
🎵 Sertab Erener – Böyledir Benim Ayrılıklarım Sözleri
Yüzüncü kattayım
Çıkmış bi' yangınım
Ya atlamam gerek ya da
Diri diri yanmalıyım
Sen izledin beni
Kurtarmaya çalışmadın
Söndürmek istedim
Yetmedi gözyaşlarım
Bak ellerim nasır
Nerde parmakların?
Kulağımda son sözün
Yüreğimde ölüm yası
Ben özledim seni
Akşamlara alışmadım
Ellerimle seni
Başkasına hazırladım
Akıllanmam ben
Yine sana yenilirim
Avuçlarında durur hala küllerim
Ağlaya ağlaya kendimi yangınına bıraktım
Böyledir hep benim ayrılıklarım
Her yanım duman
Geçer diye tuttum nefesimi
Sönmedi hala
Kabullendim bak kederimi
Ağlaya ağlaya kendimi yangınına bıraktım
Böyledir hep benim ayrılıklarım
Kaçıncı bardağım?
Üç mü dört mü saymadım
Sesini duymam gerek ama
Biraz dayanmalıyım
Hiç sevmedin beni
Kendime tekrarladım
Unut dedim unut
Ne safmışım
Akıllanmam ben
Yine sana yenilirim
Avuçlarında durur hala küllerim
Ağlaya ağlaya kendimi yangınına bıraktım
Böyledir hep benim ayrılıklarım
Her yanım duman
Geçer diye tuttum nefesimi
Sönmedi hala
Kabullendim bak kederimi
Ağlaya ağlaya kendimi yangınına bıraktım
Böyledir hep benim ayrılıklarım
Her yanım duman
Geçer diye tuttum nefesimi
Sönmedi hala
Kabullendim bak kederimi
Ağlaya ağlaya kendimi yangınına bıraktım
Böyledir hep benim ayrılıklarım
Ağlaya ağlaya kendimi yangınına bıraktım
Böyledir hep benim ayrılıklarım
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSertab Erener’in “Böyledir Benim Ayrılıklarım” Şarkısı: Yangın Yerinde Bir Vedanın Anatomisi
Şarkı sözlerinin büyülü dünyasında bazen öyle derin hikayelerle karşılaşırız ki, her bir dize adeta bir ruhun feryadı gibi kulaklarımızda yankılanır. Sertab Erener’in güçlü yorumuyla hayat bulan “Böyledir Benim Ayrılıklarım” şarkısı da işte tam böyle bir eser. Bu şarkı, bir ayrılığın sadece bir bitiş değil, aynı zamanda ruhun derinliklerinde yaşanan bir yangın olduğunu, bir teslimiyet öyküsünü anlatıyor. Dinleyiciyi, acının ve kabullenişin ince çizgisinde bir yolculuğa çıkarıyor.Yükseklerden Düşüş: Çaresizliğin Dorukları
Şarkının açılış dizeleri, dinleyiciyi doğrudan bir felaketin eşiğine bırakıyor: Bu metafor, içinde bulunulan durumu inanılmaz bir çaresizlikle betimliyor. “Yüzüncü kat”, ulaşılan en yüksek, en kırılgan noktayı; “yangın” ise içsel bir yıkımı, kontrol edilemez bir acıyı temsil ediyor. Şarkının kahramanı, ölümle kalım arasında, iki kötü seçenekten birini seçmek zorunda bırakılmış durumda. Bu, Sertab Erener’in “Böyledir Benim Ayrılıklarım” şarkısında hissettirdiği derin umutsuzluğun ilk işaretlerinden biri. Ve bu yangının tek tanığı var: Bu dizeler, terk edilişin acısını, yalnızlığı ve karşı tarafın kayıtsızlığını gözler önüne seriyor. Yangını söndürmeye yetmeyen gözyaşları, hem fiziksel hem de duygusal olarak tükenmişliği vurguluyor. Sevilenin kayıtsızlığı, yaşanan yangını daha da yıkıcı kılıyor.Veda ve Pişmanlık: Yanan Bir Aşkın Külleri
Şarkı, ilişkinin getirdiği kalıcı izleri de ustalıkla işliyor: “Ellerim nasır”, ilişkinin emek, çaba ve belki de mücadelesiyle oluşan fiziksel yorgunluğu simgelerken, sevilenin “parmaklarının nerede” olduğu sorusu, dokunuşların, yakınlığın yokluğunu acı bir şekilde hatırlatıyor. “Kulağımda son sözün, yüreğimde ölüm yası” ifadesi, ayrılığın sadece bir son değil, yas tutulması gereken bir kayıp olduğunu gösteriyor. Bu ağır duygusal yük, Sertab Erener’in “Böyledir Benim Ayrılıklarım” şarkısının temelini oluşturuyor. En çarpıcı itiraflardan biri ise şöyle geliyor: Bu, aşkın en acımasız fedakarlıklarından biri. Özlem duyarken bile, sevdiği kişiyi başka birinin kollarına bırakma eylemi, kahramanın kendi mutluluğundan vazgeçişini, sevginin yıkıcı gücünü ve belki de bir tür kendini cezalandırmayı ifade ediyor. Ardından gelen dize, bu döngünün kaçınılmazlığını haykırıyor: Bu, bir kabulleniş, bir kader ve aynı zamanda bir uyarı. Kahraman, bu zehirli döngüden çıkamayacağını, her seferinde aynı kişiye yenileceğini biliyor. “Avuçlarında durur hala küllerim” ise, geçmişte yaşananların, o yangının izlerinin hala var olduğunu, tamamen yok olmadığını gösteriyor.Ayrılık Ritüeli: Yangına Teslimiyet
Şarkının nakaratı, bu acının ve kabullenişin özeti niteliğinde: Bu dizeler, Sertab Erener’in “Böyledir Benim Ayrılıklarım” şarkısının kalbi. Gözyaşları içinde, kendi isteğiyle bu yangına teslim olmak, bir tür ritüel halini almış bir ayrılık biçimini tanımlıyor. Her yerin duman olması, yaşanan buhranın boyutunu, nefes tutmanın dahi yangını söndürmeye yetmemesi ise çaresizliği pekiştiriyor. Sonunda, kederi kabullenme, bu acı döngünün ayrılmaz bir parçası haline geliyor.Kederin Tekrarı ve Acı Bir Kabul
Şarkının ikinci bölümü, ilk bölümdeki duygusal yoğunluğu farklı detaylarla derinleştiriyor: Bu dizeler, acıyla başa çıkma mekanizmalarını, belki de alkolle uyuşmayı ve gerçeklikten kaçışı gösteriyor. Sevilenin sesine olan özlem, dayanma gücünün sınırlarını zorlarken, duyulmaması gereken bir sesin cazibesini anlatıyor. Ve acı gerçekle yüzleşme anı: Bu, ilişkinin temelindeki yanılgıyı fark etme anı. Kendine defalarca “unut” demesi, bu gerçeği kabullenmekte zorlandığını, ancak sonunda “ne safmışım” diyerek kendi masumiyetine ve aldanışına acı bir gülümseme yolladığını gösteriyor. Sertab Erener, “Böyledir Benim Ayrılıklarım” şarkısında bu kendini kandırma ve uyanış anını ustaca işliyor. Şarkı, aynı döngüye tekrar düşme beklentisiyle sona eriyor, bu da ayrılıkların sadece bir son değil, aynı zamanda bir başlangıç, bir tekrar olduğunu vurguluyor: Bu tekrar, acının ve kabullenişin iç içe geçtiği, kaçınılmaz bir kaderi anlatıyor. Sertab Erener’in “Böyledir Benim Ayrılıklarım” şarkısı, böylesine yıkıcı ve kişiselleştirilmiş bir ayrılık tanımını, dinleyicinin ruhuna işleyerek unutulmaz bir deneyim sunuyor. Her dinleyişte, o yangının dumanını ve acı tatlı teslimiyeti hissetmek mümkün.Bu derinlikli şarkı, ayrılığın sadece bir bitiş değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir kabulleniş ve bitmek bilmeyen bir yangın olabileceğini gösteriyor. Sertab Erener’in bu şarkıdaki yorumu, sözlerin taşıdığı her bir duygunun ruhumuza işlemesini sağlıyor ve “Böyledir Benim Ayrılıklarım” diyerek kendi ayrılıklarımızın da bir tür yangın olduğunu düşündürüyor.