Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ziynet Sali & Bilal Sonses 🕒 07 Oca 2026
Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara video

🎵 Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara Sözleri

Söyle, beni böyle bırakıp gitme
Köhne bi' evde baş ucumda resmin
Saat geliyo' dörde

Dönme, geri dönme
Ben aşka ettim tövbe
Kalbimi söktün yerinden
Sonra dedin "Ölme"

Hayalin oluyo' gölge
Acıyı hissetmiyo' gövdem
Bastığım yer cam kırıkları
Almam önlem

Bayağı bi' yanar sönmez
Bu yangınımı görme sen
Başka yerde mutluyken
Mesele değil dönmen

Nasıl bi' yarasın, kabuk tutsun ve kanasın
Bu ara gelgitteyim yaşamla ölüm arası
Yaramı sarasın, o bakışların bana sır
Aydınlanır belki bi' gün bu bahtımın karası

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara Şarkı Sözleri: Aşkın Kabuk Bağlamayan Derinliği

Müzik dünyamızın iki güçlü sesi, Ziynet Sali ve Bilal Sonses’in bir araya gelerek hayat verdiği “Yara” şarkısı, dinleyicinin ruhunda derin izler bırakan, acı ve umutsuzlukla harmanlanmış bir ayrılık hikayesi sunuyor. Bu şarkı, sadece bir melodi ve söz yığını olmanın ötesinde, terk edilmişliğin, pişmanlığın ve kabuk bağlamayan yaraların edebi bir dışavurumu. Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara, dinleyiciyi aşkın en sancılı koridorlarında bir yolculuğa çıkarırken, her bir dizesiyle içsel bir hesaplaşmaya davet ediyor.

“Söyle, beni böyle bırakıp gitme”: Terk Edilişin Çaresizliği ve Zamanın Durması

Şarkının açılışı, doğrudan bir yakarışla başlıyor ve terk edilenin içler acısı durumunu gözler önüne seriyor.
Söyle, beni böyle bırakıp gitme
Köhne bi’ evde baş ucumda resmin
Saat geliyo’ dörde
Burada “Söyle, beni böyle bırakıp gitme” dizesi, bir yalvarışın ötesinde, yaşanan ayrılığın kabul edilemezliğini ve anlamsızlığını vurguluyor. Terk edilen ruhun, giden kişiden bir açıklama, bir sebep bekleyişi var sanki. “Köhne bi’ evde baş ucumda resmin” ifadesi, zamanın durduğu, anıların tozlu bir köşede hapsolduğu bir mekanı betimlerken, geride kalan tek somut şeyin, yani resmin, acıyı sürekli canlı tuttuğunu gösteriyor. “Saat geliyo’ dörde” ise, belki de uykusuz geçirilen gecelerin, bekleyişin ya da geçmişe dalıp gitmenin getirdiği bir zaman dilimi; gecenin en derin, en yalnız anlarından biri. Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara, bu ilk dizelerle bile dinleyiciyi melankolik bir atmosfere çekmeyi başarıyor.

“Ben aşka ettim tövbe”: Geri Dönüşü Olmayan Bir Karar ve Yıkımın Eşiği

İkinci dörtlük, terk edilenin yaşadığı büyük hayal kırıklığı sonucu aldığı radikal kararı dile getiriyor.
Dönme, geri dönme
Ben aşka ettim tövbe
Kalbimi söktün yerinden
Sonra dedin “Ölme”
“Dönme, geri dönme” ifadesi, artık geri dönüşü olmayan bir eşiğin geçildiğini, acının o denli büyük olduğunu anlatıyor ki, gidenin varlığı bile artık bir anlam ifade etmiyor. “Ben aşka ettim tövbe” dizesi, yaşanan ilişkinin bıraktığı derin yara nedeniyle, aşka olan inancın tamamen yitirildiğini, bir daha böyle bir acıyı göze alamayacağını gösteriyor. En çarpıcı dizelerden biri ise “Kalbimi söktün yerinden / Sonra dedin “Ölme””. Bu ifade, aşkın neden olduğu fiziksel ve ruhsal yıkımın boyutunu, bir canlının kalbi söküldükten sonra hayatta kalmasının beklenemeyeceği gibi, duygusal bir ölümün eşiğine gelindiğini çok net bir şekilde dile getiriyor. Ziynet Sali & Bilal Sonses’in bu şarkısı, bu dizelerle dinleyicisine aşkın acımasız yüzünü gösteriyor.

“Hayalin oluyo’ gölge”: Duyarsızlaşan Beden ve Ruhun Acısı

Acının insanı nasıl hissizleştirdiğini anlatan bu dizeler, yaşanan travmanın boyutunu gözler önüne seriyor.
Hayalin oluyo’ gölge
Acıyı hissetmiyo’ gövdem
Bastığım yer cam kırıkları
Almam önlem
“Hayalin oluyo’ gölge” ifadesi, giden kişinin imgesinin bile artık somut bir varlık değil, sadece bir gölge gibi, varla yok arasında bir yerde asılı kaldığını anlatıyor. “Acıyı hissetmiyo’ gövdem”, yaşanan yoğun acının bir noktadan sonra bedeni uyuşturduğunu, hissizleştirdiğini ve artık fiziksel acılara bile tepki veremeyecek hale geldiğini gösteriyor. “Bastığım yer cam kırıkları / Almam önlem” dizeleri ise, kişinin kendi kendini koruma içgüdüsünü yitirdiğini, acının içinde yaşamaya razı olduğunu, hatta bu duruma alıştığını ve kendini tehlikeye atmaktan çekinmediğini çarpıcı bir metaforla ifade ediyor. Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara, bu kısımlarla acının yıkıcı etkisini işliyor.

“Başka yerde mutluyken”: Yangının Ardındaki Kayıtsızlık

Bu dörtlük, terk edilenin içsel yangını ile terk edenin kayıtsız mutluluğu arasındaki keskin tezatlığı sunuyor.
Bayağı bi’ yanar sönmez
Bu yangınımı görme sen
Başka yerde mutluyken
Mesele değil dönmen
“Bayağı bi’ yanar sönmez / Bu yangınımı görme sen” ifadeleri, kişinin içinde bitmek bilmeyen, sürekli yanan bir ateş taşıdığını ve bu acının dışarıdan görünmesini istemediğini, belki de göstermenin bir faydası olmadığını düşündüğünü anlatıyor. “Başka yerde mutluyken / Mesele değil dönmen” dizeleri ise, ayrılık sonrası giden kişinin hayatına devam etmesi, mutlu olması karşısında duyulan derin bir hayal kırıklığı ve kabullenişi ifade ediyor. Gidenin mutluluğu, terk edilenin acısını daha da büyütürken, artık dönmesinin bir anlamı kalmadığı, çünkü acının çoktan kemikleştiği vurgulanıyor. Bu, Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara şarkısının en hüzünlü kabulleniş anlarından biri.

“Nasıl bi’ yarasın, kabuk tutsun ve kanasın”: Yaşamla Ölüm Arasındaki Gelgit

Şarkının en can alıcı ve ismine ilham veren dizesi, acının paradoksal doğasını ve kişinin içinde bulunduğu liminal durumu özetliyor.
Nasıl bi’ yarasın, kabuk tutsun ve kanasın
Bu ara gelgitteyim yaşamla ölüm arası
Yaramı sarasın, o bakışların bana sır
Aydınlanır belki bi’ gün bu bahtımın karası
“Nasıl bi’ yarasın, kabuk tutsun ve kanasın” ifadesi, yaranın iyileşme ve yeniden açılma döngüsü arasında sıkışıp kalmışlığını, acının sürekli tazelendiğini ve bir türlü kapanmadığını anlatıyor. Bu, acının bir tür kronikleşmiş hali. “Bu ara gelgitteyim yaşamla ölüm arası” dizesi, kişinin fiziksel olarak var olmasına rağmen, ruhsal olarak bir tür ölüme yakın olduğunu, hayatla ölüm arasında gidip gelen bir duygu durumunda olduğunu gösteriyor. Bir yandan yaşamaya devam ederken, diğer yandan içten içe tükenişini sürdürüyor. “Yaramı sarasın, o bakışların bana sır” ifadesi, hala bir umut kırıntısı taşıdığını, giden kişinin varlığının ya da bakışlarının bu yarayı iyileştirebileceğine dair gizli bir özlemi barındırıyor. Ancak bu bir sır, yani ulaşılamaz ve açıklanamaz bir durum. Son olarak, “Aydınlanır belki bi’ gün bu bahtımın karası” dizesi, tüm bu umutsuzluğa rağmen, geleceğe dair cılız da olsa bir bekleyişi, kaderinin bir gün değişebileceğine dair son bir umudu taşıyor. Ziynet Sali & Bilal Sonses – Yara, bu son dörtlükle dinleyicisini hem derin bir melankoliye sürüklerken, hem de insan ruhunun en karanlık anlarında bile umut kırıntılarını nasıl aradığını gösteriyor. Şarkı, aşkın bıraktığı izlerin ne kadar kalıcı ve dönüştürücü olabileceğini etkileyici bir dille anlatıyor.