SanatçıTeoman ft. Şebnem Ferah

🎵 Teoman ft. Şebnem Ferah – İki Yabancı Sözleri
Yazdan kalma bir günden
Ya da çölde çay filminden
Bir sahne var aklımda
Oyuncular sanki biziz
Mutsuzuz ikimiziz
Kimi aşklar hiç bitmezmiş
Bizimkisi bitenlerden
Sevmeye yeteneksiziz
İki yabancı, iki yabancı
Birlikte ama yalnız
İki yabancıyız
Hani o güneşin batışı
Bizi tanrıya inandırışı
Şu an o akşam aklımda
Ama çok zaman önceydi
Yaralarımız ağır değildi
Yine de bağışladım ben hep seni
Hem seni hem de kendimi
O kadar yoktun ki
İki yabancı, iki yabancı
Birlikte ama yalnız
İki yabancıyız
Yazdan kalma bir günden
Ya da çölde çay filminden
Benimde sahneler aklımda
Seninkilerden farklı ama
Artık kendini kandırma
Yoktur üstüne senin güzeli çirkin yapmakta
Suçuysa dünyaya atmakta
Neyin bildin ki değerini
Benimkini bileceksin
Bunu da tabi mahvedeceksin
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuGeçmişin Sinematografik Yansımaları
Şarkı, adeta bir film karesiyle açılıyor; hafızanın bulanık ama bir o kadar da belirgin köşelerinden bir sahne çekiliyor zihnimize: Burada Teoman, geçmişe yönelik bir özlemi değil, daha çok o geçmişin içinde barındırdığı mutsuzluğu hatırlıyor. “Yazdan kalma bir gün” ifadesi, sıcak, canlı bir mevsimden geriye kalan soğuk bir anımsatıcı gibi. “Çölde Çay” filmi göndermesi ise, egzotik ve belki de imkansız bir aşkın, aynı zamanda bir yabancılaşma ve kayboluş hikayesinin altını çiziyor. İlişkinin başından beri bir tiyatro sahnesinde oynanan bir dram olduğunu, “oyuncular sanki biziz” derken ima ediyor. Ve en acısı, o “yazdan kalma gün”de bile “mutsuzuz ikimiziz” diyerek, ilişkinin temelinde yatan sorunu en başından beri hissettiklerini vurguluyor. Bu, “Teoman ft. Şebnem Ferah – İki Yabancı” şarkısının sadece bir ayrılık değil, aynı zamanda bir ilişkinin kronikleşmiş mutsuzluğunun da hikayesi olduğunu gösteriyor.Biten Aşklar ve Yeteneksiz Ruhlar
Şarkının ilerleyen dizeleri, bu mutsuzluğun neden bir sona ulaştığının acımasız bir itirafı niteliğinde: Bu kısım, evrensel bir gerçekliği kabullenişle başlıyor: bazı aşklar gerçekten de zamana meydan okur. Ancak kahramanlarımız için durum farklı; onlarınki “bitenlerden.” Burada bir kadercilikten ziyade, ilişkinin doğasına dair bir tespit var. “Sevmeye yeteneksiziz” ifadesi, sadece birbirlerini değil, belki de genel olarak sevmeyi, sevgiyi sürdürmeyi beceremediklerini itiraf ediyor. Bu, “İki Yabancı” şarkısındaki karakterlerin kendi iç dünyalarında da bir eksiklik hissettiklerini gösteren çarpıcı bir cümle.Birlikte Ama Yalnız: İki Yabancı
Nakarat, şarkının ana temasını, adeta bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor: Bu üçleme, ilişkinin özünü özetliyor. Fiziksel olarak bir aradayken bile ruhsal olarak ne kadar uzaklaşıldığını, duygusal bir çölleşmenin yaşandığını anlatıyor. “Birlikte ama yalnız” paradoksu, modern ilişkilerin en acı gerçeklerinden biri belki de. Teoman ft. Şebnem Ferah’ın bu şarkısı, bu durumu en yalın ve vurucu şekilde ifade ediyor.Güneş Batışları ve Affedilen Yokluklar
Şarkının ikinci bölümü, daha spesifik bir anıya odaklanıyor ve affetmenin ağırlığını taşıyor: O özel an, “güneşin batışı,” sıradan bir manzara olmaktan çıkıp, ruhsal bir bağlantının, belki de bir umudun sembolü haline geliyor. “Bizi tanrıya inandırışı” ifadesi, ilişkinin bir zamanlar ne kadar derin ve anlamlı bir boyut taşıdığını gösteriyor. Ancak bu anı “çok zaman önceydi” diyerek bir uzaklığa itiyor. “Yaralarımız ağır değildi” cümlesi, ilişkinin başlarında küçük sorunlar olduğunu, ancak zamanla büyüdüğünü ima ediyor. Buna rağmen, “bağışladım ben hep seni / Hem seni hem de kendimi” diyerek, ilişkinin getirdiği tüm yükü, partnerini ve kendini affederek taşımış olduğunu anlatıyor. Ve en sarsıcı itiraf: “O kadar yoktun ki.” Bu yokluk, fiziksel bir yokluktan ziyade, duygusal bir boşluğu, bir ilgisizliği, bir yalnız bırakılmışlığı ifade ediyor. Teoman ve Şebnem Ferah, “İki Yabancı” ile bu duygusal boşluğun derinliğini hissettiriyor.Farklı Anılar ve Yıkıcı Bir Gerçek
Şebnem Ferah’ın sesiyle adeta bir cevap niteliğindeki kısım, hikayeye farklı bir perspektif katıyor: Burada, ilişkinin diğer tarafının da benzer anılara sahip olduğu, ancak bu anıların farklı yorumlandığı ortaya çıkıyor. “Seninkilerden farklı ama” cümlesi, ortak bir geçmişin bile nasıl farklı şekillerde deneyimlendiğini, algılandığını gösteriyor. “Artık kendini kandırma” ise, karşı tarafa yönelik açık bir meydan okuma, bir gerçeği kabul etme çağrısı. Bu dizeler, ilişkinin sona ermesinin ardındaki öfkeyi ve hayal kırıklığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Karşı tarafın “güzeli çirkin yapmakta” ve “suçu dünyaya atmakta” bir usta olduğu suçlaması, derin bir kırgınlığı ifade ediyor. “Neyin bildin ki değerini / Benimkini bileceksin / Bunu da tabi mahvedeceksin” sözleri ise, sadece geçmişteki ilişkiye değil, partnerin genel karakterine yönelik bir yargı ve acı bir kehanet taşıyor. Bu, “Teoman ft. Şebnem Ferah – İki Yabancı” şarkısının sadece bir ayrılık hikayesi olmadığını, aynı zamanda bir karakter analizi ve geleceğe dair karamsar bir öngörü de sunduğunu gösteriyor. Bu şarkı, biten bir aşkın ardından kalan enkazı, acıyı ve kabullenişi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.