Rafet El Roman & Su El Roman – Mazide Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Rafet El Roman & Su El Roman 🕒 15 May 2025
Rafet El Roman & Su El Roman – Mazide video

🎵 Rafet El Roman & Su El Roman – Mazide Sözleri

Senin aşkın yüreğimde bıçak gibi kaldı
Her seferinde acıyan, kanayan bir sancı
Kim doğruymuş kim yalancı unut artık
Mazide kaldı

Aya baktım gece gördüm gül yüzünü
O da görüyordu benim içimdeki hüzünü
Soruyorum ona daha kim çok sevdi?
Ay benden de dertli

Güneşe baktım alev topu gibi kalbim
O da ben gibi yanıyor aşkına belki
Soruyorum ona daha kim çok sevdi
Güneş benden de dertli

Senin aşkın yüreğimde bıçak gibi kaldı
Her seferinde acıyan, kanayan bir sancı
Kim doğruymuş kim yalancı unut artık
Mazide kaldı

Denize baktım seni gördüm fırtınada
Alıp gitme ona benden çok uzaklara
Sordum denize sen hiç sevdin mi?
Deniz benden de dertli

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu
Müziğin derinliklerine daldığımızda, bazı şarkılar sadece dinlenmekle kalmaz, ruhumuzun en ücra köşelerinde yankılanır. Rafet El Roman ve Su El Roman’ın seslendirdiği “Mazide” tam da böyle bir parça. Şarkı, bitmiş bir aşkın yürekte açtığı kapanmaz yarayı, geçmişin gölgesini ve doğanın bu acıya nasıl ortak olduğunu edebi bir dille işliyor. Bu şarkı sözlerini incelerken, her bir cümlenin ardındaki duygusal yoğunluğu keşfe çıkıyoruz.

Yüreğe Saplanan Bıçak: Aşkın Acıtan Mirası

Şarkının ilk dizeleri, aşkın bıraktığı derin izi net bir şekilde ortaya koyuyor. “Rafet El Roman & Su El Roman – Mazide” şarkısının kalbinde yatan bu acı, dinleyenin de içini burkuyor:
Senin aşkın yüreğimde bıçak gibi kaldı
Her seferinde acıyan, kanayan bir sancı
Bu dizeler, bitmiş bir ilişkinin ardından kalan, zamanla iyileşmek yerine sürekli taze kalan bir yara metaforunu kullanır. Aşkın bitişi bir kesik gibidir; her hatırlayışta, her düşünüşte yeniden kanar, acıtır. Bu, sadece bir hüzün değil, aynı zamanda fiziksel bir ağrıya dönüşen derin bir ıstırabın ifadesidir. Geçmişin yükü, bir gölge gibi değil, somut, keskin bir bıçak gibi varlığını sürdürür. Ardından gelen dizeler ise bu durumun kabullenilişini ve geçmişle hesaplaşmayı simgeler:
Kim doğruymuş kim yalancı unut artık
Mazide kaldı
Burada, “Mazide” kelimesi anahtar bir role sahip. Artık kimin haklı kimin haksız olduğunun, kimin yalan söylediğinin bir önemi kalmamıştır. Tüm bu sorgulamalar, tartışmalar, hesaplaşmalar geçmişte kalmıştır. Aşkın kendisi gibi, onunla birlikte yaşanan tüm karmaşa da mazide, yani geçmişte hapsolmuştur. Bu, bir nevi kabulleniş ama aynı zamanda bir vazgeçişin de ilanıdır.

Gökyüzü ve Yeryüzünün Derdi: Doğanın Ortaklığı

“Rafet El Roman & Su El Roman – Mazide” şarkı sözleri, sadece bireysel bir acıyı anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bu acıyı doğanın genişliğiyle birleştirerek evrensel bir boyut kazandırıyor. Şarkıdaki her bir doğa unsuru, kahramanın iç dünyasının bir yansıması haline geliyor.
Aya baktım gece gördüm gül yüzünü
O da görüyordu benim içimdeki hüzünü
Soruyorum ona daha kim çok sevdi?
Ay benden de dertli
Geceye bakıldığında ayda sevgiliyi görmek, özlemin ve aşkın ne denli derin olduğunu gösterir. Ay, sadece bir ışık kaynağı değil, aynı zamanda kahramanın hüznünü gören, ona ortak olan bir sırdaş gibidir. Ay’a yöneltilen “Daha kim çok sevdi?” sorusu, kaybedilen aşkın büyüklüğünü ve kahramanın bu aşkı ne kadar derinden yaşadığını sorgulamasıdır. Ay’ın “benden de dertli” olması, kahramanın acısının o kadar büyük olduğunu, hatta doğanın bile bu acıyı gölgede bıraktığını düşündürmesidir. Benzer bir duygu güneşe yöneltilir:
Güneşe baktım alev topu gibi kalbim
O da ben gibi yanıyor aşkına belki
Soruyorum ona daha kim çok sevdi
Güneş benden de dertli
Kalbin “alev topu gibi” yanması, aşkın ve acının yakıcı etkisini vurgular. Güneşin de bu aşk yüzünden yanıyor olabileceği düşüncesi, kahramanın aşkının ve yaşadığı acının evrensel boyutlara ulaştığına olan inancını pekiştirir. Ay gibi Güneş de kahramanın derdine ortak, hatta ondan daha dertli olarak tasvir edilir. Bu, kaybedilen aşkın yarattığı boşluğun ve acının büyüklüğünü vurgulayan güçlü bir imgedir.

Denizin Fırtınasında Yankılanan Aşk

Şarkının son bölümü, denizin enginliğiyle bu acıyı birleştirerek, “Rafet El Roman & Su El Roman – Mazide” şarkısının son notalarını çalar:
Denize baktım seni gördüm fırtınada
Alıp gitme ona benden çok uzaklara
Sordum denize sen hiç sevdin mi?
Deniz benden de dertli
Denizin fırtınalı hali, kahramanın içindeki karmaşayı, çalkantıyı yansıtır. Fırtınanın içinde sevgiliyi görmek, aşkın hala zihinde ne denli canlı olduğunu gösterir. Denize yöneltilen “onu benden çok uzaklara alıp gitme” yakarışı, hala bir umut kırıntısının, bir bağlılığın olduğunu gösterir. Denize “sen hiç sevdin mi?” diye sorulması ve denizin de “benden de dertli” cevabını vermesi, bu aşkın ve acının sadece bireysel olmadığını, doğanın tüm unsurlarına sinmiş evrensel bir keder olduğunu vurgular. Deniz, tıpkı ay ve güneş gibi, kahramanın acısına ortak olan, hatta onu aşan bir dert ortağıdır. “Mazide” şarkısı, bitmiş bir aşkın yürekte açtığı yaranın kapanmazlığını, geçmişin gölgesini ve bu acının doğanın tüm unsurlarına nasıl sindiğini anlatan derin ve dokunaklı bir eser. Rafet El Roman ve Su El Roman’ın yorumuyla bu sözler, dinleyicinin ruhunda unutulmaz bir iz bırakıyor.