SanatçıZeynel & Kenan Vardık

🎵 Zeynel & Kenan Vardık – Tabip Sen Elleme Yaramı Sözleri
Tabip sen elleme benim yaramı
Beni bu dertlere salanı getir
Kabul etmem bir gün eksik olursa
Benden bu ömrümü çalanı getir
Git ara bul getir saçlarını yol getir
Benden bu ömrümü çalanı getir, le le
Git ara bul getir, saçlarını yol getir
Bir kor oldu gövünüyor özümden
Name, name iniliyor sazımdan
Dünyayı verseler yoktur gözümden
Dili bülbül kaşı kemanı getir
Git ara bul getir, saçlarını yol getir
Dili bülbül kaşı kemanı getir, le le
Git ara bul getir, saçlarını yol getir
Merhamet et karşısından bıkmadan
Hatırını gönülünü yıkmadan
Çabuk getir can bedenden çıkmadan
Fakirin derdine dermanı getir
Git ara bul getir saçlarını yol getir
Yoksulun derdine dermanı getir
Git ara bul getir saçlarını yol getir
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuAnadolu’nun kadim ses geleneğinden süzülüp gelen her türkü, kendi içinde bir hikaye, bir feryat barındırır. Zeynel & Kenan Vardık yorumuyla dinlediğimiz “Tabip Sen Elleme Yaramı” da bu türkülerden biri. Dinleyiciyi derin bir melankoliye sürükleyen bu eser, aşkın ve ayrılığın insan ruhunda açtığı onulmaz yaraları, bir tabibin değil, yalnızca yaranın sahibinin iyileştirebileceği gerçeğini edebi bir dille anlatıyor.
Fiziksel Tedavinin Ötesinde Bir Istırap: Yaramın Sahibi Gelsin!
Şarkının daha ilk dizeleri, acının kaynağını ve çözümünü doğrudan işaret ediyor. “Tabip sen elleme benim yaramı” derken, yüreğe düşen bu derdin sıradan bir hastalık olmadığını, merhemlerle, ilaçlarla geçiştirilemeyecek kadar derin olduğunu haykırıyor ozan. Bu yara, bedensel değil, ruhsaldır ve ancak onu açan eliyle kapanabilir.
Burada “Beni bu dertlere salanı getir” ifadesi, pasif bir kabullenişten ziyade, acının kaynağına duyulan öfke ve aynı zamanda çaresiz bir özlemi dile getiriyor. Şarkıda geçen “Benden bu ömrümü çalanı getir” dizesi ise, sevgiliye duyulan aşkın, hayatın ta kendisiyle eşdeğer tutulduğunu gösteriyor. Sevgili olmadan geçen her an, ömürden çalınmış bir gün olarak kabul ediliyor; bu da ayrılığın ne denli yıkıcı olduğunu vurguluyor. Zeynel & Kenan Vardık’ın bu yorumunda, bu dilek, adeta zamanın durdurulması ve kaybedilen anların geri getirilmesi arzusunu taşıyor.
“Git ara bul getir saçlarını yol getir” tekrarı, bu arayışın ne kadar çaresiz ve tutkulu olduğunu gözler önüne seriyor. Bu dize, sevenin içindeki fırtınayı, sevgilisizliğin getirdiği derin ıstırabı ve onu geri getirmek için her şeyi göze alabileceği gerçeğini acı bir şekilde ifade ediyor. Bu, sadece bir rica değil, bir emirdir; bir yakarıştır; yitirilen aşkın geri getirilmesi için her türlü fedakarlığın yapılacağının ilanıdır.
Aşkın Koru ve Sazın Notaları: Dünyalar Değil, Bir Bakış Yeter
Şarkının ikinci bölümü, ayrılığın yarattığı içsel yangını ve bu yangının sanata nasıl dönüştüğünü anlatıyor. “Bir kor oldu gövünüyor özümden” dizesi, yürekte yanan aşk ateşinin, zamanla sönmek yerine bir kor gibi içten içe nasıl yandığını, acının derinliğini ve sürekliliğini vurgular.
“Name, name iniliyor sazımdan” ifadesi, bu içsel yangının sazın tellerine, notalara döküldüğünü, acının müziğe dönüştüğünü gösterir. Sanat, burada bir sağaltım aracı olmaktan çok, acının bir dışavurumu, bir feryat olarak karşımıza çıkar. “Dünyayı verseler yoktur gözümden” dizesi ise, sevenin gözünün sevgiliden başkasını görmediğini, dünyanın tüm zenginliklerinin ve güzelliklerinin bile onun yerini tutamayacağını anlatır. Zeynel & Kenan Vardık’ın yorumladığı “Tabip Sen Elleme Yaramı” şarkısında, bu dize, aşkın ne denli kapsayıcı ve her şeyi gölgede bırakan bir duygu olduğunu ortaya koyar. “Dili bülbül kaşı kemanı getir” dizesi, sevgilinin fiziksel güzelliğine yapılan bir övgü olmanın yanı sıra, bu güzelliğin aynı zamanda derin acının da kaynağı olduğunu hatırlatır.
Can Bedenden Çıkmadan Son Bir Dilek: Fakirin Dermanı
Şarkının son bölümü, zamanın acımasız akışına karşı bir yarış ve son bir umut çağrısıdır. “Merhamet et karşısından bıkmadan” dizesi, sevgiliye duyulan bitmek bilmez sadakati ve bu sadakatin karşılığında beklenen merhameti ifade eder.
“Çabuk getir can bedenden çıkmadan” ifadesi, vaktin daraldığını, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide bir mücadele verildiğini gösterir. Bu, sevgiliyi geri getirmek için duyulan son derece acil bir istektir. Buradaki “Fakirin derdine dermanı getir” dizesi, kişisel acının evrensel bir boyuta taşındığını, aşk acısının yalnızca sevenin değil, yoksunluk çeken her “fakirin” ortak derdi olduğunu ima eder. Bu derman, sadece bireysel bir sevgili değil, aynı zamanda hayata anlam katan, eksikliği hissedilen bir umut, bir teselli olabilir. Zeynel & Kenan Vardık’ın “Tabip Sen Elleme Yaramı” şarkısı, bu derin ve katmanlı anlamlarla dinleyicinin ruhunda yankılanmaya devam ediyor.
Bu türkü, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda insan ruhunun en derin köşelerinde saklı olan özlemin, acının ve umudun zamana meydan okuyan bir anlatımıdır. Zeynel & Kenan Vardık’ın sesiyle hayat bulan bu sözler, dinleyene kendi içindeki yaraları ve derman arayışlarını hatırlatır.