SanatçıSedat Uçan

🎵 Sedat Uçan – Gururlanma İnsanoğlu Sözleri
Gururlanma insanoğlu!
Ölmemeye çaren mi var?
Gururlanma insanoğlu!
Ölmemeye çaren mi var?
Hazan olmuş bir gül gibi
Solmamaya çaren mi var?
Hazan olmuş bir gül gibi
Solmamaya çaren mi var?
Düşünmezsin hiç ölmeyi
Terk etmezsin eğlenmeyi
Düşünmezsin hiç ölmeyi
Terk etmezsin eğlenmeyi
Yakası yok ak gömleği
Giymemeye çaren mi var?
Yakası yok ak gömleği
Giymemeye çaren mi var?
Bir gün olup ecel gele
Kullar kulluğunda kala
Bir gün olup ecel gele
Kullar kulluğunda kala
Cümle alem toprak ola
Ölmemeye çaren mi var?
Cümle alem toprak ola
Ölmemeye çaren mi var?
Hazan olmuş bir gül gibi
Solmamaya çaren mi var?
Yakası yok ak gömleği
Giymemeye çaren mi var?
Cümle alem toprak ola
Ölmemeye çaren mi var?
Cümle alem toprak ola
Ölmemeye çaren mi var?
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSedat Uçan’ın “Gururlanma İnsanoğlu” Şarkı Sözleri: Fani Dünyanın Hakikati
Sedat Uçan’ın güçlü sesiyle hayat bulan “Gururlanma İnsanoğlu” ilahisi, dinleyeni derin bir tefekküre davet ediyor. Şarkı, insanın dünya üzerindeki acizliğini ve ölüm karşısındaki çaresizliğini, sade ancak etkileyici bir dille gözler önüne seriyor. Bu sözler, sadece bir melodi değil, aynı zamanda hayatın ve ölümün döngüsüne dair evrensel bir hatırlatma niteliği taşıyor. “Gururlanma İnsanoğlu” şarkı sözleri, dinleyeni kendi iç dünyasına bir yolculuğa çıkarırken, dünya hayatının geçiciliğini ve manevi değerlerin önemini sorgulatıyor.
Ölüm Karşısında Gururun Anlamsızlığı
Şarkının açılış dizeleri, ana temayı doğrudan ortaya koyuyor ve dinleyiciye sarsıcı bir soru yöneltiyor:
Sedat Uçan, “Gururlanma İnsanoğlu” derken, dünya nimetleri, makamlar veya geçici başarılarla şişinmenin boşuna olduğunu vurguluyor. İnsanı en temel gerçeğiyle yüzleştiriyor: ölüm. Bu dizeler, insanın ölümsüzlük yanılgısına kapılma eğilimine karşı bir uyarıdır. Ne kadar zengin, güçlü veya bilgili olursa olsun, hiç kimsenin ölümü durduracak bir çaresi olmadığını hatırlatır. Bu, kibir ve gururun, eninde sonunda ölümün soğuk gerçeği karşısında nasıl eriyip gideceğinin altını çiziyor. İnsan, ne kadar üstün olduğunu düşünse de, ölüm karşısında tüm gücünü yitiren aciz bir varlıktır.
Doğanın Döngüsü ve İnsanın Fani Oluşu
Şarkı, metaforlarla derinleşmeye devam ediyor ve insanın doğadaki fani varlıklarla olan benzerliğine işaret ediyor:
Sedat Uçan’ın “Gururlanma İnsanoğlu” şarkısında geçen bu benzetme, hayatın kaçınılmaz sonunu çok zarif bir şekilde ifade ediyor. Nasıl ki bir gül, tüm güzelliğiyle açsa da sonbaharın (hazan) gelmesiyle solmaya mahkumsa, insan ömrü de aynı döngüye tabidir. Gençlik, güzellik, güç; hepsi geçicidir. Solan bir gül gibi, insan da yaşlanır, gücünü kaybeder ve sonunda hayata veda eder. Bu dizeler, hayatın geçiciliğini ve bu geçicilik karşısında gururun ne denli anlamsız olduğunu pekiştiriyor. Doğanın bu döngüsü, insan için de geçerli olan evrensel bir yasayı gözler önüne seriyor.
Dünya Meşgaleleri ve Unutulan Son
İnsanlığın dünya telaşına kapılıp gitmesini eleştiren Sedat Uçan, şu sözlerle bizi kendimize getiriyor:
Bu dizeler, modern insanın en büyük yanılgılarından birine, yani ölüm gerçeğini göz ardı ederek sadece dünya zevklerine odaklanmasına dikkat çekiyor. “Gururlanma İnsanoğlu” mesajı, bu eğlence ve meşguliyet döngüsünün, asıl hedef olan ahiret hazırlığından insanı nasıl uzaklaştırdığını anlatıyor. İnsan, fani dünyanın gelip geçici neşelerine o kadar kapılır ki, kaçınılmaz sona hazırlanmayı ihmal eder. Bu sözler, bizlere bir an durup yaşamın gerçek amacını sorgulama fırsatı sunuyor.
Ecelin Gömleği: Kefen
Şarkının en vurucu imgelerinden biri, kefene yapılan atıftır:
“Yakası yok ak gömlek” ifadesi, kefeni, yani ölümün en kesin ve sade giysisini temsil eder. Bu, dünya üzerindeki tüm kıyafetlerden, statü sembollerinden arınmış, herkesin eşitlendiği son kıyafettir. Sedat Uçan’ın “Gururlanma İnsanoğlu” sözlerindeki bu dize, ölüm karşısında herkesin aynı kefene bürüneceğini, makamın, zenginliğin, şöhretin hiçbir önemi kalmayacağını hatırlatır. Bu gömleği giymekten kimsenin kaçamayacağı gerçeği, gururun ve kibirin ne denli boş olduğunu bir kez daha vurgular. Bu sade kıyafet, herkesin eşit olduğu son durağı simgeler.
Kaçınılmaz Son: Toprak Olmak
Şarkı, ölümün evrenselliğini ve herkesi kapsayıcılığını şu sözlerle pekiştirir:
Bu dizeler, ecelin bir gün mutlaka geleceğini ve o an geldiğinde herkesin kendi “kulluğunda” yani kaderinde ne varsa onu yaşayacağını ifade eder. “Cümle alem toprak ola” ifadesi, tüm canlıların, tüm varlıkların en nihayetinde toprağa karışacağını, bedenin çürüyüp yok olacağını anlatır. Sedat Uçan, “Gururlanma İnsanoğlu” ilahisinde bu evrensel gerçeği hatırlatarak, ölüm karşısında hiçbir ayrımın kalmadığını, herkesin aynı sona yürüdüğünü vurgular. Bu, dünya hayatının geçiciliğinin ve ölümün mutlakiyetinin en güçlü ifadelerinden biridir. Toprak olmak, tüm ihtişamın ve geçici varoluşun son bulduğu yerdir.
Tekrar Eden Hatırlatmalar
Şarkının sonunda bazı dizelerin tekrar etmesi, mesajın zihinlerde daha kalıcı olmasını sağlar:
Bu tekrarlar, Sedat Uçan’ın “Gururlanma İnsanoğlu” şarkısının temel mesajını pekiştirir: İnsanın fani oluşu, solan bir gülün kaderiyle, giyilecek kefenin kaçınılmazlığıyla ve herkesin toprak olacağı gerçeğiyle sabittir. Bu güçlü hatırlatmalar, dinleyicinin dünya telaşından sıyrılıp asıl gerçeğe, yani ölüm ve ötesine odaklanması için bir çağrıdır. Şarkı, gururun boşluğunu ve tevazunun önemini vurgulayarak, hayatın gerçek anlamını sorgulamamıza olanak tanır. Sedat Uçan’ın bu eseri, bizlere hem hüzünlü bir hakikati hatırlatır hem de daha anlamlı bir yaşam sürme konusunda ilham verir.