
🎵 Tekir & Bedo – Ölür Böyle Şeyler Sözleri
Dün ile bugünün o uçurum farkı; çok zoruma gidiyor...
Yürüdükçe daha da çok uzayan, tükenmeyen kısır bi yol...
Bana cennet olamadın ya; şimdi cehennemin dibi ol!
Ben sustum artık; tüm şarkılar konuyu biliyor!
Öldüm öldüm dirildim, sevdim saydım yenildim...
Bu işte bi yanmışlık var, bi başına kalmışlık var...
Sövdüm saydım delirdim, kaç kez yandım belirsiz...
Uğruna ölesim yoktu; ama bu yanmışlıkla oldu!
Sonu gelmez bu sitemler, yine kendime yük benliğim!
Ama ne yâr ne yoksun, ne az ne çok, ne olduğun hakkında bi fikrim bile yok!
Beni boşver, ölür böyle şeyler...
Eee, anlat; daha daha nasıl gidiyorsun?
Sonu gelmez bu sitemler, yine kendime yük benliğim!
Ama ne yâr ne yoksun, ne az ne çok, ne olduğun hakkında bi fikrim bile yok!
Beni boşver, ölür böyle şeyler...
Eee, anlat; daha daha nasıl gidiyorsun?
Gülmem ben de, ördün duvarları kimle?
Güller bende, bekler tanışmayı senle...
Mevlam yazmış; gir istersen kalbi delme
Susmak yanlış, hayatıma çekme perde!
Gülmem ben de, ördün duvarları kimle?
Güller bende, bekler tanışmayı senle...
Mevlam yazmış; gir istersen kalbi delme
Susmak yanlış, hayatıma çekme perde!
Sonu gelmez bu sitemler, yine kendime yük benliğim!
Ama ne yâr ne yoksun, ne az ne çok, ne olduğun hakkında bi fikrim bile yok!
Beni boşver, ölür böyle şeyler...
Eee, anlat; daha daha nasıl gidiyorsun?
Sonu gelmez bu sitemler, yine kendime yük benliğim!
Ama ne yâr ne yoksun, ne az ne çok, ne olduğun hakkında bi fikrim bile yok!
Beni boşver, ölür böyle şeyler...
Eee, anlat; daha daha nasıl gidiyorsun?
Bugün gidip şehir şehir terk ettim seni
Yarım kalmış bir hayatı felç ettin gelip!
Sen itmekle meşguldün; hep ben çektim seni!
Sen sefanı sür hadi, ben dert çektim sevin!
Bugün gidip şehir şehir terk ettim seni
Yarım kalmış bir hayatı felç ettin gelip!
Sen itmekle meşguldün; hep ben çektim seni!
Sen sefanı sür hadi, ben dert çektim sevin!
Sevin... of!
Hadi sevin... of!
Tekir & Bedo – Ölür Böyle Şeyler Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuTekir & Bedo'nun "Ölür Böyle Şeyler" şarkısı, dinleyicisini derin bir içsel yolculuğa çıkarıyor. Bu şarkı sözleri, zamanın acımasız değişimini, kırılan umutları ve bir türlü kapanmayan yaraları öyle samimi bir dille anlatıyor ki, her dize adeta ruhun bir köşesinden yükselen bir çığlık gibi yankılanıyor.
Geçmişin Gölgesi ve Tükenmeyen Yol
Şarkının açılışında, "Tekir & Bedo – Ölür Böyle Şeyler" dinleyicisini doğrudan bir yüzleşmeye davet ediyor:
Bu dizeler, geçmişte kalan güzelliklerle bugünün acı gerçekleri arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor. "Dün ile bugünün o uçurum farkı" ifadesi, zamanın getirdiği yıkımı, kaybedilen masumiyeti ya da yitirilen bir aşkın ardından duyulan derin pişmanlığı anlatıyor. Kahraman, "yürüdükçe daha da çok uzayan, tükenmeyen kısır bi yol"da sıkışıp kalmış; çaba gösterse de bir çıkış bulamamanın, aynı döngüde dönüp durmanın verdiği yorgunluğu hissediyor. Bir zamanlar cennet vaat eden bir ilişkinin, şimdi "cehennemin dibi ol"ması, hayal kırıklığının ve öfkenin boyutunu ortaya koyuyor. Artık konuşmaya mecali kalmayan kişinin yerine "tüm şarkılar konuyu biliyor" demesi, duygularının evrenselliğini ve sessiz çığlığını vurguluyor.
Yenilgilerin Döngüsü ve Yanmış Bir Ruh
Tekir & Bedo – Ölür Böyle Şeyler şarkı sözlerinin devamında, duygusal bir tükenişin ve sürekli yenilgilerin resmi çiziliyor:
"Öldüm öldüm dirildim" ifadesi, çekilen acının yoğunluğunu ve her seferinde küllerinden yeniden doğmaya çalışmanın getirdiği yorgunluğu anlatıyor. Sevgiyle yaklaşılan her şeyin sonunda bir yenilgiye dönüşmesi, ruhunda "bi yanmışlık" ve "bi başına kalmışlık" hissi bırakmış. Kişi, bu döngüde öfke, delilik ve belirsiz bir yanma haliyle boğuşmuş. "Uğruna ölesim yoktu; ama bu yanmışlıkla oldu!" dizesi, başlangıçta bu kadar acı çekmeyi düşünmese de, yaşananların onu bu noktaya getirdiğini, ruhunun derinden etkilendiğini itiraf ediyor.
Belirsizliğin Yükü ve Duygusal Uzaklaşma
Şarkının tekrar eden nakaratında, Tekir & Bedo, içsel bir çatışmayı ve kabullenişi dile getiriyor:
Bu sözler, bitmek bilmeyen sitemlerin ve kendini suçlamanın ağırlığını gösteriyor. "Ne yâr ne yoksun, ne az ne çok, ne olduğun hakkında bi fikrim bile yok!" ifadesi, ilişkinin ya da durumun belirsizliğini, kafa karışıklığını ve belki de karşı tarafa duyulan yabancılaşmayı vurguluyor. "Beni boşver, ölür böyle şeyler..." cümlesi ise, bir tür kabulleniş, yaşananları artık çok da önemsememe ve duygusal bir uzaklaşma çabası olarak yorumlanabilir. Ardından gelen "Eee, anlat; daha daha nasıl gidiyorsun?" sorusu, bu kabullenişin altında yatan alaycı bir merakı, belki de hala bir cevap arayışını ele veriyor. Bu döngü, Tekir & Bedo – Ölür Böyle Şeyler sözlerinin temelindeki umutsuzluğu ve kabullenişi pekiştiriyor.
Örülen Duvarlar ve Bekleyen Güller
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bir duvar örme ve aynı zamanda bir beklenti iç içe geçiyor:
"Gülmem ben de" diyerek, kahraman kendi içine kapanmışlığını ve başkalarına karşı ördüğü duvarları itiraf ediyor. Ancak bu duvarların arkasında hala bir umut ve beklenti var: "Güller bende, bekler tanışmayı senle..." Bu dizeler, içten içe hala sevgiyi ve yakınlığı aradığını, ancak karşı tarafın adım atmasını beklediğini gösteriyor. "Mevlam yazmış; gir istersen kalbi delme" sözü, bir yandan kaderciliği, diğer yandan ise kırılgan bir kalbin korunma arzusunu yansıtıyor. "Susmak yanlış, hayatıma çekme perde!" ise, iletişimin önemini ve gizliliğin getirdiği acıyı vurgulayarak, duyguların açıkça ifade edilmesi gerektiğini savunuyor.
Acı Bir Veda ve Tek Taraflı Çaba
Tekir & Bedo – Ölür Böyle Şeyler şarkı sözlerinin finali, derin bir kırgınlık ve acı bir vedayla noktalanıyor:
Bu dizeler, ilişkiden tamamen kopuşun ve duygusal bir kaçışın ifadesi. "Şehir şehir terk ettim seni" cümlesi, sadece fiziksel değil, ruhsal bir uzaklaşmayı da anlatıyor. Karşı tarafın gelişiyle "yarım kalmış bir hayatın felç" olması, yaşanan ilişkinin kişinin hayatında yarattığı derin tahribatı ve işlevsizliği gözler önüne seriyor. "Sen itmekle meşguldün; hep ben çektim seni!" ifadesi, ilişkinin tek taraflı çabayla yürüdüğünü, bir tarafın sürekli ittiği yerde diğer tarafın çekmeye çalıştığını gösteriyor. Son dizedeki "Sen sefanı sür hadi, ben dert çektim sevin!" ise, ayrılık sonrası duyulan öfke, acı ve alaycı bir kabullenişin acı bir zafer çığlığı gibi yükseldiğini gösteriyor. Tekir & Bedo, bu son sözlerle, çektiği acının karşılığında karşı tarafın rahatlığını kabulleniyor, ancak bu kabullenişin altında derin bir burukluk yatıyor.