
🎵 Yüksel Baltacı – Nasil Sevdum Sözleri
Sen uyurken sevduğum
Ben deniz kıyısina ben deniz kıyısina
Sen uyurken sevduğum
Ben deniz kıyısina ben deniz kıyısina
Ağladum gizli gizli gecenun yarisina
Gecenun yarisina gecenun yarisina
Ağladum gizli gizli gecenun yarisina
Gecenun yarisina gecenun yarisina
Nasil sevmişum nasil bileceğun yok senun
Bileceğun yok senun bileceğun yok senun
Anladum ki geriye geleceğun yok senun
Geleceğun yok senun döneceğun yok senun
Yazdum bir uzun mektup derdumi diyemedum
Derdumi diyemedum
Yazdum bir uzun mektup derdumi diyemedum
Derdumi diyemedum
Katli durur cebume postaya veremedum
Postaya veremedum postaya veremedum
Katli durur cebume postaya veremedum
Postaya veremedum postaya veremedum
Nasil sevmişum nasil bileceğun yok senun
Bileceğun yok senun bileceğun yok senun
Anladum ki geriye geleceğun yok senun
Geleceğun yok senun döneceğun yok senun
Yüksel Baltacı – Nasil Sevdum Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuYüksel Baltacı’dan “Nasil Sevdum”: Gizli Bir Sevdanın Deniz Kıyısındaki Fısıltısı
Bir şarkı sözü yorumcusu olarak, bazen öyle derinlikli metinlerle karşılaşırsınız ki, her kelimesi ruhunuza dokunur. Yüksel Baltacı’nın “Nasil Sevdum” şarkısı da tam olarak bu türden, Karadeniz’in o kendine has melankolisini ve içtenliğini barındıran bir eser. Bu şarkı, dile getirilemeyen bir aşkın, sessizce yaşanan bir vedanın ve kalbe gömülen umutların hüzünlü öyküsünü anlatıyor. Dinlerken, sadece bir hikâye değil, aynı zamanda evrensel bir insanlık durumunu, yani karşılıksız sevginin ağırlığını hissediyoruz.Sen Uyurken Çekilen Gizli Acılar
Yüksel Baltacı’nın “Nasil Sevdum” şarkısının ilk dizeleri, dinleyeni hemen o mahrem âna davet ediyor: Bu sözler, şarkının temel çatışmasını daha en başta kuruyor: Seven ve sevilen arasındaki bilgi ve duygu asimetrisi. “Sen uyurken” ifadesi, sevilenin bu yoğun duygulardan tamamen habersiz oluşunu, anlatıcının acısını yalnız başına yaşadığını vurguluyor. Uykunun masumiyeti ve dinginliği, anlatıcının içindeki fırtınayla keskin bir tezat oluşturuyor. “Ben deniz kıyısina” dizesinin tekrarı ise, bu yalnızlığın ve içe kapanışın mekânsal karşılığı. Deniz kıyısı, hem bir kaçış noktası hem de engin duyguların, belki de gözyaşlarının akıtıldığı bir sığınak. Yüksel Baltacı, bu imgelerle, sevdanın gizliliğini ve anlatıcının kendi kabuğuna çekilişini ustaca işliyor.Gecenin Yarısında Dökülen Gözyaşları
Şarkının bir sonraki bölümü, bu gizli acının ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor: “Ağladum gizli gizli gecenun yarisina” dizesi, bastırılmış duyguların artık bir şekilde dışa vurulmak zorunda kaldığı anı anlatıyor. Gecenin yarısı, kimsenin görmediği, duyulmayan, en mahrem ve savunmasız anları temsil eder. Bu, aynı zamanda umudun en zayıf olduğu, yalnızlığın en derinden hissedildiği zamandır. Anlatıcı, acısını bile kimseye yük olmadan, sessizce, kendi içinde yaşayarak sevdiğine olan saygısını ve sevgisinin fedakâr doğasını gösteriyor. Yüksel Baltacı’nın “Nasil Sevdum” şarkısındaki bu dizeler, Karadeniz insanının o gururlu ama aynı zamanda derinden hisseden ruh halini çok güzel yansıtıyor.Bilinmeyen Bir Sevdanın Acı Gerçeği
Şarkının nakaratı, bu sessiz sevdanın en can alıcı noktasına parmak basıyor: “Nasil sevmişum nasil bileceğun yok senun” cümlesi, karşılıksız aşkın en saf, en içten ve en sarsıcı ifadesi. Anlatıcının sevgisinin büyüklüğü, derinliği ve fedakârlığı, sevilen kişi tarafından asla anlaşılamayacak bir sır olarak kalıyor. Bu, sevginin en büyük trajedilerinden biridir. Ardından gelen “Anladum ki geriye geleceğun yok senun” dizesi ise, bir kabullenişin ve umudun yavaşça sönmesinin habercisi. Geri dönüşün, yani sevilenin bu aşka karşılık vermesinin imkânsızlığı, anlatıcının kalbinde derin bir boşluk yaratıyor. Yüksel Baltacı, “Nasil Sevdum” ile bu acı gerçeği, yalın bir dille ancak büyük bir etkiyle aktarıyor. “Döneceğun yok senun” tekrarı, bu kesinliğin altını çiziyor.Söylenemeyen Sözlerin Ağırlığı
Şarkının son bölümleri, dile getirilemeyen duyguların somut bir sembolüyle karşımıza çıkıyor: “Yazdum bir uzun mektup derdumi diyemedum” dizesi, anlatıcının iletişim kurma çabasını ancak bu çabanın başarısızlığını gösteriyor. Mektup, tüm o birikmiş hislerin, söylenmek istenen her şeyin bir temsili. Ancak “derdumi diyemedum” ifadesi, bu sözlerin asla alıcısına ulaşamadığını belirtiyor. Neden mi ulaşamadı? “Katli durur cebume postaya veremedum” dizesi bunun cevabını veriyor. Bu, sadece bir cesaretsizlik değil, aynı zamanda reddedilme korkusu, belki de mevcut durumun (ne kadar acı olursa olsun) bozulmasından duyulan endişe. O mektup, anlatıcının cebinde katlı durarak, söylenmemiş sözlerin, yaşanmamış anların ve dile getirilemeyen bir aşkın ağırlığını taşıyor. Yüksel Baltacı’nın “Nasil Sevdum” eserinde bu mektup, bir umudun, bir ihtimalin ama aynı zamanda bir korkunun sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Yüksel Baltacı’nın “Nasil Sevdum” şarkısı, sessiz sevmeyi, içten içe yanmayı ve kabullenilen bir vedayı anlatan, dinleyenin ruhunda derin izler bırakan bir ağıt. Bu şarkı, söylenmeyen sözlerin gücünü ve bir kalbin taşıdığı o devasa yükü bize bir kez daha hatırlatıyor.