
🎵 Yiğit Mahzuni & Tekir – Ağla Gözüm Sözleri
Ağla gözüm ağla
Dağlar karalı bugün
Çağla yaşım çağla
Gönlüm yaralı bugün
Kar yağmış saçlarıma
Ömrüm boralı bugün hey can
Aklım nereli bugün hayran?
Deli miyim ben?
Ömrüm boralı bugün hey can
Aklım nereli bugün hayran?
Deli miyim ben?
Bende kalmadı metelik kankam, sen öde be!
Sende tekne, yat... Ben ekmek alsam; veresiye!
Bu ormanda oynar çakal aslanla körebe!
Borç yiğide kamçı; bizim hayat BDSM!
Ayılana bok atarak yükselmiycen!
Garibanı vurup; suçu üstlenmiycen?!
Bi de bize "metin olup güçlen" diycen!
Dik durmamı istiyorsan; yüklenmiycen!
Lan!
Döküp suyumuzu gemileri yak!
Söküp tarlamızdan ekinleri çal!
Birgün kafanıza etsin artık dank
Bizi bizim zengin ettiğimiz ettirdi iflas!
Bin türkü de yaksam; emeğim israf!
Doymadı mı gözün, az mı döktün kan?
Sokaktaki canı ettiniz itlaf!
Gördü gözler, sustu diller, reva görmez Hakk!
Mahzuni hak diyerek yandı gel hele canım
Kaşına bir güvercin kondu gel hele canım
Ağustos'tan gönlümüz dondu gel hele canım
Düştüm Dünya yoluna kurban
Deli miyim ben, ben?
Dondu gel hele canım, hey can
Düştüm Dünya yoluna kurban
Deli miyim ben?
Bin türkü de yaksam; emeğim israf!
Doymadı mı gözün, az mı döktün kan?
Sokaktaki canı ettiniz itlaf!
Gördü gözler, sustu diller, reva görmez Hakk!
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuAğla Gözüm: Kişisel Bir Hüzün ve Zamanın Yükü
Şarkının ilk dizeleri, dinleyeni doğrudan yoğun bir duygusal atmosferin içine çekiyor. Bu açılış, sadece gözyaşlarını değil, aynı zamanda ruhun derinliklerindeki bir yası ifade ediyor. “Dağlar karalı bugün” ifadesi, sadece doğanın değil, şairin iç dünyasının da bir karartı içinde olduğunu, çevresindeki her şeyin bu kederle birleştiğini anlatıyor. Gönlün yaralı oluşu, kişisel bir acının, belki de bir hayal kırıklığının ya da kaybedilen bir şeyin ağırlığını hissettiriyor. “Kar yağmış saçlarıma” dizesi, yaşlanmanın, geçen zamanın ve belki de erken yaşta yaşanan zorlukların getirdiği yorgunluğu ve beyazlamış saçları simgeliyor. “Ömrüm boralı bugün” ise hayatın fırtınalarla dolu, çetin geçen bir dönemine işaret ediyor. Bu noktada, “Aklım nereli bugün hayran? Deli miyim ben?” sorusu, yaşanan ağır deneyimlerin bireyin zihinsel dengesini sorgulamasına neden olduğunu gösteriyor. Bu bir çaresizlik ve şaşkınlık ifadesi; yaşananların gerçekliğine duyulan bir inançsızlık. Yiğit Mahzuni & Tekir, bu dizelerle dinleyiciyi kendi iç dünyasındaki bu çalkantıya ortak ediyor.Toplumsal Bir Yüzleşme: Metelikten BDSM’ye
Şarkının ikinci bölümüne geçildiğinde, atmosfer kişisel kederden toplumsal bir eleştiriye evriliyor. Tekir’in kaleminden çıkan bu dizeler, günümüz dünyasındaki eşitsizlikleri ve çarpık ilişkileri sert bir dille ele alıyor. Bu dizeler, zengin ve fakir arasındaki uçurumu, ironik bir dille ortaya koyuyor. Bir tarafta lüks içinde yaşayanlar, diğer tarafta ise en temel ihtiyaçları bile karşılamakta zorlananlar. “Metelik” ve “veresiye” kelimeleri, ekonomik sıkıntıların ve geçim derdinin acımasız gerçekliğini vurguluyor. “Bu ormanda oynar çakal aslanla körebe!” metaforu, toplumdaki güç dengesizliklerini ve adaletsizliği keskin bir şekilde anlatıyor. Güçlü olanın (aslan) ve kurnaz olanın (çakal) birbirine karıştığı, gerçek adaletin kaybolduğu bir düzen eleştiriliyor. “Borç yiğide kamçı; bizim hayat BDSM!” ifadesi ise oldukça çarpıcı. Borcun, insanı nasıl bir esarete sürüklediğini, hayatın bir tür sadomazoşist ilişki gibi acı verici ve kontrol edici bir hal aldığını sert bir üslupla dile getiriyor. Yiğit Mahzuni & Tekir, bu benzetmeyle acının ve baskının boyutunu gözler önüne seriyor.İsyan ve Direniş: Yüklenmiycen!
Şarkının ilerleyen kısımlarında, bu toplumsal eleştiri bir direniş çağrısına dönüşüyor. Bu dizeler, haksız yere başkalarının sırtına basarak yükselenleri, zayıfı ezerek kendi suçlarını örtbas edenleri hedef alıyor. “Metin olup güçlen” söyleminin ikiyüzlülüğünü sorguluyor. Eğer bir toplum, bireylerden güçlü olmalarını bekliyorsa, o zaman onların omuzlarına ağır yükler bindirmemesi gerektiğini açıkça ifade ediyor. Bu, bir isyanın ve adalet arayışının sesi. “Döküp suyumuzu gemileri yak!” ifadesi, geri dönüşü olmayan bir kararlılığı ve mevcut durumu kökten değiştirme arzusunu simgeliyor. “Söküp tarlamızdan ekinleri çal!” ise emeğin sömürülmesine, alın terinin çalınmasına yapılan bir gönderme. Şarkının bu bölümü, zenginlerin varlığını fakirlerin emeği ve sömürüsü üzerine kurduğunu, ve bu gerçeğin bir gün “kafalara dank etmesi” gerektiğini vurguluyor. Yiğit Mahzuni & Tekir, bu keskin sözlerle sistemin acımasızlığını ve yarattığı yıkımı gözler önüne seriyor.Mahzuni Mirası ve Hakk’ın Adaleti
Şarkının sonlarına doğru, eser daha geniş bir kültürel ve vicdani zemine oturuyor. Bu dizeler, sanatın ve emeğin bile bazen adaletsizliğe karşı çaresiz kalabileceği bir dünyayı anlatıyor. “Bin türkü de yaksam; emeğim israf!” diyerek, tüm çabalara rağmen değişmeyen bir düzenin getirdiği umutsuzluğu dile getiriyor. “Sokaktaki canı ettiniz itlaf!” ifadesi, şiddetin, katliamın ve insan hayatına verilen değerin düşüklüğünün bir eleştirisi. Tüm bu olanları “Gördü gözler, sustu diller” tespitinden sonra “reva görmez Hakk!” diyerek ilahi adalete olan inancı ve bu yaşananların asla kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Burada, Mahzuni Şerif’e yapılan gönderme, bu mücadelenin ve acının köklü bir geleneğe dayandığını gösteriyor. Mahzuni Şerif’in hayatı boyunca “hak” diyerek yandığı gibi, günümüz sanatçılarının da aynı yolda olduğunu belirtiyor. “Kaşına bir güvercin kondu” dizesi, kısa süreli bir umut, bir barış anını simgelese de, hemen ardından gelen “Ağustos’tan gönlümüz dondu” ifadesi, yaz mevsiminin sıcaklığına rağmen ruhun derinliklerinde hissedilen soğukluğu, hayal kırıklığını ve tükenmişliği anlatıyor. Şarkı, tekrar “Deli miyim ben, ben?” sorusuyla biterek, bu acımasız dünyada akıl sağlığını korumanın zorluğunu ve yaşananların mantık dışılığını bir kez daha sorgulatıyor. Yiğit Mahzuni & Tekir’in “Ağla Gözüm” şarkısı, hem kişisel bir ağıt hem de toplumsal bir vicdan muhasebesi olarak kulaklarımızda yankılanmaya devam ediyor.