
🎵 Wayb – Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar Sözleri
Kendini ben yerine koy kendine bir söv
Hayat dediğin her gün yeni yol boi
O yolda kaldırımsın yoksa para pul
Çünkü hepsi buna kul
Nefsim tek bir bana kör boi
Değilim Hacivat da herkes Karagöz
Daldım bende kafa göz
Yakmasam olurum köz ah
Yakıştırmam gerek ritimlere vers
Benim işim budur g*t benle yapılmaz ki sörf hiç!
Uyandım
Ağzımda dünden kalan bulaşıklar
Çok karışık kafam bugün değil benle barışık pek
Karanlığını bulmak acı vadettiğin her ışıkta
İlgini çek üzerimden duyguların yılışıkta
Hevesim boğazımda boğazım bir halatta
Hiç bişi kazanmamak ne yıllar boyu yarışıp ta
Küçükken alışıktım yüzerdim bir açıkta
Şimdiyse boğabilirsin tek hamlede bir kaşıkta
Kara kara düşün ah bu his aman aman
Bu kez başıma fermanım çıkar şer bir yerden
Dedim tam çözüldüm of çözülmem ki her daim
Hedef belli tek gayem bir senden bir benden (x2)
Gitmedi bu kader benim hiçbir zaman ağrıma
Her dünün telaşı var bir sonraki yarına
Ellerim diken dikili çiçeklere bağlılar
Hiçbir güneş yetişmedi hayatımın baharına
Beni benden aldılar bir yerde bıraktılar
Gözleri göz önündeydi gönülden ıraktılar
(Gözleri göz önündeydi gönülden ıraktılar)
Kara kara düşün ah bu his aman aman
Bu kez başıma fermanım çıkar şer bir yerden
Dedim tam çözüldüm of çözülmem ki her daim
Hedef belli tek gayem bir senden bir benden (x2)
Wayb – Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSanatçı Wayb, “Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar” adlı eseriyle dinleyicisine sadece bir şarkı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda içsel bir muhasebe ve varoluşsal sorgulamalarla dolu bir dünyaya kapı aralıyor. Şarkının ilk anlarından itibaren duygu yoğunluğu ve hayatın acı gerçekleriyle yüzleşme cesareti kendini gösteriyor. Bu şarkı, modern insanın ruh hallerini, çıkmazlarını ve umut kırıntılarını edebi bir dille işliyor.
Kendine Dönüş ve Hayatın Acımasız Gerçekleri
“Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar” şarkısının açılış dizeleri, dinleyiciyi hemen sert bir özeleştiriye davet ediyor. Wayb, adeta ayna tutarak, “Kendini ben yerine koy kendine bir söv” diyerek, başkasının gözünden kendine bakma ve acımasızca yargılama çağrısı yapıyor. Bu, kişinin kendi hatalarıyla, zaaflarıyla yüzleşme cesaretini simgeliyor. Hayatın sürekli değişen bir yol olduğunu, bu yolda kimin ne konumda olduğunu – bir kaldırım taşı mı, yoksa peşinden koşulan “para pul” mu – sorgulayan sanatçı, insanlığın maddiyata olan köleliğini de incelikle eleştiriyor. “Nefsim tek bir bana kör boi” ifadesi ise, insanın kendi benliğinin, arzularının ve hırslarının aslında kendine karşı ne kadar acımasız ve kör edici olabileceğine dair çarpıcı bir tespitte bulunuyor.
Toplumsal Rollerden Kaçış ve Sanatın Sığınağı
Wayb, “Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar”da toplumsal dayatmaları ve bireysel kimlik arayışını da işliyor. “Değilim Hacivat da herkes Karagöz” dizesi, sanatçının toplumsal rollerin ve manipülasyonun bir parçası olmayı reddettiğini, kalabalıkların sıradanlığını kabul etmediğini gösteriyor. Kendi yolunu çizen, gerektiğinde mücadeleden kaçınmayan bir duruş sergiliyor: “Daldım bende kafa göz.” Varoluşsal bir gereklilik olarak sanatı görüyor; “Yakmasam olurum köz ah” ifadesi, kendisini ifade etmezse, yaratmazsa varoluşunun anlamsızlaşacağını, sönüp gideceğini ima ediyor. Bu, Wayb için ritimlere sözler yakıştırmanın, yani müziğin, hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguluyor. Sanatçının işine olan bağlılığı ve dış etkenlere karşı duruşu, “Benim işim budur g*t benle yapılmaz ki sörf hiç!” gibi keskin bir ifadeyle pekişiyor; bu, onun kendi sanatsal alanında taviz vermeyeceğini ve yüzeysel yaklaşımlara kapalı olduğunu gösteriyor.
Dünden Kalan Yorgunluk ve Duygusal Karmaşa
Şarkının başlığına da adını veren bu dizeler, “Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar”ın en vurucu noktalarından biri. Sabah uyanışıyla birlikte gelen zihinsel ve duygusal dağınıklığı, geçmişin yüklerini metaforik bir dille ifade ediyor. “Ağzımda dünden kalan bulaşıklar” ifadesi, çözülmemiş sorunların, yarım kalmış konuşmaların, sindirilemeyen hislerin ağızda bıraktığı tatsızlığı sembolize ediyor. Zihnin karmaşıklığı, “Çok karışık kafam bugün değil benle barışık pek” dizeleriyle pekişirken, umut vaat eden her şeyin aslında derin bir hayal kırıklığına yol açabileceği fikri “Karanlığını bulmak acı vadettiğin her ışıkta” ile dile getiriliyor. Bu, sahte umutların ve boş vaatlerin acı gerçeğini gözler önüne seriyor. Son dize ise, yüzeysel ve samimiyetsiz ilgilerden duyulan rahatsızlığı, duygusal bir yıpranmışlığı ortaya koyuyor.
Tükenmişlik ve Özgürlüğün Kaybı
Wayb, “Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar” şarkısında bir tükenmişlik hissini ve kaybedilen masumiyeti de işliyor. “Hevesim boğazımda boğazım bir halatta” dizesi, kişinin yaşam enerjisinin, motivasyonunun tükenme noktasına geldiğini, adeta boğazına bir ip geçirilmiş gibi hissettiğini anlatıyor. Yıllarca süren çabanın, mücadelenin ve “yarışın” sonucunda hiçbir şey elde edememenin verdiği derin hayal kırıklığı, “Hiç bişi kazanmamak ne yıllar boyu yarışıp ta” ile ifade ediliyor. Geçmişe duyulan özlem, “Küçükken alışıktım yüzerdim bir açıkta” dizesiyle belirginleşirken, o özgür ve sınırsız zamanların yerini, artık en küçük bir zorluğun bile kişiyi tamamen yutabileceği bir kırılganlık alıyor: “Şimdiyse boğabilirsin tek hamlede bir kaşıkta.” Bu, Wayb’in içsel dünyasındaki çaresizliği ve hassasiyeti gözler önüne seriyor.
Kaderle Yüzleşme ve Ortak Bir Amaç
“Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar”ın nakaratı, karanlık düşüncelerin ve olası kötü sonuçların ağırlığını hissettirirken, aynı zamanda bir direniş ve ortaklık çağrısı barındırıyor. “Kara kara düşün ah bu his aman aman” ifadesi, içsel bir sıkıntının, derin bir kaygının yansıması. Geleceğe dair belirsizlik ve olası olumsuzluklar, “Bu kez başıma fermanım çıkar şer bir yerden” dizesiyle dile getiriliyor, adeta kaderin bir hükmü gibi. Ancak bu karamsarlığın içinde bir isyan da var: “Dedim tam çözüldüm of çözülmem ki her daim.” Bu, Wayb’in pes etmeme, dağılmama iradesini gösteriyor. Ve belki de en önemlisi, “Hedef belli tek gayem bir senden bir benden” dizesi, kişisel bir acının ötesine geçerek, ortak bir paydada buluşma, kaderi paylaşma veya birlikte bir hedefe yürüme arzusunu ifade ediyor. Bu, Wayb’in mücadelesinin sadece kendine ait olmadığını, bir başkasıyla (belki dinleyicisiyle, belki bir yoldaşıyla) birleştiği zaman anlam kazandığını düşündürüyor.
Hayatın Baharını Göremeyen Eller
Wayb’in “Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar” şarkısının kapanışa yakın bu kısmı, kaderle barışık bir kabullenişin içinde dahi derin bir hüzün ve pişmanlık barındırıyor. “Gitmedi bu kader benim hiçbir zaman ağrıma” dizesi, yaşanan zorluklara karşı bir tür metanet ve dayanıklılığı ifade etse de, bu durumun getirdiği yorgunluk ve yıpranma göz ardı edilemez. Her günün bir sonraki güne devreden telaşı, bitmek bilmeyen bir döngüyü işaret ediyor. “Ellerim diken dikili çiçeklere bağlılar” metaforu, bir yandan güzellik ve umut arayışının, diğer yandan bu arayışın getirdiği acıların ve sınırlamaların çarpıcı bir tasviri. Emek verilen, umut bağlanan şeylerin dikenli yollarla çevrili olduğunu, belki de bu çiçeklerin asla tam anlamıyla açılamadığını anlatıyor. “Hiçbir güneş yetişmedi hayatımın baharına” cümlesi, Wayb’in ömrünün en güzel, en verimli çağının, umutlarının yeşereceği dönemin hiç gelmediği, hep bir eksiklikle yaşandığı hissini veriyor. Şarkının en dokunaklı kısımlarından biri ise “Beni benden aldılar bir yerde bıraktılar” dizeleri. Bu, kişinin kimliğinden, özünden koparılması, yabancılaşması ve bir boşlukta bırakılması anlamına geliyor. “Gözleri göz önündeydi gönülden ıraktılar” ifadesi ise, etrafta olsalar da, yakında dursalar da, aslında kalben uzakta olan, gerçek bir bağ kurulamayan insanlara duyulan hayal kırıklığını ve yalnızlığı anlatıyor. Bu, Wayb’in “Ağzımda Dünden Kalan Bulaşıklar” ile aktardığı derin içsel yalnızlığın ve anlaşılmamışlığın en güçlü tezahürlerinden biri.