SanatçıSezen Aksu

🎵 Sezen Aksu – Nanik Sözleri
Bin kere dedim yola gelmedin
Tek bir savaşa bile girmedin
Kendi değerini de bilmedin
Mahvettin
Dediğini duydun mu yüreğinin?
Fikrini zikrini sordun mu?
Bindin ahalinin arabasına
Halt ettin
Otur da derdine yan şimdi
Ekmeğini egona ban şimdi
Uyudun uyudun da büyüdün mü?
Bari uyan şimdi
Na na na na na nanik yapacaksın
Bir daha da ne panik yapacaksın
En kötü kış kışlanacaksın
Üstüne göbecik atacaksın
Şinanay da yavrum şina şinanay
Şinanay da şinanay hopa şinanay
Hopa şina şinanay şinanay nom
Hopa şina şinanay şinanay nom
Hopa şina şinanay şinanay nom
Hopa şina şinanay şinanay nom
Hadi diyorum, gel yaşa diyorum
Senin gönlün en paşa diyorum
Ortada kuyu var yandan geç diyenlere de ki
Yeni dank ettim
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSezen Aksu’nun “Nanik” Şarkı Sözleri: Minik Bir İsyanın Büyük Yankısı
Müziğin ve sözlerin derinliklerinde kaybolmayı seven bir yorumcu olarak, Sezen Aksu’nun “Nanik” şarkısı, ilk dinleyişte yakaladığı o ilginç enerjisiyle beni kendine çekti. Minik Serçe’nin bu eseri, sadece bir şarkı olmanın ötesinde, içinde barındırdığı eleştirel ruh ve sonundaki umutla adeta bir yaşam dersi sunuyor. Gelin, Sezen Aksu’nun kaleminden çıkan bu sözlerin satır aralarında gizlenen anlamlara birlikte bakalım.
“Yola Gelmedin, Değerini Bilmedin”: Bir Hayal Kırıklığı İfadesi
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir hesaplaşmanın ortasına bırakıyor. İlk dizeler, adeta yılların birikmişliğini, sabrın tükendiğini haykırıyor:
Bu sözler, birine yöneltilmiş derin bir hayal kırıklığının ifadesi. “Bin kere dedim yola gelmedin” derken, aslında defalarca uyarıldığı, doğru yolu gösterildiği halde direnen bir karakter çiziliyor. “Tek bir savaşa bile girmedin” cümlesi ise, kişinin kendi varoluş mücadelesinden, haklarını savunmaktan veya hayatın getirdiği zorluklarla yüzleşmekten kaçınmasını eleştiriyor. En can alıcı nokta ise “Kendi değerini de bilmedin / Mahvettin” dizeleri. Bu, kişinin sadece başkalarına değil, en çok da kendine zarar verdiğini, potansiyelini heba ettiğini vurguluyor. Sezen Aksu, burada bir nevi “kendi düşen ağlamaz” demenin daha acı bir versiyonunu sunuyor.
“Ahalinin Arabası” ve Ego Tuzağı
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu pasif ve kendine yabancılaşmış durumun kökenlerine iniliyor:
“Yüreğinin dediğini duymamak” ve “fikrini zikrini sormamak”, bireyin kendi iç sesini susturup dışarıdan gelen etkilere boyun eğmesini anlatıyor. “Bindin ahalinin arabasına” metaforu, toplumun genelgeçer kabullerine, sürü psikolojisine uymayı, kendi özgün yolunu çizmekten vazgeçmeyi çok çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Bu, Sezen Aksu’nun “Nanik” şarkısındaki en keskin eleştirilerden biri. Bu durumun sonucunda ortaya çıkan “Halt ettin” ise, yapılan yanlışın, hatanın ve bu hatanın getirdiği pişmanlığın altını çiziyor.
Ardından gelen dizeler ise, bu durumun sonuçlarıyla yüzleşmeye bir davet:
“Ekmeğini egona ban” ifadesi, kendi benmerkezci yaklaşımlarının, kibirlerinin bedelini ödeme zamanının geldiğini ima ediyor. “Uyudun uyudun da büyüdün mü?” sorusu, geçen zamana rağmen olgunlaşamayan, farkındalık kazanamayan ruh hallerine bir sitem. Ve o güçlü çağrı: “Bari uyan şimdi.” Bu, artık gerçeklerle yüzleşme, kendinle hesaplaşma ve değişme zamanının geldiğini haykırıyor.
“Nanik Yapacaksın”: Bir Direniş ve Umut Manifestosu
“Nanik” şarkısının en akılda kalıcı bölümü şüphesiz nakaratı:
Buradaki “nanik yapmak”, bir yandan alaycı bir tavrı, çocukça bir meydan okumayı simgelerken, diğer yandan yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen yılmamayı, pes etmemeyi de ifade ediyor. “Bir daha da ne panik yapacaksın” cümlesi, en kötü senaryoların yaşanmasından sonra gelen bir kabulleniş ve hatta özgürleşme hali. “En kötü kış kışlanacaksın” ifadesi, zorlukların en çetinini yaşayacağını, dibe vuracağını anlatırken, “Üstüne göbecik atacaksın” ise tüm bu olumsuzluklara rağmen hayata karşı bir dans, bir neşe ve umutla dik duruş sergileme halini müjdeliyor. Sezen Aksu, bu sözlerle dinleyiciye adeta “ne olursa olsun, hayat devam ediyor ve sen yine de neşeni bul” mesajını veriyor.
“Şinanay” ve Hayata Dönüş Çağrısı
Şarkının folk ezgileriyle harmanlanmış “Şinanay” bölümü, tüm o eleştirel ve sorgulayıcı havanın ardından gelen bir rahatlama, bir neşe patlaması adeta:
Bu kısım, sözlerin ağırlığından sonra gelen bir nefes alma alanı. Geleneksel Türk müziğindeki bu neşeli nakarat, müziğin evrenselliğiyle birleşerek, zor zamanlarda bile içimizdeki çocuksu neşeyi, kutlama arzusunu hatırlatıyor. Sezen Aksu, bu ritmik bölümle “Nanik” şarkısına bambaşka bir boyut katıyor, dinleyiciyi adeta bir şenliğe davet ediyor.
“Yeni Dank Ettim”: Bir Farkındalık Anı
Şarkının kapanış bölümü, tüm o eleştirilerin ve uyanma çağrılarının nihayet amacına ulaştığını gösteriyor:
“Hadi diyorum, gel yaşa diyorum” sözleri, artık suçlamanın yerini bir davete, bir teşvike bırakıyor. “Senin gönlün en paşa diyorum” ise, eleştirilen kişinin aslında ne kadar değerli olduğunu, içindeki potansiyeli hatırlatıyor. Ve en vurucu kısım: “Ortada kuyu var yandan geç diyenlere de ki / Yeni dank ettim.” Bu, kişinin nihayet hatalarını anladığını, uyarıları dikkate aldığını ve kendi farkındalığıyla yeni bir yola girmeye hazır olduğunu ilan edişi. Bu cümle, Sezen Aksu’nun “Nanik” şarkısının mesajını zirveye taşıyor: Geçmişin muhasebesi yapıldı, dersler çıkarıldı ve şimdi yeni bir başlangıç zamanı.
Sezen Aksu’nun “Nanik” şarkısı, bireyin kendiyle ve toplumla olan ilişkisini sorgulayan, zaman zaman eleştirel, zaman zaman ise umut dolu bir yolculuk. Minik Serçe, bu eseriyle dinleyicilerine sadece bir melodi değil, aynı zamanda hayatı daha bilinçli yaşama ve zorluklara rağmen neşeyi bulma çağrısı sunuyor.