Wegh – Tütün ve Votka Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Wegh 🕒 19 Ara 2025
Wegh – Tütün ve Votka video

🎵 Wegh – Tütün ve Votka Sözleri

Yeah
Woah, woah, yeah, ah
Yeah, yeah, yeah, ah
Yeah, yeah, yeah, ah

Kendine yaslanan her zaman dik durur, Allah'a yaslanır işi bilen
Hiç vaktim olmadı, inan ki, korkmaya, yanında kimse yok işi bilen
Sırtım çok terliydi, yerdeyken üşüdüm, düşündüm ama çok kişiydiler
Dağlık bi' alanda yerdeyken kırka üç, üzülme, bizi de düşürdüler
Üstüm çok kirliydi, hastane yasaktı, gidip tütün ve votka bastım yarama
Vücudum soğuktu, sonradan ısındı, gülerek anlattım arkadaşlarıma
Bunlar hep kayıtsız, istersen "Asılsız" de ama sikimde mi sence sayılmak?
Anlatmak istedim sadece, isterim sadece, ölmeyi zannetme bayılmak (Yeah)

Yeah, yeah, yeah, ölmeyi zannetme bayılmak (Yeah)
Yeah, yeah, yeah, ölmeyi zannetme bayılmak (Yeah)
Yeah, yeah, yeah, ölmeyi zannetme bayılmak (Yeah)
Yeah, yeah, yeah, ölmeyi zannetme bayılmak

Bu son, günler artık aymaz oldu gayipte, bu son
Her kendimi kaybettiğimde diyorum "Bu son"
Lakap gibi değil, beni delirtti bu son, yeah, ah (De-, de-)

Bu son, günler artık aymaz oldu gayipte, bu son
Her kendimi kaybettiğimde diyorum "Bu son"
Lakap gibi değil, beni delirtti bu son, yeah, ah

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Wegh – Tütün ve Votka: Hayatta Kalma Mücadelesinin Ham ve Gerçekçi Bir Portresi

Müzik, bazen en derin yaraları, en acı gerçekleri ve en çaresiz anları kelimelerle ve seslerle resmeder. Wegh’in “Tütün ve Votka” isimli şarkısı da tam olarak böyle bir eser. Dinleyicisini karanlık bir sokağın köşesine çekip, hayatın sert rüzgarlarında savrulmuş bir ruhun iç hesaplaşmasına tanık ediyor. Şarkı, sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bir hayatta kalma manifestosu sunuyor; acının, yalnızlığın ve direnişin keskin bir portresini çiziyor.

Direniş ve Yalnızlık: “Kendine Yaslanan Her Zaman Dik Durur”

Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir kabullenişle karşılıyor. İlk mısralar, yaşam felsefesini ve zorluklar karşısındaki duruşu net bir şekilde ortaya koyuyor:

Kendine yaslanan her zaman dik durur, Allah’a yaslanır işi bilen
Hiç vaktim olmadı, inan ki, korkmaya, yanında kimse yok işi bilen

Bu dizeler, bireysel gücün ve inancın birleştiği bir noktaya işaret ediyor. Şarkının öznesi, kendi ayakları üzerinde durmanın ve aynı zamanda ilahi bir güce sığınmanın önemini vurgularken, aslında derin bir yalnızlığı da ifşa ediyor. “Yanında kimse yok işi bilen” ifadesi, zor zamanlarda gerçek anlamda destek olabilecek, durumu anlayabilecek kimsenin olmadığını, dolayısıyla korkuya yer olmadığını, çünkü zaten kaybedecek bir şey kalmadığını ima ediyor. Bu, Wegh’in “Tütün ve Votka” şarkısında işlediği yalnızlık temasının ilk tohumları.

Devam eden sözler, bu zorluğun somut detaylarına iniyor:

Sırtım çok terliydi, yerdeyken üşüdüm, düşündüm ama çok kişiydiler
Dağlık bi’ alanda yerdeyken kırka üç, üzülme, bizi de düşürdüler

Burada fiziksel bir yorgunluk, bir bitkinlik hissi var. “Yerdeyken üşüdüm” dizesi, düşüşün getirdiği savunmasızlığı, çaresizliği ve belki de bir ihaneti anlatıyor. “Kırka üç” gibi spesifik bir oran, yaşanan mücadelenin ne kadar eşitsiz olduğunu, sayıca üstün düşmanlara karşı verilen umutsuz bir savaşı simgeliyor. “Üzülme, bizi de düşürdüler” ifadesi ise, bu düşüşün sadece kişisel olmadığını, benzer kaderi paylaşan başkalarının da olduğunu, bir kolektif yenilgiyi veya sistemsel bir baskıyı işaret ediyor. Bu durum, Wegh – Tütün ve Votka şarkısının atmosferini daha da ağırlaştırıyor.

Yaralara Tütün ve Votka: Acıya Karşı Savunma Mekanizması

Şarkının ismine de ilham veren kritik dizelere gelindiğinde, hayatta kalma mücadelesinin en ham ve acımasız yönü ortaya çıkıyor:

Üstüm çok kirliydi, hastane yasaktı, gidip tütün ve votka bastım yarama
Vücudum soğuktu, sonradan ısındı, gülerek anlattım arkadaşlarıma

Bu satırlar, fiziksel ve ruhsal yaraların iyileştirilmesi için başvurulan alışılmadık, hatta zararlı yöntemleri betimliyor. “Hastane yasaktı” ifadesi, resmi yardım yollarının kapalı olduğunu veya erişilemez olduğunu gösterirken, “tütün ve votka bastım yarama” dizesi, acıyı dindirmek, uyuşturmak ve belki de dezenfekte etmek için kullanılan ilkel, keskin ve zararlı bir yöntemi simgeliyor. Bu, aynı zamanda bir isyanı, çaresizliği ve sistemden umudunu kesmişliği de barındırıyor. Votkanın yakıcılığı ve tütünün acılığı, yaşanan içsel fırtınanın bir yansıması. Vücudun soğuktan ısınması ve bu deneyimi “gülerek” anlatması, travmayı aşma, kabullenme ve hatta ondan bir güç devşirme çabasını gösteriyor. Bu, Wegh’in “Tütün ve Votka” isminin ardındaki derinliği ortaya koyuyor.

Anlatıcının dış dünyaya karşı duruşu ise oldukça meydan okuyucu:

Bunlar hep kayıtsız, istersen “Asılsız” de ama sikimde mi sence sayılmak?
Anlatmak istedim sadece, isterim sadece, ölmeyi zannetme bayılmak (Yeah)

Burada, anlatıcının yaşadıklarının başkaları tarafından önemsenmemesi, “kayıtsız” kalınması veya “asılsız” bulunması karşısında takındığı umursamaz tavır dikkat çekiyor. Dış dünyanın yargılarına veya onayına ihtiyaç duymayan, kendi gerçeğini yaşayan bir duruş. En çarpıcı ve defalarca tekrarlanan “ölmeyi zannetme bayılmak” dizesi ise, şarkının ana mesajlarından biri. Bu, yaşanılan acının, çekilen zorluğun sıradan bir düşüş, geçici bir zayıflık olmadığını; ölümle eşdeğer bir deneyim, varoluşsal bir mücadele olduğunu net bir şekilde ifade ediyor. Bu cümle, Wegh – Tütün ve Votka şarkısının en güçlü ve unutulmaz anlarından biri.

Sonsuz Bir “Son”: Tükenişin Döngüsü

Şarkının nakarat kısmı, bir kısır döngüyü, tükenmişliği ve sürekli bir bitiş hissini dile getiriyor:

Bu son, günler artık aymaz oldu gayipte, bu son
Her kendimi kaybettiğimde diyorum “Bu son”
Lakap gibi değil, beni delirtti bu son, yeah, ah

“Bu son” ifadesinin tekrarlanması, bir sona gelme hissinin kronikleştiğini, her seferinde yeniden yaşandığını gösteriyor. “Günler artık aymaz oldu gayipte” dizesi, zamanın ve olayların belirsizleştiğini, geleceğin meçhul olduğunu ve bir tür uyuşukluk içinde geçtiğini anlatıyor. “Her kendimi kaybettiğimde diyorum ‘Bu son'” cümlesi, kişinin kendini yitirdiği, kimliğini sorguladığı anlarda bu sona ulaşma hissini yaşadığını belirtiyor. “Lakap gibi değil, beni delirtti bu son” ise, bu “son”un sadece bir sözden ibaret olmadığını, bizzat ruhu ele geçiren, delilik seviyesine iten gerçek bir durum olduğunu vurguluyor. Bu döngüsel “son” hissi, Wegh’in “Tütün ve Votka” şarkısının dinleyiciye aktardığı en keskin duygulardan biri.

Wegh’in “Tütün ve Votka”sı, yaşamın en sert köşelerinde, kendi yaralarını kendi yöntemleriyle sarmaya çalışan, dış dünyanın kayıtsızlığına meydan okuyan ve “ölmeyi zannetme bayılmak” diyerek acının gerçek boyutunu haykıran bir ruhun sesi. Bu şarkı, bir hayatta kalma mücadelesinin, direncin ve acı dolu bir gerçekliğin sanatsal bir dışavurumu.

🎵 Wegh Diğer Şarkı Sözleri