SanatçıTan Taşçı

🎵 Tan Taşçı – Giderken Sözleri
İnan ki pek hevesim yok
Seninle biz çok savaştık hayat
Adım adım gelme bi rahat
Hiç kimseyle bi derdim yok
Zaten ben de kendimden çok hayat
Yeter, yeter, yeter bu sebat
Aldığın ne varsa sat
Ya da yanına kat
Bildiğin ne vara tertemiz gidiyor elden
Ahirim, hayallerim bu ayrılık çok erken
Sevdiğim, sevmediğim, bilmediğim derken
Ben hiç unutmadım sen öylece çekip giderken
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuTan Taşçı – Giderken Şarkı Sözleri: Veda Esnasında Kalanların Çığlığı
Bazı şarkılar vardır; müziği kadar sözleriyle de ruhunuza işler, dinledikçe kendinizden bir parça bulursunuz. Tan Taşçı’nın “Giderken” şarkısı da tam olarak böyle bir eser. Bu şarkının sözleri, bir ayrılığın sadece giden için değil, kalan için de ne denli derin izler bıraktığını, adeta bir iç hesaplaşma ve kabulleniş sürecini anlatıyor. Gelin, Tan Taşçı’nın “Giderken” şarkısının satır aralarında gizli anlamlara birlikte yolculuk edelim.
Bir Bıkkınlık ve Hesaplaşma: Hayatla Mücadele
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir yorgunluk ve bezginlik atmosferine çekiyor. İlk dizelerdeki “İnan ki pek hevesim yok” ifadesi, artık bir şeylere çabalama, mücadele etme enerjisinin kalmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bu, sadece bir ilişki yorgunluğu değil, daha geniş bir yaşam mücadelesinin yansıması gibi:
Burada “hayat” kelimesinin bir muhatap gibi kullanılması, kişiselleştirilmesi dikkat çekici. Sanki hayatın kendisiyle bir savaş verilmiş, yorucu bir mücadele yaşanmış. “Adım adım gelme bi rahat” dizesi ise, bu sürekli baskının, zorlamanın artık sona ermesini, biraz nefes almayı arzulayan bir ruh halini betimliyor. Tan Taşçı’nın bu şarkıda yarattığı atmosfer, dinleyeni hemen içine çekiyor.
İçsel Bir Çatışma ve Tükeniş
İkinci bölümde, şarkıdaki anlatıcının derdinin dışsal değil, daha çok içsel bir boyutta olduğunu görüyoruz. “Hiç kimseyle bi derdim yok” derken, aslında asıl mücadelenin kendi içinde yaşandığını vurguluyor:
“Zaten ben de kendimden çok hayat” cümlesi, kişinin kendini bile aşan, belki de kaderle ya da varoluşla ilgili derin bir yorgunluğunu ifade ediyor. Bu, artık kendi benliğinin bile taşıyamayacağı kadar ağır bir yükün altında ezilme hissidir. Ardından gelen “Yeter, yeter, yeter bu sebat” çığlığı ise, bu tükenmişliğin zirve noktası. Sürekli direnme, dayanma halinin sonuna gelindiğini, bu ısrarlı sabrın artık bir anlam ifade etmediğini dile getiriyor. Tan Taşçı’nın “Giderken” şarkısındaki bu dizeler, birçok kişinin içinden geçen ama dile getiremediği yorgunluğu resmediyor.
Bir Veda Anı ve Kayıplar
Şarkının köprü bölümü, bir ayrılık anının getirdiği kabulleniş ve aynı zamanda bir meydan okuma barındırıyor:
Bu dizeler, ilişkiden geriye kalan somut ya da soyut her şeyin, bir miras gibi ne yapılacağının belirsizliğini ifade ediyor. Gidenin “aldığı” şeylerin (belki anılar, duygular, zaman) ya elden çıkarılması ya da tamamen sahiplenilmesi gerektiğini dile getirerek, geride kalan için bir kapanış arayışını simgeliyor.
Ayrılığın Erkenliği ve Unutulmaz Acısı
Şarkının nakaratı, “Giderken”in en vurucu ve duygusal yoğunluğa sahip bölümü. Burada, ayrılığın yarattığı boşluk ve kalan kişinin yaşadığı tarifsiz acı dile getiriliyor:
“Bildiğin ne varsa tertemiz gidiyor elden” cümlesi, sadece bir ilişkinin değil, bir yaşamın, alışkanlıkların, düzenin tamamen değiştiğini, adeta silindiğini anlatıyor. “Ahirim, hayallerim bu ayrılık çok erken” ifadesi ise, bu ayrılığın sadece bugünü değil, geleceği, umutları ve tüm planları da beraberinde götürdüğünü, her şeyin yarım kaldığını vurguluyor. “Ahirim” kelimesi, kişinin geleceğini, sonunu, kaderini işaret ederek ayrılığın ne kadar köklü bir etki yarattığını gösteriyor.
“Sevdiğim, sevmediğim, bilmediğim derken” dizesi, ayrılık anında yaşanan duygu karmaşasını, akıldan geçen bin bir düşünceyi özetler nitelikte. Tüm bu gelgitlerin ortasında, nakaratın son dizesi adeta bir tokat gibi çarpıyor: “Ben hiç unutmadım sen öylece çekip giderken.” Bu, gidenin belki de umursamazca, basitçe hayatından çıktığını düşünmesine karşın, kalan kişinin yaşadığı derin yara ve unutulmaz anıyı gözler önüne seriyor. Tan Taşçı, “Giderken” şarkısında bu son cümleyle, ayrılığın asıl yükünü omuzlarında taşıyanın kim olduğunu tüm çıplaklığıyla ifade ediyor.
Tan Taşçı’nın “Giderken” şarkısı, bir ayrılığın sadece bir bitiş değil, aynı zamanda derin bir iç hesaplaşma, yorgunluk ve unutulmaz bir acı olduğunu anlatıyor. Sözlerindeki samimiyet ve duygusal derinlik, bu şarkıyı dinleyen herkesin kendi vedalarına ve içsel mücadelelerine dokunmasını sağlıyor.