SanatçıTuğçe Kandemir

🎵 Tuğçe Kandemir – Hazin Geliyor Sözleri
Hazin geliyor, hazin geliyor
Geceler ömrümden
Sevinçler derdimden
Yaşamak ölmekten hazin geliyor
Kadehler açıyor dostla aramı
Kimse dinlemiyor sarhoş dramı
Şarkılar deşiyor gönül yaramı
Her telden bir başka hüzün geliyor
Hazin geliyor, hazin geliyor
Geceler ömrümden
Sevinçler derdimden
Yaşamak ölmekten hazin geliyor
Vicdanım elvermez şeytana uysam
Ağlarsın kıyamam canıma kıysam
Ne zaman bir tren çığlığı duysam
İçime elveda sızın geliyor
Hazin geliyor, hazin geliyor
Geceler ömrümden
Sevinçler derdimden
Yaşamak ölmekten hazin geliyor
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuTuğçe Kandemir’in “Hazin Geliyor” Şarkısının Melankolik Derinlikleri: Bir Ruh Halinin Edebi Yorumu
Müzik, bazen en derin hislerimizi tercüme eden bir dil, bazen de adını koyamadığımız duyguların sesi olur. Tuğçe Kandemir’in “Hazin Geliyor” şarkısı da işte tam da bu noktada karşımıza çıkıyor; dinleyeni, hayatın ağırlığı altında ezilen bir ruhun feryadına ortak eden, kelimeleriyle adeta bir ağıt yakan bir eser. Bu şarkının sözleri, modern insanın yalnızlığını, çaresizliğini ve yaşamla ölüm arasındaki ince çizgideki gelgitlerini öyle samimi bir dille anlatıyor ki, her dinleyişte farklı bir katmanını keşfetmek mümkün.
Yaşamak Ölmekten Daha Mı Hazin? Varoluşsal Bir Sorgulama
Şarkının her dizesine sinen o yoğun hüzün, özellikle nakarat kısmında doruk noktasına ulaşıyor. Tuğçe Kandemir,
dizeleriyle, dinleyicisini varoluşsal bir sorgulamaya davet ediyor. Gecelerin, ömürden çaldığı zaman dilimleri olarak değil, bizzat ömrün kendisinden daha hazin gelmesi, zamanın geçişinin bile bir ıstırap kaynağı haline geldiğini gösteriyor. Sevinçlerin bile dertlerden beslenmesi, hatta dertlerin gölgesinde kalması, umut ışıklarının ne kadar zayıf kaldığının bir göstergesi. Ancak en vurucu ifade, şüphesiz “Yaşamak ölmekten hazin geliyor” cümlesidir. Bu, sadece bir depresyon hali değil, aynı zamanda hayatın getirdiği yüklerin, beklentilerin ve hayal kırıklıklarının, ölümün getireceği varsayılan huzurdan bile daha ağır basması durumunu anlatır. Tuğçe Kandemir’in “Hazin Geliyor” şarkısı, yaşamın katlanılmaz ağırlığını bu denli çarpıcı bir biçimde dile getiriyor.Yalnızlığın Kadehlerdeki Yansıması ve Şarkıların Acıtan Yankısı
Şarkının ikinci bölümü, melankolinin sosyal boyutlarına ve içsel çatışmalara odaklanıyor.
dizeleri, yalnızlığın ve anlaşılmamanın acısını gözler önüne seriyor. Kadehler, dostluk köprüleri kurmak yerine, belki de geçici bir kaçış sunsa da, gerçek bağları zayıflatıyor. Sarhoşluğun getirdiği dram, yani içten gelen acı çığlıkları, kimse tarafından duyulmuyor, anlaşılamıyor. Bu durum, bireyin kalabalıklar içinde dahi ne kadar yalnız kalabildiğini vurguluyor. Normalde teselli kaynağı olan şarkılar ise, burada “gönül yaramı deşiyor.” Müziğin, acıyı hafifletmek yerine daha da derinleştirmesi, ruhun ne denli incinmiş olduğunun bir göstergesi. Her bir notanın, her bir melodinin, farklı bir hüzün getirmesi, Tuğçe Kandemir’in “Hazin Geliyor” şarkısının atmosferini daha da kasvetli hale getiriyor.Vicdanın Gölgesinde Bir Elveda Sızısı
Şarkının en dokunaklı ve belki de en ürpertici kısmı, yaşamla ölüm arasındaki o kırılgan dengeyi işlediği üçüncü bölümde karşımıza çıkıyor.
ifadeleri, intihar düşüncesinin eşiğinde duran bir ruhun iç hesaplaşmasını anlatıyor. “Şeytana uymak” tabiri, olumsuz bir eyleme yönelme eğilimini, yani hayata son verme arzusunu sembolize ediyor. Ancak bu karanlık düşünce, “Vicdanım elvermez” ve “Ağlarsın kıyamam canıma kıysam” dizeleriyle frenleniyor. Burada, yaşama tutunma sebebi olarak başkasına duyulan sevgi, başkasının acı çekme ihtimali öne çıkıyor. Bu, acının bencillikten uzak, empatik bir boyutu olduğunu gösteriyor. “Ne zaman bir tren çığlığı duysam” ifadesi, trenin bir sonu, bir ayrılığı ve bazen de bir intiharı çağrıştıran güçlü bir metafor olarak kullanılıyor. Bu ses, kahramanın içine “elveda sızısı” olarak doluyor; yani ölüm düşüncesi, sadece bir fikir olmaktan çıkıp, fiziksel bir acı, bir sızı haline geliyor. Tuğçe Kandemir’in “Hazin Geliyor” şarkısı, bu dizelerle, yaşamın kıyısında duran bir ruhun çelişkilerini ve sevdiklerine olan bağlılığını derinlemesine işliyor.Sonuç olarak, Tuğçe Kandemir’in “Hazin Geliyor” eseri, sadece bir şarkı olmanın ötesinde, modern insanın ruhsal labirentlerinde bir gezintiye çıkarıyor. Yaşamın getirdiği ağırlıkların, yalnızlığın ve varoluşsal sancıların, müzikal bir ağıtla dile getirilişi, dinleyicide derin bir empati uyandırıyor. Bu şarkı, acıyı inkâr etmek yerine onu kucaklayan, anlamaya çalışan ve belki de bu yolla bir nebze olsun hafifletmeye çalışan bir sanat eseri.