Zülfü Livaneli – Bitlis’te Beş Minare Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Zülfü Livaneli 🕒 26 Kas 2025
Zülfü Livaneli – Bitlis’te Beş Minare video

🎵 Zülfü Livaneli – Bitlis’te Beş Minare Sözleri

Bitlis'te beş minare
Beri gel canan beri gel
Yüreğim dolu yâre
Beri gel canan beri gel

İstedim yâre gide'm
Beri gel canan beri gel
Cebimde yok beş pare
Beri gel canan beri gel

Tüfeğim dolu saçma
Beri gel canan beri gel
Sevdiğim benden kaçma
Beri gel canan beri gel

Doksan dokuz yârem var
Beri gel canan beri gel
Bir yâre desen açma
Beri gel canan beri gel

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Zülfü Livaneli’nin “Bitlis’te Beş Minare” Şarkısının Duygusal Derinlikleri

Zülfü Livaneli’nin eşsiz yorumuyla kulaklarımıza kazınan “Bitlis’te Beş Minare” türküsü, coğrafi bir mekanın adını taşısa da aslında insan ruhunun derinliklerine inen, hasret ve yoksunlukla yoğrulmuş bir ağıt niteliğinde. Bu şarkı, sadece bir yöreye ait olmanın ötesinde, evrensel bir acıyı ve özlemi dile getiriyor. Gelin, bu dokunaklı eserin sözlerine yakından bakalım ve Zülfü Livaneli’nin sesinden yankılanan bu dizelerin katmanlarını birlikte aralayalım.

Yüreğin Dolu Yâre: Hasret ve Mekan Arasında Bir Köprü

Şarkının açılış dizeleri, dinleyiciyi doğrudan Bitlis’in mistik atmosferine taşıyor:

Bitlis’te beş minare
Beri gel canan beri gel
Yüreğim dolu yâre
Beri gel canan beri gel

“Bitlis’te beş minare” ifadesi, sadece bir şehir tasviri değil, aynı zamanda köklü bir geçmişi, manevi bir ağırlığı ve belki de bir yalnızlığı simgeliyor. Beş minare, şehrin siluetini oluşturan, zamanın ve inancın şahitleri gibi yükseliyor. Bu sağlam ve kadim yapıların karşısında ise, insan ruhunun kırılganlığı yatıyor. Nakarat niteliğindeki “Beri gel canan beri gel” çağrısı, şarkının ana damarını oluşturuyor. Bu, sevgiliye, canana yöneltilmiş bir yakarış, bir davet. Ancak bu davetin ardında yatan asıl sebep, “Yüreğim dolu yâre” dizesinde gizli. Burada “yâre”, sevgili anlamından ziyade, yürekteki yaraları, acıları, kederleri ifade ediyor. Şarkının kahramanı, öyle derin bir acı içindedir ki, bu acıyı dindirebilecek tek şeyin cananın varlığı olduğunu düşünür. Zülfü Livaneli’nin yorumuyla bu dizeler, dinleyenin yüreğinde derin bir sızı bırakır.

Yoksunluğun Önündeki Engeller: Aşk ve Maddi Gerçekler

Aşkın ve özlemin büyüklüğüne rağmen, hayatın acı gerçekleri kendini gösterir:

İstedim yâre gide’m
Beri gel canan beri gel
Cebimde yok beş pare
Beri gel canan beri gel

“İstedim yâre gide’m” dizesi, sevgiliye kavuşma arzusunun ne denli güçlü olduğunu gösterir. Bu, sadece bir dilek değil, aynı zamanda bir eylem planıdır. Ancak bu arzunun önünde duran engel, “Cebimde yok beş pare” ifadesiyle netleşir. “Beş pare” çok küçük bir para birimi olup, yoksulluğu, çaresizliği simgeler. Aşkın ve özlemin safiyeti, maddi imkansızlıklar duvarına çarpar. Bu durum, Anadolu halk türkülerinde sıkça rastlanan, derin duygusal çatışmaların ve hayatın zorluklarının bir yansımasıdır. Zülfü Livaneli’nin “Bitlis’te Beş Minare” yorumunda, bu çaresizlik hissi müziğin hüzünlü tonlarıyla daha da belirginleşir.

Koruma İsteği ve Kaçış Korkusu

Şarkının ilerleyen kısımlarında, kahramanın iç dünyasındaki karmaşık duygular ortaya çıkar:

Tüfeğim dolu saçma
Beri gel canan beri gel
Sevdiğim benden kaçma
Beri gel canan beri gel

“Tüfeğim dolu saçma” dizesi, ilk bakışta bir tehdit gibi algılansa da, aslında içinde bulunulan zorlu yaşam koşullarına bir gönderme, belki de bir korunma içgüdüsünü yansıtır. Bu, “Ben zorlu bir hayatın içindeyim, kendimi korumak zorundayım” der gibi bir ifadedir. Ancak hemen ardından gelen “Sevdiğim benden kaçma” yakarışı, bu dışa dönük sertliğin altında yatan derin kırılganlığı ve terk edilme korkusunu gözler önüne serer. Kahraman, hayatın getirdiği zorluklarla mücadele ederken, bir yandan da en büyük dayanağı olan sevdiğini kaybetmekten korkmaktadır. Bu tezatlık, Zülfü Livaneli’nin “Bitlis’te Beş Minare” şarkısına katmanlı bir insani derinlik katar.

Bitmeyen Yaralar ve Son Dilek

Şarkının son bölümü, kahramanın çektiği acıların boyutunu gözler önüne serer:

Doksan dokuz yârem var
Beri gel canan beri gel
Bir yâre desen açma
Beri gel canan beri gel

“Doksan dokuz yârem var” ifadesi, abartılı bir anlatım olsa da, kahramanın yaşadığı acıların sayısızlığını, derinliğini ve birikmişliğini vurgular. Bu, sadece aşk acısı değil, hayatın getirdiği tüm kederlerin, hayal kırıklıklarının bir toplamıdır. Böylesine yaralı bir ruhun tek dileği ise, “Bir yâre desen açma” dizesinde yankılanır. Bu, “Zaten yeterince yaram var, sen bari bana yeni bir yara açma, beni daha fazla üzme” demektir. Sevgiliye yöneltilen bu son rica, tüm çaresizliğin ve tükenmişliğin bir ifadesidir. Zülfü Livaneli’nin “Bitlis’te Beş Minare” şarkısı, bu son dizelerle dinleyicisini bir hüzün deryasında yalnız bırakır, canana olan umutlu ama aynı zamanda acı dolu çağrısıyla hafızalara kazınır.

Zülfü Livaneli’nin “Bitlis’te Beş Minare” Yorumuyla Kalıcı Bir Miras

Zülfü Livaneli’nin “Bitlis’te Beş Minare” şarkısı, sadece bir coğrafyanın değil, aynı zamanda insan ruhunun en derin köşelerinde saklı kalan özlemlerin, acıların ve umutların bir yansımasıdır. Türkü, sade ama güçlü sözleriyle, dinleyicisini kendi içsel yolculuğuna çıkarır ve evrensel temaları ustalıkla işler. Bu eser, zamanın ötesinde bir klasik olarak, dinleyicilere her dinleyişte farklı bir duygu katmanı sunmaya devam ediyor.

🎵 Zülfü Livaneli Diğer Şarkı Sözleri