SanatçıSezen Aksu

🎵 Sezen Aksu – Gidiyorum Sözleri
Zaman sadece birazcık zaman
Geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
Acılarımız tarih kadar eski
Nefes alıp vermek misali olağan
Zaman sadece birazcık zaman
Son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
Böyle benzer izler etrafında
Alışkanlıklarımız bile sıradan
Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
Gidiyorum kokun hala üzerimde
Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
Bir kendim bir ben gidiyorum
Zaman sadece birazcık zaman
Kızgınlığım yalnızlıktan korktuğumdan
Bilirsin karanlıktan da ürkerim çocuklar gibi
Işıkları hep yakarım bu korkudan
Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
Gidiyorum kokun hala üzerimde
Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
Bir kendim bir ben gidiyorum
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSezen Aksu’nun “Gidiyorum” Şarkısının Duygusal Derinliklerine Bir Yolculuk
Şarkılar sadece notalar ve sözlerden ibaret değildir; onlar ruhumuzun aynası, yaşanmışlıkların fısıltısıdır. Bugün, Türk müziğinin efsanevi sesi Sezen Aksu’nun yüreklere dokunan eseri “Gidiyorum” şarkısının sözlerine odaklanacağız. Bu şarkı, ayrılığın sadece bir bitiş değil, aynı zamanda karmaşık bir iç hesaplaşma ve yeni başlangıçların da habercisi olabileceğini bize fısıldıyor. Sezen Aksu, bu eserinde vedanın çok yönlü bir duygu yumağı olduğunu adeta ilmek ilmek işliyor.
Zamanın Akışında Kaybolan Öfke ve Olağan Acılar
Sezen Aksu, “Gidiyorum” şarkısının açılışında, zamanı bir panzehir gibi sunar. “Zaman sadece birazcık zaman” diyerek, içsel fırtınaların – öfke, hırs ve intikam gibi keskin duyguların – aslında geçici olduğunu, bir anlığına hüküm sürse de sonunda dağılıp gideceğini ima eder. Bu dizeler, yaşanan yoğun duygusal karmaşanın üstesinden gelme çabasını, adeta bir büyü bozulur gibi dağılmasını bekleyişi anlatır. Ardından gelen “Acılarımız tarih kadar eski / Nefes alıp vermek misali olağan” dizeleri ise, insanlık hallerinin en temel gerçeğini yüzümüze vurur. Acı çekmenin, varoluşun ayrılmaz bir parçası olduğunu, tıpkı nefes almak kadar doğal ve kaçınılmaz olduğunu kabullenişi ifade eder. Bu kabulleniş, bir yandan çaresizlik gibi görünse de, diğer yandan acıyla başa çıkmanın ilk adımıdır; onu olağanlaştırmak, yükünü hafifletmek.
Yine zaman çağrısı, bu kez sevgilerin ve ilişkilerin fani doğasına vurgu yapar. “Son bulduğu yerde sevgiler bir tek an” ifadesi, aşkın ve sevginin en yoğun, en gerçek halinin belki de vedalaşma anında belirginleştiğini, o anın tüm geçmişi özetlediğini anlatır. İlişkilerin zamanla nasıl yıprandığını, “Böyle benzer izler etrafında / Alışkanlıklarımız bile sıradan” dizeleriyle dile getirir Sezen Aksu. Aşkın yerini alışkanlıklara, rutine bırakması, her şeyin sıradanlaşması, ayrılığın kaçınılmazlığını doğrulayan acı bir tespittir. Bu sözler, Sezen Aksu’nun “Gidiyorum” şarkısının sadece bir ayrılık ilahisi olmadığını, aynı zamanda ilişkilerin dinamiklerine dair derin bir gözlem olduğunu gösterir.
Vedanın Gölgesinde Bırakılanlar ve Yeni Başlangıçlar
“Gidiyorum” şarkısının nakaratı, şarkının kalbidir ve ayrılığın tüm karmaşık duygularını özetler. “Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde” derken, ayrılan kişinin geçmişi silip atmadığını, tüm yaşanmışlıkları, tüm sevgileri kendi içinde taşıyarak gittiğini belirtir. Bu, bir kopuş değil, bir devamlılıktır; gidenin ruhunda birikenlerin bir parçasıdır. “Kokun hala üzerimde” dizesi, fiziksel ayrılığa rağmen duyusal belleğin ne kadar güçlü olduğunu, geride kalan izlerin ne kadar derin olduğunu gösterir. Bu, ayrılığın sadece zihinsel bir karar değil, bedensel bir his olduğunu da vurgular.
Belki de nakaratın en çarpıcı kısmı, “Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar” ifadesidir. Bu, gidenin bencilce bir kaçış olmadığını, aksine geride kalan kişi üzerinde hem olumsuz hem de olumlu etkiler bıraktığını itiraf eder. Ayrılık, geride kalan için belki korku, belirsizlik yaratırken, aynı zamanda bir dönüm noktası, yeni bir hayatın eşiği olabilir. Bu derin bir empati ve sorumluluk duygusudur. Ve son olarak, “Bir kendim bir ben gidiyorum” dizesi, bu ayrılığın ne kadar kişisel, ne kadar yalnız bir yolculuk olduğunu vurgular. Bu, gidenin kendi benliğini bulma, kendi yolunu çizme arayışının bir ifadesidir. Sezen Aksu’nun bu şarkıda anlattığı gidiş, bir varoluşsal arayışın da habercisidir.
Yalnızlığın Gölgesindeki Kızgınlık ve Çocuksu Korkular
Şarkının bu bölümü, giden kişinin iç dünyasındaki en savunmasız noktayı ortaya koyar. “Kızgınlığım yalnızlıktan korktuğumdan” itirafı, çoğu zaman öfkenin altında yatan gerçek nedeni, yani kırılganlığı ve korkuyu ifşa eder. Bu sadece bir ayrılık şarkısı değil, aynı zamanda insan ruhunun karmaşık labirentlerinde bir yolculuktur. “Bilirsin karanlıktan da ürkerim çocuklar gibi / Işıkları hep yakarım bu korkudan” dizeleri, bu korkunun derinliğini, çocukluktan kalma, ilkel bir ürperti olduğunu gösterir. Karanlık, bilinmezliği, yalnızlığı ve savunmasızlığı temsil eder. Bu dizeler, giden kişinin dışarıdan ne kadar güçlü görünse de, içinde hala korunmaya muhtaç bir çocuk barındırdığını, ayrılığın getirdiği yalnızlığın onu ne kadar derinden etkilediğini gözler önüne serer. Sezen Aksu, bu sözlerle dinleyiciye samimi bir pencere açar.
Sezen Aksu’nun “Gidiyorum” şarkısı, ayrılık teması etrafında örülü, ancak çok katmanlı bir duygusal zenginlik sunan bir başyapıt. Her bir dize, vedanın getirdiği acı, kabulleniş, sorumluluk ve kişisel arayışın derin izlerini taşır. Bu şarkı, gidenin ve geride kalanın hislerini ustaca harmanlayarak, dinleyicisine hem bir hüzün hem de bir anlayış armağan eder. “Gidiyorum”, sadece bir ayrılık şarkısı değil, insan olmanın getirdiği tüm karmaşık duyguların bir dışavurumudur.