Seni o kadar yazdım ki kalem utandı benden benden Ben kopamıyorum senden senden Nasıl ayrıldın benden benden
Uzun zaman oldu gideli Kokun gitmiyor tenden tenden Ben kopamıyorum senden senden Nasıl ayrıldım benden benden
Her aşkın sonunda ayrılık varmış Ben sevdiğim güzel ellere yarmış Benim bu Bahtım zaten karaymış Sus be gönlüm feryadın sanki halaymış
Siyam – Benden Şarkı Sözleri
Bu şarkı sözleri, ayrılığın ardından bitmeyen bir bağlılığı ve içten içe süren şaşkınlığı anlatıyor. Öncelikle “seni o kadar yazdım ki kalem utandı” ifadesi, sevginin dile dökülmekten yorulmadığını, aksine yazdıkça derinleştiğini gösteriyor. Bu nedenle kopamamak, bir tercih değil; alışkanlıktan öte, kalbin kabul edemediği bir gerçek hâline geliyor. Uzun zaman geçse bile kokunun tenden gitmemesi, ayrılığın fiziksel hafızaya bile kazındığını hissettiriyor.
Bununla birlikte “nasıl ayrıldın” ve “nasıl ayrıldım” sorularının iç içe geçmesi, ayrılığın tek taraflı mı yoksa karşılıklı mı olduğu konusundaki karmaşayı ortaya koyuyor. Dolayısıyla anlatıcı, hem terk edilen hem de kendini terk etmiş biri gibi konuşuyor. Bu durum, içsel çatışmayı daha da derinleştiriyor.
Öte yandan Siyam Benden şarkı sözlerindeki ifadeler, her aşkın sonunda ayrılık olduğu düşüncesi, acıyı genelleştirerek hafifletme çabası gibi duruyor. Ancak sevilen ellere “yâr” olunamaması, bu tesellinin işe yaramadığını gösteriyor. Bahtın kara olarak tanımlanması ise yaşananların tesadüf değil, kaderin bir oyunu gibi algılandığını düşündürüyor.
Ayrıca gönle yapılan “sus” çağrısı, içte kopan fırtınayı bastırma isteğini yansıtıyor. Feryadın halaya benzetilmesi ise acının bile ritimle, alışılmış bir döngüyle yaşandığını hissettiriyor. Sonuç olarak bu şarkı, ayrılığı kabullenmiş gibi görünen ama hâlâ sevdiğini yazmaktan vazgeçemeyen bir kalbin hikâyesini anlatıyor. Sevgi bitmiş olsa bile, izi hâlâ diri kalıyor.
Siyam – Benden Şarkı Sözleri: Kalemin Utandığı Bir Aşkın Peşinde
Müzik dünyasının derinliklerinden yükselen her şarkı, bazen bir hikaye fısıldar, bazen de bir çığlık olur. Siyam’ın “Benden” adlı eseri de tam da böyle, içten bir feryatla dinleyicisini yakalayan, ayrılığın en keskin hallerini anlatan bir çalışma. Bu şarkı sözleri, sadece bir ayrılık hikayesi değil, aynı zamanda zamana, mekana ve hatta mantığa meydan okuyan bir bağlılığın edebi bir tasviri.
Kopamayan Bir Yüreğin Kaleminden: “Seni O Kadar Yazdım ki Kalem Utandı Benden”
Siyam’ın “Benden” şarkısının ilk dizesi, adeta bir yazarın, bir şairin içsel dünyasına açılan bir kapı aralıyor.
Seni o kadar yazdım ki kalem utandı benden benden Ben kopamıyorum senden senden Nasıl ayrıldın benden benden
Bu dizelerdeki “Seni o kadar yazdım ki kalem utandı benden” ifadesi, aşkın ve acının kelimelere sığmazlığını, dilin bile bu yoğunluğu ifade etmekten yorgun düştüğünü anlatıyor. Kalem, bir aracı olmaktan çıkıp, yazılanların ağırlığı altında ezilen, utanan bir varlığa dönüşüyor. Bu, sadece yazma eyleminin değil, aynı zamanda aşkın ne denli derin ve tüketici olduğunun bir göstergesi. Anlatıcının “Ben kopamıyorum senden senden” itirafı ise, bu yoğunluğun kaçınılmaz bir sonucu. Bir tercihten öte, kalbin ve ruhun kabullenemediği bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Ardından gelen “Nasıl ayrıldın benden benden” sorusu, terk edilişin şokunu, nedenini anlayamama halini ve belki de hala bir açıklama beklentisini yansıtıyor. Bu sorular, ayrılığın tek taraflı ve beklenmedik bir darbe olduğunu düşündürüyor.
Zamanın Ötesinde Bir Koku ve Çözülemeyen Bir Çatışma
Şarkının ikinci bölümü, zamanın geçişine rağmen değişmeyen bir duygu durumunu resmediyor.
Uzun zaman oldu gideli Kokun gitmiyor tenden tenden Ben kopamıyorum senden senden Nasıl ayrıldım benden benden
“Uzun zaman oldu gideli” cümlesi, ayrılığın üzerinden belirli bir süre geçtiğini açıkça belirtse de, “Kokun gitmiyor tenden tenden” ifadesi, ayrılığın sadece zihinsel değil, fiziksel bir iz bıraktığını, bedenin dahi bu ayrılığı unutamadığını gösteriyor. Koku, en ilkel ve güçlü hafıza tetikleyicilerinden biri olarak, geçmişi bugüne taşıyor. “Ben kopamıyorum senden senden” tekrarı, bu durumun bir kısır döngüye dönüştüğünü, anlatıcının kendi içindeki bu düğümü çözemediğini vurguluyor. Ancak bu bölümde dikkat çeken en önemli değişim, “Nasıl ayrıldın benden” sorusunun “Nasıl ayrıldım benden”e dönüşmesi. Bu ince fark, Siyam Benden şarkısının en vurucu noktalarından biri. Bu değişim, terk edilen pozisyonundan, kendini de bu ayrılığın bir parçası olarak görme, hatta belki de kendi iç dünyasında bir ayrılık yaşadığına dair bir sorgulama içeriyor. Sanki kişi, sadece sevgilisinden değil, aynı zamanda o sevgiliyle birlikte var olan kendisinden de ayrılmış gibi. Bu, içsel bir çatışmayı ve kendini kaybetmişlik hissini derinleştiriyor.
Kader, Aşk ve Feryadın Halayı: “Benim Bu Bahtım Zaten Karaymış”
Siyam’ın “Benden” şarkı sözleri, ayrılığın getirdiği acıyı evrensel bir kader anlayışıyla harmanlıyor.
Her aşkın sonunda ayrılık varmış Ben sevdiğim güzel ellere yarmış Benim bu Bahtım zaten karaymış Sus be gönlüm feryadın sanki halaymış
“Her aşkın sonunda ayrılık varmış” tespiti, acıyı genelleştirerek bir nebze olsun hafifletme, yaşananları kaderin bir cilvesi olarak kabul etme çabası gibi duruyor. Ancak hemen ardından gelen “Ben sevdiğim güzel ellere yarmış” dizesi, bu genellemenin kişisel acıyı dindirmeye yetmediğini gösteriyor. Sevilenin başka ellere yâr olması, acıyı katlayan, kabullenmeyi imkansız kılan bir gerçeklik. “Benim bu Bahtım zaten karaymış” ifadesi, yaşanan tüm talihsizlikleri kadere bağlama, kendini çaresiz hissetme halini yansıtıyor. Bu, acıyla başa çıkmanın bir yolu olsa da, aynı zamanda bir teslimiyetin de göstergesi. Şarkının en etkileyici metaforlarından biri ise “Sus be gönlüm feryadın sanki halaymış” dizesinde gizli. Gönle yapılan bu sert uyarı, içte kopan fırtınayı, bitmek bilmeyen acıyı bastırma arzusunu dile getiriyor. Feryadın bir “halay”a benzetilmesi ise oldukça çarpıcı. Halay, genellikle neşe ve coşkuyla özdeşleşen, ritmik ve toplu bir dansken, burada acının, feryadın bu denli ritmik, tekrarlayıcı ve hatta belki de dışarıdan görülebilecek kadar belirgin bir hale geldiğini anlatıyor. Bu, acının artık kontrol edilemez, durdurulamaz bir döngüye girdiğini ve bu durumun anlatıcıyı yorduğunu, susturmak istediğini gösteriyor. Siyam – Benden, bu derinlikli sözlerle, ayrılığın sadece bir bitiş değil, aynı zamanda uzun süren bir yankı, bir iç savaş olduğunu anlatan güçlü bir eser.
Siyam – Benden Şarkı Sözleri
Seni o kadar yazdım ki kalem utandı benden benden
Ben kopamıyorum senden senden
Nasıl ayrıldın benden benden
Uzun zaman oldu gideli
Kokun gitmiyor tenden tenden
Ben kopamıyorum senden senden
Nasıl ayrıldım benden benden
Her aşkın sonunda ayrılık varmış
Ben sevdiğim güzel ellere yarmış
Benim bu Bahtım zaten karaymış
Sus be gönlüm feryadın sanki halaymış
Siyam – Benden Şarkı Sözleri
Bu şarkı sözleri, ayrılığın ardından bitmeyen bir bağlılığı ve içten içe süren şaşkınlığı anlatıyor. Öncelikle “seni o kadar yazdım ki kalem utandı” ifadesi, sevginin dile dökülmekten yorulmadığını, aksine yazdıkça derinleştiğini gösteriyor. Bu nedenle kopamamak, bir tercih değil; alışkanlıktan öte, kalbin kabul edemediği bir gerçek hâline geliyor. Uzun zaman geçse bile kokunun tenden gitmemesi, ayrılığın fiziksel hafızaya bile kazındığını hissettiriyor.
Bununla birlikte “nasıl ayrıldın” ve “nasıl ayrıldım” sorularının iç içe geçmesi, ayrılığın tek taraflı mı yoksa karşılıklı mı olduğu konusundaki karmaşayı ortaya koyuyor. Dolayısıyla anlatıcı, hem terk edilen hem de kendini terk etmiş biri gibi konuşuyor. Bu durum, içsel çatışmayı daha da derinleştiriyor.
Öte yandan Siyam Benden şarkı sözlerindeki ifadeler, her aşkın sonunda ayrılık olduğu düşüncesi, acıyı genelleştirerek hafifletme çabası gibi duruyor. Ancak sevilen ellere “yâr” olunamaması, bu tesellinin işe yaramadığını gösteriyor. Bahtın kara olarak tanımlanması ise yaşananların tesadüf değil, kaderin bir oyunu gibi algılandığını düşündürüyor.
Ayrıca gönle yapılan “sus” çağrısı, içte kopan fırtınayı bastırma isteğini yansıtıyor. Feryadın halaya benzetilmesi ise acının bile ritimle, alışılmış bir döngüyle yaşandığını hissettiriyor. Sonuç olarak bu şarkı, ayrılığı kabullenmiş gibi görünen ama hâlâ sevdiğini yazmaktan vazgeçemeyen bir kalbin hikâyesini anlatıyor. Sevgi bitmiş olsa bile, izi hâlâ diri kalıyor.
Siyam – Benden Şarkı Sözleri: Kalemin Utandığı Bir Aşkın Peşinde
Müzik dünyasının derinliklerinden yükselen her şarkı, bazen bir hikaye fısıldar, bazen de bir çığlık olur. Siyam’ın “Benden” adlı eseri de tam da böyle, içten bir feryatla dinleyicisini yakalayan, ayrılığın en keskin hallerini anlatan bir çalışma. Bu şarkı sözleri, sadece bir ayrılık hikayesi değil, aynı zamanda zamana, mekana ve hatta mantığa meydan okuyan bir bağlılığın edebi bir tasviri.
Kopamayan Bir Yüreğin Kaleminden: “Seni O Kadar Yazdım ki Kalem Utandı Benden”
Siyam’ın “Benden” şarkısının ilk dizesi, adeta bir yazarın, bir şairin içsel dünyasına açılan bir kapı aralıyor.
Bu dizelerdeki “Seni o kadar yazdım ki kalem utandı benden” ifadesi, aşkın ve acının kelimelere sığmazlığını, dilin bile bu yoğunluğu ifade etmekten yorgun düştüğünü anlatıyor. Kalem, bir aracı olmaktan çıkıp, yazılanların ağırlığı altında ezilen, utanan bir varlığa dönüşüyor. Bu, sadece yazma eyleminin değil, aynı zamanda aşkın ne denli derin ve tüketici olduğunun bir göstergesi. Anlatıcının “Ben kopamıyorum senden senden” itirafı ise, bu yoğunluğun kaçınılmaz bir sonucu. Bir tercihten öte, kalbin ve ruhun kabullenemediği bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Ardından gelen “Nasıl ayrıldın benden benden” sorusu, terk edilişin şokunu, nedenini anlayamama halini ve belki de hala bir açıklama beklentisini yansıtıyor. Bu sorular, ayrılığın tek taraflı ve beklenmedik bir darbe olduğunu düşündürüyor.Zamanın Ötesinde Bir Koku ve Çözülemeyen Bir Çatışma
Şarkının ikinci bölümü, zamanın geçişine rağmen değişmeyen bir duygu durumunu resmediyor.
“Uzun zaman oldu gideli” cümlesi, ayrılığın üzerinden belirli bir süre geçtiğini açıkça belirtse de, “Kokun gitmiyor tenden tenden” ifadesi, ayrılığın sadece zihinsel değil, fiziksel bir iz bıraktığını, bedenin dahi bu ayrılığı unutamadığını gösteriyor. Koku, en ilkel ve güçlü hafıza tetikleyicilerinden biri olarak, geçmişi bugüne taşıyor. “Ben kopamıyorum senden senden” tekrarı, bu durumun bir kısır döngüye dönüştüğünü, anlatıcının kendi içindeki bu düğümü çözemediğini vurguluyor. Ancak bu bölümde dikkat çeken en önemli değişim, “Nasıl ayrıldın benden” sorusunun “Nasıl ayrıldım benden”e dönüşmesi. Bu ince fark, Siyam Benden şarkısının en vurucu noktalarından biri. Bu değişim, terk edilen pozisyonundan, kendini de bu ayrılığın bir parçası olarak görme, hatta belki de kendi iç dünyasında bir ayrılık yaşadığına dair bir sorgulama içeriyor. Sanki kişi, sadece sevgilisinden değil, aynı zamanda o sevgiliyle birlikte var olan kendisinden de ayrılmış gibi. Bu, içsel bir çatışmayı ve kendini kaybetmişlik hissini derinleştiriyor.Kader, Aşk ve Feryadın Halayı: “Benim Bu Bahtım Zaten Karaymış”
Siyam’ın “Benden” şarkı sözleri, ayrılığın getirdiği acıyı evrensel bir kader anlayışıyla harmanlıyor.
“Her aşkın sonunda ayrılık varmış” tespiti, acıyı genelleştirerek bir nebze olsun hafifletme, yaşananları kaderin bir cilvesi olarak kabul etme çabası gibi duruyor. Ancak hemen ardından gelen “Ben sevdiğim güzel ellere yarmış” dizesi, bu genellemenin kişisel acıyı dindirmeye yetmediğini gösteriyor. Sevilenin başka ellere yâr olması, acıyı katlayan, kabullenmeyi imkansız kılan bir gerçeklik. “Benim bu Bahtım zaten karaymış” ifadesi, yaşanan tüm talihsizlikleri kadere bağlama, kendini çaresiz hissetme halini yansıtıyor. Bu, acıyla başa çıkmanın bir yolu olsa da, aynı zamanda bir teslimiyetin de göstergesi. Şarkının en etkileyici metaforlarından biri ise “Sus be gönlüm feryadın sanki halaymış” dizesinde gizli. Gönle yapılan bu sert uyarı, içte kopan fırtınayı, bitmek bilmeyen acıyı bastırma arzusunu dile getiriyor. Feryadın bir “halay”a benzetilmesi ise oldukça çarpıcı. Halay, genellikle neşe ve coşkuyla özdeşleşen, ritmik ve toplu bir dansken, burada acının, feryadın bu denli ritmik, tekrarlayıcı ve hatta belki de dışarıdan görülebilecek kadar belirgin bir hale geldiğini anlatıyor. Bu, acının artık kontrol edilemez, durdurulamaz bir döngüye girdiğini ve bu durumun anlatıcıyı yorduğunu, susturmak istediğini gösteriyor. Siyam – Benden, bu derinlikli sözlerle, ayrılığın sadece bir bitiş değil, aynı zamanda uzun süren bir yankı, bir iç savaş olduğunu anlatan güçlü bir eser.