Salman Tin & Fatma Turgut – Yerin Dolmuyor Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Salman Tin & Fatma Turgut 🕒 04 Kas 2025
Salman Tin & Fatma Turgut – Yerin Dolmuyor video

🎵 Salman Tin & Fatma Turgut – Yerin Dolmuyor Sözleri

Son bi' dans mı istersin yoksa sonsuza kadar mı koşmak?
Korktu mu gözün yollardan, kanı deli akan ben miyim?
Dolunayda kavrulmuş ruhum, uykular zaten haram
Tam bi' yalnızlık abidesiyim, annem, babam üzgün

Sana bi' karanfil vermiştim
Sen de bi' başkasına
Hep benimle ol isterdim
Aşkından ölmekten usandım

Düşümde düşün kaldı, gözlerimde yaşın
Dilimden düşmüyor sevdiğin şarkılar
Sanki yıllar öncesinden kalma bir duygu bu
Doluyu boşa koymuşum, yerin dolmuyor
Doluyu boşa koymuşum, yerin dolmuyor

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Salman Tin & Fatma Turgut – Yerin Dolmuyor: Kaybolan Bir Boşluğun Edebi Yorumu

Müzik, bazen en derin hislerimizi sözcüklere döken sihirli bir ayna gibidir. Salman Tin ve Fatma Turgut’un sesinden yükselen “Yerin Dolmuyor” şarkısı da tam olarak böyle bir ayna. Bu şarkı, kaybolan bir aşkın, derin bir özlemin ve doldurulamayan bir boşluğun insan ruhunda yarattığı çalkantıları, güçlü metaforlar ve içten ifadelerle dinleyiciye sunuyor. Gelin, bu etkileyici şarkının sözlerindeki katmanları birlikte aralayalım.

Bir Tercihin Eşiğinde: Varoluşsal Bir Dans mı, Sonsuz Bir Koşu mu?

Şarkı, dinleyiciyi daha ilk dizeden itibaren yoğun bir sorgulamanın içine çekiyor:

Son bi’ dans mı istersin yoksa sonsuza kadar mı koşmak? Korktu mu gözün yollardan, kanı deli akan ben miyim? Dolunayda kavrulmuş ruhum, uykular zaten haram Tam bi’ yalnızlık abidesiyim, annem, babam üzgün

“Son bi’ dans mı istersin yoksa sonsuza kadar mı koşmak?” sorusu, ilişkinin ya da hayatın kendisinin bir dönüm noktasını işaret ediyor. Bu, kısa, yoğun bir veda mı, yoksa bitmek bilmeyen, yorucu bir arayış mı? Bu ikilem, şarkının ana temalarından biri olan belirsizliği ve çaresizliği vurguluyor. Salman Tin & Fatma Turgut’un “Yerin Dolmuyor” şarkısındaki bu dizeler, bir yandan ilişkinin geleceğine dair bir soru işaretiyken, diğer yandan da anlatıcının kendi iç dünyasındaki karmaşayı gözler önüne seriyor.

“Korktu mu gözün yollardan, kanı deli akan ben miyim?” dizesi, bir suçlama ya da bir öz-eleştiri olarak okunabilir. Karşıdaki kişinin mi cesareti kırıldı, yoksa anlatıcının tutkusu mu her şeyi çıkmaza soktu? Bu satırlar, ilişkinin dinamiklerindeki gerilimi ve taraflar arasındaki farklılıkları ortaya koyuyor. Ardından gelen “Dolunayda kavrulmuş ruhum, uykular zaten haram” ifadesi, anlatıcının yaşadığı derin acıyı, uykusuz geceleri ve ruhunun çektiği ızdırabı betimliyor. Dolunay metaforu, genellikle yoğun duygusal durumları, tutkuyu ve bazen de deliliği çağrıştırır. Bu ruh hali, “Tam bi’ yalnızlık abidesiyim” cümlesiyle zirveye ulaşıyor. Anlatıcı, yalnızlığın adeta somutlaşmış bir heykeli olduğunu ifade ederek, bu durumun kalıcı ve ezici boyutunu vurguluyor. “Annem, babam üzgün” detayı ise bu yalnızlığın sadece kişisel bir acı olmadığını, aynı zamanda anlatıcının ailesi üzerinde de yarattığı etkiyi, onların da bu duruma tanıklık edip üzüldüğünü gösteriyor.

Karanfilin Hikayesi ve Aşkın Yorucu Hali

Şarkının ikinci bölümü, daha net bir ihanet ve hayal kırıklığı hikayesi sunuyor:

Sana bi’ karanfil vermiştim Sen de bi’ başkasına Hep benimle ol isterdim Aşkından ölmekten usandım

“Sana bi’ karanfil vermiştim / Sen de bi’ başkasına” dizeleri, tek taraflı bir sevginin ve karşılıksız kalmış bir jestin acısını anlatıyor. Karanfil, genellikle aşkın ve sadakatin sembolüdür; bu hediyenin başka birine verilmesi, anlatıcının kalbinde açılan derin yarayı gözler önüne seriyor. Bu, Salman Tin & Fatma Turgut’un “Yerin Dolmuyor” şarkısında işlenen en dokunaklı anlardan biri. Anlatıcının saf niyeti, karşı tarafın eylemiyle trajik bir şekilde boşa çıkıyor.

“Hep benimle ol isterdim” cümlesi, basit ama güçlü bir dileği ifade ediyor: kalıcı bir birliktelik arayışı. Ancak bu dilek, “Aşkından ölmekten usandım” ifadesiyle birleştiğinde, yaşanan acının ne kadar yıpratıcı olduğunu gösteriyor. Artık sadece acı çekmekle kalmıyor, bu acıdan bıkmış, tükenmiş bir ruh haliyle karşı karşıyayız. Bu, aşkın getirdiği yükün dayanılmaz bir noktaya ulaştığının işaretidir.

Doldurulamayan Bir Boşluk: “Yerin Dolmuyor”

Şarkının en can alıcı ve başlığını veren bölümü, yaşanan kaybın derinliğini en güçlü şekilde ifade ediyor:

Düşümde düşün kaldı, gözlerimde yaşın Dilimden düşmüyor sevdiğin şarkılar Sanki yıllar öncesinden kalma bir duygu bu Doluyu boşa koymuşum, yerin dolmuyor Doluyu boşa koymuşum, yerin dolmuyor

“Düşümde düşün kaldı, gözlerimde yaşın” dizeleri, kaybedilen kişinin zihinde ve gözlerde bıraktığı kalıcı izleri anlatıyor. Rüyalara sızan düşünceler ve dinmeyen gözyaşları, yas sürecinin devam ettiğini ve anlatıcının bu durumdan kurtulamadığını gösteriyor. “Dilimden düşmüyor sevdiğin şarkılar” ifadesi, anıların ne kadar canlı olduğunu ve en sıradan detayların bile o kişiyi hatırlattığını vurguluyor. Sevilenin şarkıları, artık anlatıcının kendi iç monoloğunun bir parçası haline gelmiş, belki de bir işkenceye dönüşmüştür.

“Sanki yıllar öncesinden kalma bir duygu bu” cümlesi, yaşanan acının zamanın ötesinde, kadim bir keder gibi hissedildiğini belirtiyor. Bu duygu, anlatıcının sanki geçmişte sıkışıp kaldığını, ileriye gidemediğini düşündürüyor. Ve nihayet, Salman Tin & Fatma Turgut’un “Yerin Dolmuyor” şarkısının kalbine iniyoruz: “Doluyu boşa koymuşum, yerin dolmuyor.” Bu güçlü metafor, anlatıcının tüm çabalarının, tüm doldurma girişimlerinin boşluğa gittiğini anlatıyor. Ne kadar çabalarsa çabalasın, kaybedilen kişinin bıraktığı boşluk doldurulamıyor, yerine başka hiçbir şey konamıyor. Bu cümlenin iki kez tekrar edilmesi, bu gerçeğin acımasızlığını ve kalıcılığını pekiştiriyor. “Yerin dolmuyor” demek, sadece bir yokluğu değil, aynı zamanda o yokluğun yarattığı, doldurulamaz bir boşluğu ve bu boşluğun getirdiği çaresizliği haykırmaktır.