Serkan Nişancı & Ceylan Koynat – Ziyanı Yok Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Serkan Nişancı & Ceylan Koynat 🕒 16 Eyl 2025
Serkan Nişancı & Ceylan Koynat – Ziyanı Yok video

🎵 Serkan Nişancı & Ceylan Koynat – Ziyanı Yok Sözleri

Şimdi korkudan uyanıp uykudan
İçime attım sayende
Oldu korkulan, yarına çok mu var?
Git, görünme, bi' daha gelme
Yordu, bak, bu aşk, kalırım kuytuda
Bi' gülüşün devaydı derde
Düştüm yoktular, sözde dosttular
Ziyanı yok, olma sen de

Çok kızgınım kendime bu ara
Nasıl inandım, güvendim
Çok bıkkınım, katmışım tozu dumana
İçim kan ağlardı, ben gülerdim
Üzmedim bir gün, kızmadım
Nedensiz gittin, yılmadım
Küsmedim bir gün, darılmadım
Boşa harcadım o yılları

Çok kızgınım kendime bu ara
Nasıl inandım, güvendim
Çok bıkkınım, katmışım tozu dumana
İçim kan ağlardı, ben gülerdim
Üzmedim bir gün, kızmadım
Nedensiz gittin, yılmadım
Küsmedim bir gün, darılmadım
Boşa harcadım o yılları

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Serkan Nişancı & Ceylan Koynat’ın “Ziyanı Yok” Şarkısı: Acı Bir Vedanın Edebî Yankıları

Müzik dünyasında bazı şarkılar vardır ki, dinleyenin ruhunda derin izler bırakır. Serkan Nişancı ve Ceylan Koynat’ın birlikte seslendirdiği “Ziyanı Yok” da işte tam da bu türden, dinleyeni duygusal bir yolculuğa çıkaran, pişmanlık, hayal kırıklığı ve kabullenişin iç içe geçtiği bir eser. Şarkının sözleri, terk edilmişliğin ve boşa harcanan yılların ağırlığını taşırken, aynı zamanda bir tür özgürleşme çığlığı da barındırıyor.

Korkudan Kabullenişe: İlk Dizelerin Derinliği

Şarkı, dinleyiciyi aniden bir hesaplaşmanın ortasına bırakıyor. İlk dizeler, yaşananların ağırlığını ve biriken korkuyu gözler önüne seriyor:

Şimdi korkudan uyanıp uykudan
İçime attım sayende
Oldu korkulan, yarına çok mu var?
Git, görünme, bi’ daha gelme

Burada “korkudan uyanıp uykudan” ifadesi, sadece fiziksel bir uyanışı değil, aynı zamanda uzun süredir bastırılan bir gerçeğin, bir tehlikenin idrak edilmesini simgeliyor. İlişkinin getirdiği endişeler, artık rüyalara dahi sızmış durumda. “İçime attım sayende” cümlesi, sevgiliye yüklenen bir sorumlulukla, tüm acıların, kaygıların sessizce yutulduğunu anlatıyor. Ve nihayet “oldu korkulan” diyerek, beklenen kötü sonun gerçekleştiği itiraf ediliyor. “Yarına çok mu var?” sorusu ise, bu acı gerçekle yüzleşmek için ne kadar zaman kaldığını, belki de artık çok geç olduğunu vurgulayan, çaresiz bir haykırış. Ardından gelen “Git, görünme, bi’ daha gelme” ise, yaşanan hayal kırıklığının getirdiği kesin ve acımasız bir vedadır. Bu sözler, Serkan Nişancı ve Ceylan Koynat’ın “Ziyanı Yok” şarkısının temelindeki hüzünlü kabullenişi başlatıyor.

Şarkının devamında, aşkın yorucu doğası ve bir zamanlar umut olan bir gülüşün şimdi ne kadar anlamsız kaldığı işleniyor:

Yordu, bak, bu aşk, kalırım kuytuda
Bi’ gülüşün devaydı derde
Düştüm yoktular, sözde dosttular
Ziyanı yok, olma sen de

“Yordu, bak, bu aşk” ifadesi, ilişkinin getirdiği yıpranmayı, tükenmişliği çarpıcı bir şekilde özetliyor. Artık gözlerden uzak, “kuytuda” kalma isteği, yorgunluğun ve inzivaya çekilme arzusunun bir göstergesi. “Bi’ gülüşün devaydı derde” dizesi, bir zamanlar her şeyi iyileştiren o sihirli dokunuşun, şimdi ne kadar uzakta ve etkisiz kaldığını anlatıyor. Ardından gelen “Düştüm yoktular, sözde dosttular” ise, sadece sevgiliye değil, çevresindeki “sözde” destekçilere de duyulan bir sitem. Ve şarkının adını taşıyan o can alıcı ifade: “Ziyanı yok, olma sen de.” Bu cümle, bir kabullenişin, bir vazgeçişin ve belki de bir intikamın ifadesidir. Mademki herkes yoktu, o da olmasın, ziyanı yok. Bu, Serkan Nişancı & Ceylan Koynat’ın “Ziyanı Yok” şarkısındaki en çarpıcı kabulleniş noktalarından biri.

Kendine Kızgınlık ve Boşa Harcanan Yıllar

Şarkının nakarat kısmı, asıl hesaplaşmanın sevgiliyle değil, bizzat kişinin kendisiyle olduğunu ortaya koyuyor. “Ziyanı Yok” şarkısının bu bölümü, dinleyiciyi derin bir iç muhasebeye davet ediyor:

Çok kızgınım kendime bu ara
Nasıl inandım, güvendim
Çok bıkkınım, katmışım tozu dumana
İçim kan ağlardı, ben gülerdim

“Çok kızgınım kendime bu ara” dizesi, yaşananların asıl sorumlusunun kendi saflığı, kendi güveni olduğunu düşünen bir ruh halini yansıtıyor. “Nasıl inandım, güvendim” sorusu, bir özeleştiri ve pişmanlık çığlığıdır. Bu ilişkiye gösterilen inancın ve güvenin, şimdi büyük bir hata olarak görüldüğünün kanıtı. “Çok bıkkınım, katmışım tozu dumana” ifadesi, artık her şeyden usanmışlığı, hayatın karmakarışık bir hale geldiğini anlatıyor. Ve en acısı: “İçim kan ağlardı, ben gülerdim.” Bu dize, dışarıya karşı takınılan maskeyi, içsel acıları gizleme çabasını ve bu çabanın getirdiği tükenmişliği mükemmel bir şekilde özetliyor. Serkan Nişancı & Ceylan Koynat’ın “Ziyanı Yok” adlı eserinde bu içsel çatışma, dinleyicinin kalbine dokunuyor.

Nakaratın devamı, fedakarlıkların ve karşılıksız sevginin boşunalığını vurguluyor:

Üzmedim bir gün, kızmadım
Nedensiz gittin, yılmadım
Küsmedim bir gün, darılmadım
Boşa harcadım o yılları

Bu dizeler, terk edilen tarafın ilişkideki fedakar ve hoşgörülü duruşunu anlatıyor. “Üzmedim bir gün, kızmadım” ve “Küsmedim bir gün, darılmadım” ifadeleri, kişinin ne kadar anlayışlı ve sabırlı davrandığını gösteriyor. Ancak tüm bu çabalar, “Nedensiz gittin” ifadesiyle bir hiç uğruna yapıldığı gerçeğiyle yüzleşiyor. Karşılıksız kalan bu çabaların acı sonu ise “Boşa harcadım o yılları” cümlesiyle zirveye ulaşıyor. Bu, sadece kaybedilen bir aşkın değil, aynı zamanda kaybedilen zamanın, enerjinin ve umutların yasını tutmaktır. Serkan Nişancı ve Ceylan Koynat’ın “Ziyanı Yok” şarkısı, bu derin pişmanlığı ve kendine kızgınlığı, dinleyicisine güçlü bir şekilde hissettiriyor. Şarkının bu nakarat kısmının tekrar etmesi, sözlerdeki bu derin pişmanlığın ve kendine kızgınlığın ne denli köklü ve aşılmaz olduğunu vurgular niteliktedir.