Ozbi & Selin Sümbültepe – Leyla’m Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ozbi & Selin Sümbültepe 🕒 04 Şub 2026
Ozbi & Selin Sümbültepe – Leyla’m video

🎵 Ozbi & Selin Sümbültepe – Leyla’m Sözleri

Kalbim bi' seyyah, tükenmez yollar
Dedim ki "Sormam, yaşarım kimseye sormam"
Her şeyi bıraksam seninle olmak
Gibisi yok, gibisi yok Leyla'm
Derim ki "Eyvah"
Yokluğuna alışmak mı?
Derim ki "Eyvah"
Düştüyse düştü, gökten bir elma
Öldüyse öldü, yoktan bir sevda
Dağılıp durdu hep hayatım zamanla
Bense kaldım hep aşkına armağan
Dağılsın meydan, gönlüme ferman
Olurum Mecnun, olurum Ferhat
Vay sana Leyla'm, of

Kaşları keman, gözleri ceylan
Olmuşam heyran, ben sana Leyla'm
Yıkılmış dünyam, yanmışam eyvah
Ah benim Leyla'm, ah kara sevdam

İlk gecem sensin, dün gecem sensin
Gönlümün yâri, bilmecem sensin
Yine harap ettin, kendini vallahi
Hep yazım sensin ama körlüğün bâki
Ah ama adam, aşktan sana hapsolmuş olan
Hiçlik kadar senden bana gelmiş bahar
Gitmiş yalan, hep yandım sana
Taşıdım seni hep, kalbimin üstünde
Taşıdım seni hep, kalbimin üstünde
Kalbimin üstünde taşıdım seni hep

Kaşları keman, gözleri ceylan
Olmuşam heyran, ben sana Leyla'm
Yıkılmış dünyam, yanmışam eyvah
Ah benim Leyla'm, ah kara sevdam

Düştüm karanlık, kör kuyuya
Şahmeran ağladı benim içim
Gittim dünyanın en sonuna
Bi' tanrıya ulaştım bizim için
Dedi ki "Nasıl geldin oyuna, Onur?"
Sendin ya içenin kayıp içi
Sendin ya isyanların ateşi, Onur
Sendin ya dünyaların güneşi
Öyle miydin sen?
Baktım sinirlendi yine, of
Çıktım, şeytana gittim lan bizim için
Dedi ki "Otur şu masaya lan, Onur"
"Al, bir de cehennem rakısı iç"
"Sonra da düşün bir durumunu, Onur"
"Aşık mısın yoksa bir deli mi?"
Yaktım bir tur yolladım ateşi
Leyla'm, sendin hep yüreğimin güneşi
Yaktım bir tur yolladım kaderi Leyla'm
Kaldırıma aşktan ölmüş bu leşi
Arafta kalır hep bu Onur zaten
Boş ver kaldırma sen bu leşi
Kaldırırsan eğer çağırırlar polisi
Hapse atarlar lan bizi
Çünkü dar gelir onlara
Gökyüzünün mavisi
Çünkü Leyla'm

Ozbi & Selin Sümbültepe – Leyla’m Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu
Ozbi & Selin Sümbültepe’nin “Leyla’m” adlı şarkısı, dinleyeni modern bir aşk destanının derinliklerine çeken, yoğun ve katmanlı bir anlatı sunuyor. Şarkının açılışında geçen
Kalbim bi’ seyyah, tükenmez yollar Dedim ki “Sormam, yaşarım kimseye sormam”
dizeleri, aşkın sadece bir duygu değil, aynı zamanda bitmek bilmeyen bir arayış, bir yolculuk olduğunu vurguluyor. Anlatıcı, içsel bir pusulayla hareket eden, dışarıdan onay beklemeyen, kendi doğrularıyla yaşayan bir ruh halini betimliyor. Bu, aşkın kişisel ve benzersiz bir deneyim olduğunu, başkalarının yargılarından bağımsız yaşandığını ifade ediyor. “Ozbi & Selin Sümbültepe – Leyla’m” şarkısı, bu özgür ruhun Leyla’ya olan tutkusunu merkezine alıyor.

Leyla’ya Adanmış Bir Hayat: Vazgeçiş ve Teslimiyet

Şarkı ilerledikçe, Leyla’ya duyulan aşkın boyutu netleşiyor.
Her şeyi bıraksam seninle olmak Gibisi yok, gibisi yok Leyla’m
dizeleri, bu aşkın her şeyden üstün tutulduğunu, tüm maddi ve manevi değerlerin Leyla’nın yanında olmaya feda edilebileceğini gösteriyor. Leyla, anlatıcının hayatındaki tek ve eşsiz varlık olarak konumlanıyor. “Gibisi yok” tekrarı, onun benzersizliğini ve yeri doldurulamaz oluşunu pekiştiriyor. Ancak bu derin sevgi beraberinde bir iç çatışmayı da getiriyor:
Derim ki “Eyvah” Yokluğuna alışmak mı? Derim ki “Eyvah”
Bu “Eyvah” nidaları, Leyla’nın yokluğuna alışma ihtimalinin bile ne kadar acı verici olduğunu, anlatıcının bu fikre bile tahammül edemediğini ortaya koyuyor. Bu, Ozbi & Selin Sümbültepe – Leyla’m şarkı sözlerinin en hüzünlü ve çaresiz anlarından biri. Aşkın kaderci yönü, şarkının ilerleyen bölümlerinde daha da belirginleşiyor:
Düştüyse düştü, gökten bir elma Öldüyse öldü, yoktan bir sevda Dağılıp durdu hep hayatım zamanla Bense kaldım hep aşkına armağan
Burada aşk, adeta gökten düşen bir elma gibi kaçınılmaz, ilahi bir yazgı olarak sunuluyor. Anlatıcı, hayatının zamanla dağılıp gitse de, kendisini Leyla’nın aşkına adanmış bir armağan olarak görüyor. Bu, fedakarlığın ve teslimiyetin en üst düzeydeki ifadesi.

Mecnun’dan Ferhat’a: Efsanevi Aşkların İzinde Leyla’m

Ozbi & Selin Sümbültepe’nin “Leyla’m” şarkısı, klasik aşk hikayelerine göndermeler yaparak tutkunun evrensel bir boyutunu yakalıyor.
Dağılsın meydan, gönlüme ferman Olurum Mecnun, olurum Ferhat Vay sana Leyla’m, of
Anlatıcı, Mecnun ve Ferhat gibi efsanevi aşıkların yerine kendini koyarak, Leyla’ya olan sevgisinin sınır tanımadığını, her türlü engeli aşmaya hazır olduğunu ilan ediyor. Bu, aşkın toplumsal kurallara meydan okuyan, destansı bir güce sahip olduğunu gösteriyor. Leyla’nın fiziksel güzelliği ise geleneksel imgelerle çiziliyor:
Kaşları keman, gözleri ceylan Olmuşam heyran, ben sana Leyla’m Yıkılmış dünyam, yanmışam eyvah Ah benim Leyla’m, ah kara sevdam
Bu dizeler, Leyla’nın sadece bir sevgili değil, aynı zamanda anlatıcının dünyasını altüst eden, onu yakan bir ilham perisi olduğunu anlatıyor. “Kara sevdam” ifadesi, bu aşkın ne kadar derin, tutkulu ve belki de yıkıcı olduğunu vurguluyor.

Arafta Kalan Bir Aşk: İlahi ve Şeytani Boyutlar

Şarkının son bölümleri, aşkın insanı sürüklediği uç noktaları, ilahi ve şeytani düzlemlerdeki sorgulamaları ele alıyor.
Düştüm karanlık, kör kuyuya Şahmeran ağladı benim içim Gittim dünyanın en sonuna Bi’ tanrıya ulaştım bizim için
Anlatıcı, aşkın yol açtığı umutsuzlukla karanlık bir kuyuya düşerken, efsanevi Şahmeran’ın bile ona ağlaması, yaşadığı acının büyüklüğünü gösteriyor. Dünyanın sonuna gidip bir tanrıya ulaşma çabası, Leyla’ya olan aşkın sıradanlığın ötesine geçtiğini, kozmik bir arayışa dönüştüğünü gösteriyor. Tanrı’nın Onur’a (Ozbi’nin gerçek adı) yönelik “Nasıl geldin oyuna, Onur?” sorusu ve geçmişteki kimliğini hatırlatması, aşkın insanı nasıl dönüştürdüğünü ve eski benliğini unutturduğunu sorgulatıyor. Tanrı’dan yanıt alamayan ya da tatmin olmayan Onur, bu kez şeytana yöneliyor:
Çıktım, şeytana gittim lan bizim için Dedi ki “Otur şu masaya lan, Onur” “Al, bir de cehennem rakısı iç” “Sonra da düşün bir durumunu, Onur” “Aşık mısın yoksa bir deli mi?”
Şeytanın sunduğu cehennem rakısı ve “Aşık mısın yoksa bir deli mi?” sorusu, Ozbi & Selin Sümbültepe – Leyla’m şarkısındaki aşkın sınırlarını, mantıkla delilik arasındaki ince çizgiyi sorguluyor. Bu, tutkunun irrasyonel yönünü ve insanı ne denli uç noktalara sürükleyebileceğini çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Şarkı, aşkın yol açtığı nihai bir teslimiyetle sona eriyor:
Yaktım bir tur yolladım ateşi Leyla’m, sendin hep yüreğimin güneşi Yaktım bir tur yolladım kaderi Leyla’m Kaldırıma aşktan ölmüş bu leşi
Anlatıcı, geçmişini ve kaderini yakıp Leyla’yı yüreğinin güneşi ilan ediyor. “Kaldırıma aşktan ölmüş bu leşi” dizesi, bu aşkın getirdiği mutlak sona, adanmışlığın bedeline işaret ediyor. Arafta kalma hali ise bu aşkın ne tamamen kurtuluşa ne de tam bir yok oluşa ulaşabildiğini, sonsuz bir belirsizlik içinde varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.
Arafta kalır hep bu Onur zaten Boş ver kaldırma sen bu leşi Kaldırırsan eğer çağırırlar polisi Hapse atarlar lan bizi Çünkü dar gelir onlara Gökyüzünün mavisi Çünkü Leyla’m
Bu son dizeler, aşkın toplumsal normlara sığmadığını, o kadar büyük ve kapsayıcı olduğunu ki, sıradan insanların anlayamayacağı bir boyutta bulunduğunu vurguluyor. “Gökyüzünün mavisi” bile bu aşka dar geliyor; çünkü Leyla, her şeyin ötesinde, tüm sınırları aşan bir varlık. Ozbi & Selin Sümbültepe – Leyla’m, bu yoğun duygusal ve felsefi derinliğiyle dinleyicinin zihninde kalıcı bir iz bırakıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.