SanatçıPaptircem

🎵 Paptircem – Akşam Üstü Hüznü Sözleri
Bir akşam üstü hüznü var yüzünde
Usul, usul seğirir, anlamazsın dilinde
Ruhu kurur, savrulur bi' yerlere ama
Parçaları kalır yatağının köşelerinde
Yaşlanmasınlar seninle
Zamanı gelince
Biraz bana yaslan
Dön yüzünü denize
Sırrını ben taşırım
Ağır gelir yeryüzüne
Sağır gibi tüm dünya bize, olsun
Ben anlarım anlatmasan bile
Akşam üstü hüznü var yüzünde
Yavaş yavaş kararır, hesi dersin sözünde
Aklı gider, geri gelir bir kaç güne ama
Sancıları kalır, bavulunun köşelerinde
Yaşlanmasınlar seninle
Zamanı gelince
Biraz bana yaslan
Dön yüzünü denize
Sırrını ben taşırım
Ağır gelir yeryüzüne
Sağır gibi tüm dünya bize, olsun
Ben anlarım anlatmasan bile
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuPaptircem’in “Akşam Üstü Hüznü”: Ruhun Sessiz Fısıltıları
Müzik, çoğu zaman kelimelerin ötesinde bir dile sahiptir; hisleri, yaşanmışlıkları ve en derin yalnızlıkları fısıldar kulaklarımıza. Paptircem’in “Akşam Üstü Hüznü” şarkısı da tam olarak böyle bir eser. Dinleyenin ruhuna dokunan, incelikli bir duygu yoğunluğuyla kaleme alınmış bu sözler, modern zamanların melankolisini adeta bir tablo gibi önümüze seriyor. Bu yazıda, “Akşam Üstü Hüznü” şarkısının sözlerinde gizli anlamları, satır aralarına serpiştirilmiş edebi incelikleri ve bizde uyandırdığı çağrışımları birlikte keşfe çıkacağız.Yüzdeki Hüzün ve Ruhun Savruluşu
Şarkı, dinleyeni doğrudan bir duygu durumunun içine çekiyor: “Bir akşam üstü hüznü var yüzünde” dizesi, günün son ışıklarıyla birlikte çöken o tarifsiz, hafif melankoliyi mükemmel bir şekilde yakalıyor. Bu hüzün, açıkça ifade edilmeyen, “anlamazsın dilinde” denilerek vurgulanan, içsel bir durum. Yüzde “usul usul seğiren” bu duygu, kişinin bilinçli olarak farkında olmadığı, belki de gizlemeye çalıştığı bir kederin ince bir yansıması. Devamındaki “Ruhu kurur, savrulur bi’ yerlere ama / Parçaları kalır yatağının köşelerinde” ifadeleri ise, bu hüznün derinliğini gözler önüne seriyor. Ruhun adeta bir çöl gibi kuruması, savrulup dağılması, kişinin iç dünyasındaki yıpranmayı ve parçalanmışlığı sembolize ediyor. Ancak bu dağılmanın ardından bile, acının, anıların veya travmaların “yatağının köşelerinde” kalması, en mahrem alanlarda bile bu yüklerden kurtulamadığımızı, onların izlerinin daima bizimle olduğunu düşündürüyor. Paptircem, bu imgelerle, yalnızlığın ve içe kapanıklığın dokusunu ustaca işliyor.Zamanın Akışı ve Destek Çağrısı
Şarkının ilerleyen kısımları, bu yüklerden arınma arzusunu ve bir destek çağrısını barındırıyor: Bu dizeler, ruhun savrulan parçalarının veya yatağın köşelerinde kalan acıların, kişiyle birlikte yaşlanıp ömür boyu bir yük haline gelmemesi dileğini taşıyor. “Zamanı gelince” ifadesi, bu yüklerden kurtuluşun bir bekleyiş içinde olduğunu, belki de bir gün kendiliğinden çözüleceğini umut ediyor. Ardından gelen davet ise, bu içsel savaşta yalnız olmadığını hissettiriyor: “Biraz bana yaslan” teklifi, tüm bu hüzne ve ağırlığa rağmen bir sığınak sunuyor. Denize dönmek, sonsuzluğa, huzura veya bilinmeyene bakarak içsel bir ferahlama arayışını temsil ederken, “Sırrını ben taşırım / Ağır gelir yeryüzüne” dizeleri müthiş bir empati ve fedakarlık içeriyor. Bu sır, o kadar ağır ki, tüm dünyaya bile fazla gelirken, şarkıyı söyleyen kişi bu yükü seve seve üstlenmeye hazır olduğunu ifade ediyor. Bu, koşulsuz bir sevginin ve derin bir anlayışın ilanıdır. Paptircem, burada insan ruhunun en kırılgan anlarında ihtiyaç duyduğu o güveni ve şefkati kelimelere döküyor.Anlaşılma İhtiyacı ve Sessiz Bağ
“Akşam Üstü Hüznü” şarkısının bu bölümü, dış dünyayla olan kopukluğu ve içsel bağı vurguluyor: “Sağır gibi tüm dünya bize” ifadesi, kişinin kendini anlaşılmamış ve yalnız hissettiği anları tasvir ediyor. Çevresindeki insanların kendi dertlerine kayıtsız kaldığı, seslerini duymadığı hissiyle boğuşurken, “olsun / Ben anlarım anlatmasan bile” sözleri, bu yalnızlığa bir panzehir sunuyor. Bu, sözsüz bir iletişimin, derin bir sezginin ve koşulsuz bir kabulün varlığını müjdeliyor. Şarkının bu bölümü, Paptircem’in dinleyiciye sunduğu en güçlü tesellilerden biri.Tekrarlanan Ağrılar ve Bavuldaki Sancılar
Şarkının ikinci kıtası, ilk kıtadaki temaları farklı imgelerle pekiştiriyor: “Yavaş yavaş kararır, hesi dersin sözünde” dizesi, hüznün kişinin varlığını, sözlerini bile yavaş yavaş kararttığını, ağırlık verdiğini anlatıyor. “Aklı gider, geri gelir bir kaç güne ama” ifadesi, bu hüznün zihinsel yorgunluğa, odaklanma kaybına yol açtığını; ancak bu durumun geçici olduğunu, zihnin bir süre sonra toparlandığını gösteriyor. Ne var ki, “Sancıları kalır, bavulunun köşelerinde” dizesi, bu acıların, tıpkı bir bavulun unutulmuş köşelerindeki eşyalar gibi, daima kişinin içinde bir yerde saklı kaldığını, zaman zaman gün yüzüne çıktığını anlatıyor. Bu, geçmişin izlerinin, yaşanan travmaların veya kronikleşen bir melankolinin, hayat yolculuğumuzda bize eşlik eden bir “yük” olduğunu vurguluyor. Paptircem’in “Akşam Üstü Hüznü” bu tekrarlarla, insan ruhunun derinliklerindeki sürekli mücadeleyi ve dayanıklılığı anlatıyor. Paptircem’in “Akşam Üstü Hüznü” şarkısı, modern insanın içsel dünyasındaki sessiz çığlıkları, anlaşılma arayışını ve dayanışma ihtiyacını lirik bir dille işleyen, dokunaklı bir eser. Sözler, dinleyenin kendi hüzünleriyle yüzleşmesine olanak tanırken, aynı zamanda bir umut ve şefkat köprüsü kuruyor.