SanatçıÖzcan Deniz

🎵 Özcan Deniz – Arabesk Sözleri
Vazgeçtim isteseler canımı veririm dediklerimden
Vazgeçtim oluruna suyuna giderek çektiklerimden
Aptalmışım anlamamışım görmemişim derin uykulardayken
Ruhum teslim arabeske arabeske arabeske
Sevdam teslim arabeske arabeske arabeske
Dağlansın tüm yaralarım kabuk bağlasın sabaha
Teselliler çare değil kopsun ipler bu masada
Artık neyse ne
Mecbur muyum çekmeye bu yükü senin yükün değil bu
Dedim kendime gece daha neler neler
Aptalmışım anlamamışım görmemişim derin uykulardayken
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuÖzcan Deniz’in “Arabesk” Şarkı Sözleri: Vazgeçişin ve Yeniden Doğuşun Dokunaklı Hikayesi
Müzik bazen sadece bir melodi ya da ritimden ibaret değildir; derinlerde yatan hisleri, yaşanmışlıkları ve bir dönüm noktasını fısıldayan bir aynadır. Özcan Deniz’in “Arabesk” şarkısı da tam olarak böyle bir ayna görevi görüyor. Bu şarkının sözleri, bir kabullenişin, bir uyanışın ve belki de en önemlisi, bir vazgeçişin hikayesini anlatıyor. Dinleyiciyi, kişinin kendi iç dünyasında çıktığı zorlu bir yolculuğa davet ediyor.
Derin Uykulardan Uyanış: Eski Benliğe Bir Veda
Şarkı, ilk dizeleriyle adeta bir itiraf niteliğinde:
Bu dizeler, geçmişte verilen fedakarlıkların, uğruna can bile verilecek kadar değerli görünen ilişkilerin veya durumların artık birer yük olduğunu fark edişi gözler önüne seriyor. Özcan Deniz, bir zamanlar sorgusuz sualsiz kabul edilen, “oluruna suyuna giderek” katlanılan her şeyden vazgeçtiğini ilan ediyor. Bu, sadece bir geri çekilme değil, aynı zamanda kişinin kendi değerini yeniden keşfettiği, fedakarlıklarının karşılığını bulamadığı bir noktada duruş sergilediği bir anın ifadesidir. Bu vazgeçiş, hafifletici bir yükün omuzlardan atılması gibi, acı verici ama özgürleştirici bir adımdır.
Ardından gelen dize, bu vazgeçişin nedenini açıklıyor ve geçmişe dönük bir özeleştiri sunuyor:
Bu ifade, bir pişmanlıktan çok, bir farkındalık çığlığıdır. “Derin uykulardayken” metaforu, kişinin uzun süre boyunca gerçekleri görmezden geldiğini, belki de kendini kandırdığını ya da başkalarının manipülasyonlarına maruz kaldığını gösteriyor. Özcan Deniz’in “Arabesk” şarkısının bu bölümü, uyanışın acı verici ama kaçınılmaz doğasını vurguluyor. Gözlerin açılması, geçmiş hataların ve yanılgıların kabul edilmesiyle başlar.
Arabeskin Kucağında Ruh ve Sevda
Şarkının kalbine indiğimizde, “Arabesk” kelimesinin sadece bir müzik türü olmaktan çıkıp, bir varoluş biçimine dönüştüğünü görüyoruz:
Burada “arabesk”, kadercilikle harmanlanmış, yoğun duyguların, acının, hüzünle yoğrulmuş aşkın ve kabullenişin bir simgesi haline gelmiştir. Özcan Deniz, ruhunun ve sevdasının bu derin, melankolik ve gerçekçi duygu durumuna teslim olduğunu haykırıyor. Üç kez tekrarlanan “arabeske” ifadesi, bu teslimiyetin ne kadar kesin ve geri dönülmez olduğunu pekiştiriyor. Bu, süslü püslü, sahte mutluluklardan arınmış, saf ve filtresiz bir duygu hali. Artık maskeler düşmüş, gerçekler tüm çıplaklığıyla kabul edilmiştir.
Kabuk Bağlayan Yaralar ve Kopan İpler
Bu teslimiyetin ardından gelen dizeler, iyileşme arzusunu ve yüzeysel tesellilere karşı bir duruşu sergiliyor:
“Dağlansın tüm yaralarım” ifadesi, acı verici de olsa köklü bir iyileşme isteğini yansıtıyor. Yara kabuk bağlayacak, ama bu, acının derinine inilerek, gerçek bir yüzleşmeyle mümkün olacak. “Teselliler çare değil” demek, dışarıdan gelen boş avuntuların, geçici rahatlamaların artık işe yaramadığını, hatta istenmediğini gösterir. Özcan Deniz’in “Arabesk” şarkısının bu bölümü, sahte umutlar yerine, gerçekçi bir kabullenişi tercih ettiğini açıkça ortaya koyar. “Kopsun ipler bu masada” dizesi ise, artık sürdürülmek istenmeyen tüm bağların, zoraki ilişkilerin ya da beklentilerin tamamen sona erdiğini, masanın dağıldığını simgeler. “Artık neyse ne” ise, bu radikal kararın ardından gelen, kaderiyle barışmış, ne olursa olsun kabullenmeye hazır bir ruh halini ifade eder.
Kendine Dönüş ve Özgürleşme
Şarkının son bölümü, bu içsel yolculuğun vardığı noktayı özetliyor ve kendine yöneltilen güçlü sorularla tamamlanıyor:
“Mecbur muyum çekmeye bu yükü senin yükün değil bu” cümlesi, kişinin kendi sınırlarını çizdiğini, başkalarının sorumluluklarını üstlenmeyi reddettiğini gösterir. Bu, sağlıklı bir benlik algısının ve öz saygının yeniden inşasıdır. Gece yarısı yapılan bu iç hesaplaşmalar, kişinin en savunmasız anlarında dahi gerçeği aradığını ve bulduğunu kanıtlar. Özcan Deniz’in “Arabesk” şarkı sözleri, tekrar eden “Aptalmışım anlamamışım görmemişim derin uykulardayken” dizesiyle, bu uyanışın ne kadar köklü ve sarsıcı olduğunu bir kez daha vurgular. Bu, artık geçmişin hatalarından ders çıkarmış, kendi gerçekliğiyle yüzleşmiş ve “arabesk” bir kabullenişle yeni bir sayfa açmaya hazır bir bireyin hikayesidir.