Rubato & Ümit Sayın – Gülendam Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Rubato & Ümit Sayın 🕒 16 Oca 2026
Rubato & Ümit Sayın – Gülendam video

🎵 Rubato & Ümit Sayın – Gülendam Sözleri

Uçtu kuş, gün kafesinden
Kesti nefesi ciğerinden
Düğümlenip Gülendam
Asıldı aşkı ateşinden

Sel aldı gözünü Gülendam
Bir kurşunluk canı masum
Yükü vuruldu Gülendam
Canı uzanmış yanında

Hiç sende insaf yok mu can alır ellerin
Hiç sende vicdan yok mu sızlamaz yüreğin
Hiç sende insaf yok mu can alır ellerin
Hiç sende vicdan yok mu sızlamaz yüreğin

Ne zaman süzülür hüzün başından
Ne zaman diner bu gözyaşım
Ne zaman silinir bela yazımdan
Ne zaman rahatlar şu gönlüm

Rubato & Ümit Sayın – Gülendam Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Rubato & Ümit Sayın – Gülendam: Bir Kaybın ve İsyanın Edebi Yankıları

Müziğin derinliklerinde kaybolduğumuz anlar vardır; bazı şarkılar sadece kulağımıza değil, ruhumuza da fısıldar. Rubato ve Ümit Sayın’ın ortak çalışması Gülendam, tam da böyle bir eser. Şarkı sözleri, dinleyeni adeta bir dramanın içine çekiyor, kayıp, çaresizlik ve isyanın keskin duygularını derinden hissettiriyor. Bu yazıda, Rubato & Ümit Sayın – Gülendam şarkısının sözlerini edebi bir bakış açısıyla yorumlayacak ve bu duygu yüklü anlatımın katmanlarını aralayacağız. Bu etkileyici şarkının sözleri, dinleyicide kalıcı bir iz bırakıyor.

Gülendam’ın Trajik Başlangıcı: Özgürlüğün ve Yaşamın Sonu

Şarkı, dinleyeni hüzünlü bir tabloyla karşılıyor; kayıp ve çaresizliğin ilk ipuçlarını sunuyor:

Uçtu kuş, gün kafesinden
Kesti nefesi ciğerinden
Düğümlenip Gülendam
Asıldı aşkı ateşinden

Bu dizeler, Gülendam‘ın hikayesine trajik bir giriş yapıyor. “Uçtu kuş, gün kafesinden” ifadesi, sadece fiziksel bir ayrılığı değil, aynı zamanda umutların, hayallerin ve özgürlüğün de bir kafesten kaçışını, belki de geri dönülmez bir sonu ima ediyor. Kuşun kafesten uçması, bir yandan özgürleşmeyi çağrıştırsa da, devamındaki “kesti nefesi ciğerinden” dizesiyle bu özgürlüğün aslında yaşamın sonu olduğunu, boğucu bir vedayı temsil ettiğini anlıyoruz. Ciğerden kesilen nefes, yaşamın aniden ve acımasızca son buluşunu metaforik bir dille anlatıyor. Ardından gelen “Düğümlenip Gülendam, asıldı aşkı ateşinden” dizeleri ise, bu trajedinin merkezine Gülendam adını yerleştiriyor. Aşkın ateşinden asılmak, sevdanın yakıcı etkisinin, belki de uğruna yaşanan bir aşkın veya aşk yüzünden yaşanan bir acının getirdiği kaçınılmaz bir sonu işaret ediyor. Bu ilk bölüm, Rubato & Ümit Sayın – Gülendam şarkısının temel melankolisini ve dramatik yapısını ortaya koyuyor ve dinleyicinin zihninde derin bir etki bırakıyor.

Masumiyetin Yükü ve Çaresizliğin Gölgesi

İkinci dörtlük, acının boyutunu daha da derinleştirerek, Gülendam‘ın içine düştüğü durumu gözler önüne seriyor:

Sel aldı gözünü Gülendam
Bir kurşunluk canı masum
Yükü vuruldu Gülendam
Canı uzanmış yanında

“Sel aldı gözünü Gülendam” ifadesi, tarifsiz bir gözyaşı selini, belki de yaşananların ağırlığıyla başa çıkamayan bir ruh halini betimliyor. Bu, yalnızca ağlamak değil, aynı zamanda tüm dünyanın gözünden akıp gitmesi gibi bir çaresizliği de barındırıyor. “Bir kurşunluk canı masum” dizesi, Gülendam‘ın kırılganlığını, savunmasızlığını ve hayatının ne kadar kolay bir şekilde sonlandırılabileceğini vurguluyor. Masumiyetin bu denli acımasız bir sona doğru sürüklenmesi, dinleyicide derin bir empati ve öfke uyandırıyor. “Yükü vuruldu Gülendam” ifadesi, üzerine yüklenen ağır bir kaderi, bir sorumluluğu veya bir cezanın ağırlığını anlatırken, “Canı uzanmış yanında” dizesi ise hem fiziksel bir ölüme hem de ruhsal bir çöküşe işaret ediyor. Bu sözler, Rubato & Ümit Sayın – Gülendam şarkısının kalbindeki derin acıyı ve haksızlığa uğramışlık hissini güçlendiriyor, dinleyeni duygusal bir girdabın içine çekiyor.

Vicdanlara Yöneltilen Keskin Sorular

Şarkının en can alıcı bölümlerinden biri, nakarat kısmında yer alan bu sorgulayıcı dizelerdir. Bu kısım, Rubato & Ümit Sayın – Gülendam şarkısının duygusal doruk noktasını oluşturuyor:

Hiç sende insaf yok mu can alır ellerin
Hiç sende vicdan yok mu sızlamaz yüreğin
Hiç sende insaf yok mu can alır ellerin
Hiç sende vicdan yok mu sızlamaz yüreğin

Bu tekrarlayan sorular, sadece Gülendam‘ın değil, tüm haksızlığa uğrayanların sesi oluyor. Kimin elleri can alıyor, kimin yüreği sızlamıyor? Bu sorular, acımasızlığın, insafsızlığın ve vicdansızlığın karşısında yükselen bir isyan çığlığı. Şarkı, bu dizelerle sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda dinleyiciyi de bir vicdan muhasebesine davet ediyor. Bu sorular, evrensel bir acıyı ve adaletsizliğe karşı duyulan derin bir isyanı yansıtıyor. Rubato & Ümit Sayın – Gülendam, bu güçlü nakaratla, dinleyicinin duygusal bağını derinleştiriyor ve şarkının evrensel temasını pekiştiriyor: İnsan olmanın getirdiği acılar ve bu acılara karşı duyulan isyan, vicdansızlığa karşı bir feryat. Bu sözler, şarkının ruhunu en güçlü şekilde ifade ediyor.

Hüzün ve Umutsuzluğun Zaman Çizelgesi

Şarkının son bölümü, çaresiz bir bekleyişi ve sorularla dolu bir umutsuzluğu dile getiriyor. Gülendam‘ın iç dünyasındaki karmaşayı ve arayışı yansıtıyor:

Ne zaman süzülür hüzün başından
Ne zaman diner bu gözyaşım
Ne zaman silinir bela yazımdan
Ne zaman rahatlar şu gönlüm

Bu sorular, yaşanan acının ne zaman sona ereceğine dair bir arayışı ve sonsuz gibi görünen bir bekleyişi ifade ediyor. “Hüzün başından süzülmek”, acının kişiyi tamamen kuşatmasını, adeta bir örtü gibi sarmasını anlatırken, gözyaşlarının dinmemesi de bu acının sürekliliğini vurguluyor. “Bela yazımdan silinir” ifadesi, kaderin veya yazgının değiştirebilme arzusunu, bu ağır yükten kurtulma isteğini gösteriyor. Ve en nihayetinde, “Ne zaman rahatlar şu gönlüm” sorusu, tüm bu acıların sonunda bir nebze olsun huzura kavuşma özlemini dile getiriyor. Rubato & Ümit Sayın – Gülendam, bu son dizelerle, dinleyeni bir yandan derin bir hüzünle baş başa bırakırken, diğer yandan da insan ruhunun direnci ve huzur arayışının hiç bitmediğini hatırlatıyor. Bu şarkı, bir kaybın, bir isyanın ve bir umutsuzluğun edebi bir senfonisi olarak hafızalara kazınıyor ve dinleyicide uzun süre yankılanan güçlü bir etki bırakıyor.