SanatçıRamiz

🎵 Ramiz – Çok Mu Zordu Sözleri
Yanımdan gitseydin de
Canımdan gitmeseydin,
Söyle çok mu zordu?
Neden hayat beni
Sensizlikle savaşmaktan
Vazgeçince yordu?
Ben yorgun hasta bir adam,
Çıkamadım komadan,
Kurtulamam yaradan,
Duysa bile Yaradan!
Geçse zaman aradan,
Hayallerim kararan,
Sen olunca yanımda,
Başka düşman aramam.
Ne desem valla billa iflah olmaz oldu,
Geçmişten illa pişman olmak mıydı sonu?
Nimetken ziyan olduk ve başardık zoru,
Feryat figan isyan etmek oldu sonu.
Yanımdan gitseydin de
Canımdan gitmeseydin,
Söyle çok mu zordu?
Kanımı dökseydin
Ama göz yaşımı
Dökmeseydin de olurdu…
Yanımdan gitseydin de
Canımdan gitmeseydin,
Söyle çok mu zordu?
Neden hayat beni
Sensizlikle savaşmaktan
Vazgeçince yordu?
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuRamiz – Çok Mu Zordu: Aşkın En Zorlu Denklemi ve Pişmanlığın Gölgesi
Müzik dünyasında derinlemesine bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Bugün, Ramiz’in yürek burkan şarkısı “Çok Mu Zordu” ile duygusal bir analiz yapacağız. Bu eser, ayrılık acısının, keşke’lerin ve hayatın getirdiği yorgunlukların içsel bir dökümünü sunuyor. Ramiz, dinleyiciyi adeta kendi acılarına ortak eden bir samimiyetle kaleme almış bu sözleri. Gelin, Ramiz – Çok Mu Zordu şarkı sözlerinin her bir dizesinde saklı anlamları birlikte keşfedelim.
Yanımdan Gitmek mi, Canımdan Gitmek mi?
Ramiz – Çok Mu Zordu şarkısının açılış dizeleri, ayrılığın en keskin tanımını yapıyor. Fiziksel bir ayrılığın kabullenilebilirliğini ancak ruhsal bir kopuşun dayanılmazlığını vurguluyor. “Yanımdan gitseydin de canımdan gitmeseydin” ifadesi, ilişkinin bitişinin değil, o kişinin ruhunda bıraktığı boşluğun ne denli yıkıcı olduğunu anlatıyor. Bu, sadece bir fiziki yokluk değil, varoluşsal bir eksikliktir. Şarkının ana sorusu olan “Söyle çok mu zordu?” ise, bu denli derin bir yara açmadan ayrılmanın gerçekten imkansız olup olmadığını sorgulayan, çaresiz bir haykırıştır. Ramiz, dinleyiciye, bu kadar incitmeden bitirmenin ne kadar zor olduğunu sorarak, kendi acısının haklılığını arıyor.
Sensizlikle Savaşmanın Yorgunluğu
Bu dizeler, Ramiz – Çok Mu Zordu şarkısındaki kahramanın içsel mücadelesini gözler önüne seriyor. “Sensizlikle savaşmak,” yokluğa alışma, unutma veya acıya direnme çabasını ifade eder. Ancak asıl yorgunluk, bu savaştan vazgeçildiği anda başlıyor. Yani, kişi artık mücadele etmeyi bıraktığında, acıyla yüzleştiğinde ve teslim olduğunda asıl tükenişi yaşıyor. Hayatın bu noktada onu yorması, kabullenişin bile ne kadar ağır bir yük olabileceğini gösteriyor. Bu, umudun tamamen tükendiği, direnişin anlamsızlaştığı bir çaresizlik anıdır.
Komadan Çıkamayan Bir Yürek
Ramiz’in “Çok Mu Zordu” şarkısındaki bu kesit, acının bedenselleşmiş halini tasvir ediyor. “Yorgun hasta bir adam” metaforu, sadece duygusal değil, fiziksel olarak da tükenmişliği anlatır. “Komadan çıkamamak,” yaşanan travmanın etkisinden bir türlü kurtulamamak, adeta bilinci kapalı bir halde acıyla yaşamaya devam etmektir. Yaranın derinliği o kadar büyüktür ki, “Kurtulamam yaradan” diyerek çaresizliğini ilan eder. Hatta bu çaresizlik, ilahi bir güce dahi ulaşamayacak kadar kökleşmiş, “Duysa bile Yaradan!” diyerek umutsuzluğun zirvesine çıkılmıştır. Bu, Ramiz’in iç dünyasındaki derin bir çöküşün ve çıkışsızlığın ifadesidir.
Geçmişin Gölgesinde Pişmanlık ve İsyan
Burada Ramiz – Çok Mu Zordu’nun sözleri, geçmişin bugüne olan etkisini ve kaybedilen bir aşkın yarattığı boşluğu anlatıyor. Zaman geçse de, kararan hayaller, kaybedilen umutları ve geleceğe dair beklentilerin yok oluşunu simgeler. “Sen olunca yanımda, başka düşman aramam” dizesi, sevgilinin varlığının tüm olumsuzlukları gölgede bıraktığını, onun yanında olmanın her şeye yeteceğini gösteriyor. Bu, kaybedilenin değerini ve o kişinin aslında bir koruyucu, bir sığınak olduğunu acı bir şekilde fark etmektir.
Bu dizeler, Ramiz’in “Çok Mu Zordu” şarkısında pişmanlık ve isyanın doruk noktasıdır. “İflah olmaz oldu” ifadesi, durumun geri dönülmezliğini, hiçbir şeyin düzelmeyeceğini anlatır. Geçmişin getirdiği pişmanlıklar sorgulanır: “Geçmişten illa pişman olmak mıydı sonu?” Nimet olarak görülen bir ilişkinin “ziyan” edilmesi, aslında çok değerli olan bir şeyin nasıl kaybedildiğini gösterir. “Zoru başardık” ironik bir şekilde, ilişkinin bitmesini, acının bu denli derinleşmesini başardıklarını ifade eder. Sonuç ise “feryat figan isyan etmek” tir; çaresizliğin ve öfkenin dışa vurumu. Bu, Ramiz’in acısının sadece içe kapanık bir yara olmadığını, aynı zamanda dünyaya karşı bir haykırış olduğunu gösterir.
Gözyaşı mı, Kan mı?
Ramiz – Çok Mu Zordu şarkısının en çarpıcı dizelerinden biri bu. Fiziksel acının, kanın dökülmesinin, ruhsal acıya, gözyaşına tercih edildiğini anlatıyor. Bu, ruhsal yaranın, fiziksel acıdan çok daha derin, çok daha dayanılmaz olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Gözyaşları, sadece bir acının değil, aynı zamanda bir çaresizliğin, bir yıkımın sembolüdür. Bu dize, kaybedilen aşkın yarattığı kederin ne kadar ağır olduğunu, hatta fiziksel şiddetin bile bu duygusal yıkımdan daha az tercih edilebilir olduğunu gözler önüne seriyor. Ramiz, bu sözlerle, dinleyiciye acının en saf ve en ham halini sunuyor.
Ramiz’in “Çok Mu Zordu” eseri, ayrılık sonrası yaşanan içsel fırtınaları, pişmanlıkları ve çaresizliği son derece samimi ve etkileyici bir dille anlatıyor. Her dizesiyle dinleyicisinin kalbine dokunan bu şarkı, kaybedilen aşkın derin izlerini ve bu izlerle yaşamanın zorluğunu adeta yeniden yazıyor. Ramiz, bu şarkısıyla sadece bir hikaye anlatmıyor, aynı zamanda birçok kişinin iç sesi oluyor.