
🎵 Semicenk & Sefo – Sabrettim Sözleri
Sabrettim
Bu gece kendimi mahvettim
Bi' beni koy yerine
Dar ettim
Geceyi gündüze yâr ettim
Seni haram ettim
Mm, gel göklere bakalım, ya
Atın olayım ve sen'le cirit atalım mı?
Bütün kötü anıları silip atalım, ya
Bi' sigara yakalım ve dizi bakalım, ya
Seni hayal ettim hep yanımda
Her şeyi mahvеttin bi' lafınla
Yola devam etme, yapma, dur ama
Konu kapanır ikimizin arasında
Uu, hеr şeyin farkındayım (Oh)
Göremezsin, arkandayım
Yol bitti, karanlıktayım
Kaybettim hep rahat uyumayı
Sabrettim
Bu gece kendimi mahvettim
Bi' beni koy yerine
Dar ettim
Geceyi gündüze yâr ettim
Seni haram ettim
İnan, um'rumda değil hiçbi' şey kalbime, kıramaz artık
Bıraktım geçmişi, geldim, yarını düşleyip kenara attım
Yazdım kaygımı sahile
Anladım, gidemem daha derine
Özleminde, sözlerinle
Kendimi kaybetsem gözlerinde
Bulamam yolunu dokunmadan tenine
Sakla beni kalbine, en dibine ellerinle
Hapset beni tenine
(Oh) Boşuna onca rüya, uyanıp eve gideyim, ah
Arama beni ya bi' daha, bırakın sabredeyim
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSemicenk & Sefo – Sabrettim: Bekleyişin Acımasız Yüzü
Müziğin ritmiyle birlikte ruhumuza işleyen her şarkı, aslında bir hikaye anlatır. Bugün, Semicenk ve Sefo’nun ortak çalışması olan “Sabrettim” şarkısı, o hikayelerden birini, bekleyişin, pişmanlığın ve kabullenişin derin izlerini taşıyan bir anlatıyı sunuyor bizlere. Bu şarkı, modern dönem aşklarının karmaşıklığını ve bireyin iç dünyasındaki fırtınaları ustaca dile getiriyor.
Sabrın ve Yıkımın Kesişimi: İlk Dokunuşlar
Şarkı, adeta bir itiraf ve yüzleşme ile başlıyor. Sözlerin ilk dizesi, dinleyiciyi hemen bir çelişkinin ortasına atıyor:
Bu iki cümle, “Sabrettim” şarkısının temel gerilimini oluşturuyor. Bir yanda uzun süreli bir bekleyiş, bir tahammül hali; diğer yanda ise bu bekleyişin getirdiği bir gecelik kontrol kaybı ve kendini yıkma. Bu, sabrın sınırlarına gelinip sonunda patlamanın yaşandığı o kritik anı işaret ediyor. Biriktirilen tüm duyguların, bir gecede boşalması ve kişinin kendi kendini tüketmesi hali…
Bu dizelerdeki empati çağrısı (“Bi’ beni koy yerine”), yaşanan acının ve yükün ne denli ağır olduğunu gösteriyor. Şarkının öznesi, bu ilişkinin kendisi üzerindeki etkisini “Dar ettim / Geceyi gündüze yâr ettim” ifadeleriyle anlatıyor; gecenin gündüze karışması, uykusuzluk, takıntı ve belki de bu ilişkinin getirdiği karanlık bir hal. Ve en çarpıcı olanı: “Seni haram ettim”. Bu, yalnızca bir ayrılık değil, aynı zamanda o kişiyi kendi hayatından, ruhundan tamamen men etme, yasak kılma eylemi. Bu, Semicenk ve Sefo’nun “Sabrettim” şarkısında ele aldığı ayrılığın ne kadar köklü ve geri dönülmez olduğunu vurguluyor.
Hayallerden Gerçeklere Sert Bir İniş
Şarkının bir sonraki bölümü, umut ve hayal kırıklığının iç içe geçtiği anları betimliyor:
Bu dizelerdeki ani geçiş, şarkının öznesinin iç dünyasındaki çalkantıyı gözler önüne seriyor. Bir an romantik, çocuksu bir kaçış ve geçmişi silme isteği varken, hemen ardından gelen “Seni hayal ettim hep yanımda / Her şeyi mahvettin bi’ lafınla” itirafı, bu hayallerin ne denli kırılgan olduğunu gösteriyor. Tek bir sözün, tüm birikimi nasıl yok edebileceğini anlatıyor. Semicenk ve Sefo, bu anlarda umudun ne kadar çabuk sönebileceğini hissettiriyor.
Burada bir yalvarış, bir durdurma çabası var. İlişkinin özel kalmasını, dışarıya taşmamasını isteyen bir ses duyuluyor. Ancak hemen ardından gelen kabulleniş, “Her şeyin farkındayım” ile başlıyor. “Göremezsin, arkandayım” dizesi, görünmez bir acıyı, belki de gururundan vazgeçemeyen ama derinden yaralanmış bir ruh halini yansıtıyor. Yolun sonuna gelindiği, karanlığa gömülündüğü ve en temel huzurun, yani rahat uyumanın bile kaybedildiği bir durumu dile getiriyor. Bu, “Sabrettim” şarkısının hüzünlü ve gerçekçi yüzü.
Geçmişe Veda, Geleceğe Belirsiz Bakış
Şarkının ikinci bölümü, bir nevi kabullenme ve ilerleme çabasıyla başlıyor, ancak derinlerdeki özlem kendini yine de belli ediyor:
Bu dizelerdeki “Um’rumda değil” ifadesi, aslında bir savunma mekanizması. Kalbinin kırılmaz olduğunu iddia etse de, bu kadar güçlü bir vurgu, geçmişin hala bir yara olduğunu gösteriyor. Geçmişi bırakma ve geleceği hayal edip bir kenara atma eylemi, aslında tam olarak iyileşmemiş bir durumu ifade ediyor. Kaygılarını denize, sahile yazıp silinmesini beklemek, bir arınma çabası. “Gidemem daha derine” ise, acıyla yüzleşmenin bir sınırı olduğunu, daha fazlasına tahammül edemeyeceğini anlatıyor.
Bu bölüm, şarkının en tutkulu ve en çaresiz anlarından biri. Tüm o “um’rumda değil” maskesi düşüyor ve derin bir özlem ortaya çıkıyor. Kendini kaybetme isteği, fiziksel temasın vazgeçilmezliği ve bir nevi teslimiyet çağrısı var. “Sakla beni kalbine, en dibine ellerinle / Hapset beni tenine” dizeleri, sevilen kişinin içinde, onun varlığında tamamen kaybolma, onunla bir olma arzusunu, hatta bir tür esaret isteğini dile getiriyor. Bu, Semicenk ve Sefo’nun “Sabrettim” şarkısında işlediği aşkın ne kadar yıkıcı ve dönüştürücü olabileceğinin en güçlü göstergesi.
Son Perde: Uyanış ve Veda
Şarkı, acı bir gerçekle yüzleşme ve bir kapanışla sona eriyor:
Tüm hayallerin, tüm özlemlerin boşa çıktığı bir an bu. Rüyanın sona ermesi ve gerçekliğe, “eve” dönme isteği. Son bir kez, arayanlara bir mesaj: “Arama beni ya bi’ daha”. Bu, bir son çağrısı, bir kesinlik ilanı. Ve en sonda, şarkının başındaki “Sabrettim” kelimesine geri dönüş, ancak bu sefer daha yorgun, daha kabullenmiş bir tonda: “bırakın sabredeyim”. Bu, artık aktif bir sabır değil, pasif bir teslimiyet, acıyla birlikte yaşamayı öğrenme ve sessizce dayanma isteği. Semicenk ve Sefo’nun “Sabrettim” şarkısı, bu son sözlerle, bir ilişkinin ve bir dönemin acımasız bitişini gözler önüne seriyor.