Wegh – ŞSS

📁 2026 🕒 21 Şub 2026

Wegh – ŞSS Şarkı Sözleri

İstanbul, Uhud, bu k*hpeler —çu
Rapçi olmasam olurdum topçu
Korkmasan olurduk hasım lan
Tepsi her zaman önünde hazır, bak, hepsi

N’olursan ol gel, ben düşman seçmem
Şakran, Sincan, Silivri fark etmez
Valla gençtik, pis işler yaptık sonra
Tövbeler, tövbeler, amin
N’olursan ol gel, ben düşman seçmem
Şakran, Sincan, Silivri fark etmez
Valla gençtik, pis işler yaptık sonra
Tövbeler, tövbeler a-a-a-a

Ateş et, makine parlıyo’ (Wegh)
Sen neden durmadan zırlıyo’n?
Her-her sefer verdiniz renk
Bu sefer dayıya biz ol’caz, (A-a-a-ah)
Ateş et, makine parlıyo’
Ateş et, sen neden zırlıyo’n?
Ateş et, her sefer verdiniz renk, verdiniz renk

Allah, ben düşman seçmem
Allah, Allah, ben düşman seçmem
Ben düşman seçmem
Tövbeler, tövbeler, amin

Wegh’ten “ŞSS”: Sokaklardan Tövbeye Uzanan Bir Ses

Müzik dünyasının kendine has seslerinden Wegh, “ŞSS” adlı parçasıyla dinleyicilerini derin ve katmanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Bu şarkı, sadece bir rap parçası olmanın ötesinde, içinde hem sokakların sert gerçekliğini hem de kişisel bir muhasebenin izlerini barındıran edebi bir metin niteliğinde. Wegh, kelimeleri ustalıkla kullanarak dinleyicisine bir dünya sunuyor; bu dünya, geçmişin yükleriyle yüzleşirken, şimdiki zamana meydan okuyan bir duruşu temsil ediyor.

Şehrin Karmaşasında Bir Kimlik Beyanı

Şarkının açılışı, Wegh’in içinde bulunduğu ortamı ve kendi kimliğini net bir şekilde ortaya koyuyor:

İstanbul, Uhud, bu k*hpeler —çuRapçi olmasam olurdum topçuKorkmasan olurduk hasım lanTepsi her zaman önünde hazır, bak, hepsi

“İstanbul, Uhud” gibi coğrafi ve tarihsel göndermeler, modern bir metropolün karmaşasıyla (İstanbul) kadim bir savaşın (Uhud) ruhunu bir araya getiriyor. Bu, Wegh’in hem içinde yaşadığı çevrenin dinamiklerini hem de mücadeleci ruhunu simgeliyor olabilir. “Rapçi olmasam olurdum topçu” dizesi, sanatçının karakterindeki azmi ve kararlılığı vurguluyor. O, hangi alanda olursa olsun, rekabetçi ve iddialı bir ruh taşıdığını beyan ediyor. “Korkmasan olurduk hasım lan” ifadesi, meydan okuyan bir tavır sergilerken, “Tepsi her zaman önünde hazır, bak, hepsi” sözleri, hayatta karşılaşılan fırsatların veya zorlukların her zaman mevcut olduğunu, adeta önlerine serildiğini anlatıyor.

Düşman Seçmeyen Bir Duruş ve Geçmişin İzleri

Wegh’in “ŞSS” şarkısında öne çıkan temalardan biri, düşmanlık ve bu düşmanlıklara karşı takınılan tavır:

N’olursan ol gel, ben düşman seçmemŞakran, Sincan, Silivri fark etmezValla gençtik, pis işler yaptık sonraTövbeler, tövbeler, amin

“N’olursan ol gel, ben düşman seçmem” dizesi, Wegh’in kendine olan güvenini ve her türlü mücadeleye hazır olduğunu gösteriyor. Bu, bir tür korkusuzluk ve ayırım gözetmeksizin her engelle yüzleşme iradesi olarak yorumlanabilir. “Şakran, Sincan, Silivri fark etmez” diyerek Türkiye’deki önemli cezaevlerinin isimlerini anması, bu mücadelenin olası sonuçlarından, hatta en ağır bedellerinden bile çekinmediğini, bu yola baş koyduğunu ifade ediyor. Ancak bu sert ve meydan okuyan duruşun hemen ardından gelen “Valla gençtik, pis işler yaptık sonra / Tövbeler, tövbeler, amin” dizeleri, şarkıya derinlik katıyor. Bu itiraf, geçmişteki hataların ve pişmanlıkların varlığını ortaya koyuyor. Wegh, sokakların getirdiği zorlu yaşam koşullarında yapılan “pis işleri” kabulleniyor ve ardından gelen “tövbeler” ile bir arınma, bir pişmanlık ve af dileme sürecine girdiğini belirtiyor. Bu, parçanın sadece bir meydan okuma değil, aynı zamanda kişisel bir hesaplaşma ve ruhsal bir arayış taşıdığını gösteriyor.

Güç Dengeleri ve Yeni Bir Dönem

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, Wegh mevcut güç dengelerine meydan okuyor ve yeni bir dönemin habercisi oluyor:

Ateş et, makine parlıyo’ (Wegh)Sen neden durmadan zırlıyo’n?Her-her sefer verdiniz renkBu sefer dayıya biz ol’caz, (A-a-a-ah)

“Ateş et, makine parlıyo'” imgeleri, Wegh’in kendi gücünü ve etkisini vurguluyor. “Makine,” sanatçının kendisi, müziği veya sahip olduğu etki alanı olabilir; her durumda, parlayan bir güç ve hazır bir tehdit algısı yaratıyor. “Sen neden durmadan zırlıyo’n?” sorusu, rakiplerine veya karşıtlarına yönelik açık bir alay ve küçümseme içeriyor. Bu, onların zayıflığını ve şikayetçi tavrını eleştiriyor. “Her sefer verdiniz renk” ifadesi, daha önce karşı taraftan gelen eylemleri veya zorlukları işaret ederken, “Bu sefer dayıya biz ol’caz” dizesi, güç dengesinin değiştiğini ve artık inisiyatifin Wegh ve ekibine geçtiğini iddia ediyor. “Dayı” figürü, genellikle saygı duyulan, otoriter ve güçlü bir şahsiyeti temsil eder; bu ifadeyle Wegh, artık kendilerinin bu konuma yükseldiğini ilan ediyor.

Sonsuz Bir Duruş ve Pişmanlığın Tekrarı

Wegh, “ŞSS” boyunca sergilediği kararlı duruşu ve kişisel yolculuğunu, şarkının sonuna doğru tekrar pekiştiriyor:

Allah, ben düşman seçmemAllah, Allah, ben düşman seçmemBen düşman seçmemTövbeler, tövbeler, amin

“Allah, ben düşman seçmem” sözleriyle Wegh, daha önceki beyanını dini bir boyutla güçlendiriyor. Bu, kaderci bir kabullenişin veya her türlü düşmanlığa karşı ilahi bir güvenceyle hareket etmenin ifadesi olabilir. Düşman seçmeme ilkesi, onun karakterinin temel bir özelliği olarak tekrar tekrar vurgulanıyor. Şarkının kapanışı ise “Tövbeler, tövbeler, amin” dizeleriyle yapılıyor. Bu, başlangıçta dile getirilen pişmanlık ve arınma temasını tekrar gündeme getirerek, parçaya döngüsel bir yapı kazandırıyor. Wegh, sert ve acımasız sokak gerçeklikleriyle yüzleşirken dahi, ruhsal bir muhasebeden vazgeçmediğini, geçmişin izlerini taşıdığını ve bir yandan da geleceğe dönük bir arayış içinde olduğunu bu güçlü bitişle gösteriyor. “ŞSS”, Wegh’in hem bir savaşçı hem de bir arayıcı kimliğini bir arada barındırdığı, dinleyicisini düşündüren ve etkileyen bir eser olarak karşımızda duruyor.