
🎵 Sokrat St & Öykü Dörter – Yokluğuna Dair Sözleri
(Bu akşam her yanımda ağrı)
(Sanki tüm sıkıntım olmamana bağlı)
(Yerimden kalkacak hâlim yok, hayır)
(İçimde kin birikti yokluğuna dair)
Bu akşam her yanımda ağrı
Sanki tüm sıkıntım olmamana bağlı
Yerimden kalkacak hâlim yok, hayır
İçimde kin birikti yokluğuna dair
Bu akşam her yanımda ağrı
Sanki tüm sıkıntım olmamana bağlı
Yerimden kalkacak hâlim yok, hayır
İçimde kin birikti yokluğuna dair
Hatıralar şimdi sanki zil çalıcak
İçeri gel, biraz bekle, tütün sarıca'm
Yine seni yazdıkça yanakların kızarıcak
Ama tekrar uçup gidersen eğer kanatlarını koparıca'm (Hahaha)
Şimdi bence önce yanaklarıma tokatı çarp (Uh-ah)
Çünkü ben özledikçe hep karakterine bok atıca'm (Ah)
Öyle ya da böyle varlığını yok edice'm (Ah-ah)
Ve tekrar dönmek istediğinde sana her şeyi ödetice'm
Bi' seni değil aslında, alayınızı göt edice'm
Gün gelicek, bana yapılan her şeyden tek tek söz edice'm
Ben de artık kendi çıkarlarımı gözetice'm
Ya dünya etrafımda dön'cek, ya da dünyayı yönetice'm
Bu akşam her yanımda ağrı (Ah)
Sanki tüm sıkıntım olmamana bağlı
Yerimden kalkacak hâlim yok, hayır (Hayır)
İçimde kin birikti yokluğuna dair
Bu akşam her yanımda ağrı (Ah)
Sanki tüm sıkıntım olmamana bağlı
Yerimden kalkacak hâlim yok, hayır (Hayır)
İçimde kin birikti yokluğuna dair
Para benim de belki gözlerimi kör edicek (Ah)
Kendime salak saçma problemler üretice'm
O gün bugün değil, bi' gün günümü gün edice'm (Hayır)
O gün geride kalanlar için sadece tek küfredice'm
Şimdi istediğin kadar say, söv bana (Ha)
Haklı savaşımda belli kazanmamış
Kaleminin arkasına saklanmış şair
Yapamadım hiçbi' şey korkularına dair
Hasss, şimdi değil gadam
Değeriniz yok artık yazdığım en çirkin şiir kadar
Ner'de dostlar, ner'de arkadaşlar, abi?
Artık etrafımda başka başka tip insanlar
İnancım yok aşka maşka (Ah-ah), yok la şaka
Dönebilsem keşke başa (Oh-ah)
Gerçi çokta şükür, şimdi etrafımdan attım boş beleşi
Zaten bugüne kadar herkese güvenip iyi bok yemişim (Hehehe)
Bu akşam her yanımda ağrı
Sanki tüm sıkıntım olmamana bağlı
Yerimden kalkacak hâlim yok, hayır
İçimde kin birikti yokluğuna dair
Bu akşam her yanımda ağrı (Ah)
Sanki tüm sıkıntım olmamana bağlı
Yerimden kalkacak hâlim yok, hayır
İçimde kin birikti yokluğuna dair
Sonrası malum, ne bekliyorsam yani
Çok çekilmez adam oldum, yorgun hâlim
İnsan gibi konuşaydık son gün bari
Sen gittin, sadece yalnızlık korkum kaldı
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik dünyasında bazı şarkılar vardır ki, dinleyicinin ruhuna işler, kelimelerle bir hikaye anlatır ve o hikaye dinleyenin kendi iç dünyasında yankı bulur. Sokrat St ve Öykü Dörter’in ortak çalışması “Yokluğuna Dair” tam da böyle bir eser. Bu şarkı, sadece bir ayrılık şarkısı olmanın ötesinde, yokluğun yarattığı derin bir acıyı, bu acıdan filizlenen kini ve nihayetinde yorgun bir kabullenişi işliyor. Şarkının sözleri, dinleyeni duygusal bir fırtınanın içine çekiyor.
Yokluğun Bedeni ve Ruhu Saran Ağrısı
Şarkının her tekrarında karşımıza çıkan o çarpıcı dizeler, eserin temelini oluşturuyor:
Bu açılış, dinleyiciyi doğrudan karakterin yaşadığı fiziksel ve ruhsal bir çöküşle karşılaştırıyor. "Bu akşam her yanımda ağrı" ifadesi, sadece duygusal bir acıyı değil, aynı zamanda bu acının bedene yansıyan somut ağırlığını da vurguluyor. Sanki yokluk, bir hastalık gibi tüm vücudu sarmış. "Sanki tüm sıkıntım olmamana bağlı" dizesi, bu yokluğun tüm dertlerin, tüm sorunların kaynağı olarak görüldüğünü açıkça ortaya koyuyor. Çaresizlik o kadar derin ki, "Yerimden kalkacak hâlim yok" sözleri, kişinin hayata karşı direncini tamamen yitirdiğini gösteriyor. Ve işte bu derin acının ve çaresizliğin içinden, "İçimde kin birikti yokluğuna dair" cümlesiyle, biriken öfke ve kırgınlık gün yüzüne çıkıyor. Bu kin, pasif bir üzüntüden çok, aktif bir isyanın, bir intikam arzusunun habercisi.
Hatıralardan Kine, Kontrol Arzusuna
Sokrat St’nin dizeleri, karmaşık bir duygusal geçişi gözler önüne seriyor. İlk başta bir miktar nostalji seziliyor:
Burada, geçmişteki bir yakınlığa duyulan özlem, anlık bir davetle beliriyor. Ancak bu naif an, hızla yerini tehditkar bir tavra bırakıyor. "Yine seni yazdıkça yanakların kızarıcak" dizesindeki o eski etki, hemen ardından gelen "kanatlarını koparıca'm" tehdidiyle paramparça oluyor. "Hahaha" gülüşü, bu tehdide psikolojik bir derinlik katıyor; bu, acının ve öfkenin çarpıttığı bir mizah, bir tür delilik emaresi. Bu, terk edilme korkusuyla baş etmeye çalışan, kontrolü kaybetmiş bir ruhun çığlığı.
Ardından gelen dizeler, bu intikam arzusunu daha da pekiştiriyor:
Karakter, özleminin kendisini zehirlediğini ve bu özlemin kişiyi kötülemeye ittiğini itiraf ediyor. Kendine yönelik bir ceza isteği ("yanaklarıma tokatı çarp") bile, aslında diğerine duyulan öfkenin bir yansıması. "Varlığını yok edice'm" ve "sana her şeyi ödetice'm" ifadeleri, yokluğun yarattığı boşluğu, intikamla doldurma arzusunu netleştiriyor. Bu, eski bir ilişkinin küllerinden doğan, yıkıcı bir güç mücadelesi. Sokrat St ve Öykü Dörter’in “Yokluğuna Dair” şarkısı, bu karanlık dönüşümü ustaca işliyor.
Kişisel Çıkarlar ve Dünyayı Yönetme İsteği
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu kişisel intikam arzusu daha geniş bir perspektife oturuyor:
Bu kısım, karakterin sadece bir kişiye değil, kendisine haksızlık ettiğini düşündüğü herkese karşı bir duruş sergilediğini gösteriyor. "Kendi çıkarlarımı gözetice'm" ifadesi, geçmişteki fedakarlıkların ve hayal kırıklıklarının ardından gelen bir öz-koruma mekanizması. "Ya dünya etrafımda dön'cek, ya da dünyayı yönetice'm" sözleri ise, artık pasif bir kurban olmaktan çıkıp, kendi kaderinin ve çevresinin aktif bir belirleyicisi olma arzusunu, hatta bu konuda bir megalomanlığı bile barındırıyor. Bu, gücünü yeniden kazanma ve kontrolü ele alma manifestosu.
Hayal Kırıklıkları ve Yalnızlık Korkusu
Şarkının sonlarına doğru, bu sert kabuk biraz olsun aralanıyor ve altında yatan derin yalnızlık kendini belli ediyor:
Aşka olan inancın yitimi, acı bir şaka ile dile getiriliyor. Geçmişe dönme arzusu anlık bir zayıflık gibi beliriyor, ancak hemen ardından gelen "şükür" ifadesi ve "boş beleşi attım" itirafı, yaşananların bir ders olduğunu gösteriyor. Karakter, geçmişteki güveninin bedelini ağır ödediğini, hatta "iyi bok yediğini" acı bir gülüşle ("Hehehe") ifade ediyor. Bu, kendini koruma içgüdüsünün bir sonucu olarak, insanlara karşı geliştirilen bir duvar. Bu sözler, Sokrat St & Öykü Dörter – Yokluğuna Dair şarkısının sadece öfke değil, aynı zamanda derin bir hayal kırıklığı ve pişmanlık barındırdığını gösteriyor.
Şarkının kapanışı ise, tüm bu fırtınalı duyguların ardından gelen, yorgun bir kabullenişle noktalanıyor:
Karakter, yaşadığı dönüşümün farkında: "Çok çekilmez adam oldum, yorgun hâlim." Bu, artık ne eski kendisi ne de başkaları için kolay biri olmadığı anlamına geliyor. Geçmişe dair tek pişmanlık, belki de insanca bir vedanın olmaması. Ve en çarpıcı itiraf, tüm öfke ve kinin ardındaki gerçek korku: "Sen gittin, sadece yalnızlık korkum kaldı." Bu dize, tüm o sert duruşun, aslında bir boşluğu ve bu boşluğun yarattığı derin yalnızlık korkusunu gizlemek için olduğunu fısıldıyor. “Yokluğuna Dair”, bir yokluğun bir insanı nasıl baştan aşağı değiştirebileceğinin, onu nasıl öfke, kin ve nihayetinde yorgun bir yalnızlığa sürükleyebileceğinin etkileyici bir portresi.