SanatçıSertab Erener

🎵 Sertab Erener – Ateşle Barut Sözleri
Ateşle barut ah yanyana durmaz
Gönül dilinden anla biraz
Bir dokunursan ah dokunursan
Ellerin mızrap olur bedenim saz
Gözlerim gözlerinden geçerken
Ah yine tövbelerim bozulur
Kim bilir kaç senedir sana ben
Hazırım böyle hadi gel hemen hemen
Fırtına bu bu afet deprem
Yıldızları gel topla benden
Sarsıntılar dağıtsın bizi gel
Yeniden doğuş bu vazgeç kendinden
Ateşle barut ah yanyana durmaz
Gönül dilinden anla biraz
Bir dokunursan ah dokunursan
Ellerin mızrap olur bedenim saz
Eriyorum bak mum gibi
Damlaya damlaya sel oldum al beni sar
Al darmadağın al dolu dizgin
Ruhum bedenime dar
Ateşle barut ah yanyana durmaz
Gönül dilinden anla biraz
Bir dokunursan ah dokunursan
Ellerin mızrap olur bedenim saz
🎵 Sertab Erener Diğer Şarkı Sözleri
▶Sertab Erener – Vur Yüreğim▶Sertab Erener – İyileşiyorum🎵Sertab Erener – Bir Tek Annem Olsun▶Sertab Erener – Kız Leyla▶Sertab Erener – Sevdam Ağlıyor▶Sertab Erener – Böyledir Benim Ayrılıklarım▶Sertab Erener – Söz Bitti▶Sertab Erener – Farzet▶Sertab Erener – Yokluğun Dokunmadı Bana▶Sertab Erener – Açık Adres
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSertab Erener’in “Ateşle Barut” Şarkısı: Tutkunun Yakıcı Dansı
Bazı şarkılar vardır ki, ilk notasından itibaren ruhunuzda bir yangın başlatır. Sertab Erener’in dillere pelesenk olan “Ateşle Barut” şarkısı da tam olarak böyle bir etki yaratıyor. Bu şarkı, sadece bir melodi ve sözler bütünü değil, aynı zamanda aşkın en tutkulu, en tehlikeli ve en dönüştürücü hallerini anlatan bir edebi şölen. “Ateşle Barut” sözleri, dinleyeni adeta bir girdabın içine çekiyor, ilişkilerin karmaşık dinamiklerini ve insan ruhunun derinliklerindeki arzuları gözler önüne seriyor.
Ateş ve Barut Metaforu: Kaçınılmaz Çekim
Şarkının kalbine oturan ilk dizeler, ilişkinin doğasını çarpıcı bir metaforla açıklıyor:
Bu ifadeler, iki insanın arasındaki karşı konulmaz çekimi ve bu çekimin taşıdığı tehlikeyi anlatıyor. “Ateşle barut” yan yana durduğunda kaçınılmaz bir patlama olacağını biliriz; bu, aşkın yıkıcı gücünü ve aynı zamanda dönüştürücü potansiyelini simgeler. Aşık olan taraf, bu ilişkinin doğasının ne kadar güçlü ve kontrol edilemez olduğunu, diğerinden “gönül dilinden anlamasını” bekler. Bu, akıl ve mantığın ötesinde bir hissiyatın varlığını vurguluyor. Sertab Erener, bu dizelerle dinleyiciyi hemen şarkının tutkulu atmosferine çekiyor.
Ardından gelen dizeler, bu çekimin fiziksel ve ruhsal boyutunu derinleştiriyor:
Bu benzetme, dokunuşun sanatsal bir eyleme dönüşmesini anlatır. Sevgilinin elleri bir mızrap gibi bedene dokunduğunda, beden bir saz misali titrer ve müzik üretir. Bu, sadece fiziksel bir etkileşim değil, aynı zamanda ruhların rezonansa girmesi, içsel bir armoni yaratması anlamına gelir. “Ateşle Barut” şarkı sözleri, bu noktada tutkunun estetik bir ifadeye büründüğünü gösterir.
Tövbelerin Bozulduğu An: Teslimiyet ve Hazırlık
Şarkı, ilişkinin derinliklerine indikçe, kahramanın içsel çatışmalarını ve teslimiyetini gözler önüne seriyor:
Göz göze gelmek, bazen tüm duvarları yıkmaya yeter. Bu dizeler, aşkın gücünün, alınan tüm kararları, verilen tüm “tövbeleri” nasıl anlamsız kıldığını anlatıyor. Bu, uzun süredir bastırılmış bir arzunun, bir bakışla yeniden alevlenmesidir. “Kim bilir kaç senedir sana ben hazırım” ifadesi, bu bekleyişin ne kadar uzun ve derin olduğunu gösterirken, “hadi gel hemen hemen” çağrısı ise sabırsız bir özlemi ve anın getirdiği aciliyeti vurgular. Sertab Erener’in bu şarkıdaki vokal performansı da bu aciliyet hissini pekiştirir.
Fırtına, Deprem ve Yeniden Doğuş
Şarkı, ilişkinin sadece tutkulu değil, aynı zamanda yıkıcı ve dönüştürücü potansiyeline dikkat çekiyor:
Buradaki “fırtına,” “afet,” “deprem” benzetmeleri, ilişkinin sıradanlığın ötesinde, her şeyi sarsan, kökten değiştiren bir güce sahip olduğunu anlatır. Bu, yıkımdan korkmak yerine onu kucaklamaya bir davettir. “Yıldızları gel topla benden” ifadesi, bu kaosun içinde bile bir güzellik, bir umut kırıntısı olduğunu; belki de dağılan parçalardan yeni bir bütün inşa etme arzusunu ifade eder. “Vazgeç kendinden” çağrısı ise, eski benlikten tamamen sıyrılarak, bu ilişkinin getireceği “yeniden doğuşa” tam anlamıyla teslim olmayı simgeler. Sertab Erener’in “Ateşle Barut” şarkı sözleri, bu noktada adeta bir manifesto niteliği taşır.
Eriyen Mum ve Dolu Dizgin Ruh
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, kahramanın tamamen teslim oluşu ve yoğun duyguları daha da belirginleşiyor:
“Mum gibi erimek,” yavaş yavaş, kaçınılmaz bir şekilde tükenmeyi ve dönüşmeyi anlatır. Bu erime, sonunda bir “sel”e dönüşerek, duygusal bir patlamayı ve karşı konulmaz bir çağrıyı ifade eder: “al beni sar.” Bu, hem kırılganlığı hem de yoğunluğu bir arada barındırır. “Darmadağın” ve “dolu dizgin” ifadeleri, içsel dünyanın hem karmaşık hem de enerjik olduğunu gösterir. Ruhun bedene dar gelmesi, yaşanan duyguların o kadar büyük ve yoğun olduğunu anlatır ki, fiziksel sınırlar bu yoğunluğu taşıyamaz hale gelir. Sertab Erener’in “Ateşle Barut” şarkısındaki bu dizeler, aşkın insan üzerindeki dönüştürücü ve bazen de tüketici etkisini derinden hissettirir.
Bu şarkı, dinleyicisini aşkın en saf, en yakıcı ve en dönüştürücü hallerine bir yolculuğa çıkarıyor. “Ateşle Barut” sözleri, sadece bir aşk hikayesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerindeki tutkuyu, teslimiyeti ve yeniden doğuş arzusunu da işliyor. Sertab Erener’in güçlü yorumuyla birleşen bu sözler, aşkın ne kadar tehlikeli ve bir o kadar da vazgeçilmez bir güç olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.