SanatçıSertab Erener

🎵 Sertab Erener – Sevdam Ağlıyor Sözleri
Bir duru sözle gönül alana
Bir kuru dalla, çiçekle gelene
Gitti, gidiyor yaralı yüreğim
Gitti, gidiyor, kanadından tut
A benim gözleri görmeyenim
A benim kadrimi bilmeyenim
A benim hasreti dinmeyenim
Beni elinle ellere gönderme
Ah anam, garip anam
Ne sarayda, ne handa
Bir zalim ocağında sevdam ağlıyor
Ne gam ölsem uğrunda?
Beni zehir zemberek diller dağlıyor
🎵 Sertab Erener Diğer Şarkı Sözleri
▶Sertab Erener – Vur Yüreğim▶Sertab Erener – İyileşiyorum▶Sertab Erener – Ateşle Barut🎵Sertab Erener – Bir Tek Annem Olsun▶Sertab Erener – Kız Leyla▶Sertab Erener – Böyledir Benim Ayrılıklarım▶Sertab Erener – Söz Bitti▶Sertab Erener – Farzet▶Sertab Erener – Yokluğun Dokunmadı Bana▶Sertab Erener – Açık Adres
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSertab Erener – Sevdam Ağlıyor: Yaralı Yüreğin Kanadımdan Tut Çığlığı
Müzik, bazen en derin hislerimizi bir fısıltıyla, bazen de bir çığlıkla dile getirir. Sertab Erener’in eşsiz yorumuyla hayat bulan “Sevdam Ağlıyor”, tam da bu çığlıkların en dokunaklılarından biri. Bu şarkı, dinleyicisini bir aşkın en kırılgan, en çaresiz anlarına götürüyor; kaybolan bir değerin, yitip giden bir umudun ağıtı gibi tınlıyor kulaklarımızda. Gelin, “Sevdam Ağlıyor” şarkı sözlerinin her bir dizesinde saklı anlamları birlikte keşfedelim.
Yüreğin Kanadından Tut: Bir Gidişin Eşiğinde
Şarkının açılış dizeleri, incelikle işlenmiş bir vedanın ya da bir gidişin eşiğinde duran bir ruh halini betimliyor:
Burada, “bir duru sözle gönül alana” ve “bir kuru dalla, çiçekle gelene” ifadeleri, sevginin ve ilginin ne denli basit, saf hallerinin bile bir zamanlar yeterli olduğunu anımsatır. Belki de sevilenin bu küçük jestlerle gönül çalma yeteneği vardı, ya da şarkının öznesi, bu denli az bir çabayla bile mutlu olabilecek kadar mütevazıydı. Ancak şimdi, bu basit güzellikler yerini derin bir acıya bırakmış. “Gitti, gidiyor yaralı yüreğim” derken, kalbinin, ruhunun elinden kayıp gitmekte olduğunu, belki de bir ilişkinin son demlerini yaşadığını hissederiz. Bu gidiş, bir ayrılıktan çok daha fazlasıdır; kişinin kendi içindeki bir parçanın, umutlarının, inançlarının tükenişidir. Ardından gelen “kanadından tut” yakarışı ise, son bir çırpınış, son bir umut kırıntısıdır. Uçup gitmekte olan bir kuşun kanadından tutmak gibi, tükenmekte olan sevgiyi, umudu, belki de hayatı tutma çabasıdır.
Gözleri Görmeyen, Kadrimi Bilmeyen: Bir Sitem ve Çaresizlik
Sertab Erener’in “Sevdam Ağlıyor” şarkısının ikinci bölümü, doğrudan bir sitem ve çaresizliğin ifadesidir:
“A benim gözleri görmeyenim” dizesi, sevilenin fiziksel bir körlüğünden ziyade, duygusal bir algısızlığına işaret eder. Karşısındaki kişinin acısını, sevgisini, çabasını göremeyen birine yakarıştır bu. “Kadrimi bilmeyenim” ise, derin bir değersizlik hissinin yansımasıdır. Sevilenin, şarkının öznesinin kıymetini, fedakarlıklarını, sevgisini fark etmediği bir durumu anlatır. “Hasreti dinmeyenim” ifadesi ise çift anlamlıdır; ya şarkının öznesinin sevdiği kişiye olan bitmeyen özlemini, ya da sevilenin kendi içindeki tatminsizliğinin, başka arayışlarının bitmediğini dile getirir. Tüm bu sitemlerin ardından gelen “Beni elinle ellere gönderme” cümlesi ise, trajik bir kabulleniş ve aynı zamanda bir yalvarıştır. Sevilenin, bizzat kendi eliyle, yani kendi eylemleriyle, şarkının öznesini başka yollara, başka insanlara ittiği acı gerçeğini dile getirir. Bu, pasif bir terk edilişten çok, aktif bir dışlama, bir itilişin acısıdır.
Ah Anam, Garip Anam: Evrensel Bir Acının Çığlığı
Şarkının en can alıcı, en içten anlarından biri, bu kısa ve derin yakarışta gizlidir:
Bu dize, sadece kişisel bir acının değil, aynı zamanda evrensel bir çaresizliğin ve yalnızlığın ifadesidir. “Ah anam, garip anam” demek, tüm yüklerin altında ezilmiş, sığınacak bir liman arayan bir ruhun, en ilkel, en saf yardım çağrısıdır. Annenin şefkatine, anlayışına duyulan özlemi; kendini kimsesiz, “garip” hissetmenin derinliğini ortaya koyar. Bu, Sertab Erener’in “Sevdam Ağlıyor” şarkısına katmanlı bir duygusal derinlik katan, dinleyiciyi doğrudan kalbinden yakalayan bir andır.
Zalim Ocağında Ağlayan Sevda ve Zehir Zemberek Diller
Şarkının son bölümü, acının nerede ve nasıl yaşandığını çarpıcı imgelerle anlatır:
“Ne sarayda, ne handa” derken, bu acının makamdan, mevsimden veya geçici duraklardan bağımsız, ruhun derinliklerinde hissedilen kalıcı bir durum olduğu vurgulanır. Asıl çarpıcı ifade ise “Bir zalim ocağında sevdam ağlıyor” dizesidir. “Ocak”, sıcaklığı, yuvası, sığınağı simgelerken, “zalim ocak” kavramı, sevginin beslenmesi gereken yerin, aksine ona zulmettiği, onu acıttığı bir durumu anlatır. Bu, ilişkideki ya da içinde bulunulan hayat koşullarındaki bir gaddarlığı, bir merhametsizliği işaret eder. Sevdanın, yani en değerli duygunun, böylesine düşmanca bir ortamda var olmaya çalışması ve bu uğurda acı çekmesi tasvir edilir. “Ne gam ölsem uğrunda?” sorusu, bu sevdanın ve çekilen acının büyüklüğünü, uğruna her şeyin göze alınabileceği bir boyutta olduğunu gösterir. Ölüm dahi, bu acının yanında önemsiz kalır. Son olarak, “Beni zehir zemberek diller dağlıyor” ifadesi, dışarıdan gelen sözlü saldırıların, eleştirilerin, dedikoduların, hatta belki de haksız yargıların bıraktığı derin yaraları anlatır. Bu “zehir zemberek diller”, sadece söz olmaktan çıkıp, bedene işleyen, kalıcı izler bırakan bir “dağlama” eylemine dönüşür. Sertab Erener’in bu şarkıdaki vokaliyle de bu acı ve isyan, dinleyicinin ruhunda yankılanır.
Sertab Erener’in “Sevdam Ağlıyor” şarkısı, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda insan ruhunun kırılganlığını, çaresizliğini ve dış etkenler karşısında nasıl yaralandığını anlatan, güçlü ve derinden etkileyen bir eserdir. Her dinleyişte farklı bir katmanını keşfettiğimiz bu şarkı, Türk müziğinin unutulmazları arasındaki yerini sağlamlaştırmıştır.