SanatçıSezen Aksu
ŞarkıOh Oh

🎵 Sezen Aksu – Oh Oh Sözleri
Çok şeker, hadi, hop, give me five, küresel dünya, küresel life
Kes raconunu, Amerikan havası, sokak arası mafyası, fight is fight
Hayt, bire var mı yan bakan? Delikanlılık öldü mü?
İmaj yeniledik sadece be, babam, şu adaptasyonu gördün mü?
Oh, oh, suyundan da, oh, oh, şuyundan da
Oh, oh, buyundan da koy, koy
Oh, oh, suyundan da, oh, oh, şuyundan da
Oh, oh, buyundan da koy, koy
Dibe vuruyor her şey, ta dibe, ay, analizi, sentezi var bir de
Dibe vuruyor her şey, ta dibe, analizi, sentezi var bir de
Doğudan, batıdan kop da gel, do it, do it, just do it, hade
Oh, oh, suyundan da, oh, oh, şuyundan da
Oh, oh, buyundan da koy, koy
Oh, oh, suyundan da, oh, oh, şuyundan da
Oh, oh, buyundan da koy, koy
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMinik Serçe’nin eşsiz kaleminden çıkan her şarkı, adeta bir sosyolog titizliğiyle toplumu, insanı ve zamanın ruhunu inceler. Sezen Aksu’nun “Oh Oh” şarkısı da bu geleneğin çarpıcı bir örneği. İlk dinleyişte neşeli ritmiyle dikkat çeken bu parça, sözlerine daldığınızda küresel çağın getirdiği kimlik karmaşasına, adaptasyon çabalarına ve yüzeyselliğe dair derin bir yorum sunuyor.
Küresel Adaptasyon ve Kimlik Çatışması
Şarkı, adeta modern dünyanın hızlı akışına bir selam çakarak başlıyor:
Bu açılış, küreselleşmenin getirdiği kültürel hibridizasyonu ironik bir dille ele alıyor. “Çok şeker, hadi, hop, give me five” ifadeleri, Batı kültüründen ithal edilen, samimiyetten yoksun, hızlı ve yüzeysel etkileşimleri simgeliyor. “Küresel dünya, küresel life” ise bu yeni yaşam biçiminin her alanı sardığını vurguluyor. Ancak hemen ardından gelen “Kes raconunu, Amerikan havası, sokak arası mafyası, fight is fight” dizeleri, bu küresel havanın yerel dinamiklerle nasıl çarpıştığını gösteriyor. Batı’dan alınan “Amerikan havası”, sokak aralarında bir “mafya” edasıyla, hatta belki de yanlış anlaşılan bir güç gösterisiyle harmanlanıyor. “Fight is fight” diyerek, işin özünde değişmeyen, ilkel bir mücadele halinin varlığına işaret ediliyor.
“Hayt, bire var mı yan bakan? Delikanlılık öldü mü?” soruları, geleneksel değerlerin bu yeni düzende sorgulanışını, hatta yok oluşunu dile getiriyor. Ancak bu bir ağıt değil, daha çok ironik bir gözlem. Zira hemen ardından gelen “İmaj yeniledik sadece be, babam, şu adaptasyonu gördün mü?” dizesi, tüm bu karmaşanın aslında bir “imaj yenileme” ve “adaptasyon” çabasından ibaret olduğunu ortaya koyuyor. Sezen Aksu’nun “Oh Oh” şarkısı, bu dizelerle modern insanın dışarıdan aldığı formları nasıl içselleştirdiğini, bir nevi maske takarak çağa ayak uydurduğunu gözler önüne seriyor. Bu adaptasyonun ne kadar samimi olduğu ise okuyucunun yorumuna bırakılıyor.
İştahlı Bir Kabul: “Oh Oh” Nakaratı
Şarkının nakaratı, bu karmaşık tabloya karşı takınılan tavrı özetliyor:
“Suyundan da, şuyundan da, buyundan da koy, koy” ifadeleri, adeta her şeyden payına düşeni almak isteyen, doymak bilmez bir iştahı ve kabullenici bir tavrı temsil ediyor. Küresel dünyanın getirdiği her türlü yeniliğe, değişime, hatta karmaşaya karşı “oh oh” diyerek bir nevi “tamamdır, razıyım, gelsin hepsi” duruşu sergileniyor. Bu, hem bir teslimiyet hem de değişimin getirdiği tüm nimetlerden faydalanma arzusunun bir dışavurumu. Sezen Aksu’nun “Oh Oh” şarkısında bu nakarat, modern insanın tüketim odaklı, her şeyi deneyimleme ve sahiplenme arzusunu metaforik olarak güçlendiriyor.
Dibe Vuruş ve Yeni Bir Başlangıç Çağrısı
İkinci kıta, bu hızlı ve yüzeysel adaptasyonun sonuçlarına odaklanıyor:
“Dibe vuruyor her şey, ta dibe” derken, bu hızlı değişimin ve yüzeysel adaptasyonun kaçınılmaz bir çöküşe yol açtığı ima ediliyor. Değerlerin, ilişkilerin, belki de insanlığın geldiği noktayı eleştiren bu ifade, umursamazca her şeyden yudumlanan “Oh Oh” tavrının aslında bir bedeli olduğunu gösteriyor. “Ay, analizi, sentezi var bir de” sözleriyle, bu çöküşün entelektüel çevrelerce analiz edilmesine, sentezlenmesine rağmen bir çözüm üretilemeyişi, hatta bu durumun ironik bir şekilde gözlemlenişi alaycı bir dille ifade ediliyor. Sanki dibe vurulurken bile bu durumun akademik bir incelemesi yapılıyor ama asıl sorun devam ediyor.
Son dize ise yine küresel çağın popüler sloganlarıyla birleşiyor: “Doğudan, batıdan kop da gel, do it, do it, just do it, hade.” Bu, hem bir davet hem de bir emir. Eski bağlardan, geleneklerden, belki de kendi özünden koparak bu yeni, kaotik düzene katılma çağrısı. “Do it, do it, just do it” gibi Batılı, motivasyonel sloganların kullanımı, adaptasyonun ne kadar dayatmacı ve acil olduğunu vurguluyor. Sezen Aksu’nun “Oh Oh” şarkısı, bu son dizelerle, bireyin bu yeni dünya karşısında ne kadar çaresizce savrulduğunu ve bir eylem çağrısıyla yeni bir başlangıca zorlandığını çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Bu şarkı, sadece bir melodi değil, aynı zamanda küresel köyün ortasında duran insanın içsel ve dışsal çatışmalarının bir aynası.