
🎵 RM – LOST! Sözleri
Love
How you get in love like, oh
How you get love
Take it for the love like, oh
How'd you get lost
Take it from the love like us
How'd you get lost
Take full of love like us
It was you (You ooh)
It was you (You ooh)
It was you (You ooh)
It was you (You ooh)
I'm goddamn lost
I never been to club before
I hit the club
I never felt so free before
You're goddamn ghost
I never felt so fine before
I hit the cloud
Hold up, hold up
Hold up, hold up
Damn now, thank you don't worry
Jeongsincharyeoboni eoneusae nan teong bin geori
Siganeun ssonsal yeollesal gyaen beolsseo 30
And I look up in the sky I see silver cloud
Yo hurry
Dump it on the ground
Pick it up, throw it in the trunk
Dump it on the ground
Pick it up, throw it in the trunk
Dump it on the ground
Pick it up, throw it in the trunk
Dump it on the ground
Pick it up, now let's go dumb
Aye, aye, aye, aye (Dump it on the ground, shit)
Aye, aye, aye, aye (Dump it on the ground, shit)
Nan jakku neomeojyeo piga heureuneun jung
I got lost in the ground, but not beggin' at you
I'm goddamn lost
I never been to club before
I hit the club
I never felt so free before
You're goddamn ghost
I never felt so fine before
I hit the cloud
I got temptation
I got temptation
Every morning, every night
I always feelin' lifeless
And in the morning I feel love
I hug it in excitement
Every morning, every night
I always feelin' sikeness
When I feel lonely as fuck
I still got lifeless
I'll never love when I'm low
It'd gonna lightless
I'm goddamn lost
I never been to club before
I hit the club
I never felt so free before
You goddamn ghost
I never felt so fine before
I hit the cloud
I never felt so free before
I got temptation
I got temptation
I got temptation
I got temptation
I got temptation
I got temptation
I got temptation
I got temptation
I got them
RM – LOST! Şarkı Sözleri Türkçe Çeviri
Aşk
Nasıl aşık olursun, oh
Aşkı nasıl elde edersin
Aşk için al, oh
Nasıl kayboldun?
Bizim gibi aşktan al
Nasıl kayboldun?
Bizim gibi sevgi dolu ol
O sendin (Sen ooh)
O sendin (Sen ooh)
O sendin (Sen ooh)
O sendin (Sen ooh)
Kayboldum.
Daha önce hiç kulübe gitmedim.
Kulübe gittim.
Daha önce hiç bu kadar özgür hissetmemiştim.
Sen lanet olası bir hayaletsin.
Daha önce hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.
Bulutu vurdum
Bekle, bekle.
Bekle, bekle.
Kahretsin, teşekkür ederim, endişelenme.
Ve gökyüzüne baktığımda gümüş bulutlar görüyorum
Acele et.
Yere at.
Al, bagaja at.
Yere at.
Al, bagaja at.
Yere at.
Al, bagaja at.
Yere at.
Al onu, şimdi aptalca gidelim.
Aye, aye, aye, aye (Yere dök, b*k)
Aye, aye, aye, aye (Yere dök, b*k)
Toprağın içinde kayboldum, ama sana yalvarmadım
Kayboldum.
Daha önce hiç kulübe gitmedim.
Kulübe gittim.
Daha önce hiç bu kadar özgür hissetmemiştim.
Sen lanet olası bir hayaletsin.
Daha önce hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.
Bulutu vurdum
Günaha girdim.
Günaha girdim.
Her sabah, her gece
Kendimi hep cansız hissediyorum
Ve sabahları aşkı hissediyorum
Heyecanla sarılıyorum
Her sabah, her gece
Ben her zaman hissediyorum
Kendimi çok yalnız hissettiğimde
Hala cansızım
Asla sevmeyeceğim düşükken
Işıksız olacak
Kayboldum.
Daha önce hiç kulübe gitmedim.
Kulübe gittim.
Daha önce hiç bu kadar özgür hissetmemiştim.
Seni lanet hayalet.
Daha önce hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.
Bulutu vurdum
Daha önce hiç bu kadar özgür hissetmemiştim.
Günaha girdim.
Günaha girdim.
Günaha girdim.
Günaha girdim.
Günaha girdim.
Günaha girdim.
Günaha girdim.
Günaha girdim.
Onları ben aldım.
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuHer şarkının bir hikayesi vardır, bazıları ise dinleyicisini kendi hikayesinin labirentlerinde kaybolmaya davet eder. RM'in son çalışması RM – LOST! tam da böyle bir parça. Bu şarkı, modern insanın içsel yolculuğunu, kimlik arayışını ve beklenmedik özgürlük anlarını çarpıcı bir dille ele alıyor. Sözlerin derinliklerine indiğimizde, RM'in ustaca kullandığı metaforlar ve tekrar eden temalarla karşılaşıyoruz. "RM – LOST! sözleri" bize sadece bir şarkı değil, aynı zamanda bir yaşam döngüsü sunuyor.
Aşkın ve Kayboluşun İlk Adımları
Şarkı, aşk kavramıyla başlıyor ve hemen ardından bir kayboluş sorgulamasına geçiyor. Bu başlangıç, dinleyicide bir ikilem yaratıyor: Aşk, bir kurtuluş mu yoksa bir kayboluşun başlangıcı mı?
Bu dizeler, aşkın karmaşık doğasını ve bireyin bu duygu içinde nasıl yönünü şaşırabileceğini anlatıyor. "Nasıl kayboldun?" sorusu, hem kişisel bir sorgulama hem de genel bir insanlık durumu üzerine yapılan bir gönderme. RM, bu kayboluşun kaynağını "O sendin" diyerek belirginleştiriyor; bu, ya bir başkasının etkisi ya da kişinin kendi içsel benliği olabilir. RM’in "LOST!" şarkısı, dinleyicisini daha ilk anlardan itibaren bu bilinmezliğin içine çekiyor.
Özgürlüğün Keşfi ve Hayaletin Gölgesi
Şarkının bir sonraki bölümü, beklenmedik bir özgürlük hissinin ortaya çıkışını ve geçmişin bir gölge gibi peşini bırakmamasını işliyor. "RM LOST! şarkı sözleri" arasında en çarpıcı imgelerden biri burada beliriyor:
Kahraman, kendini "lanet olasıca kaybolmuş" hissederken, daha önce hiç gitmediği bir kulübe adım atıyor ve orada inanılmaz bir özgürlükle tanışıyor. Bu kulüp, belki de konfor alanının dışına çıkmayı, yeni deneyimlere yelken açmayı temsil ediyor. Ancak bu özgürlük hissiyle birlikte, "Sen lanet olası bir hayaletsin" dizesiyle bir geçmiş figürünün veya içsel bir mücadelenin varlığına işaret ediliyor. Buna rağmen, kahraman "daha önce hiç bu kadar iyi hissetmediğini" belirtiyor; bu da kaybolmuşluk içinde bile bir tür iyi oluş, bir kabulleniş hali olduğunu gösteriyor. "Bulutu vurdum" ifadesi ise, belki de bir uyanış, bir farkındalık anını veya gerçeklikten kısa bir kaçışı simgeliyor olabilir.
Zamanın Akışı ve Tekrarlayan Döngüler
Şarkı, zamanın acımasız akışına ve hayatın tekrarlayan ritimlerine değiniyor. RM, bu bölümde hem kişisel bir gözlemi hem de evrensel bir gerçeği paylaşıyor:
Korece dizeler, "Kendime geldiğimde, çoktan boş bir sokaktaydım" ve "Zaman ok gibi akıp geçti, 14 yaşındayken, o çoktan 30'du" anlamlarına geliyor. Bu, zamanın hızla geçtiğini ve yaşamın getirdiği boşluk hissini vurguluyor. "Yere at, al, bagaja at" gibi tekrarlayan eylemler, hayatın monoton döngüsünü, belki de anlamdan yoksun görünen rutinleri temsil ediyor. Ancak bu döngü içinde bile bir isyan var: "Toprağın içinde kayboldum, ama sana yalvarmadım." Bu, kaybolmuşluk halinin bir kabullenişi ama aynı zamanda bir bağımsızlık ilanı. RM – LOST! şarkısında bu dizeler, bir bireyin kendi içsel direnişini ve onurunu koruma çabasını gösteriyor.
Günah ve Cansızlık Arasındaki Salınım
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, kahramanın içsel çatışmaları ve "günaha düşme" hali daha da belirginleşiyor. Bu kısım, RM'in "LOST!" şarkısının en kişisel ve savunmasız anlarından birini sunuyor:
"Günaha girdim" ifadesi, sadece ahlaki bir düşüşü değil, aynı zamanda kişinin kendi arzularına, zayıflıklarına yenik düşme halini de işaret edebilir. Sabahları aşkı hissedip heyecanla sarılmakla, her gece kendini cansız ve hasta hissetmek arasındaki keskin tezatlık, kahramanın duygusal dalgalanmalarını gözler önüne seriyor. Bu, modern yaşamın getirdiği anlık yükselişler ve uzun süreli düşüşler arasındaki gidip gelmelerin bir yansıması. "Düşükken asla sevmeyeceğim, ışıksız olacak" dizeleri, karanlık anlarda sevginin bile anlamını yitirebileceği, umudun solabileceği bir karamsarlığı ifade ediyor. RM – LOST! bu bölümlerde, yaşamın karanlık ve aydınlık yönleri arasındaki sürekli mücadeleyi derinlemesine işliyor.
Kayboluşun Derinliği ve Tekrar Eden Günah
Şarkı, başlangıçtaki "kaybolmuşluk" temasına geri dönerek bir döngüyü tamamlıyor. Ancak bu dönüş, bir kabullenişle dolu:
Tekrar eden dizeler, kahramanın bu hallerden kolayca kurtulamadığını, belki de bu durumların artık kimliğinin bir parçası haline geldiğini vurguluyor. "Günaha girdim" ifadesinin defalarca tekrarlanması, bu mücadelenin sürekliliğini gösteriyor. Şarkının sonundaki "Onları ben aldım" cümlesi ise, tüm bu kaybolmuşlukları, özgürlük anlarını, hayaletleri ve günahları kişinin kendi benliğine katışını, sahiplenişini simgeliyor. RM – LOST! bu son dizelerle, kaybolmanın sadece bir durum değil, aynı zamanda bir varoluş biçimi olabileceğini ve bu karmaşık duyguların kişinin kendi yolculuğunun ayrılmaz bir parçası olduğunu anlatıyor. Bu, bir kabullenişin, hatta belki de kendi içsel kaosunu kucaklamanın hikayesi.