
🎵 Zerrin Özer & Eypio – İtirazım Var Sözleri
tirazım var bu zalim kadere
İtirazım var bu sonsuz kedere
Feleğin cilvesine, hayatın sillesine
Dertlerin cümlesine itirazım var
Yarım kalan sevgiye, şu emanet gülmeye
Yaşamadan ölmeye itirazım var
Durum değil net yapamam hareket
Nefes alıyoruz ama hepimiz ceset
Çocukluğumda dinlediğim doksanlık kaset
Bir yanlış yapınca sokakta olursun paket
Kahve zincirleri yoktu çayla oralet
Konya'da şeker pancarı şimdi diyabet
En delikanlınızla da bizi kıyas et
[?] çocukları bile alır plaket
İtirazım var elim yüzüm kar
Bi tarafım felç olsa da at diyor depar
Ayrılsam sürüden de börüler kapar
En kral köpek bile kemiğe tapar
Biz hep karanlıktayız da elimizde far
Kendimizden başkasına vermedik zarar
Mahalle yanar gurbette saçını tarar
Üç tane kızım var benim edemem firar
Ben hep yenilmeye mahkûm muyum?
Ben hep ezilmeye mecbur muyum?
İtirazım var bu yalan dolana
Benim şu dertlere ne borcum var ki?
Tuttu yakamı, bırakmıyor
Benim mutlulukla ne zorum var ki?
Bana cehennemi aratmıyor
Bana cehennemi aratmıyor
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuZerrin Özer & Eypio – İtirazım Var: Sesler ve Sitemler Arasında Bir Köprü
Müzik, bazen sadece bir melodi değil, aynı zamanda kolektif bir ruhun sesi, bir dönemin aynası ve bireysel sitemlerin yankısıdır. Zerrin Özer ve Eypio’nun bir araya geldiği “İtirazım Var” şarkısı da tam olarak böyle bir eser. İki farklı kuşağın ve tarzın, ortak bir duygu etrafında nasıl buluştuğunu, kelimelerin ve notaların iç içe geçerek nasıl güçlü bir mesaj taşıdığını bu yazıda derinlemesine inceleyeceğiz. Bu şarkı, sadece bir düet değil, aynı zamanda nesiller arası bir diyalog, bir başkaldırı senfonisidir.
Kadere ve Kedere Yükselen O Ebedi İtiraz
Şarkının açılışı, Zerrin Özer’in o eşsiz yorumuyla, hepimizin içinden geçen o kadim isyanı dile getiriyor. Bu, her dönemde geçerliliğini koruyan, evrensel bir çığlık:
Buradaki “İtirazım var bu zalim kadere” ve “sonsuz kedere” ifadesi, insanın yazgısıyla olan mücadelesini, bitmek bilmeyen acılara karşı duruşunu simgeliyor. Hayatın beklenmedik oyunları, ani darbeleri ve tüm dertlerin toplamına karşı yükselen bu ses, bir teslimiyet değil, aksine bir direniş beyanı. Bu kısım, Zerrin Özer & Eypio – İtirazım Var şarkısının temelini oluşturan, zaman ve mekân tanımayan bir isyanın ilk kıvılcımı.
Devamında gelen bu dizeler, itirazın daha kişisel ve varoluşsal boyutlarına iniyor. “Yarım kalan sevgi”, tamamlanamamış ilişkilerin, hayal kırıklıklarının acısını taşırken; “emanet gülme”, sahte, yüzeysel veya geçici mutluluklara duyulan güvensizliği ifade ediyor. En çarpıcı olan ise “Yaşamadan ölmeye itirazım var” dizesi. Bu, derin bir varoluşsal sıkıntının, hayatın hakkını verememe, dolu dolu yaşayamama korkusunun dışa vurumu. Zerrin Özer’in yorumuyla bu sözler, dinleyicinin ruhunda derin izler bırakıyor ve “İtirazım Var” parçasının özüne işliyor.
Eypio’dan Sokağın ve Direnişin Sesi
Eypio’nun rap kısmı, bu kadim itirazı günümüzün sokaklarına, sosyal gerçekliklerine taşıyor. Daha sert, daha doğrudan ve gözlemci bir dil kullanıyor:
“Durum değil net yapamam hareket” ifadesi, belirsizlik içindeki bir toplumun veya bireyin eylemsizliğini anlatırken, “Nefes alıyoruz ama hepimiz ceset” dizesi, modern yaşamın insanı nasıl bir ruhsuzluğa, bir nevi canlı ölüme sürüklediğini acı bir ironiyle ortaya koyuyor. Bu, Eypio’nun “İtirazım Var” şarkısına kattığı keskin bir gerçeklik.
Burada bir nostalji ve değişim karşılaştırması görüyoruz. “Doksanlık kaset”, geçmişin saflığını ve basitliğini temsil ederken, “sokakta olursun paket”, günümüzdeki acımasız ve yargılayıcı toplumsal baskıyı vurguluyor. Basit çay ve oralet kültürü yerini küresel kahve zincirlerine bırakırken, toprağın bereketi (şeker pancarı) bile modern çağın hastalıklarına (diyabet) dönüşüyor. Bu, Eypio’nun “Zerrin Özer & Eypio – İtirazım Var” şarkısındaki toplumsal eleştirisi.
Bu dizeler, mücadelenin ve hayatta kalma içgüdüsünün bir özeti. “Elim yüzüm kar”, yaşanan zorlukların, mücadelenin getirdiği yıpranmayı ifade ederken, “felç olsa da at diyor depar”, tüm engellere rağmen yılmadan devam etme azmini gösteriyor. “Ayrılsam sürüden de börüler kapar”, bireyselliğin tehlikelerini ve toplumsal normlara uyma zorunluluğunu acımasızca özetliyor. “En kral köpek bile kemiğe tapar” ise, en güçlülerin bile temel içgüdülerine, basit çıkarlara nasıl bağlı olduğunu, bir nevi evrensel bir zaafı dile getiriyor. Bu, Zerrin Özer & Eypio’nun “İtirazım Var” şarkısındaki derin gözlemlerden biri.
Bu çarpıcı kontrast, çevresel felaketlere karşı duyarsızlığı (mahalle yanarken gurbetteki rahatlık) gözler önüne seriyor. Ancak son dize, tüm bu itirazların ve mücadelenin kişisel bir motivasyonla nasıl perçinlendiğini gösteriyor: “Üç tane kızım var benim edemem firar”. Bu, sorumluluğun, aileye olan bağlılığın, kaçışı imkansız kılan, direnişi zorunlu kılan en güçlü sebep olduğunu vurguluyor. Bu dize, Eypio’nun “İtirazım Var” şarkısına kişisel ve dokunaklı bir boyut katıyor.
Mutlulukla Aradaki Uçurum: Cehennemi Aratmayan Bir Yaşam
Şarkının son bölümü, Zerrin Özer’in yorumuyla, tüm bu itirazların temelindeki kişisel ızdırabı ve adalet arayışını bir kez daha su yüzüne çıkarıyor:
“Ben hep yenilmeye mahkûm muyum? Ben hep ezilmeye mecbur muyum?” soruları, kaderin ve yaşamın dayattığı bu döngüye karşı isyanın en saf halini temsil ediyor. Yalan ve dolana karşı net bir “itirazım var” sergilenirken, “Benim şu dertlere ne borcum var ki?” feryadı, adaletsizliğe karşı bir haykırıştır. “Mutlulukla ne zorum var ki?” ifadesi, mutluluğun neden bu kadar uzak ve ulaşılamaz olduğunu sorgularken, “Bana cehennemi aratmıyor” dizesi, içinde bulunulan durumun zaten bir cehennem olduğunu, daha kötüsünün düşünülemez olduğunu acı bir şekilde ifade ediyor. Zerrin Özer & Eypio’nun “İtirazım Var” şarkısı, bu sözlerle dinleyicinin kalbine dokunan, güçlü ve unutulmaz bir eser olarak hafızalara kazınıyor.