
🎵 Yüksel Baltacı – Ela Mana (Έλα, μαμά) Sözleri
Me horisan ap’ ti mana mu - ki emina monos mu na pono
Den gnorisa ti zestasiá su, to heri su den krátisa ego
Ta matia su san fos ti nyhta, sta onira mu faneró
To misó mu lipi pánta, ke niotho horisménos ego
(Beni annemden ayırdılar, acıyla tek başıma kaldım
Sıcaklığını hiç tanımadım, elini hiç tutmadım.
Gözlerin geceye ışık gibi, rüyalarımda beliriyor.
Benim yarım hep eksik, içimde hep bir ayrılık var)
Tha kléo etsi olus tus hronus
Tha zo etsi me ton pono
Ela mana, i dromi mas as smixun
Na kimithó ston korfo su mono
(Hep böyle yıllarca mı ağlayacağım?
Hep böyle acıyla mı yaşayacağım?
Gel anne, yollarımız birleşsin artık,
Sadece koynunda uyuyayım ben)
Kaldum kara bulut ardina bulamadum yolumi
Uçtum acimadan kırdiler kanadumi kolumi
Şimdi kime desem bilmem dermansuz dertlerumi
Sustum olmadi diyemedum bağladiler dilumi
Ki ego iha dikio n’ agapithó
Pios tha htenízi ta mallia mu ego
Pios tha haïdévi to maguló mu
To misó mu lipi pánta, ke niotho na spazo mesa mu, Thee mu
(Benim de sevilmeye hakkım vardı, Kim tarayacak saçlarımı şimdi?
Kim okşayacak yanağımı?
Benim yarım hep eksik, Ve içimden kırılıyorum
Tanrım.)
Kaldum kara bulut ardina bulamadum yolumi
Uçtum acimadan kırdiler kanadumi kolumi
Şimdi kime desem bilmem dermansuz dertlerumi
Sustum olmadi diyemedum bağladiler dilumi
Tha kléo etsi olus tus hronus
Tha zo etsi me ton pono
Ela mana, i dromi mas as smixun
Na kimithó ston korfo su mono
(Hep böyle yıllarca mı ağlayacağım?
Hep böyle acıyla mı yaşayacağım?
Gel anne, yollarımız birleşsin artık,
Sadece koynunda uyuyayım ben.)
Kaldum kara bulut ardina bulamadum yolumi
Uçtum acimadan kırdiler kanadumi kolumi
Şimdi kime desem bilmem dermansuz dertlerumi
Sustum olmadi diyemedum bağladiler dilumi
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuYüksel Baltacı – Ela Mana (Έλα, μαμά) Şarkı Sözleri: Kayıp Bir Yüreğin Dokunaklı Feryadı
Müzik, bazen en derin acılarımızı, en gizli özlemlerimizi dile getiren bir köprüdür. Yüksel Baltacı’nın “Ela Mana (Έλα, μαμά)” adlı eseri de tam olarak bu köprülerden biri. Bu şarkı, bir evladın annesine duyduğu tarifsiz özlemi, hiç yaşanmamış bir yakınlığın acısını ve hayat boyu süren bir boşluğu öyle içten anlatıyor ki, dinleyenin yüreğine dokunmadan geçmiyor. Gelin, bu dokunaklı şarkı sözlerinin derinliklerine inelim.
Kaybolan Sıcaklık ve Hiç Tutulmayan El: İlk Dizelerin Yankısı
Şarkı, dinleyiciyi hemen ağır bir vedanın, zorunlu bir ayrılığın ortasına bırakıyor. Yüksel Baltacı, “Ela Mana (Έλα, μαμά)” ile bizlere bir çocuğun en temel ihtiyacından mahrum kalışını sunuyor.
“Beni annemden ayırdılar, acıyla tek başıma kaldım” dizesi, şarkının temel çatışmasını ortaya koyuyor. Bu ayrılık, sadece fiziksel bir uzaklık değil, aynı zamanda duygusal bir boşluk yaratmış. “Sıcaklığını hiç tanımadım, elini hiç tutmadım” ifadeleri, anne sevgisinin dokunsal ve varoluşsal boyutlarından mahrum kalmanın getirdiği derin bir hasreti anlatıyor. Bu, sadece bir kayıp değil, hiç sahip olunamayan bir şeyin özlemi. Gözlerin geceye ışık gibi rüyalarda belirmesi ise, annenin artık sadece bir anı, bir hayal, bir ulaşılmazlık olduğunu gösteriyor. Şarkıdaki “Benim yarım hep eksik, içimde hep bir ayrılık var” sözleri, bu ayrılığın kişinin kimliğinin bir parçası haline geldiğini ve içsel bir bütünlük hissinin asla tamamlanamadığını vurguluyor. Yüksel Baltacı, “Ela Mana (Έλα, μαμά)” ile bu yarım kalmışlığı öyle derinden hissettiriyor ki, dinleyici de o eksikliği kendi içinde aramaya başlıyor.
Yıllarca Sürecek Bir Acı ve Kavuşma Dileği
Şarkının nakaratı, bu acının zamandan bağımsızlığını ve bir umutsuzluğun içinde filizlenen tek dileği barındırıyor.
“Hep böyle yıllarca mı ağlayacağım? Hep böyle acıyla mı yaşayacağım?” soruları, kaderine isyan eden, ancak başka bir çıkış yolu bulamayan bir ruhun çığlığı. Bu dizeler, acının zamana yayılan, kronikleşen doğasını gözler önüne seriyor. Ardından gelen “Gel anne, yollarımız birleşsin artık, Sadece koynunda uyuyayım ben” yalvarışı ise, tüm bu acıya rağmen umudun ve sığınma arayışının tükenmediğini gösteriyor. Bu sadece fiziksel bir kavuşma dileği değil, aynı zamanda ruhsal bir huzur arayışı, annenin şefkatli kollarında bulunacak o eşsiz güven hissinin özlemi. Yüksel Baltacı’nın “Ela Mana (Έλα, μαμά)” şarkısında bu dizeler, bir çocuğun en masum ve en temel isteğini, yani annesinin kucağında uyuma arzusunu dile getiriyor.
Kara Bulutlar Ardında Kaybolan Yollar: Türkçe Dizelerin Katmanları
Şarkı, bir anda dil değiştirerek Türkçe dizelerle farklı bir coğrafyanın, farklı bir ağıtın kapılarını aralıyor. Yüksel Baltacı, “Ela Mana (Έλα, μαμά)” ile kültürel bir köprü kuruyor.
Bu dizeler, anneden ayrılığın getirdiği yalnızlığın ve çaresizliğin daha da derinleştiğini gösteriyor. “Kaldum kara bulut ardina bulamadum yolumi” ifadesi, hayat yolunda kaybolmuşluk hissini, bir rehberin yokluğunu vurguluyor. “Uçtum acimadan kırdiler kanadumi kolumi” ise, yaşama dair umutlarının, hayallerinin acımasızca yok edildiğini, savunmasız bırakıldığını anlatıyor. Bu sadece bir anne hasreti değil, aynı zamanda hayatın getirdiği diğer darbelerle başa çıkamamanın, yaralanmış bir ruhun çığlığı. “Şimdi kime desem bilmem dermansuz dertlerumi” ve “Sustum olmadi diyemedum bağladiler dilumi” dizeleri, içindeki acıyı kimseye anlatamamanın, sözlerinin boğazında düğümlenmesinin getirdiği kederi yansıtıyor. Bu, sessizliğe mahkum edilmiş bir çaresizlik. Yüksel Baltacı’nın “Ela Mana (Έλα, μαμά)” şarkısındaki bu Türkçe dizeler, evrensel bir acının yerel bir dille nasıl da içselleştirilebildiğini gösteriyor.
Sevilmeye Hakkı Olan Bir Ruhun Yakarışı
Şarkı, tekrar Yunanca dizelere dönerek, kayıp annenin sağladığı spesifik şefkat ve sevgi eksikliğini vurguluyor.
“Benim de sevilmeye hakkım vardı” dizesi, bir yaşam hakkı olarak görülen sevgi ve şefkatten mahrum kalmanın getirdiği derin bir adaletsizlik hissidir. Ardından gelen “Kim tarayacak saçlarımı şimdi? Kim okşayacak yanağımı?” soruları, annenin şefkatli dokunuşlarının, o küçük ama hayati sevgi gösterilerinin eksikliğini somutlaştırıyor. Bu, sadece büyük bir kayıp değil, aynı zamanda günlük hayatın her anında hissedilen, detaylarda saklı bir acı. Şarkının sonunda “Benim yarım hep eksik, Ve içimden kırılıyorum Tanrım” diyerek acısını Tanrı’ya havale etmesi, çaresizliğin zirvesini ve ruhsal bir çöküşü ifade ediyor. Yüksel Baltacı, “Ela Mana (Έλα, μαμά)” ile bu içsel kırılmayı ve eksikliği, dinleyiciye tüm çıplaklığıyla sunuyor.
“Ela Mana (Έλα, μαμά)” şarkısı, annesizliğin, ayrılığın ve hiç yaşanmamış bir sevginin yarattığı boşluğu hem Yunanca hem de Türkçe dizelerle öyle içten ve evrensel bir dille anlatıyor ki, dinleyenin yüreğinde derin bir iz bırakıyor. Yüksel Baltacı’nın bu eseri, kayıp ve özlem teması üzerine yazılmış en dokunaklı ağıtlardan biri olarak hafızalarda yerini alıyor.