SanatçıTan Taşçı

🎵 Tan Taşçı – Sokağından Geçmezdim Sözleri
Al beni de yanına
Sakın ha burada bırakıp gitme
Son yolum ol, sonum ol
Zorum olma, gitme terk etme
İstedim olmaz, çok uğraştım çok
Yorulma sen de, bence gerek yok
Bak bazı hisler dürüstlük ister
Benim dünüm zor, yarınım yok
İsteseydi dün gibi gitmez denerdi
Bekleseydi çok fark etmez dönerdim
Anlasaydı düşünmeden severdi beni
Ben bilseydim sokağından geçmezdim
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuTan Taşçı – Sokağından Geçmezdim: Pişmanlığın ve Keşkelerin Melodisi
Her şarkı sözü, bir hikaye fısıldar; bazen bir sırrı, bazen de derinden hissedilen bir pişmanlığı taşır. Tan Taşçı’nın “Sokağından Geçmezdim” şarkısı da işte tam böyle, yürekten kopan bir “keşke”nin ve kaybedilmiş bir umudun izlerini taşıyor. Bu derin ve dokunaklı eser, dinleyicisine aşkın en kırılgan anlarını, vazgeçişleri ve geride bırakılanları hissettiriyor.
Bir Veda Çığlığı: “Al Beni de Yanına”
Şarkının ilk dizeleri, çaresiz bir yakarışla başlıyor; ayrılığın eşiğindeki bir ruhun son çırpınışları adeta. Tan Taşçı – Sokağından Geçmezdim şarkısının açılışında, dinleyici hemen o anın ağırlığına çekiliyor:
Burada, terk edilmek üzere olan birinin saf ve içten isteği var. “Al beni de yanına” derken, sadece fiziksel bir birliktelik değil, ruhsal bir bütünleşme arzusu da hissediliyor. Bu, bir yandan çaresiz bir teslimiyetin, diğer yandan da son bir umut kırıntısının ifadesi. “Son yolum ol, sonum ol” ifadesi, ilişkinin geldiği son noktayı, artık geri dönüşü olmayan bir eşiği işaret ediyor. Hayatının gidişatını, kaderini tamamen karşısındakinin eline bırakma isteği bu. Ancak hemen ardından gelen “Zorum olma, gitme terk etme” cümlesi, bu teslimiyetin içinde barındırdığı korkuyu, terk edilme endişesini ve bir kez daha hayal kırıklığına uğrama ihtimalini gözler önüne seriyor. Bu dizeler, aşkın en kırılgan, en savunmasız anlarını resmediyor.
Tükenmiş Çabaların Gölgesinde: “Benim Dünüm Zor, Yarınım Yok”
Şarkının ikinci bölümü, ilk bölümdeki yalvarışın ardından gelen bir kabulleniş ve tükenmişlik hissini barındırıyor. Tan Taşçı – Sokağından Geçmezdim şarkısı, bu noktada, boşa çıkan çabaların ve yorgunluğun altını çiziyor:
“İstedim olmaz, çok uğraştım çok” ifadesi, tek taraflı bir mücadelenin ve nihayetsiz bir çabanın hikayesini anlatıyor. Artık yorgun düşmüş bir ruhun fısıltısı bu; çabalamanın anlamsızlığını kabullenmiş. “Yorulma sen de, bence gerek yok” diyerek, karşı tarafa da bir nevi veda çağrısı yapıyor, bu ilişki için artık umut olmadığını ima ediyor. Bu, bir “bırak gitsin” çağrısıdır, hem kendisi hem de karşısındaki için. “Bak bazı hisler dürüstlük ister” cümlesi, ilişkinin temelinde yatan eksikliği, belki de samimiyetsizliği ya da gizlenen gerçekleri işaret ediyor. Bu, bir sitemden çok, bir tespittir. Ve ardından gelen “Benim dünüm zor, yarınım yok” ifadesi, bu tükenmişliğin zirvesidir. Geçmişin acılarını taşıyan, geleceğe dair hiçbir umudu kalmamış birinin iç dünyasını gözler önüne seriyor. Bu dizeler, Tan Taşçı’nın yorumuyla, dinleyicinin kalbine işleyen bir melankoli ve umutsuzluk taşıyor.
Keşkeler Diyarı: “Ben Bilseydim Sokağından Geçmezdim”
Şarkının zirve noktası, nakarat bölümünde yer alan ve adını da veren o güçlü ifade. Burada, pişmanlık ve geçmişe yönelik bir sorgulama derinleşiyor. Tan Taşçı – Sokağından Geçmezdim şarkısının bu kısmı, dinleyicide en çok yankı uyandıran yerlerden biri:
Bu dizeler, karşılıklı beklentilerin ve yanlış anlaşılmaların bir dökümü gibi. “İsteseydi dün gibi gitmez denerdi” ifadesi, karşı tarafın yetersiz çabasına ya da isteksizliğine bir gönderme. Eğer gerçekten isteseydi, vazgeçmez, mücadele ederdi. “Bekleseydi çok fark etmez dönerdim” ise, anlatıcının kendi payına düşen pişmanlığı ve belki de gururunu bir kenara bırakabileceğini gösteriyor. Ancak bu, gerçekleşmemiş bir senaryo. “Anlasaydı düşünmeden severdi beni” cümlesi, ilişkinin temelinde yatan anlayış eksikliğine, derinlemesine bir bağ kurulamamasına işaret ediyor. Eğer gerçekten anlasaydı, aşkın önünde hiçbir engel kalmazdı. Ve tüm bu koşullu cümlelerin ardından gelen o çarpıcı son: “Ben bilseydim sokağından geçmezdim.” Bu, sadece bir pişmanlık değil, aynı zamanda bir ders çıkarma, bir kendini koruma içgüdüsü. Keşke en başından bu ilişkinin getireceği acıları bilseydim de, bu yola hiç girmezdim demenin en edebi yolu. Tan Taşçı, “Sokağından Geçmezdim” ile, bazen en büyük pişmanlığın, hiç yaşanmamış bir geçmişe duyulan özlem olduğunu anlatıyor.