşkasınaYangın YıllarıSevda Göçebeliği, Hafıza
8. Çocuksun SenÇocuksun SenÇocuksun SenMasumiyet, Saflık, Kırılganlık
9. Saklı KalanSaklı KalanSaklı KalanKent Yalnızlığı, İç Ses
10. Yangın YıllarıYangın YıllarıYangın YıllarıKuşak Acısı, Tarihsel Tanıklık

1. Belki Yine Gelirim: Gidişlerin ve Umudun Şiiri

Usta şair Ahmet Telli portre fotoğrafı görseli
Görsel: Usta şair Ahmet Telli portre fotoğrafı / Wikipedia
Video: Ahmet Telli – Soluk Soluğa (Şiir – Ahmet Telli) / Mahmut Keçeci

Kitap / Kaynak: Belki Yine Gelirim (1984) · Tema: Ayrılık, Gitmek, Kalan Şehir ve Umut

Belki yine gelirim
Bir solukluk dinlenmeye
Küllenen bir ocak bulurum belki
Belki bir dost çıkar karşıma
Gülümser gibi bakar da
Gözlerindeki yorgunluğu gizleyemez

Ahmet Telli

“Belki Yine Gelirim”, Ahmet Telli poetikasının ayrılık ve vedalarla yoğrulmuş en yalın manifestolarından biridir. Şiirde konuşan özne, arkasında bıraktığı şehre ve anılara sırtını tümüyle dönmez; kapıyı aralık bırakır. Bu aralık kapı, hem bireysel bir sığınak ihtiyacının hem de dostluğa duyulan köklü inancın simgesidir. Telli burada gidişi bir kaçış değil, hayatın zorunlu bir durağı olarak resmeder.

Dizelerde geçen “bir solukluk dinlenme” imgesi, hayat kavgası içinde soluksuz kalmış bir kuşağın yorgunluğunu fısıldar. Tıpkı edebiyatımızın diğer vurucu metinlerinde olduğu gibi, bu şiirde de hüznün altından daima sıcak bir insan kokusu ve yeniden kavuşma ihtimali yükselir. Ayrılığın ağırlığını taşıyan ancak asla teslim olmayan bir ruh hali dizelerin bütününe hâkimdir.

2. Dövüşen Anlatsın: Direncin ve Onurlu Mücadelenin Sesi

Şair Ahmet Telli bir mekanda masada otururken görseli
Görsel: Şair Ahmet Telli bir mekanda masada otururken / Wikimedia Commons

Kitap / Kaynak: Dövüşen Anlatsın (1980) · Tema: Direniş, Toplumsal Sorumluluk, Onur

Biten bir kavgayı anlatanlar
Yalan söylerler çoklukla
Onlar ki uzaktan bakmışlardır ateşe
Kavgayı dövüşen anlatsın
Çeliğe su verenler söylesin türküsünü

Ahmet Telli

Ahmet Telli’nin toplumcu gerçekçi damarının doruk noktası sayılan “Dövüşen Anlatsın”, Türk edebiyatında politik ve etik bir duruşun simgesidir. Şair, mücadelenin içinden geçmemiş, bedel ödememiş ve ateşe uzaktan bakmış olanların anlattığı sahte zafer veya yenilgi masallarına açık bir itiraz yükseltir. Gerçek tanıklık, doğrudan ter dökenlerin ve bedel ödeyenlerin hakkıdır.

Bu şiir, Türk şiir geleneğinde Nâzım Hikmet’ten devralınan kavgacı lirizmin 1980 arifesindeki özgün bir yorumudur. “Kavgayı dövüşen anlatsın” dizesi, yalnızca ideolojik bir söylem değil; hayatın her alanında sahiciliği, emeği ve doğrudan tecrübeyi savunan ahlaki bir ilkedir. Dizelerin ritmindeki sertlik, inancın berraklığıyla dengelenir.

3. Soluk Soluğa: Zamana ve Sevdaya Karşı Koşar Adım

Usta şair Ahmet Tellinin portre fotoğrafı görseli
Görsel: Usta şair Ahmet Tellinin portre fotoğrafı / Görsel Arşiv
Video: Ahmet Telli – Soluk Soluğa ( Şiir ) / Özgün ve Protest Müzik

Kitap / Kaynak: Dövüşen Anlatsın (1980) · Tema: Aşk, Kaçış, Koşuşturma, İçsel Gerilim

Bir aşka yetecek kadar zamanımız yoktu
Koşar adım yaşadık her şeyi
Yağmur altındaki telaşımız bundandı
Soluk soluğa öpüşlerimiz
Ve ayrılıkların kapımıza hep ansızın dayanması

Ahmet Telli

“Soluk Soluğa”, fırtınalı bir çağda aşkı yaşamanın zorluğunu en çarpıcı imgelerle gözler önüne serer. Telli’nin şiirinde zaman hiçbir zaman dingin akan bir nehir değildir; akrep ve yelkovan adeta can havliyle koşar. Baskıların, kovalamacaların ve yarınsızlığın hâkim olduğu bir atmosferde filizlenen sevda, ister istemez soluk soluğa yaşanmak zorundadır.

Telli, bu şiirinde modern aşkın aciliyetini anlatırken romantizmi naiflikten kurtarır. Aşk, dış dünyadaki yangının tam ortasında sığınılan bir liman gibidir; ancak liman da rüzgârlara açıktır. Yağmur, sokak ve telaş metaforlarıyla örülen dizeler, okuyucuda hem baş döndürücü bir tutku hem de derin bir kaybetme korkusu uyandırır.

4. Kalbim Unut Bu Şiiri: Kırgınlıkların ve Sessizliğin Dizeleri

Usta şair Ahmet Telli kütüphanesinde çalışırken. görseli
Görsel: Usta şair Ahmet Telli kütüphanesinde çalışırken / Görsel Arşiv

Kitap / Kaynak: Kalbim Unut Bu Şiiri (1994) · Tema: Gönül Yorgunluğu, İç Çatışma, Vazgeçiş

Kalbim unut bu şiiri
Kırıldığın yerden başla hayata
Söz bitti, ses sustu, dağıldı kalabalık
Artık kendi kuytunda biriktir yaralarını

Ahmet Telli

1990’lı yılların ruh halini kusursuz yansıtan “Kalbim Unut Bu Şiiri”, şairin dış dünyayla girdiği yoğun hesaplaşmanın ardından kendi iç mahkemesine çekilişini simgeler. Telli, burada sözün gücünün tükendiği, sesin boşlukta yankısız kaldığı bir eşikten seslenir. Kırgınlık, öfkeyle değil, vakur bir sessizlikle karşılanır.

“Kırıldığın yerden başla hayata” dizesi, edebiyatseverlerin dilinde adeta bir direnme aforizmasına dönüşmüştür. Telli’nin lirizmi burada melankolinin sınırında dolaşsa da nihai olarak umutsuzluğa batmaz; kalbe verilen emir, yaraları biriktirip yeniden toparlanma çağrısıdır. Benzer bir içsel hesaplaşma arayanlar için romantik kitap alıntıları veya derinlikli kısa şiirler gibi bu dizeler de ruhun en tenha köşelerine dokunur.

5. Su Çürüdü: Toplumsal Kırılmanın ve Çıkmazın Aynası

Şair ve yazar Ahmet Telli portresi görseli
Görsel: Şair ve yazar Ahmet Telli portresi / Görsel Arşiv

Kitap / Kaynak: Su Çürüdü (1982) · Tema: Toplumsal Yozlaşma, Yenilgi, Dönemsel Çıkmaz

Su çürüdü bu kuyuda artık
Aynalar yansıtmıyor yüzümüzü
Bir suskunluk kalesine kapandık hepimiz
Kendi gölgemizden korkar olduk sokaklarda

Ahmet Telli

12 Eylül 1980 askeri darbesinin toplumda, aydınlarda ve gençlikte yarattığı ağır travmayı şiir diline aktaran en güçlü yapıt “Su Çürüdü”dür. Suyun çürümesi imgesi, hayatın ve arınmanın kaynağı olan bir unsurun dahi durağanlıktan, baskıdan ve hareketsizlikten bozulduğunu anlatır. Bu, toplumsal bir çürümenin ve derin bir iletişimsizliğin metaforudur.

Telli, bu şiirinde suskunluğu bir kabulleniş olarak değil, zorbalığın yarattığı geçici bir felç durumu olarak irdeler. Aynaların yüzü yansıtmaması, bireyin kendine ve çevresine yabancılaşmasını ifade eder. Dönemin kasvetli atmosferini iliklerine kadar hisseden okur, bu dizelerde bir kuşağın bastırılmış çığlığını bulur.

6. Hüznün İsyancısı: Kederi Eyleme Dönüştüren Şiirler

Hüznün İsyancısı usta şair Ahmet Telli görseli
Görsel: Hüznün İsyancısı usta şair Ahmet Telli / Görsel Arşiv
Video: Hüznün Isyan Olur / Şiir: Ahmet Telli / Müzik: Grup Yorum – Metin Kahraman (1987) / Deniz K

Kitap / Kaynak: Hüznün İsyancısı (1979) · Tema: Dönüştürücü Keder, Başkaldırı, Şair Kimliği

Hüznün isyancısıyım ben
Yüreğimde biriken kederi silaha çeviren
Gözyaşını bir utanç değil
Yeni bir kavganın başlangıcı sayanım

Ahmet Telli

Ahmet Telli’nin şairlik serüveninde anahtar bir kavram varsa, o da “hüznün isyanı”dır. Doğu ve Türk şiirinde keder genellikle içe dönük, kaderci ve pasif bir teslimiyetle örülüdür. Oysa Telli’de hüzün, durağan bir acı çekme hali olmaktan çıkar; insanı eyleme, itiraza ve adaletsizliğe karşı ses çıkarmaya yönelten aktif bir duyguya dönüşür.

Şairin ilk dönem kitaplarından olan bu yapıtta, keder bir eziklik değil, direnme gerekçesidir. Toplumsal adaletsizliklerin karşısında duyulan acı, vicdanı diri tutar. Telli, kederi estetize ederek bireyi uyuşturmaz; tam aksine onu sokağa, hayata ve insana karşı sorumlu olmaya davet eder.

7. Bir Aşktan Bir Başkasına: Sevdanın Göçebe Halleri

Kitap / Kaynak: Yangın Yılları (1979) · Tema: Göçebelik, Geçmiş Sevdalar, Bellek

Bir aşktan bir başkasına geçerken
Eski bir kentin yıkıntıları kalır ardında
Unutulmaz sanılan bakışlar solar
Ama izi silinmez adımların o sokaklardan

Ahmet Telli

Ahmet Telli şiirinde aşk, sabit ve korunaklı bir ev değil; durmaksızın hareket halinde olan bir göçebelik durumudur. “Bir Aşktan Bir Başkasına”, insanın gönül yolculuklarındaki kaçınılmaz vedaları ve her ilişkiden geriye kalan yıkıntıları ustalıkla betimler. Şair, hafızanın acımasız ve aynı zamanda şefkatli doğasını sergiler.

Bu dizelerde, geçmiş ilişkilerin bıraktığı izlerin silinemeyeceği ama hayatın da durmaksızın akacağı gerçeğiyle yüzleşilir. Telli’nin duru Türkçesi ve abartıdan uzak anlatımı, okuyucunun kendi kişisel geçmişiyle sessizce yüzleşmesini sağlar. Bu yönüyle şiir, Türk edebiyatındaki en etkileyici aşk temalı kitap alıntıları ile aynı derin nefesi taşır.

8. Çocuksun Sen: Saflığın ve Yitirilmeyen Masumiyetin Sığınağı

Kitap / Kaynak: Çocuksun Sen (1994) · Tema: Masumiyet, Kırılganlık, Uçurum Kıyısı

Çocuksun sen, sesin bir uçurum kıyısı
Büyüdükçe kirlenen dünyaya inat
Gözlerinde saklarsın en el değmemiş sabahları
Düşlerin dağılsa da rüzgârda
Yine bir gülüşle tamamlarsın eksilen yanını

Ahmet Telli

“Çocuksun Sen”, Ahmet Telli’nin en çok paylaşılan, bestelenen ve sevilen başyapıtları arasında yer alır. Şiir, modern hayatın kirlettiği, kabalaştırdığı ve mekanikleştirdiği insan ilişkilerine karşı saf çocukluğun sığınağına sığınır. Burada çocukluk bir yaş dönemi değil; kalbin lekesizliğini koruma biçimidir.

“Sesin bir uçurum kıyısı” metaforu, masumiyetin ne denli hassas ve kırılgan bir dengede durduğunu ifade eder. Uçurumun kıyısında olmak hem büyük bir tehlikeyi hem de baş döndürücü bir özgürlüğü imler. Telli, kirlenen dünyaya karşı masumiyeti bir direniş mevzisi olarak yüceltir.

9. Saklı Kalan: Şehirde Kaybolanların ve Yalnızların Dizeleri

Kitap / Kaynak: Saklı Kalan (1981) · Tema: Kent Yaşamı, Yabancılaşma, Saklanan Duygular

Saklı kalan ne varsa içimizde
Bir gün yağmurla dökülür sokaklara
Büyük kentin uğultusu örtemez
Sessizce büyüttüğümüz o eski yarayı

Ahmet Telli

Metropol hayatının insanı yutan kalabalığı ve yabancılaştırıcı temposu, “Saklı Kalan” şiirinde melankolik bir dille tahlil edilir. Ahmet Telli, özellikle Ankara’nın gri sokaklarını, yağmurlu akşamlarını ve tenha kahvehanelerini şiirine fon yaparak içimizde dışa vuramadığımız duyguların haritasını çıkarır.

Şiirdeki kent imgesi, insanı ezen ama aynı zamanda ona anonim bir kalkan sunan ikircikli bir alandır. İçimizde saklı kalan sevda, öfke ve özlem; beklenmedik bir anda, tıpkı kaldırımlara inen yağmur gibi açığa çıkar. Şair, kentin gürültüsüne rağmen insanın kendi özüne sadık kalabilme mücadelesini vurgular.

10. Yangın Yılları: Tarihe ve Tanıklığa Düşülen Notlar

Kitap / Kaynak: Yangın Yılları (1979) · Tema: Kuşak Trajedisi, Dostluk, Bellek, Tanıklık

Yangın yıllarından geçtik biz
Küllerimiz savruldu dört bir yana
Ama hangi rüzgâr eserse essin
Yitirmedik o yangından kalan kıvılcımı

Ahmet Telli

“Yangın Yılları”, bir dönemin tarihsel ve duygusal bilançosunu çıkaran epik bir ağıt gibidir. 1970’li yılların sokak çatışmaları, kaybedilen dostlar, yarıda kalan sevdalar ve dağılan hayaller bu şiirde toplanır. Telli, kuşağının yaşadığı acıları dramatize etmeden, vakar dolu bir tanıklıkla geleceğe aktarır.

Şiirin en vurucu yanı, küllerin savrulmasına rağmen saklanan o “kıvılcım” imgesidir. Bu kıvılcım; inancın, insan sevgisinin ve geleceğe duyulan güvenin sönmediğini belgeler. Şair, geçmişin yangınından beslenerek bugüne ve yarına dair onurlu bir vasiyet bırakır.

Listeye Sığmayan Diğer Güzel Seçenekler

  • Gülüşün Eklenir Kimliğime: Şairin aşkı bireysel kimliğin ayrılmaz bir parçası ve özgürleşme adımı olarak sunduğu, lirik yönü çok kuvvetli mısralar.
  • Sular Çekildiğinde: Fırtınaların ardından geride kalan yalnızlığı ve hayatın durulma anlarını anlatan dingin dizeler.
  • Gidersen Yıkılır Bu Kent: Ayrılığın yarattığı boşluğu bir şehrin çöküşüyle eşdeğer tutan, Türk edebiyatında derin iz bırakmış veda şiiri.
  • Nida: Şairin iç sesine ve dostlarına seslendiği, çağrışım gücü yüksek ritmik dizeler.
  • Bakışın Bir Çığlıktı: Sözcüklerin yetersiz kaldığı yerde bakışların anlattığı derin acıyı tahlil eden kısa ve vurucu şiir.
  • Kırık Saat: Zamanın durduğu, anıların zihinde asılı kaldığı anları resmeden hüzünlü bentler.

Hızlı Kopyalanabilir Kısa Seçkiler

  • Sevda ve Ayrılık Üzerine Kısa Dizeler
    1. Bir aşka yetecek kadar zamanımız yoktu, koşar adım yaşadık her şeyi.
    2. Kalbim unut bu şiiri, kırıldığın yerden başla hayata.
    3. Belki yine gelirim, bir solukluk dinlenmeye…
  • Direnç ve Mücadele Üzerine Kısa Dizeler
    1. Kavgayı dövüşen anlatsın, çeliğe su verenler söylesin türküsünü.
    2. Hüznün isyancısıyım ben, kederi eyleme dönüştürenim.
    3. Hangi rüzgâr eserse essin, yitirmedik o yangından kalan kıvılcımı.
  • Masumiyet ve Yalnızlık Üzerine Kısa Dizeler
    1. Çocuksun sen, sesin bir uçurum kıyısı…
    2. Büyük kentin uğultusu örtemez sessizce büyüttüğümüz o eski yarayı.
    3. Su çürüdü bu kuyuda artık, aynalar yansıtmıyor yüzümüzü.

Ahmet Telli Şiirinin Tematik Dünyası ve Edebiyatımızdaki Yeri

Ahmet Telli, 1970’li yılların toplumcu şiir kuşağı içinde yer almasına karşın, sloganik ve didaktik söylemin tuzağına düşmeyen ender ustalardandır. Onun poetikasının merkezinde “bireyin iç dünyası ile toplumsal krizin kesişimi” yer alır. 1960 kuşağının keskin politik söylemini, İkinci Yeni’nin imge zenginliği ve Türk halk şiirinin kadim ezgisiyle kaynaştıran Telli; lirizmi kavgaya, kavgayı ise derin bir sevdaya tercüme etmeyi başarmıştır.

Şiirlerinde sıkça rastlanan göç, ayrılık, cezaevi, sokak, yağmur ve kent imgeleri; bireysel bir kederin ötesinde, Türkiye’nin yakın tarihsel dönüşümünü belgeler. Telli’nin kahramanı yenilse de onurunu koruyan, acı çekse de bunu bir teslimiyete dönüştürmeyen bilinçli bir öznedir. Dili son derece duru, abartısız ve yapmacıksızdır. Sözcük ekonomisini mükemmel uygulayan şair, derin felsefi anlamları en yalın gündelik kelimelerle hissettirir; bu yönüyle en iyi kitap alıntıları arasında yer alan klasiklerle aynı kalıcı etkiyi sunar.

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında Ahmet Telli’nin yeri, “hüznü bir başkaldırı estetiğine dönüştüren şair” olarak tescillenmiştir. O, ne salt melankolinin şairidir ne de körü körüne bir ajitasyonun sözcüsüdür. Kalbin kırılganlığını ve vicdanın direncini aynı mısrada buluşturan Telli külliyatı, aradan geçen on yıllara rağmen güncelliğini, tazeliğini ve sarsıcılığını korumaktadır.

Mini Test

Soru: Ahmet Telli’ye 1982 yılında Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü’nü kazandıran ünlü eseri hangisidir?

Cevap: Ahmet Telli’ye bu önemli ödülü kazandıran eseri, 1980 sonrası toplumun ruhsal tıkanıklığını ve yabancılaşmasını anlatan “Saklı Kalan” adlı kitabıdır.

Soru: Ahmet Telli şiirinde “hüzün” kavramı neden geleneksel teslimiyetten farklıdır?

Cevap: Şair poetikasında hüzün pasif bir kadercilik veya acı çekme hali değildir; adaletsizliğe ve baskıya karşı vicdanı diri tutan, insanı eyleme ve direnmeye sevk eden dönüştürücü bir güç olarak işlenir.

Sık Sorulan Sorular

Ahmet Telli’nin en çok bilinen şiiri hangisidir?

Ahmet Telli’nin geniş kitlelerce en çok bilinen ve sevilen şiirleri ‘Belki Yine Gelirim’, ‘Dövüşen Anlatsın’, ‘Çocuksun Sen’ ve ‘Soluk Soluğa’dır. Özellikle ‘Dövüşen Anlatsın’ direnç ve onur temasıyla, ‘Belki Yine Gelirim’ ise ayrılık ve umut izleğiyle öne çıkmaktadır.

Ahmet Telli hangi edebi akım ve şiir geleneğine mensuptur?

Ahmet Telli, 1970’li yıllarda şekillenen ‘Toplumcu Gerçekçi’ Türk şiiri kuşağına mensuptur. Ancak katı ideolojik söylemler yerine bireysel lirizmi, imge zenginliğini ve hüznün estetiğini ön plana çıkararak kendine özgü lirik-toplumcu bir çizgi yaratmıştır.

Ahmet Telli’nin şiir kitapları hangi sırayla okunmalıdır?

Şairin poetik gelişimini izlemek için kronolojik okuma tavsiye edilir: ‘Yangın Yılları’ (1979) ve ‘Hüznün İsyancısı’ (1979) ile başlanmalı, dönemin kırılmasını anlamak için ‘Dövüşen Anlatsın’ (1980), ‘Saklı Kalan’ (1981) ve ‘Su Çürüdü’ (1982) ile devam edilmeli, ardından olgunluk dönemi eserleri olan ‘Belki Yine Gelirim’ (1984), ‘Çocuksun Sen’ (1994) ve ‘Kalbim Unut Bu Şiiri’ (1994) okunmalıdır.

‘Belki Yine Gelirim’ şiiri neyi anlatır ve hikayesi nedir?

‘Belki Yine Gelirim’, fırtınalı ve baskı dolu bir dönemde geride bırakılan şehre, dostlara ve anılara duyulan özlemi anlatır. Şiir, zorunlu bir gidişin ve ayrılığın hüznünü taşırken aynı zamanda kapıyı gelecekteki olası bir kavuşmaya aralık bırakarak umut duygusunu diri tutar.

Kaynaklar

  • Ahmet Telli, Bütün Şiirleri 1-2, Everest Yayınları, İstanbul.
  • Ahmet Telli, Belki Yine Gelirim, Varlık Yayınları, İstanbul.
  • Ahmet Telli, Dövüşen Anlatsın, Yazko Yayınları, İstanbul.
  • Ahmet Telli, Kalbim Unut Bu Şiiri, Adam Yayınları, İstanbul.
  • Şükran Kurdakul, Çağdaş Türk Edebiyatı: Cumhuriyet Dönemi, Evrensel Basım Yayın.
  • Asım Bezirci, 1950 Sonrası Türk Şiiri İncelemeleri, Evrensel Kültür Kitaplığı.

Bu makalede yer alan şiir metinleri ve alıntılar, Ahmet Telli’nin yayımlanmış resmi telifli kitaplarından ve edebiyat dergilerindeki kaynaklardan derlenmiştir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.