
🎵 Sertab Erener – İyileşiyorum Sözleri
Neyin varsa kaldırıp çöpe attım
Saçlarımı kestirdim hemen, sarıya boyattım
"Bi' tanem" diye, kaydetmiştim ya hani telefonuma
Sildim derhâl, herkes gibi adını yazdım
Sensizlik bana çok iyi geldi
Ne kadar da ihmal etmişim kendimi
Um'rumda değil, iyi ki bitti
Omuzlarımdan koca bir yük gitti
Çoktan alıştım yokluğuna inan ki
Attım kendimi sokaklara
Dokundum sarhoş, yabancı ellere
Üstelik de hiç pişman olmadım
Ama hâlimden de hiç memnun kalmadım
Um'rumda değil, iyi ki bitti
Omuzlarımdan koca bir yük gitti
Çoktan alıştım yokluğuna inan ki
Aslında iyiyim gerçekten
Bi' kere özgür hissediyorum kendimi
Çapraz yatıyorum yatakta
"Oh be" diyorum, "Her şey tamamen benim artık"
Canım ne isterse onu yapıyorum
Ama bazen, bilhassa akşam olurken
Bi' tuhaflık olmuyor değil
Sızlıyorum, özlüyorum
Resimlerini atamıyorum mesela
Bakamıyorum
Kızıyorum, çok kızıyorum
Üzmek istiyorum seni
Canını yakmak istiyorum
Sonra yatışıyorum
Sana da üzülüyorum
Ama iyileşiyorum ya, iyileşiyorum
Um'rumda değil, iyi ki bitti
Omuzlarımdan koca bir yük gitti
Çoktan alıştım yokluğuna inan ki
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSertab Erener’in “İyileşiyorum” Şarkı Sözleri: Ayrılığın Katmanlı Dansı
Sertab Erener’in “İyileşiyorum” şarkısı, bir ayrılığın ardından yaşanan karmaşık duyguların, inkarın, öfkenin ve nihayetinde kabullenişin incelikli bir portresini sunuyor. Bu şarkı sözleri, bir ilişkinin bitişiyle gelen özgürlük hissini, ardından sarsılan duvarları ve en sonunda iyileşme sürecinin sancılı ama umut veren adımlarını ustaca anlatıyor. Sertab Erener’in güçlü yorumuyla hayat bulan bu sözler, dinleyicisine kendi deneyimlerinden izler bulma fırsatı veriyor.Yeniden Doğuş Ritüelleri ve İlk Savunma Mekanizması
Şarkının açılış dizeleri, biten bir ilişkinin ardından gelen radikal değişim arzusunu ve kişisel dönüşüm çabasını gözler önüne seriyor. “Neyin varsa kaldırıp çöpe attım” ifadesi, sadece fiziksel eşyalardan değil, aynı zamanda ilişkiye dair tüm anılardan, beklentilerden ve o döneme ait kimlikten kurtulma isteğini simgeliyor. Saç rengi ve modelindeki değişim, kişinin kendini yeniden tanımlama, eski benliğinden arınma arzusunun güçlü bir göstergesi. Telefon rehberindeki “Bi’ tanem” kaydının silinip yerine sıradan bir ismin yazılması ise, eski sevgiliyi hayatından ve zihninden tamamen çıkarma, onu sıradanlaştırma çabasının dijitaldeki yansıması. Bu, aynı zamanda bir savunma mekanizması; acıyı dindirmek için eski sevgiliyi önemsizleştirme girişimi. Bu dizeler, ayrılığın ilk aşamasındaki o sahte özgürlük ve rahatlama hissini çok iyi aktarıyor. “Sensizlik bana çok iyi geldi” diyerek, ilişkinin aslında kişiyi ne kadar yıprattığını, kendini ihmal etmesine neden olduğunu vurguluyor. “Um’rumda değil, iyi ki bitti” ve “Omuzlarımdan koca bir yük gitti” ifadeleri, bitişi bir kurtuluş olarak görme, kendini ve çevresini buna inandırma çabasını gösteriyor. Ancak “Çoktan alıştım yokluğuna inan ki” cümlesindeki “inan ki” vurgusu, bu alışkanlığın henüz tam anlamıyla yerleşmediğini, bir nevi kendine telkin olduğunu fısıldıyor. Sertab Erener’in “İyileşiyorum” şarkısındaki bu ilk bölüm, inkar ve kendini kandırma evresini ustaca işliyor.Boşlukta Dans ve Gerçek Yüzleşme
Şarkının ikinci bölümü, bu yeni özgürlüğün getirdiği boşluk hissi ve gerçeklerle yüzleşme anlarını ele alıyor. “Attım kendimi sokaklara / Dokundum sarhoş, yabancı ellere” dizeleri, ayrılık sonrası yaşanan boşluğu doldurma ve kendini dağıtma çabasını anlatıyor. Yeni deneyimlere, belki de yüzeysel ilişkilere yönelme, acıyı bastırma ve unutma arayışının bir yansıması. Ancak “hiç pişman olmadım” derken bile, hemen ardından gelen “Ama hâlimden de hiç memnun kalmadım” cümlesi, bu davranışların getirdiği tatminsizliği ve içsel boşluğu açıkça ortaya koyuyor. Dışarıdan bakıldığında özgür ve mutlu görünen tablonun altında, aslında derin bir mutsuzluk yatıyor. Bu, Sertab Erener’in “İyileşiyorum” şarkısının en samimi itiraflarından biri. Nakaratın tekrarı, bu içsel çelişkiyi daha da belirginleştiriyor. Kişi, kendini iyileşmiş olduğuna ikna etmeye çalışsa da, eylemleri ve içsel memnuniyetsizliği, bu tezin tam tersini kanıtlıyor. Bu tekrar, bir nevi mantra gibi, kişinin kendine sürekli tekrarladığı ama henüz tam olarak inanmadığı bir yalanı çağrıştırıyor.İyileşme Sürecinin Ham Gerçekliği
Şarkının son bölümü, iyileşme sürecinin en ham ve dürüst halini gözler önüne seriyor. Sertab Erener, “İyileşiyorum” derken, bunun ne kadar zorlu ve inişli çıkışlı bir yol olduğunu gösteriyor. Burada, “aslında iyiyim gerçekten” cümlesiyle başlayan bir özgürlük ilanı var. Yatakta “çapraz yatma” imgesi, kişisel alanın, bireysel özgürlüğün ve kimseye hesap vermeden yaşamanın sembolü. “Her şey tamamen benim artık” ve “Canım ne isterse onu yapıyorum” ifadeleri, ilişkinin getirdiği kısıtlamalardan kurtulmanın verdiği hazzı vurguluyor. Bu dizeler, şarkının en vurucu ve gerçekçi kısmı. Gündüz hissedilen özgürlüğün, akşamın çökmesiyle yerini “tuhaflık” hissi, sızı ve özleme bırakması, ayrılık acısının ne denli derine işlediğini gösteriyor. “Resimlerini atamıyorum mesela / Bakamıyorum” ifadesi, eski sevgiliye duyulan güçlü bağlılığın ve acının somut bir kanıtı. Fotoğrafları silme cesaretini bulamamak, ama onlara bakmaya da dayanamamak; bu ikilem, iyileşme sürecinin sancılı bir parçası. Ardından gelen “Kızıyorum, çok kızıyorum / Üzmek istiyorum seni / Canını yakmak istiyorum” dizeleri, kayıp ve terk edilme hissinin getirdiği öfkeyi, intikam arzusunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, acının bir dışavurumu, duygusal bir boşalım. Ancak bu öfke de geçici. “Sonra yatışıyorum / Sana da üzülüyorum” diyerek, öfkenin yerini empatiye ve hatta eski sevgiliye duyulan bir acımaya bırakması, karakterin duygusal derinliğini gösteriyor. Ve nihayet, şarkının kilit cümlesi: “Ama iyileşiyorum ya, iyileşiyorum.” Bu, bir kesinlik değil, bir süreç ilanı. İyileşmenin bir yolculuk olduğunu, inişleri ve çıkışları olduğunu, ama bu yolda kararlılıkla ilerlendiğini ifade ediyor. Sertab Erener’in “İyileşiyorum” şarkısı, ayrılık sonrası duygusal yolculuğun tüm evrelerini, inkarından öfkesine, boşluğundan kabullenişine kadar büyük bir samimiyetle ele alıyor. Bu sözler, iyileşmenin bir anda gerçekleşen bir mucize değil, zamanla ve içsel mücadelelerle kazanılan bir zafer olduğunu hatırlatıyor.