
🎵 Öykü Dörter & Göksel İpekçi – Ölebilirim Sözleri
Bi’ an gelir de ben eğer
Unutursam seni,
Ne olduğu apaçık
Belli değil mi?
Sarmışım eski yaşları, gazetelere
Toparlanıp ölüyorum
Bi’ gün gelir diye bekledim,
“gör beni” diye yalvardım
Kördün sen ama çok kördün
Çözemediğim bir düğümdün
Yine ağladım, sana bağırdım
Son bir kez duysan diye
Yoruluyorum, pes ediyorum
Bu sefer senden gidiyorum
Ölebilirim, ölebilirim
Sanmam yarını görebilirim
Nasıl bir oyun
Kuralı bozuk
Seni daha kaç kere sevebilirim?
Bırakma hiç,
Bırak da git.
Bırakma hiç,
Bırak da git.
Sarıl bana dokunmadan
Son bir kez
Ve öyle git.
Tamam, açık kalsın bütün gece ışıklar da
Söndür ışıkları; rahat uyu yokluğumda
Senin derdin bende ve her sigarada
Zaten anlatsam da dinlemedin derdimi ya
Bırakma hiç, beni
Bırak da git, beni
Bırakma hiç, beni
Bırak da git.
Ölebilirim, ölebilirim
Sanmam yarını görebilirim
Nasıl bir oyun
Kuralı bozuk
Seni daha kaç kere sevebilirim?
Bırakma hiç,
Bırak da git.
Bırakma hiç,
Bırak da git.
Sarıl bana dokunmadan
Son bir kez
Ve öyle git.
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuÖykü Dörter & Göksel İpekçi – Ölebilirim: Aşkın Uçurumunda Bir Veda Çığlığı
Müzik dünyasının derinliklerinden gelen her şarkı, bazen bir hikaye fısıldar, bazen de bir çığlık atar. Öykü Dörter ve Göksel İpekçi’nin ortak çalışması olan “Ölebilirim” şarkısı, dinleyicisini tam da böyle bir duygu fırtınasının ortasına bırakıyor. Adından da anlaşılacağı üzere, bu şarkı bir bitişin, bir tükenişin ve aşkın en kırılgan anının edebi bir dışavurumu.
Unutuşun Kaçınılmaz Sonu ve Birikmiş Vedalar
Şarkının açılış dizeleri, unutmanın sadece bir eylem değil, aynı zamanda bir yok oluşun habercisi olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor:
Öykü Dörter & Göksel İpekçi, “Ölebilirim” ile dinleyicisini, unutuşun bir ölümle eşdeğer olduğu bir dünyaya davet ediyor. “Unutursam seni, ne olduğu apaçık belli değil mi?” sorusu, aslında cevabı içinde barındıran bir retorik soru. Unutmak, bir ilişkinin can damarını kesmek, varoluşsal bir boşluğa düşmektir. Ardından gelen “Sarmışım eski yaşları, gazetelere / Toparlanıp ölüyorum” dizeleri, geçmişin yükünü, yaşanmışlıkların ağırlığını ve bu yük altında ezilerek yavaş yavaş sona yaklaşıldığını anlatıyor. Eski yaşların gazetelere sarılması, anıların eskimesi, solması ve bir kenara atılması metaforuyla, aşkın zamanla nasıl yıprandığını ve nihayetinde bir ölüme dönüştüğünü vurguluyor.
Görülmeyen Bir Çığlık ve Çözülemeyen Bir Düğüm
Şarkının ikinci bölümü, tek taraflı çabanın ve hayal kırıklığının acısını derinden hissettiriyor:
“Bi’ gün gelir diye bekledim, “gör beni” diye yalvardım” sözleri, umutla beslenen ancak karşılık bulamayan bir beklentiyi anlatıyor. Sevilenin duyarsızlığı, “Kördün sen ama çok kördün” ifadesiyle sertçe dile getiriliyor. Bu körlük, sadece fiziksel bir görmezlik değil, aynı zamanda duygusal bir algılayamama, bir anlayamama hali. İlişkinin içinden çıkılmaz hali, “Çözemediğim bir düğümdün” metaforuyla somutlaşıyor. Bu düğüm, çözülemeyen sorunları, karmaşık duyguları ve bir türlü aşılamayan engelleri temsil ediyor. “Yine ağladım, sana bağırdım / Son bir kez duysan diye” dizeleri, tükenmişliğe rağmen son bir çırpınışı, son bir umudu ifade ederken, ardından gelen “Yoruluyorum, pes ediyorum / Bu sefer senden gidiyorum” cümleleri, bu çabanın artık sonuna gelindiğini, geri dönülmez bir ayrılık kararının alındığını gösteriyor. Öykü Dörter & Göksel İpekçi’nin “Ölebilirim” şarkısı, bu noktada, bir veda değil, aynı zamanda bir teslimiyetin de hikayesi oluyor.
Ölümle Dans Eden Bir Aşk: Kuralsız Bir Oyun
Nakarat, şarkının ana temasını oluşturan vazgeçiş ve ölüme yakınlık hissini en çarpıcı şekilde dile getiriyor:
“Ölebilirim, ölebilirim / Sanmam yarını görebilirim” ifadeleri, yaşanan acının ve hayal kırıklığının derinliğini, yaşam enerjisinin tükenmişliğini gözler önüne seriyor. Bu sadece fiziksel bir ölüm değil, aynı zamanda ruhsal bir çöküşün, umutsuzluğun ve yaşama sevincini kaybetmenin metaforu. İlişkinin içindeki adaletsizlik ve mantıksızlık, “Nasıl bir oyun / Kuralı bozuk” sözleriyle sorgulanıyor. Bu, sevginin karşılıksız kaldığı, beklentilerin boşa çıktığı, haksız bir döngünün içinde sıkışıp kalma hissi. “Seni daha kaç kere sevebilirim?” sorusu, sevginin sonsuzluğuna dair bir sorgulama olsa da, aynı zamanda bu sevginin kişiyi ne kadar yıprattığını da gösteriyor. “Bırakma hiç, Bırak da git” ikilemi, şarkının en vurucu ve çelişkili anlarından biri. Gitmesini isterken bile bir yanının onu bırakmaya kıyamaması, aşkın karmaşık doğasını ve ayrılığın zorluğunu gözler önüne seriyor. “Sarıl bana dokunmadan / Son bir kez / Ve öyle git” ise, fiziksel temastan bile kaçınan, ruhsal bir vedayı, son bir dokunuşun bile acı vereceği bir mesafeyi anlatıyor. Öykü Dörter & Göksel İpekçi’nin “Ölebilirim” şarkısında bu dizeler, aşkın son demlerindeki çaresizliği ve kabullenişi simgeliyor.
Işıklar, Sigaralar ve Dinlenmeyen Derinler
Şarkının sonlarına doğru, ayrılığın kesinleştiği ve kabullenişin başladığı bir tablo çiziliyor:
“Açık kalsın bütün gece ışıklar da / Söndür ışıkları; rahat uyu yokluğumda” dizeleri, bir yandan ayrılık acısıyla baş başa kalanın uykusuzluğunu, diğer yandan ise gidenin rahat bir uyku çekmesini dileyen bir kabullenişi ifade ediyor. Bu, acının ve yokluğun zıt kutuplarda nasıl deneyimlendiğini gösteriyor. “Senin derdin bende ve her sigarada” ifadesi, ayrılığın ardından kalan derin izleri, özlemin ve kederin somutlaşmış hallerini anlatıyor. Sigara, bu acıyı dindirmeye çalışan bir alışkanlık, bir kaçış yolu olarak karşımıza çıkıyor. “Zaten anlatsam da dinlemedin derdimi ya” cümlesi ise, ilişkinin en başından beri var olan iletişim kopukluğunu, duyulmayan sesleri ve anlaşılamayan dertleri özetliyor. Bu dizeler, “Ölebilirim” şarkısının sadece bir ayrılık şarkısı olmadığını, aynı zamanda bir iletişim kopukluğunun ve anlaşılmamanın da ağıtı olduğunu gösteriyor. Öykü Dörter & Göksel İpekçi, bu şarkıyla, aşkın ve ayrılığın tüm katmanlarını ustaca işleyerek dinleyicisine derin bir empati alanı sunuyor.