Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ramiz & Sagopa Kajmer 🕒 23 Oca 2026
Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem video

🎵 Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem Sözleri

Suç olsan işler miydim, seni böyle kalbime?
Bozuk bir saat gibiyim takılırım geçmişe,
Tek başıma boğuldum, daldıkça hayallere.
Tükenmiş bir kalemim, ilham oldum kendime.

Düşüyorum eline, batıyorum derine,
Yaşıyorum nerede? İki arada derede.
Hayat ölüm sevene, ruhum dar bu bedene,
Sorsak mı bir bilene, dur denir mi gidene?..

Bi’ seramoni, bense teli kopmuş bir kemancı,
Geçmiş dediler adına, geçmedi ki anca…
Dizlerimin bağı bile kör düğüm,
Söylen doğru mu acı ile öldüğüm?

Sanma senden yorulurum,
Seni düşünüp dururum,
Silah gibi kurulurum,
Kör bir kurşuna gururum.

Işık olmasan da tuzaklarıma,
Ben yolumu bulurum.

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu
Şarkı sözleri, bir ruhun en derin dehlizlerine açılan kapılar gibidir. Ramiz ve Sagopa Kajmer’in ortak çalışması “Peki Madem” de tam olarak bu hissi veren, dinleyeni içsel bir yolculuğa çıkaran derinlikte bir parça. Bu şarkı, vedanın kabullenişini, geçmişin ağırlığını ve insan doğasının karanlık yüzünü sorgulayan, adeta bir şiirsel ağıt niteliğinde. Gelin, bu etkileyici sözlerin katmanlarını birlikte aralayalım.

Geçmişin Esareti ve Yalnızlığın Yankısı

Şarkı, dinleyiciyi hemen bir iç hesaplaşmanın ortasına bırakıyor. İlk dizelerde Ramiz, adeta bir itiraf ve pişmanlık sarmalında dolanıyor:
Suç olsan işler miydim, seni böyle kalbime?Bozuk bir saat gibiyim takılırım geçmişe,Tek başıma boğuldum, daldıkça hayallere.Tükenmiş bir kalemim, ilham oldum kendime.
Burada “suç olsan işler miydim” sorgulaması, ilişkinin ya da duygunun getirdiği yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor. Anlatıcı, kendini “bozuk bir saat” gibi geçmişe takılı kalmış hissediyor; bu, zamanın akışına direnen, sürekli aynı anıları yeniden yaşayan bir zihin yapısını simgeliyor. “Tek başıma boğuldum, daldıkça hayallere” dizesi, hayallerin bile bir kaçış noktası olmaktan çıkıp birer boğulma alanına dönüştüğünü gösteriyor. Bu yalnızlık, “tükenmiş bir kalem” metaforuyla birleşerek, acıdan beslenen, kendini yeniden var eden bir yaratım sürecini işaret ediyor. Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem sözleri, bu ilk dizelerde bile yoğun bir melankoli ve içe dönüklük barındırıyor.

Varoluşsal Sorgulamalar ve Acının Sürekliliği

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, varoluşsal bir sıkışmışlık hissi baskın çıkıyor:
Düşüyorum eline, batıyorum derine,Yaşıyorum nerede? İki arada derede.Hayat ölüm sevene, ruhum dar bu bedene,Sorsak mı bir bilene, dur denir mi gidene?..
“İki arada derede” kalma durumu, anlatıcının ne tam olarak yaşadığını ne de tam olarak öldüğünü hissettiği, bir arafta olma hâlini vurguluyor. “Ruhum dar bu bedene” ifadesi, bedensel varoluşun sınırlarının ruhsal derinliği taşıyamadığını, bir tür hapsedilmişlik hissini anlatıyor. Geçmişin geçmemesi, acının zamandan bağımsız bir varlık sürdürdüğünü, bir yara gibi sürekli kanadığını gösteriyor. “Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem” şarkı sözlerinde bu dizeler, bir bilene danışma isteğiyle çaresizliği ve kabullenemeyişi harmanlıyor.

Kırılganlık ve Direniş Arasında Bir Dans

Duygusal iniş çıkışlar, şarkının ana damarlarından biri:
Sanma senden yorulurum,Seni düşünüp dururum,Silah gibi kurulurum,Kör bir kurşuna gururum.Işık olmasan da tuzaklarıma,Ben yolumu bulurum.
Burada bir yandan vazgeçmeme, hatta bir tür obsesif bağlılık (“Seni düşünüp dururum”) kendini gösterirken, diğer yandan “silah gibi kurulurum” ve “kör bir kurşuna gururum” imgeleriyle bir savunma mekanizması, hatta kendine zarar verme potansiyeli taşıyan bir onur ortaya konuyor. Ancak hemen ardından gelen “Işık olmasan da tuzaklarıma, Ben yolumu bulurum” dizesi, tüm bu karanlığa rağmen bir direnç, bir kendi kendine yeterlilik beyanı olarak karşımıza çıkıyor. Bu, Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem şarkısının derinliklerinde yatan, acıdan beslenen bir güç.

Peki Madem Öyle Olsun: Kabulleniş ve Yaralı Bir Veda

Nakarat bölümü, şarkının adını da aldığı bir kabulleniş anı sunuyor, ancak bu kabullenişin altında derin bir yara gizli:
Peki madem öyle olsun,Git yoluna güneşler doğsun,Başucumda şiirler suskun,Söyle sen nasıl bir sonsun?Gidiyorsun uğurlar olsun,Al bu canımı senden dursun,Ben serçe, sen bir kuzgun,Beni niye can evimden vurdun?
“Peki madem öyle olsun”, bir teslimiyet gibi görünse de, ardından gelen “söyle sen nasıl bir sonsun?” sorusu, vedanın ardındaki öfkeyi ve merakı ele veriyor. “Başucumda şiirler suskun” ifadesi, ayrılığın getirdiği ilham kaybını, yaratıcılığın bile bu acı karşısında sessizliğe büründüğünü anlatıyor. “Ben serçe, sen bir kuzgun” benzetmesi ise, kırılganlık ve yırtıcılık arasındaki eşitsiz ilişkiyi vurgularken, “beni niye can evimden vurdun?” sorusu, ihanetin ve derin duygusal yaranın boyutunu ortaya koyuyor. Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem nakaratı, bu vedanın ne kadar acı verici olduğunu net bir şekilde hissettiriyor.

Sagopa Kajmer’den İnsanlığa Sert Bir Sorgulama

Şarkının ikinci yarısında Sagopa Kajmer, kendine has üslubuyla daha geniş bir perspektiften insanlığı ve kötülüğü sorguluyor:
Depresyon zindanları aklıyla mı sınar insanları hep?Nasıl olabildin bu kadar leş?Gerçekten insanlar bu kadar da mı kötü kardeş?Alabilemiyor aklım, sinebilemiyor içime,İnsanlıktan bir kere çıkmış, bir daha giremiyor demek içine…
Bu dizeler, bireysel acıdan çıkarak evrensel bir insanlık durumuna geçiş yapıyor. Depresyonu bir zindan olarak tanımlaması, zihinsel sıkışmışlığın ne kadar ağır olduğunu gösteriyor. “Nasıl olabildin bu kadar leş?” sorusu, karşı tarafın eylemlerinin yarattığı şoku ve hayal kırıklığını dile getirirken, “İnsanlıktan bir kere çıkmış, bir daha giremiyor demek içine…” tespiti, kötülüğün geri dönülmezliğini ve insan doğasındaki karanlık potansiyeli ele alıyor. Sagopa Kajmer’in bu bölümdeki “Peki Madem” sözleri, keskin bir gözlem ve acı bir kabulleniş sunuyor.

Soğuk Savaş ve Direnişin Bedeli

Sagopa, kişisel mücadelesini bir “soğuk savaş” metaforuyla anlatmaya devam ediyor:
İyi niyetlerimin soykırımının yıldönümü,Heyecanımı öldürmek isteyen cümleni kestim yarıda gördün mü? Hıı?!.İçinde bana sövdün mü? Hayat soğuk savaş,Ama bu savaşı kazanırım olsa da yavaş yavaş…Bildin mi? Beni anlayıp hazmettin mi?
“İyi niyetlerimin soykırımı” ifadesi, güvenin ve masumiyetin tamamen yok edildiği bir durumu betimliyor. “Hayat soğuk savaş” benzetmesi, mücadelenin sinsi, yavaş ama sürekli olduğunu gösteriyor. Ancak bu savaşta bir kazanma azmi de var. “Beni anlayıp hazmettin mi?” sorusu, karşı taraftan beklenen ancak gelmeyen bir anlayışın özlemini ve bir meydan okumayı içeriyor. Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem şarkısında bu dizeler, kişisel intikam hissi ve hayatta kalma mücadelesinin bir yansıması.

Hayaller, Direniş ve Sonun Kaçınılmazlığı

Şarkının sonlarına doğru, Sagopa bir kez daha hem savunmasızlığını hem de direncini ortaya koyuyor:
İnsan yapımı hayallerim var benim kap bir tane,Ama bu soğuk savaşlarına yeterince güneş gerek bir tanem,Savaşların kadar soğuk hava donuyor bir tanen,Nefesimi sıyır ciğerlerimden,Ama beni ayır diğerlerinden, hadi bunu yapalım lütfen!Hayat ölümden beni kurtarır her gün,Başlangıçları olsa da kendi sonlarına varıyor,Başlayanlar da mutlak bir gün… Sağlık olsun! Söylesene sen nasıl bir sonsun?
“İnsan yapımı hayallerim” ifadesi, gerçekçi ama yine de kırılgan umutları temsil ediyor. Soğuk savaşın getirdiği donukluğa karşı “güneş” (sıcaklık, umut) arayışı dikkat çekiyor. “Beni ayır diğerlerinden” çağrısı, anlatıcının özel bir anlayışa, farklı bir muameleye duyduğu özlemi gösteriyor. Son olarak, hayatın bir kurtuluş aracı olduğu ancak her başlangıcın bir sona varacağı felsefesiyle, kaçınılmazlık vurgulanıyor. Yineleyen “Söylesene sen nasıl bir sonsun?” sorusu, karşı tarafın bıraktığı izi ve bu izin tanımlanamaz, anlaşılmaz doğasını sorgulayan bir veda yankısı olarak şarkıyı tamamlıyor. Ramiz & Sagopa Kajmer – Peki Madem, bu derin ve katmanlı sözleriyle dinleyicisine unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.