
🎵 Sertab Erener – Kız Leyla Sözleri
Kiminin kocası, kiminin amcası
En sevdikleri yani sözün kısası
Aldılar sıcacık uykularından
Attılar dere yataklarına gece yarısı
Ne kıyanlar bildi ne kıyılanlar
Erkek yasası
Kalk doğur kendini, kadirsin
Kadınsın, kızımsın, annemsin
Ne çok sütün vardı oysa
Dünyayı kin mi emzirsin?
Kız Leyla, ayağa kalk hemen
Kalk çabuk, topla kırıklarını
Kız Leyla, pusuya yat hemen
Bir daha vurmasınlar kız çocuklarını
Kimi yol ağzında damladı bıçaktan
Kimi dostane bir sohbet sırası
Can giderken kul elinden
Yüzümüze tükürdü son nefesi
Ne kıyanlar bildi, ne kıyılanlar
Erkek yasası
Kalk doğur kendini, kadirsin
Kadınsın, kızımsın, annemsin
Ne çok sütün vardı oysa
Dünyayı kin mi emzirsin?
Kız Leyla, ayağa kalk hemen
Kalk çabuk, topla kırıklarını
Kız Leyla, pusuya yat hemen
Bir daha vurmasınlar kız çocuklarını
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSertab Erener’in “Kız Leyla” Şarkı Sözleri: Bir Direnişin Çığlığı ve Kadınlığın Manifestosu
Müzik bazen sadece bir melodi değil, aynı zamanda bir isyanın, bir çığlığın ve derin bir toplumsal eleştirinin taşıyıcısıdır. Sertab Erener’in güçlü sesiyle hayat bulan “Kız Leyla” şarkısı da tam olarak böyle bir eser. Bu şarkının sözleri, dinleyeni sarsan bir gerçeklikle yüzleştirirken, aynı zamanda bir direniş çağrısı niteliği taşıyor. “Sertab Erener – Kız Leyla” şarkı sözleri, kadınların yaşadığı acıları, haksızlıkları ve buna karşı duruşlarını metaforlarla bezeli, edebi bir dille anlatıyor.
Karanlık Bir Tablo: “Kiminin Kocası, Kiminin Amcası…”
Sertab Erener, “Kız Leyla” şarkısına başlarken dinleyiciyi doğrudan bir trajedinin ortasına bırakıyor. “Kiminin kocası, kiminin amcası” ifadeleriyle, şiddetin en beklenmedik yerden, en yakın çevreden geldiğine dikkat çekiliyor. Bu, güven duygusunun nasıl paramparça edildiğini, sevilen kişilerin nasıl en büyük cellatlara dönüşebileceğini acı bir şekilde resmediyor. “Sıcacık uykularından” alınmak, masumiyetin ve güvenliğin en savunmasız anında yok edilişini simgeliyor. “Dere yataklarına gece yarısı” atılmak ise, hem fiziksel bir yok edilişi hem de toplumsal bir dışlanmayı, unutturulmaya çalışılmayı işaret ediyor. Şarkı sözlerindeki “Ne kıyanlar bildi ne kıyılanlar” dizesi, bu şiddetin çoğu zaman karanlıkta kaldığını, faillerin vicdan muhasebesi yapmadığını ve kurbanların da seslerinin duyulmadığını vurguluyor. Ve tüm bu dehşetin ardındaki sistemi tek bir kalıpla özetliyor: “Erkek yasası.” Bu ifade, kadına yönelik şiddetin bireysel bir sapkınlık olmanın ötesinde, kökleri derinlerde olan, toplumsal bir düzenin, bir “yasa”nın sonucu olduğunu haykırıyor.
Kadınlığın Gücü ve Yükü: “Kalk Doğur Kendini, Kadirsin…”
Bu dizeler, “Kız Leyla” şarkısının en vurucu ve düşündürücü bölümlerinden biri. Kadınlara yüklenen rolleri ve aynı zamanda içlerindeki inanılmaz gücü anlatıyor. “Kalk doğur kendini, kadirsin” ifadesi, kadının kendi varoluşunu yeniden yaratma, küllerinden doğma yeteneğine yapılan bir vurgu. “Kadınsın, kızımsın, annemsin” sözleri, kadının toplumdaki çoklu ve kutsal rollerine işaret ederken, bu rollerin getirdiği sorumluluklara ve beklentilere de değiniyor. Ancak asıl çarpıcı olan, “Ne çok sütün vardı oysa / Dünyayı kin mi emzirsin?” sorusu. Bu dize, kadının besleyici, şefkatli, hayat veren doğasına atıfta bulunurken, maruz kaldığı şiddet ve acılar sonucunda bu şefkatin yerini kinin alıp almayacağı endişesini dile getiriyor. Bu, sadece bir soru değil, aynı zamanda bir uyarıdır; adaletsizliğin ve şiddetin dünyayı nasıl zehirleyebileceğinin altını çiziyor.
Leyla’ya Çağrı: “Ayağa Kalk Hemen, Topla Kırıklarını…”
Şarkının nakaratı, bir isim üzerinden tüm kadınlara yapılan güçlü bir çağrı niteliğinde. Leyla, burada sadece bir birey değil, tüm ezilen kadınların, kız çocuklarının sembolü haline geliyor. “Ayağa kalk hemen / Kalk çabuk, topla kırıklarını” derken, Sertab Erener, yaşanan tüm acılara rağmen teslim olmamayı, yaraları sarmayı ve yeniden ayağa kalkmayı öğütlüyor. Bu bir pasif direniş değil, aktif bir iyileşme ve güçlenme çağrısıdır. Ancak çağrı sadece ayağa kalkmakla bitmiyor; “Kız Leyla, pusuya yat hemen / Bir daha vurmasınlar kız çocuklarını” dizesi, pasif bir duruş yerine stratejik bir uyanıklığı ve korunma içgüdüsünü vurguluyor. Bu, sadece kendini korumak değil, aynı zamanda gelecekteki “kız çocuklarını” da benzer kaderlerden korumak için bir bilinçlenme ve hazırlık çağrısıdır. “Sertab Erener – Kız Leyla” şarkı sözleri, bu nakaratla bir marşa dönüşüyor, kadınların birbirine kenetlenerek, geleceği korumak adına güçlenmesi gerektiğini anlatıyor.
Yineleyen Acı ve “Erkek Yasası”nın Gölgesi
Şarkı, acının ve şiddetin farklı tezahürlerini yeniden sunarak mesajını pekiştiriyor. “Kimi yol ağzında damladı bıçaktan” ifadesi, sokak ortasında, herkesin gözü önünde işlenen vahşeti anlatırken, “Kimi dostane bir sohbet sırası” dizesi, şiddetin sinsi, beklenmedik anlarda, en samimi ortamlarda bile nasıl ortaya çıkabildiğini gösteriyor. Bu, şiddetin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve duygusal boyutlarına da bir göndermedir. “Can giderken kul elinden / Yüzümüze tükürdü son nefesi” sözleri, kurbanın son anlarındaki çaresizliğini ve faillerin insanlık dışı tavrını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu son nefes, sadece bir canın gitmesi değil, aynı zamanda tüm insanlığın yüzüne tükürülen bir aşağılama, bir meydan okumadır. Ve yine, bu döngüsel acının kaynağı olarak “Erkek yasası” gösteriliyor. Sertab Erener, “Kız Leyla” şarkı sözleri aracılığıyla, bu sistemik sorunun çözüm bekleyen, kanayan bir yara olduğunu bir kez daha haykırıyor.
Sertab Erener’in “Kız Leyla” şarkısı, sadece bir müzik eseri değil, aynı zamanda kadına yönelik şiddete karşı güçlü bir duruş, bir farkındalık çağrısıdır. Sözleri, hem derin bir acıyı dile getiriyor hem de direnişin, umudun ve kadınların bir araya gelerek geleceği koruma gücünün altını çiziyor. Bu şarkı, dinleyicisini düşünmeye, sorgulamaya ve belki de harekete geçmeye davet eden bir manifestodur.