Zakkum – Mıh Gibi Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Zakkum 🕒 22 Tem 2025
Zakkum – Mıh Gibi video

🎵 Zakkum – Mıh Gibi Sözleri

Mıh gibi ezberimde
Nefesin, dudakların
Sesinden bile tanıdığım
Ürkek ayak parmakların

Tam şurada etimde
İçimde bilediğin bıçakların
Göğsümde kimliksiz gezer
Günahların

Yıllardan iki bin bilmem kaçmış
Ocakmış Şubatmış
Günü gelip unutulacakmış
Zaman aç karnına yutulan bir ilaçmış

Kim kime neyi bırakıp kaçmış
Kapılar yüzlere çarpmış
Günü gelip unutulacakmış
Bir parçamız öyle eksik kalmış

Zırh gibi her yerimde
Dövme yaptım sızan kanı
Gözümden bile sakınırım
Yaralarımı hiç aldatmadım

Tam şurada etimde
İçimde bilediğin bıçakların
Göğsümde kimliksiz gezer
Günahların

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Zakkum’un “Mıh Gibi”si: Hafızanın ve Yaranın Derinliklerinde Bir Yolculuk

Zakkum’un eşsiz yorumuyla hayat bulan “Mıh Gibi”, dinleyicisini anıların, acıların ve kabullenişin karmaşık labirentlerinde bir gezintiye çıkarıyor. Şarkının adından da anlaşılacağı üzere, unutulmaz bir deneyimin, zihne ve bedene âdeta çakılmış gibi sabitlenişini anlatan bu eser, sözleriyle adeta bir şiir fısıldıyor.

Unutulmaz Anılar: Nefeslerden Parmak Uçlarına Kadar

Şarkının ilk dizeleri, geçmiş bir aşkın veya ilişkinin ne denli derin izler bıraktığını gözler önüne seriyor.

Mıh gibi ezberimde
Nefesin, dudakların
Sesinden bile tanıdığım
Ürkek ayak parmakların

Bu dizeler, sadece hafızada yer eden bir görüntüyü değil, aynı zamanda dokunma, işitme gibi duyusal detayları da kapsayan, neredeyse fiziksel bir ezberi işaret ediyor. Zakkum Mıh Gibi şarkısındaki “mıh gibi ezberimde” ifadesi, anının zihne demir atışını, çıkmaz bir şekilde yerleşmesini vurguluyor. Geçmişte yaşananların, silinmez bir iz bırakarak zihnin en ücra köşelerine dahi işlediğini anlatıyor. “Nefesin, dudakların” ile başlayan bu samimi betimleme, ilişkinin ne kadar yakın ve kişisel olduğunu gösteriyor; öyle ki, sevilen kişinin en temel varoluşsal unsurları bile ezberlenmiş durumda. “Sesinden bile tanıdığım ürkek ayak parmakların” dizesi ise, ilişkinin mahremiyetini ve konuşmacının karşı tarafı ne denli derinden tanıdığını ortaya koyuyor. “Ürkek” kelimesi, sevilen kişinin kırılganlığını, naifliğini veya belki de geçmişte yaşadığı travmaları ima ederek, konuşmacının bu detaylara dahi vakıf olduğunu ve onları koruduğunu düşündürüyor. Bu, ilişkinin derinliğini ve geride bıraktığı izlerin inceliğini ortaya koyan güçlü bir imge.

Bilenmiş Bıçaklar ve Kimliksiz Günahlar

Anıların tatlı-acı tınısı, şarkının ilerleyen bölümlerinde yerini daha keskin bir acıya bırakıyor.

Tam şurada etimde
İçimde bilediğin bıçakların
Göğsümde kimliksiz gezer
Günahların

“Tam şurada etimde” ifadesi, acının fiziksel bir konumunu işaret ederken, bu acının sadece ruhta değil, bedende de hissedildiğini vurguluyor. “İçimde bilediğin bıçakların” dizesi, bu acının karşı tarafın eylemleriyle, belki de bilerek veya bilmeyerek, keskinleştirildiğini anlatıyor. Bu, sadece bir kalp kırıklığı değil, aynı zamanda ruhsal bir yaralanma, bir tür ihanet hissi taşıyor olabilir. Zakkum – Mıh Gibi şarkı sözleri, bu acının ne kadar kişisel ve derin olduğunu vurguluyor; adeta konuşmacının canından bir parça koparılmış gibi. “Göğsümde kimliksiz gezer günahların” ise, karşı tarafın hatalarının, yanlışlarının ya da vebalinin, konuşmacının üzerinde bir yük olarak kaldığını, ancak bu yükün sahibinin belli olmadığını, belki de inkâr edildiğini veya adlandırılamadığını gösteriyor. Bu günahlar, konuşmacının ruhunda adeta sahipsiz birer gölge gibi dolaşıyor, sürekli bir ağırlık ve rahatsızlık kaynağı oluyor.

Zamanın Aldatıcı Vaadi ve Kalıcı Eksiklik

Şarkının orta kısmı, zamanın iyileştirici gücüne dair duyulan şüpheleri ve geçmişle hesaplaşmayı ele alıyor.

Yıllardan iki bin bilmem kaçmış
Ocakmış Şubatmış
Günü gelip unutulacakmış
Zaman aç karnına yutulan bir ilaçmış

Kim kime neyi bırakıp kaçmış
Kapılar yüzlere çarpmış
Günü gelip unutulacakmış
Bir parçamız öyle eksik kalmış

“Yıllardan iki bin bilmem kaçmış, Ocakmış Şubatmış” dizeleri, zamanın ve olayların detaylarının bulanıklaşmasını, ancak acının özünün kalıcılığını anlatıyor. Geçmişin spesifik tarihleri belirsizleşse de, yaşananların etkisi bakidir. “Günü gelip unutulacakmış” ifadesi, bir teselli arayışı gibi görünse de, hemen ardından gelen “Zaman aç karnına yutulan bir ilaçmış” dizesi, bu unutuşun zoraki, tatsız ve belki de etkisiz bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Zaman, bir merhem değil, sadece zorla alınan bir hap gibi. “Kim kime neyi bırakıp kaçmış” sorusu, ilişkinin ani ve travmatik sonunu, bir terk edilişi işaret ediyor. “Kapılar yüzlere çarpmış” imgesi, ani ve acımasız bir bitişi, yüzleşmeden kaçışı simgeliyor. Ve yine, “günü gelip unutulacakmış” tekrar edilse de, bu defa kesin bir gerçekle yüzleşiliyor: “Bir parçamız öyle eksik kalmış.” Bu, Zakkum Mıh Gibi şarkısının en vurucu ifadelerinden biri; unutmanın imkânsızlığını, yaşananların kalıcı bir boşluk bıraktığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Zamanın vaat ettiği iyileşmenin gerçekleşmediğini, aksine, eksik bir benlikle yaşamaya devam edildiğini gözler önüne seriyor.

Yaraları Zırha Dönüştürmek: Aldatılmayan Acılar

Şarkının son bölümü, acıyla kurulan benzersiz bir ilişkiyi ve onunla yaşama biçimini anlatıyor.

Zırh gibi her yerimde
Dövme yaptım sızan kanı
Gözümden bile sakınırım
Yaralarımı hiç aldatmadım

“Zırh gibi her yerimde” ifadesi, yaşanan acıların artık kişiyi koruyan bir kalkan haline geldiğini, onu daha güçlü kıldığını düşündürüyor. Bu acılar, dış etkenlere karşı bir direnç noktası oluşturmuş. “Dövme yaptım sızan kanı” dizesi, yaraların gizlenmek yerine, kalıcı bir işaret olarak bedene kazındığını, acının bir kimlik parçası haline geldiğini gösteriyor. Bu, acıyı sahiplenme, onu estetik bir ifadeye dönüştürme eylemi. Mıh Gibi şarkı sözleri, bu noktada acıyla barışık, hatta onu kutsayan bir tavrı sergiliyor. Acı, artık bir utanç ya da zayıflık değil, bir varoluşsal ifade biçimi. “Gözümden bile sakınırım yaralarımı hiç aldatmadım” ise, bu yaralara gösterilen sadakati, onları küçümsemeden, inkâr etmeden, olduğu gibi kabul etmeyi ifade ediyor. Bu, iyileşmekten ziyade, yara ile birlikte yaşamayı, onu bir parçası olarak görmeyi seçen bir ruh halinin yansıması. Konuşmacı, acısını sahiplenmiş, onu kendi gerçeği olarak kabul etmiş ve bu gerçekle bütünleşmiştir.

Zakkum’un “Mıh Gibi” şarkısı, derin bir hüznü ve kabullenişi aynı anda barındıran, zamanın bile silemediği izlerin ve bu izlerle yaşamayı öğrenmenin dokunaklı bir öyküsünü sunuyor. Acının bir zırha, anıların ise mıh gibi zihne kazınmış kalıcı dövmelere dönüştüğü bu eser, dinleyicisine kendi içsel yolculuklarını sorgulatıyor.

🎵 Zakkum Diğer Şarkı Sözleri